‘Benim sağlığım benim hakkım’
Ahmet Saltık
Son Köşe Yazıları

‘Benim sağlığım benim hakkım’

11.04.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

7 Nisan, 1950’den beri “Dünya Sağlık Günü” olarak kutlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) doğum günü! DSÖ, 7 Nisan 1948’de kuruldu, Türkiye kurucu üyelerden. Son yıllarda “Sağlık Haftası” olarak değerlendiriliyor 7-14 Nisan. DSÖ, 2. büyük dünya paylaşım savaşının ardından büyük umutlarla Milletler Cemiyeti yerine kurulan Birleşmiş Milletler’in (BM) uzmanlık örgütlerinden biri.

BM, bir tür “Dünya Hükümeti” gibi düşünülebilir, DSÖ de Dünya Sağlık Bakanlığı. Küreselleşme!

DSÖ her yıl 7 Nisan’da (doğum gününde) kendisi insanlığa bir tür armağan sunuyor! Gelecek yaş gününe dek, verilere dayalı olarak (Kanıta Dayalı Tıp) dünyanın en önemli sağlık sorununu öne çıkarıyor. Bir savsöz (slogan, motto) geliştiriyor ve o çekirdeği; iletileri, uyarıları, dilekleri, yol gösterileri ile örüyor. Küresel farkındalık oluşturmaya, gerçekçi gündemlere odaklanmaya çabalıyor.

Bu bağlamda her yıl kapsamlı bir “Dünya Sağlık Raporu(World Health Report) da yayımlıyor.

Tüm kaynaklara örgütün resmi web sitesinden (www.who.int) ücretsiz erişilebiliyor ve indirilebiliyor.

DSÖ, UNICEF, UNESCO, ILO, UNEP, UNDP... 16 temel BM biriminden, “Uluslararası Bakanlık”tan birkaçı. Bu kurumlar “keşke” siyasallaştırılmasa ve teknik uzmanlık kurumları olarak bilimsel açıdan özgür, yönetsel ve akçalı bakımdan da özerk çalışabilseler. Yeterli olanaklar sağlansa. Ama öyle olmuyor, bir bakıyorsunuz Sam Amca öfkeleniyor ve DSÖ bütçesine katkısını salgında iken kısıyor!?

***

Bu yıl savsöz (motto) başlıkta: Benim sağlığım benim hakkım! Önemli bir iletiyi yükleniyor: “Sağlık haktır!” Oysa küreselleşTİRmeci neoliberal emperyalistler tam da tersini “kapital aşkı” ile yaratıcı(!) biçimde bulup, paran kadar sağlık diye dayatıyor. Yaman meydan okuma. Son 4 onyıldır epey yol aldı. Hele SSCB 35 yıl önce dağılınca, seçenek kamusal sağlık hizmeti modeli de kalmadı kapitalizmin korkusu da. İyice azgınlaştı. Bu sefil küresel abanmadan Türkiye payını fazlasıyla aldı:

- sağlıkta da büyük ölçüde küreselleşTİRildi, hatta sağlık kapitülasyonları verdi (şehir hastaneleri)!

- sağlık hizmetleri hızla ve ölçüsüz özelleştirildi - piyasalaştırıldı, rant aktarımı - karapara aklama!...

- kamu olabildiğince çekilerek denetleyici(?!) - düzenleyici(!?) “uslu” bir role indirgendi (AY m.56)...

Sağlıkta Dönüşüm” tuzağı (Health Transformation) dayatıldı ve “sevdalı taşeron AKP” eliyle 21 yılda neredeyse tamamlandı. Çıplaklıkla bilinmeli ki sağlıkta yaşanan tıkanma-çöküş, bu emperyal politikaların ürünü. Dolayısıyla, “Benim sağlığım benim hakkım” çıkışı-isyanı, ancak hak temelli politikaların ekonomi politik altyapısını oluşturabilirse işlevseldir, değilse havada kalır; ayrımındayız.

Bu kavrayış ile örgütlü yol alalım gelecek 7 Nisan’lara, dileriz. Hekimlerin - sağlık emekçilerinin kitlelerde böylesine bir bilinç (ayrımına varma!) oluşması için öncü aydın sorumluluğu sıcak fırında! 21. yüzyılda, gebelik planlamasından başlayarak erişilebilecek en nitelikli sağlık hizmeti ve gereçlerini temel insan hakkı olarak tanımamak, ortaçağa savrulmaktır. Kaldı ki sağlıklı-eğitimli toplum olmadan uygarlığı, bilimselteknolojik ilerlemeleri sürdürmek olanaksızdır. DSÖ’nün tek tıp - tek sağlık önermesi ile insan - hayvan - çevre sağlığı bütüncül yaklaşım konusu edilmelidir. Başka türlüsü zaten “sürdürülebilir” değildir. BM 3. Binyıl Kalkınma Hedefleri, 2030 sonrasına bir daha ötelenmemelidir. Başta İHEB (İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi) olmak üzere (10.12.1948, md.25) pek çok uluslararası antlaşma ve sözleşmede benimsenen SAĞLIKLI YAŞAM HAKKInı herkese tam olarak gerçekleştirmek, 21. yüzyıl şafağında gezegenimizde erişilen uygarlık düzeyine çok yakışacaktır. Üç yalın gerekçeyle:

