Her yere sızılmış ama...
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

Her yere sızılmış ama...

19.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Önce 79 kelimeden oluşan şu cümleyi okuyalım:

“Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları başta olmak üzere adli ve idari makamlarda yönetici pozisyonunda görev yapan sayın cumhurbaşkanımız, cumhuriyet savcısı, hâkim, bürokratlar ve kolluk kuvvetlerine ait kimlik bilgisi, görev yeri, unvan bilgisi, araç plaka bilgileri, kredi kartı, sağlık, banka hesap bilgileri, ödeme kuruluşlarına ait hesap bilgileri, HGS, eğitim vb. öneme haiz gizli kalması gereken birçok verinin hukuka aykırı ele geçirilmesinde, işlenmesinde, yayılmasında ve para karşılığında üçüncü şahıslar ile illegal platformlar üzerinden paylaşılmasında aktif olarak faaliyet gösteren şahısların tespitine yönelik yapılan çalışmalarda...”

Tek okuyuşta anlamadıysanız, bir daha ve bir daha deneyin. Ah keşke cümlenin uzunluğu kadar ağırlığını da fark edebilsek...

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmasını, Hürriyet’ten Mesut Hasan Benli’nin haberiyle öğrendim. Ve temmuzda hazırlanan iddianameyi okuyunca yine gördüm ki “bütün tersanelerine girilmesini” sorgulayamayan bir sistemimiz var. Ne demek istediğime geleceğim ama önce...

İddianamenin özeti şu: Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı “İllegal Platform” adlı bir site hakkında araştırma yürütüyor. Buna göre; 2021’de açılan siteye 24 bin 188 ayrı kişi 30 dolar vererek üye olmuş ve sitede 97 bin 275 adet konu hakkında, 813 bin 378 mesaj gönderilmiş. Siteye dair geçen haziran ayında, yani yıllar sonra yapılan operasyonda ele geçirilen dijitallerde yaklaşık 101 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına ait kişisel veri setleri bulunmuş. Peki, ne mi o bulunan veriler? İddianameden alıntılıyorum: “Bu veri setlerinin TC kimlik numarası, ad-soyad, doğum tarihi, anne-baba adı, açık adres, GSM numarası, tapu bilgileri, SGK kayıtları, banka hesap numaraları, araç ruhsat bilgileri, vergi kimlik numaraları, e-posta adresleri, eğitim ve mesleki bilgiler gibi yüksek hassasiyet taşıyan alanları içerdiği, bu verilerin kamuya açık kaynaklar veya rızaya dayalı olmayan, kamu ve özel sektör bilgi sistemlerine yetkisiz erişim ve sızmalar yoluyla elde edildiği bildirilmiştir.”

KİM BU MELİK?

Davanın sanıklarından olan Metin Yeşil’in dolandırıcılık amacıyla yaptıkları ise şöyle tespit ediliyor: BAYKAR ve Türkiye Petrolleri ile ilgili sahte ilanlar hazırladı. Yapay zekâ ile Oğuzhan Uğur ve Haluk Levent’e ait sahte videolar yaptı. Dahası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ses ve görüntüsünü kullanarak reklamlar üretti.

Benim dikkatimi çeken bir diğer nokta ise şu: Sanık Yeşil’in tüm bunları yaparken ortak olduğu, birlikte para kazandığı ve iddianamede “Melik” diye geçen kişinin ise açık kimliği meçhul. Gariptir ki iddianamede Melik’in kim olduğu ve hakkında soruşturma açılıp açılmadığı yazmıyor.

Sanıklardan ele geçirilen 126 adet İsrail uyruklu kişiye ait kimlik ve pasaport fotoğraflarını, market zincirlerinin ve bankaların adlarını da kullanarak yapılan dolandırıcılıkları, bin liraya sahte ustalık belgesi hazırlanmasını ya da tuzağa düşürdükleri erkeklerin soyunmasını sağlayıp o görüntüleri nasıl şantaj için sakladıklarını anlatmayacağım.

Zira, iddianamedeki başka bir bilgiyi yazmalıyım:

Savcılık diyor ki şüpheliler Milli Eğitim Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı gibi kamu kurumları ve hatta üniversiteler ile bazı özel şirketlere ait internet siteleri ve ağlarda bulunan kullanıcı verilerini ele geçirmiş. “Ancak” diyor savcılık ve ekliyor: İlgili kurumların sistemlerine, hangi şüphelinin ne zaman ve ne şekilde siber saldırı yaptığına dair tespitler yapılamadı. Bu nedenle kurumlar soruşturmaya dahil edilmedi ve haliyle soruşturma genişletilemedi.

İşte tam da kangrenin başlangıcı bu. Hırsız içeride mi kaldı diye bakmadan, kapıyı dışarıdan kapatıyoruz. 

Yazarın Son Yazıları

‘İBO Show’a katıldı’ diye kovulan öğretmen

“Bu gece benim gecem, cama vuran her damlada seni hatırlıyorum...”

Devamını Oku
27.02.2026
O dizi ekibinin sicili

“Sizin Diyanet olarak yapmadığınızı biz yapıyoruz.”

Devamını Oku
25.02.2026
İnşallah canım ya!

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

Devamını Oku
20.02.2026
Yavaş’a ilk açılan savaş

“Çocuklara ilişkin müstehcen görüntü bulundurmak suçundan aldığı ceza onandı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Akın Gürlek’in masasındaki konular

4 Ekim 2024 tarihinde bu köşede şöyle dedim: “İstanbul’da yargı eliyle sert bir siyaset izlenmesi sürpriz olmaz.”

Devamını Oku
13.02.2026
Sen neymişsin be!

“Sahi, kim bu Mesut Özarslan” diye araştırırken milliyetçi camianın bilinen bir ismiyle konuştum.

Devamını Oku
11.02.2026
İşte Epstein’ın ‘Türkiye’ sorgusunun çevirisi

Gözde, Sinem, Hande, Melis, Nurcan...

Devamını Oku
04.02.2026
Timur’un damatla imtihanı

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Devamını Oku
30.01.2026
Öcalan’ın anlattığı sır değildi

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Devamını Oku
28.01.2026
Ebubekir Şahin şaşırttı

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

Devamını Oku
23.01.2026
O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025