Hesaplaşmalar gölgesinde Kobani kararları

Hesaplaşmalar gölgesinde Kobani kararları

17.05.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Üç yılı aşkın bir süredir devam eden, 108 sanıklı Kobani davasında 130 sayfalık karar, avukatların protestoları ile açıklandı.

Kimi sanıklar beraat etti, kimileri tahliye edildi, kimileri hapis ile cezalandırıldı.

Hiç kuşkusuz bu kararlar sadece bugünü değil, Türkiye’nin geleceğini de etkileyecek.

Aslında Erdoğan/AKP iktidarının Kürt Politikası çok zikzaklı bir çizgi izlediği, “Açılım” ile “Savaş” arasında sert virajlar yaptığı için, bu davanın siyasetten bağımsız olduğunu öne sürmek olanaklı değil.

Bu yazı sırasında açıklanan Altan Tan, Ayhan Bilgen, Beyza Üstün ve Aysel Tuğluk’un beraatları, Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk’e on yıl hapis cezası, Figen Yüksekdağ’a 30 yıl 3 ay hapis cezası, Selahattin Demirtaş’a birkaç ayrı suçtan verilen toplam hapis cezası önemli.

Daha da önemlisi, iktidarın küçük ortağı MHP ile AKP arasında “hesaplaşma” gerilimleri yaşandığı bir dönemde bu kararların açıklanmış olması.

Çünkü tam bu sırada, iktidarın küçük ortağı MHP, Ayhan Bora Kaplan liderliğindeki bir suç örgütüyle ilgili olarak ortaya çıkan “hesaplaşma” üzerine “Darbe suçlaması” yaptı ve bazı Emniyet mensupları gözaltına alındı.

***

22 yıllık Erdoğan/AKP sırasında Türkiye garip “hesaplaşmalara” tanık oldu:

Önce yolsuzluk iddiaları üzerinden Erdoğan/AKP ile Gülen Cemaati arasındaki 17-25 Aralık 2013 hesaplaşması yaşandı. Sonra 15 Temmuz 2016’da Cemaat’in silahlı darbe girişimi oldu.

Bu her iki “hesaplaşma” sonrasında da iktidarın kendi darbesini yaptığına ve rejimi iyice kişisel ve otoriter hale getirdiğine tanık olduk.

***

Son zamanlarda dikkati çeken yeni dört “hesaplaşma” kamuoyuna yansıdı:

1) Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi arasındaki hesaplaşma.

2) Emniyet içindeki hesaplaşma.

3) Tarikatlar ve Cemaatlerin kendi içlerindeki ve aralarındaki hesaplaşmalar.

4) MHP/Ülkü Ocakları içindeki hesaplaşma Ve bütün bu garip hesaplaşmalar, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni zayıflatıyor, toplumun güvenliğinin, halkın refah ve esenliğinin altını oyuyor.

Çünkü Erdoğan/ AKP iktidarının 22 yıllık yönetimi sonunda, Parlamenter Demokratik Rejim çökertildi yerine, siyasal bilim yazınında Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu’nun “NeoPatrimanyol Sultanizm” diye tanımladığı, Merdan Yanardağ’ın “İslamo-Faşizm” diye nitelediği, benim “Şahsım Devleti” dediğim bir rejim kuruldu ve devlet kişiselleştirildi.

Elbette bütün kişileştirilen ve otoriterleşen rejimlerde görülen “hesaplaşmalar” derhal Türkiye’de de ortaya çıktı:

1) Devlet, Anayasal kurumlar ve kurallar ile değil, kişisel kararlarla ve gözdeler aracılığıyla yönetilmeye başlanınca kişiler ve gözdeler arasında paylaşım kavgası başladı.

2) Liyakat yerine sadakat egemen oldu; “Ben daha çok sadığım, daha çok pay isterim” kavgası başladı.

3) Maliye, para ve ekonomi politikaları halkın yararına değil, küçük bir oligarşinin yararına kullanılmaya başladı; ekonomi çöktü, halk yoksullaştı ama zenginleşen kesimler arasında hesaplaşma başladı.

4) Sosyal Devlet ve Hukuk Devleti çöktü, bunların yerine yolsuzluklar, haksızlıklar, hukuksuzluklar egemen oldu, bu haksızlık ve hukuksuzlukları yapanlar yağmadan daha çok pay istemeye başladı.

5) Servet ve gelirin “paylaşım kuralları” anayasal, yasal, nesnel ve demokratik olarak değil, kişisel, öznel ve otokratik olarak belirlenmeye başlayınca, yeterli pay almadığını iddia edenler kavga etmeye başladı.

6) Küçük diktatörler türedi, küçük diktatörlükler kuruldu; suç örgütleri, tarikatlar, cemaatler, gözdeler, kendi aralarında paylaşım kavgası yapmaya başladı.

7) Siyaset, ticaret, tarikat, cemaat, suç örgütleri, gözdeler, iç içe geçti ve hesaplaşmalar iyice kuralsızlaşarak vahşileşti, cinayetler bile başladı.

***

Bu süreçler içinde en çok güven yitiren kurumlar yargı ve Emniyet oldu:

Kobani kararlarının da bu süreçlerden etkilenmemesi olanaksızdır.

Yazarın Son Yazıları

Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025