  1. Çünkü hem bu görkemli başarınınuygarlığın yaratıcısıdır sağlıklı ve eğitilmiş insangücü
  2. Hem de onsuz (sağlıklı - eğitilmiş insangücü) uygarlığı sürdürüm olanaklı ve anlamlı değildir.
  3. Başka türlüsü insan onuru ve “erdemli düzen” (küreselleşme yerine!) ile bağdaştırılamaz.

Neoliberal utanmaz kapitalizm, dizginlenerek “sağlıklı yaşam hakkı”nı teslim edip ilkelliğinden bir parça kurtulmalı ki o da “biraz daha” ömrünü uzatabilsin (!?) İnsanlık uyanıyor... Bu yabanıl (vahşi) ve ölçüsüz sömürü sürgit kılınamaz. Uygarca uzlaşı çağımızın kaçınılmaz gereği. En temel adımlardan ilki, “HER AİLEYE 1 ÇOCUK” ilkesi ile, aşırı ve mutlak olarak gereksiz, yaşama ve yoksula açık tehdit nüfus artış hızını düşürmek olmalı. Daha sağlıklı - adil - erdemli - gönençli dünya düzeni olanaklıdır

Yazarın Son Yazıları

Adaletin ve bilimin aynası: Bir saç telindeki gerçek

Türkiye son haftalarda, spor ve iş dünyasında tanınan bir kişinin madde kullanımı savıyla çalkalanıyor.

Devamını Oku
01.01.2026
Kendi Ağzından Abdullah Öcalan

H. Basri Özbey’in yazdığı “Kendi Ağzından Abdullah Öcalan” adlı kitapta (Kaynak Yay., 2. bs., 2014) günümüzde anımsanması gereken önemli ayrıntılar var.

Devamını Oku
18.12.2025
Kovite benzer yeni salgın tehlikesi var mı?

2020-23 Kovit-19 pandemisinden bu yana yeni salgınlara hazır mıyız?

Devamını Oku
04.12.2025
Gıda güvenliği ve acil önlemler

Artan gıda zehirlenmesi ölümleriyle yüz yüzeyiz.

Devamını Oku
20.11.2025
Türkiye siyasetinde yeni paradigma: “Terörsüz Türkiye” mavi boncuğu ve MHP’nin kökten dönüşüm kumarı

Türkiye bir yıldır, milliyetçi cephenin Kürt sorunu-terörle mücadele söyleminde kökten değişimle sarsılıyor

Devamını Oku
06.11.2025
Sofradaki çifte kriz: Gıda güvencesi ve gıda güvenliği tehdidi

Türkiye, tarımsal özgücü (potansiyeli) yüksek bir ülke olmasına karşın, gıda-toplum beslenmesi alanında giderek derinleşen, yaygınlaşan ve sürdürülemez kerteye ulaşan çift yönlü bunalımla karşı karşıya.

Devamını Oku
23.10.2025
Fener Rum Patrikhanesi neden ekümenik olamaz?!

İstanbul Fener’de yüzlerce yıldır varolan Fener Rum Patrikhanesi (FRP), ülkemizin kültürel-tarihsel varsıllığının önemli bir öğesi.

Devamını Oku
09.10.2025
Türkiye’de sağlık hizmetlerinin temel sorunları

2003’te başlatılan kökü dışarıda Sağlıkta Dönüşüm Programı, günümüzde yurttaşlar ve sağlık çalışanları için ciddi ve derinleşen sorunlar doğurdu.

Devamını Oku
25.09.2025
Şafak yakındır...

Ülkemiz, 3 Kasım 2002’de iktidara getirilen proje parti AKP eliyle çok yönlü ve derin bir karmaşaya adım adım sürüklendi.

Devamını Oku
11.09.2025
Susuzluğun eşiğinde: Türkiye ve dünyada su kıtlığı

Konya’da bir çiftçinin 80 yıllık kuyusunda su bitti!

Devamını Oku
28.08.2025
‘Komisyon’ meşru mu?!

TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu (kısaca komisyon), anayasal-siyasal açıdan derinlikli değerlendirme gerektiriyor.

Devamını Oku
14.08.2025
AKP-MHP-DEM taşeron ittifakı ve uçurumun kıyısındaki Cumhuriyet

Ülke afetten afete sürükleniyor; bir karabasan gibi hatta ta kendisi yaşadıklarımız.

Devamını Oku
31.07.2025
AKP-MHP-DEM ortaklığı: Türkiye’den siyasal tarihe dersler...

“Terörsüz Türkiye süreci bir pazarlık süreci değil. İmralı’dan yapılan çağrıda da böyle bir pazarlığın olmadığı açıkça belli” diyen Bakan Tunç...

