Köşe Yazısı

A+ A-

İmamoğlu mucizesini yaratan nedenler

14 Mayıs 2019 Salı

İmamoğlu nasıl oldu da bir yıldız gibi parlayıverdi? Bu “beklenmedik” oluşumu yaratan güç neydi? Ülkeyi bunalıma sokan faktörleri ortadan kaldıran bir kimlik ortaya çıkmıştı çünkü.
- Neydi ülkeyi bunalıma sokan faktörler?
- Ve İmamoğlu bunları nasıl ortadan kaldırabilecek yolu açtı?
Ülke, “Siyasal İslam-Batıcılık-Batılılık” kısırdöngüsünün içine kilitlenerek “bunalım ve ayrışma süreci içine sokulmuştu”.(*)
Demokrasiden uzaklaşılıyor, derin bir ekonomik bunalımın içine giriliyor ve ulusal çıkarları zaafa uğratılıyordu.
- Siyasal İslam odaklı yönetim “rejimi, yaşam tarzını, dış ilişkileri” bu öncelik doğrultusunda yönlendiriyordu.
- “Siyasal İslam önceliği” bu coğrafyada ancak, “ABD ve Batıcılık” işbirliği ile yönetilebilirdi.
- Rusya ve Çin iç yapılarında, “Türkler ve Müslümanlar ile sorunlar yaşadıkları için”, siyasal İslam ile işbirliği yapmalarına olanak yoktu.
- Batılılık (ve Avrupalılık) ise şu anlama gelir: Avrupa’nın kendi iç yapısında sahip olduğu demokratik, çağdaş ve uygar değerlerin benimsenmesi: Atatürk, Avrupalı kafada bir insandı, “Avrupacılığa” kesinlikle karşıydı.

İmamoğlu nasıl çözdü?
- Müslümanlık ise “işte ben iyi bir Müslümanım”. Ama siyaseti camiye sokmam, dinimi istismar etmem diyor ve uyguluyor.
- Pozitif değerlere, çağdaş yaşam tarzına ve demokrasiye inanmış bir insanım: Laik bir yapıya, kadın-erkek eşitliğine inanıyorum.
- Atatürkçüyüm, onun devrimlerini benimsiyorum.
- Avrupalı kafadayım ama “Avrupacı ya da Amerikancı” değilim. Siyasal İslam rejiminin ve yaşam tarzının dayatılmasına karşıyım diyor.
Siyasal İslamcı Gülen cemaati Türkiye’de, “yeni liberallerin ve ikinci cumhuriyetçilerin” açtıkları yollardan geçerek işi 15 Temmuz girişimine kadar getirebilmişlerdir.
İmamoğlu, duruşu ile siyasal İslam ve Batıcılık uygulamalarının ülkeye getirdiği zararı ve bunalımları ortadan kaldıracak yolu açıyordu: “Her şey çok güzel olacak” diyordu.
Avrupalı kafayı, çağdaş ve uygar yaşam tarzını, şeffaflığı, Atatürk sevgisini öne çıkardı: Siyasal İslamın ve “Batıcılığın” getirdiği zararları ortadan kaldıracak bir yol açtı: “İmamoğlu mucizesi” işte budur.
Her şey çok güzel olacak” ifadesi bundan dolayı benimsendi: içinde şeffaflık, çağdaş yaşam tarzı, kavga yerine uzlaşma ve Atatürk sevgisi vardı: ötekileştirme yerine, birlikte yaşama sevinci vurgulandı.
Siyasal İslam-Batıcılık işbirliği FETÖ’yü doğurmuştu. FETÖ’nün bir ayağı siyasal İslam, öbür ayağı da Batıcılıktır. İmamoğlu bu çatıyı yıkan bir duruş ortaya koyarak olağanüstü destek gördü, halkın içindeki özlemlere yanıt oldu.

(*) E.Manisalı “Siyasal İslam-Batıcılık-Batılılık Kıskacındaki Türkiye”, Tarihçi Kitabevi

***

18 Mayıs Cumartesi günü Tarihçi Kitabevi’nde (Moda Cad, No 104/A Kadıköy) saat 16.00’daki sohbette buluşmak üzere…

Tümü Erol Manisalı - Son yazıları

Çıtayı yükseltmek kaçınılmaz olursa... 11 Haziran 2019 Sal
Ben, ‘şaşıranlara’ şaşırıyorum 4 Haziran 2019 Sal
‘Yaşama sevinci’ aşısı mı? 28 Mayıs 2019 Sal