O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

24.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

,

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok. Ama maalesef o kadar işte. Memleketin yası da tepkisi de hafızası da saman alevi gibi...

Cenk Yiğiter’i bilir misiniz? Bir dönem akademisyendi. Şimdi avukat. “Bir dönem” diyorum çünkü araştırma görevlisi olduğu Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden “Barış İçin Akademisyenler” bildirisine imza attığı gerekçesiyle ihraç edilmişti.

Takip edenler bilir; avukat Yiğiter, 20 Mayıs’ta Ankara’daki evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Yiğiter yaralandı, kurşun sol bacağından çıktı.

Soruşturmada sadece 22 yaşındaki saldırgan İkbal Önal tutuklandı. Ancak tetikçinin 16 yaşındaki kardeşi E.Ö. ile tetikçiye silah temin eden Atillah ve Mehmet Karapınar serbest bırakıldı. Düşünün ki Karapınar kardeşler tetikçi Önal ile Ankara’da buluşmuş, ona silah vermiş ve saldırının gerçekleşeceği yere götürmüş kişilerdi. Ancak nedense tutuklanmadılar.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı saldırıya dair “kasten yaralama” ve “ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından üç kişilik iddianame düzenledi. Gelin görün ki olayda kullanılan Glock marka silahın izi de Önal’a “vur emrini verdiği” belirtilen “Boran abi” lakaplı kişinin kim olduğu da belirsiz. Yetmedi, olaydan önce Atillah Karapınar’dan saldırı silahının benzerinden istediği belirlenen E.T., saldırının olduğu gün Mehmet Karapınar’a para gönderdiği belirlenen Z.O’ya dair hiçbir bilgi de iddianamede yer almadı.Yetmedi, tetikçinin “Bu 5 bin lirayı al; Ankara’ya gideceksiniz, orada birinin bacağına ateş edeceksiniz” dediğini iddia ettiği iki kişinin bile kim olduğu meçhul.

‘ÇOK ACAYİP DEĞİL Mİ?’

Şimdi...

Cenk Yiğiter’e saldırının ilk duruşması, 13 Ekim’de Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ancak yine dosyada bir ilerleme kaydedilmedi.

Ve bakın bugün Cenk Yiğiter ne diyor:

“Arkadaşlar, ‘Beni vurdular, nasıl olur, aman Tanrım’ diyerek yaygara ediyor değilim. Ancak Ankara’nın ortasında silahlı eylem yapan bir faşist örgütü bir miktarda olsa kuyruğundan yakaladığımı, iki ismi adı sanı, kimlik bilgileri ve işyeri ile tespit ettiğimi söylüyorum. Ve bunlar, bu gladyonun ucuz elemanları devlet tarafından, Emniyet ve savcılık tarafından korunup kollanıyorlar, ifadeleri dahi alınmıyor. Çok acayip değil mi? Dosyaya bakan Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesi de bu kollamayı sürdürüyor. Bunlar yarın başka insanların canını acıtırlarsa, başkaca eylemlerin içinde olurlarsa bunun sorumluluğu artık benim üzerimde değildir sanıyorum. İnsanlar ölmeden de peşine düşmek lazım değil mi bazı şeylerin? Bunu yapmayıp, insanların ölmesini bekleyip, sonra yüksek mertebeden martaval okumanın çok bir anlamı yok.”

Cenk Yiğiter’in avukat olarak haklı bir sitemi de var: “Hani ola ki başıma bir şey gelirse, lütfen dostlar, Türkiye Barolar Birliği, Ankara Barosu ve üyesi olduğum Çağdaş Hukukçular Derneği bir şey demesin, izin vermeyin bunlara...”

Sözün özü...

Avukat Yiğiter’e saldırı davası memleketin güvenliğine, yargının güncel haline ve dahası toplumun duyarsızlığına dair tam bir örnek dosya.

Yazarın Son Yazıları

Akın Gürlek’in masasındaki konular

4 Ekim 2024 tarihinde bu köşede şöyle dedim: “İstanbul’da yargı eliyle sert bir siyaset izlenmesi sürpriz olmaz.”

Devamını Oku
13.02.2026
Sen neymişsin be!

“Sahi, kim bu Mesut Özarslan” diye araştırırken milliyetçi camianın bilinen bir ismiyle konuştum.

Devamını Oku
11.02.2026
İşte Epstein’ın ‘Türkiye’ sorgusunun çevirisi

Gözde, Sinem, Hande, Melis, Nurcan...

Devamını Oku
04.02.2026
Timur’un damatla imtihanı

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Devamını Oku
30.01.2026
Öcalan’ın anlattığı sır değildi

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Devamını Oku
28.01.2026
Ebubekir Şahin şaşırttı

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

Devamını Oku
23.01.2026
O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025
Emniyet’in tepesinden kritik tespitler

“Kimsenin olmadığı bir yere geçerek telefonu açık tutmanız gerekiyor.”

Devamını Oku
26.09.2025
Furkan’ın öyküsü

Griyi kendinden utandırıp öfkelendirecek kadar gri Silivri’nin kasveti, eylül ayında kendini mıh gibi hatırlatıyordu.

Devamını Oku
24.09.2025
Devletin verileri nasıl ele geçirildi?

Önce 79 kelimeden oluşan şu cümleyi okuyalım...

Devamını Oku
19.09.2025
Bu yazı da yasaklanır mı?

Sadece siyaset konuşmaktan büyük emek verilen bir raporu köşeye taşıma fırsatım olmadı.

Devamını Oku
17.09.2025