Devamını Oku
17.07.2025
Türkiye; 3 Temmuz 2025: Tarihin günlüğüne notlar...

“Bu toplumun yetiştirdiği 35 pırıl pırıl insan, saatler boyu süren bir süreç içinde devletin gözleri önünde, ilan ede ede yakılıyor.”

Devamını Oku
03.07.2025
İran’a emperyal saldırı: Sıra Türkiye’de!

1978’de İran’da şiddet gösterileri başladı...

Devamını Oku
19.06.2025
Laiklik... Neden vazgeçil(e)mez? Nasıl yitirdik, nasıl geri kazanmalı?

M. Luther’in Katolik Kilisesi kapısına 95 maddelik ültimatomunu çakmasıyla Protestanlık doğdu.

Devamını Oku
05.06.2025
Lozan Antlaşması’nın iptali için dava açılabilir mi?

Lozan Antlaşması (LA), 24 Temmuz 1923’te bağıtlanmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası toplumda siyasal ve hukuksal meşruluğunu belgeleyen, sınırlarını, egemenliğini tanımlayan kurucu antlaşmadır.

Devamını Oku
22.05.2025
AKP, şiddetin iktidarı: Toplumsal baskı ve sessiz yıkım

AKP, şiddetin iktidarı: Toplumsal baskı ve sessiz yıkım

Devamını Oku
08.05.2025
Ulusal egemenliğin gasbı: 105. yıl ‘Türkiye Cemahiriyesi!?’

Ulusal egemenliğin gasbı: 105. yıl ‘Türkiye Cemahiriyesi!?’

Devamını Oku
24.04.2025
Tutuklu ve hükümlülerin sağlık hakkı

Tutuklu ve hükümlülerin sağlık hakkı

Devamını Oku
10.04.2025
Çürüyen AKP rejimi ve meşru direniş

Çürüyen akp rejimi ve meşru direniş

Devamını Oku
27.03.2025
14 Mart’ın 198. yılı: Çökertilen sağlık sistemi

14 Mart’ın 198. yılı: Çökertilen sağlık sistemi

Devamını Oku
13.03.2025
Artan aşı reddi ve devletin ivedi yükümü

Artan aşı reddi ve devletin ivedi yükümü

Devamını Oku
27.02.2025
2024 nüfus verileri ve demografi politikamız

2024 nüfus verileri ve demografi politikamız

Devamını Oku
13.02.2025
32. Adalet ve Demokrasi Haftası kapanırken...

32. Adalet ve Demokrasi Haftası kapanırken...

Devamını Oku
30.01.2025
Beştepe’de bir mitralyöz

Beştepe’de bir mitralyöz

Devamını Oku
16.01.2025
AKP=RTE’nin 22 bin 104 TL planı ve sakladıkları

AKP=RTE’nin 22 bin 104 TL planı ve sakladıkları

Devamını Oku
02.01.2025
Sağlık bakanının öfke patlaması!

Sağlık bakanının öfke patlaması!

Devamını Oku
19.12.2024
Aile hekimleri ne istiyor?

Aile hekimleri ne istiyor?

Devamını Oku
05.12.2024
Efendiler, çalınanlar Hazine’ye geri konacak!

Efendiler, çalınanlar Hazine’ye geri konacak!

Devamını Oku
21.11.2024
‘Erdoğan’ın çaresizliği’ tehdidi

‘Erdoğan’ın çaresizliği’ tehdidi

Devamını Oku
07.11.2024
Yenidoğan Çetesi'nin anlamı

Yenidoğan çetesinin anlamı

Devamını Oku
24.10.2024
Genel Sağlık Sigortası (GSS)

Genel Sağlık Sigortası (GSS)

Devamını Oku
10.10.2024
Toplumun akıl sağlığı alarm veriyor!

Toplumun akıl sağlığı alarm veriyor!

Devamını Oku
26.09.2024
Çürüme, çöküş ve Erdoğan’a çağrı

Çürüme, çöküş ve Erdoğan’a çağrı

Devamını Oku
12.09.2024
Cumhuriyetin yargıcı mı, molla kadı mı?!

Cumhuriyetin yargıcı mı, molla kadı mı?!

Devamını Oku
29.08.2024
Ahmet Saltık yazdı...

23 yıllık AKP darbeciliği ve yıkımı

Devamını Oku
15.08.2024
Heybeliada konferansımız: Lozan Barış Antlaşması’na tehditler

Heybeliada konferansımız: Lozan Barış Antlaşması’na tehditler

Devamını Oku
01.08.2024
Yeni sağlık bakanımız Dr. Memişoğlu’na..

Yeni sağlık bakanımız Dr. Memişoğlu’na..

Devamını Oku
18.07.2024
TTB-Türk Tabipleri Birliği’nde yeni dönem

TTB-Türk Tabipleri Birliği’nde yeni dönem

Devamını Oku
04.07.2024