Acıklı bir kurultay öyküsü: Beş kriz, beş atılım

Acıklı bir kurultay öyküsü: Beş kriz, beş atılım

28.07.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Birinci kriz, birinci atılım:

12 Temmuz Beyannamesi.

CHP kendi iktidarına (hükümetine) karşı Demokrasiyi savunuyor!

Celal Bayar, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye, Recep Peker hükümetinin baskılarını şikâyet ediyor.

İsmet Paşa “12 Temmuz 1947 Beyannamesini” yayımlıyor:

“Varmak istediğim netice, başlıca iki parti arasında temel şartın, yani emniyetin yerleşmesidir.

Bu emniyet, bir bakımdan memleketin emniyeti manasını taşıdığı için, benim gözümde çok ehemmiyetlidir...

...Büyük vatandaş kütlesi ise iktidarın bu partinin veya öteki partinin elinde bulunması ihtimalini vicdan rahatlığı ile düşünebilecektir.”

(Keşke bugünkü Cumhurbaşkanı da 70 küsur yıl sonra muhalefet partilerine ve seçmene böyle bir teminat verebilse!)

İkinci kriz, ikinci atılım:

12 Ocak 1959 İlk Hedefler Beyannamesi.

1950’de iktidara gelen Demokrat Parti “Çoğunluk Baskısı” anlayışıyla Demokratik Rejimi yozlaştırıyor.

Ne yasama ve yargının bağımsızlığı, ne ifade özgürlüğü, ne basın özgürlüğü bırakıyor.

Bunun üzerine CHP, 12 Ocak 1959’da toplanan 14. Kurultayda “İlk Hedefler Beyannamesi” yayımlıyor:

Bu beyannamede kuvvetler ayrımı, yargı bağımsızlığı, iki meclisli sistem, iktidarın eylem ve söylemlerinin Anayasal denetimi, örgütlenme, ifade ve basın özgürlükleri, sendikal haklar, iktisadi planlama, üniversite özerkliği gibi ilkeler yer alıyor.

CHP’nin bu adımına, Demokrat Parti, Çok Partili Düzen’in ilk darbesi olan, 28 Nisan 1960 “Tahkikat Encümeni Darbesi” ile yanıt veriyor.

Bu sivil darbeyi, ona karşı yapılan 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi izliyor ve sonunda ne yazık ki üç politikacının asılmasıyla “Çok Partili Düzen” kana bulanıyor.

Ama 1961 Anayasası, yine de Demokrasiyi yeniden kuruyor.

Fakat toplum buna hâlâ hazır değil, Demokrasiyi “Çoğunluk Diktası” biçiminde anlayan sağ yeniden iktidar oluyor ve yeni bir Demokrasi krizi başlıyor.

Üçüncü kriz ve üçüncü atılım:

Ortanın Solu ve Karaoğlan.

CHP’nin 1961 Anayasası’nı iğdiş etmek isteyen sağ iktidarlara karşı atılımı Bülent Ecevit’i “Karaoğlan” adıyla sahaya sürmek ve “Ortanın Solu” politikasını ilan etmek oluyor.

Ama emperyalistler ve toprak ağalarıyla, tarikat ve cemaatlerin, askerleri de aralarına alan işbirliği sürüyor, 12 Mart 1971 askeri darbesi geliyor.

Yine de CHP’nin Demokrasi atılımı bir kez daha meyve veriyor: Ecevit CHP Genel Başkanı ve Başbakan oluyor.

Ama elbette “karşıdevrimin” diyalektiği de işliyor ve Ecevit iktidardan düşürülüp, ortam 12 Eylül Darbesine giden bir yapıda Milliyetçi Cephe Hükümetlerinin baskısı altına alınıyor.

Dördüncü kriz, dördüncü atılım:

“Yeni CHP”, Altı Ok’a altı yeni ek.

Milliyetçi Cephe Hükümetlerinin baskısıyla iyice tahrip edilen Demokratik Rejimi kurtarmak için, Ecevit Göreme Sokak’ta kurduğu genç bir grupla “Yeni” bir program hazırlıyor; Altı Ok’a yeni altı ilke ekleniyor:

1) Özgürlük

2) Eşitlik

3) Dayanışma

4) Emeğin üstünlüğü ve bütünlüğü

5) Gelişmenin bütünlüğü ve etkinliği

6) Demokratikleşme

Bu programla ve “Anneler evlatlarınızı oylarınızla koruyun” denilerek 1977 seçimleri kazanılıyor.

