Adım adım cinayet nasıl geldi?
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

Adım adım cinayet nasıl geldi?

08.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

İstanbul Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, Bakırköy ve Şişli Emniyet Müdürlüğü’ne bir uyarıda bulundu. Yazıda Serdar Öktem isimli şahsa yönelik Daltonlar suç örgütü mensupları tarafından eylem gerçekleştirileceği yönünde bilgiler elde edilmiştir” denildi. İlgili şubenin Emniyet müdürü, ev ile iş yerinin bulunduğu iki ilçeden Serdar Öktem’i bilgilendirmeleri ve gerekli tedbirlerin alınmasını istedi.

Tarih: 20 Mayıs.

İstanbul Adliyesi’ndeki Örgütlü Suçlar Bürosu, İstanbul Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ne bir müzekkere gönderdi. Savcı, polise özetle şunu söyledi: “Daltonlar’a dair ifadesini aldığımız şüpheli H.K’ye bir kişiyi öldürme talimatı verilmiş. H.K’ye öldüreceği kişinin fotoğrafı da gösterilmiş ve o kişinin savcı olduğu söylenmiş. Savcılık araştırdığında o kişinin savcı değil de avukat Serdar Öktem olduğunu tespit etmiş.” Savcı, bu bilgilendirmeden sonra polisten Öktem’in can güvenliğinin alınmasını istedi.

Tarih: 20 Mayıs.

Serdar Öktem, sosyal medya hesabında gülümseyen bir fotoğrafını paylaştı. Fotoğrafın altına “Allah’ın dediği olur” diye yazdı.

Tarih: 9 Temmuz.

Serdar Öktem’e, ofisinin olduğu Şişli’deki ilçe Emniyet müdürlüğünden bir tebliğ yapıldı. Resmi yazıda Öktem’e özetle “Can güvenliğinin tehlikede olduğunu kanıtlarsan senin durumunu değerlendirip karar veririz. Ama bu süreçte işyerin için herhangi bir tehdit olursa bizi ara, biz zaten düzenli olarak kontroller yapacağız” denildi.

Tarih: 7 Ağustos.

Serdar Öktem sosyal medya hesabından arkada cami görünen bir fotoğrafını paylaştı ve şöyle yazdı: “Göz yumduk kör sandınız. Alttan aldık saf sandınız. Artık sessiz kalmak yok. Bundan sonra kusura bakın. Çünkü... Her şey bilerek olacak.”

Tarih: 25 Ağustos.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, tıpkı 17 Mayıs’ta olduğu gibi Bakırköy ve Şişli Emniyet Müdürlüğü’ne bir uyarıda bulundu. Serdar Öktem’e karşı yine Daltonlar’ın bir saldırıda bulunacağı yazıyordu ama bu kez bilgi bir soruşturma sırasında alınan şüpheli ifadesine dayandırılıyordu. İlgili şubenin aynı Emniyet müdürü, ev ile işyerinin bulunduğu iki ilçeden Serdar Öktem’i bilgilendirmeleri ve gerekli tedbirlerin alınmasını istedi.

Tarih: 26 Ağustos.

Serdar Öktem’e tıpkı 9 Temmuz’da olduğu gibi yine bir tebliğ yapıldı. Şişli Emniyet Müdürlüğü’nün resmi yazısında bir buçuk ay önce belirtildiği gibi Öktem’e özetle “Can güvenliğinin tehlikede olduğunu kanıtlarsan senin durumunu değerlendirip karar veririz. Ama bu süreçte işyerin için herhangi bir tehdit olursa bizi ara, biz zaten düzenli olarak kontroller yapacağız” denildi.

Tarih: 27 Ağustos.

Serdar Öktem’e Şişli’ye bağlı Kuştepe Karakolu’ndan özetle şunları anlatan bir belge hazırlandı: “Hakkında koruma kararı bulunmayan Serdar Öktem’e, gerekli işlemlere başlanması için ‘can güvenliğinin tehlikede olduğunu kanıtlayacak’ belgeleri İstanbul Valiliği’ne ulaştırmasını söyledik. Olası bir saldırıya dair teyakkuz halinde olmalıyız.” Belge Asayiş Büro’dan Motosikletli Polis Timleri’ne kadar birçok birime gönderildi.

Tarih: 27 Ağustos.

Serdar Öktem’e bu kez evinin bağlı olduğu Bakırköy Emniyet Müdürlüğü’nden bir tebliğ yapıldı. Bakırköy Emniyeti de aynı şeyi dedi: “Bir şeyden şüphelenirsen bizi ara.”

Tarih: 6 Ekim.

Serdar Öktem, İstanbul’un göbeğinde aracının içinde öldürüldü.

Şimdilik bu kadar...

Özetle, avukat Serdar Öktem’in öldürüleceği en az 5 aydır biliniyordu. Görünen o ki Serdar Öktem de ölümün yaklaştığını hissediyordu.

Lakin şimdilik şu üç soru yanıt bekliyor:

1- Serdar Öktem’in öldürüleceğine dair bu kadar istihbarat ve yazışma varken Öktem neden o araçta yalnızdı?

2- Serdar Öktem’in o saatte o trafikte olacağını cinayet şüphelileri nereden biliyordu?

3- Emniyet’ten istihbarata devletin kurumları “Geliyorum” diyen bir cinayetin önlenmesi için ne yaptı veya ne yapmadı?

Yazarın Son Yazıları

İnşallah canım ya!

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

Devamını Oku
20.02.2026
Yavaş’a ilk açılan savaş

“Çocuklara ilişkin müstehcen görüntü bulundurmak suçundan aldığı ceza onandı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Akın Gürlek’in masasındaki konular

4 Ekim 2024 tarihinde bu köşede şöyle dedim: “İstanbul’da yargı eliyle sert bir siyaset izlenmesi sürpriz olmaz.”

Devamını Oku
13.02.2026
Sen neymişsin be!

“Sahi, kim bu Mesut Özarslan” diye araştırırken milliyetçi camianın bilinen bir ismiyle konuştum.

Devamını Oku
11.02.2026
İşte Epstein’ın ‘Türkiye’ sorgusunun çevirisi

Gözde, Sinem, Hande, Melis, Nurcan...

Devamını Oku
04.02.2026
Timur’un damatla imtihanı

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Devamını Oku
30.01.2026
Öcalan’ın anlattığı sır değildi

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Devamını Oku
28.01.2026
Ebubekir Şahin şaşırttı

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

Devamını Oku
23.01.2026
O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025
Emniyet’in tepesinden kritik tespitler

“Kimsenin olmadığı bir yere geçerek telefonu açık tutmanız gerekiyor.”

Devamını Oku
26.09.2025
Furkan’ın öyküsü

Griyi kendinden utandırıp öfkelendirecek kadar gri Silivri’nin kasveti, eylül ayında kendini mıh gibi hatırlatıyordu.

Devamını Oku
24.09.2025