Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.
Anlaşılması ne zor bir cümle değil mi? Konu da zor, haliyle kolay anlaşılması için çabalayacağım.
Adı: Mahir Gün. 32 yaşında. 18 Ağustos’tan beri tutuklu.
İBB iddianamesinde iki suçlama yöneltiliyor kendisine: Suç örgütü üyeliği ve yanıltıcı bilgiyi alenen yayma.
Peki, bunu nasıl yapmış? Savcılık özetle şunu ileri sürüyor: Örgüt yöneticisi Murat Ongun’un yönlendirmesinde çalışanlardan biri de Emrah Bağdatlı. O, örgüt üzerinden kazandığı gelirle “troll” hesaplarını yönetiyor. Sosyal medyadaki o hesaplar üzerinden İmamoğlu örgütünün amacına uygun paylaşımlar gerçekleştiriliyor. Mahir Gün de işte bu hesapları yönetenlerden en önemlisi.
Mahir Gün, ifadelerinde kabul ediyor:
“Ekrem Edit, Neden Konuşuldu, Süleyman Askeri Bey, Nesil Art ve İBB Haber hesapları bana ait.”
Ancak şunu da vurguluyor:
“Paylaşımlarımda hiç kimsenin bir yönlendirmesi olmamıştır.”
Şimdi...
Filmi biraz geriye saralım ve Kasım 2023’teki CHP kurultayına gidelim.
Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık için yarışıyordu. İkinci tur başlamadan Kılıçdaroğlu adaylıktan çekilecekti. Ancak “Ekrem Edit” adlı hesaptan “Ekrem İmamoğlu’nun önerisiyle Kemal Kılıçdaroğlu seçim yarışından çekiliyor” diye atılan tweet her şeyi değiştirdi. Fikrini değiştiren Kılıçdaroğlu, ilerleyen günlerde Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e yaptığı açıklamada “Talimatla yapıyormuşum gibi tweet atıldı. Bu tweet hesabının Ekrem Bey’e yakın olduğu söylendi. Çok ağrıma gitti” diyecekti.
Kılıçdaroğlu haklıydı. Ekrem Edit’in sahibi Mahir Gün, 2019’dan beri İBB’nin resmi hesaplarını da yöneten isimdi, belediyenin iştiraki Medya AŞ’nin çalışanıydı. Gelin görün ki Gün’ün İBB ile resmi bağı bu Kılıçdaroğlu tweet’i ile birlikte sona erdi. Gün bir süre sonra da Emrah Bağdatlı’nın sahibi olduğu Karpuz Danışmanlık adlı şirkette çalışmaya başladı. Altı ay boyunca orada büyük firmaların medya danışmanlığını yürüttü.
Mahir Gün’ün avukatı Gamze Serin ile konuştum. Kendisi müvekkilinin, Kılıçdaroğlu tweet’inden sonra ciddi tehditler aldığını söyledi. Gün’ün bu nedenle sürekli ev değiştirdiğini ve özellikle eşinin güvenliğine dair endişeler taşıdığını belirtti.
TELEFONDAN ÇIKAN İLGİNÇ NOTLAR
İşte tam da bu sürece denk gelen ve kafa karıştıran bazı notlar vardı.
Mahir Gün, gözaltına alındığında telefon şifresini polisle paylaştı. Bundan sonrasını AKP medyasından okuyalım:
“Mahir Gün, Emniyet’teki ve savcılıktaki ifadesinde çok çarpıcı itiraflarda bulundu. Şahsi telefonundan da itiraf satırları içeren notlar çıktı. Telefonuna kaydettiği notlarda ‘Etkin pişmanlığa başvurmak istiyorum’ diyen Gün, Emrah Bağdatlı’nın itirafçı olmaması için kendisini defalarca kez İngiltere’ye çağırdığını anlattı.”
Evet.
Mahir Gün’ün “Bana aittir” dediği notlarda çarpıcı iddialar vardı. Emniyet’te bu notlar sorulduğunda, Gün “Basına yansıyan para ilişkilerini görmemden kaynaklı hayal kırıklığına uğramış olmamdan dolayı bu ibareleri yazdım” diyordu.
Anlaşılan o ki beklediği gibi gözaltına alındığında Gün bu notların okunmasını istiyordu. Lakin, o notlarda “Etkin pişmanlığa başvurmak istiyorum” diye yazdığını hatırlamıyordu. Hatta, yazdığını bildiği bazı ibarelerin ise karşısına çıkarılmadığını ileri sürüyordu.
Tam da burada derin bir şüphe vardı. Zira, Mahir Gün gözaltındayken telefonu açılmış, hatta WhatsApp’ta “çevrimiçi” görülmüştü. Bu da veri güvenliğine dair ciddi ihlalin yanı sıra başka birçok suç iddiasını da beraberinde getiriyordu. Öğrendim ki avukatlar buna dair suç duyurusunda bulundu ama “Biz dava açamayız, soruşturmayı yürüten savcıları ilgilendirir” diye özetlenecek bir karar verildi.
Gelinen noktada, Mahir Gün “itirafçı olduğu” haberlerini de “troll ordusu” iddialarını da yalanlıyor. Düğümü çözecek noktalar ise telefonundaki notların ne anlama geldiği, ne kadarının Gün’e ait olduğu ve en önemlisi, kendisine ait olmayan satırlar var ise kimin tarafından telefonuna eklenmiş olabileceği. Ek klasörler ortaya çıkınca daha çok bilgiye sahip olacağız.
Bu vakadan çıkaracağımız sonuçlardan biri de şu olsun: İsmini saklayan troller üzerinden yürütülen siyasetin kolları, savunduğunu iddia ettiği kişilere bile zarar veren bir boyuta gelebilir.