Arkadan karşıdevrimin 12 Eylül 1980 darbesi ve onun yolunu döşediği AKP iktidarı geliyor.

Beşinci kriz, beşinci atılım.

37. Kurultay Bildirisi:

İkinci Yüzyıla Çağrı.

AKP, 18 yıllık iktidarında artık Demokratik Cumhuriyet Rejimi’ni tamamen değiştiriyor ve Erdoğan’ın “Tek Kişi Rejimi” haline dönüştürüyor.

Ne yargı bağımsızlığı kalıyor ne de Temel Hak ve özgürlükler.

Demokrasiyi kurtarma ve koruma görevi yine CHP’ye düşüyor: 25 Temmuz’da toplanan 37. CHP Kurultay’ı 13 Maddelik “İkinci Yüzyıla Çağrı Bildirisi” yayımlıyor:

1) Yeni bir anayasa ile güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçilecek. 

Partili cumhurbaşkanlığı sonlanacak.

Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı sağlanacak.

2) İfade, örgütlenme ve basın özgürlüğü sağlanacak.

Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunlar Meclis önünde çözülecek.

Kadın, erkek fırsat eşitliği sağlanacak, kadına yönelik şiddetin önlenmesi devlet politikası haline getirilecek.

3) Devlet yönetiminde ve toplumda liyakat sistemi hayata geçirilecek.

4) Seçim yasası değişecek, milletvekillerini parti liderleri değil milletin kendisi seçecek.

Cinsiyet kotası getirilecek ve kadınların parlamentoda temsili yasal güvenceye alınacak.

5) Siyasi ahlak yasası çıkarılacak.

6) Kamu ihale kanunu rekabet ve şeffaflığı sağlamak üzere yeniden düzenlenecek.

7) Sayıştay gerçek işlevine kavuşturulacak. Ulusal vergi konseyi ve TBMM’de kesin hesap komisyonu kurulacak. Kesin hesap komisyonunun başkanı muhalefet partisinden olacak.

8) Güçlü stratejik planlama teşkilatı kurulacak.

9) Eğitim sistemi yeniden yapılandırılacak.

Üniversitelerimize özgürlük getirilecek. YÖK kaldırılacak.

10) Gelecek nesiller için ekosistem hakkı korunacak.

11) Güçlü sosyal devletin ilk adımı olarak aile destekleri sigortası kurulacak.

12) Kayyım uygulamalarına son verilecek, seçimle gelen belediye başkanları seçimle gidecek.

13) Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurulacak.

Perşembeye devam: “CHP’NİN TARİHSEL LANETİ”.

Yazarın Son Yazıları

İddialar abartılı: Ya savunmalar?

Dün, Silivri’de, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Suç örgütü lideri” olarak suçlayan iddianameyle açılan davanın, ikinci hafta başındaki ilk (sözde) duruşması yapıldı ve medyaya yansıyan haberlere göre yaklaşık 7 dakika sürdü.

Devamını Oku
17.03.2026
CIA ajanı başkan olduğunda...

Bay N’nin gerçek yaşamöyküsü Brecht’in Hitler’i eleştirmek için yarattığı kurgusal tiyatro karakteri Arturo Ui’yi bile gölgede bırakır...

Devamını Oku
15.03.2026
İç cepheyi güçlendiren destan

İran’a da sıçrayan sıcak savaş, Türkiye’nin “Ortadoğu Bataklığı”na girmesinin ne denli sakıncalı olduğunu, İktidara bir kez daha anımsatmış görünüyor.

Devamını Oku
13.03.2026
Üçüncü darbe: 12 Mart

Bugün, ülkemizi bu karanlık döneme taşıyan “12 Mart 1971 Darbesi”nin 55. yıldönümü.

Devamını Oku
12.03.2026
Dava: İktidarın iletişim felaketi

Bir halk, bir iktidardan ne bekler?

Devamını Oku
10.03.2026
En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026