Eldeki kadroya bakıp Solskjaer üçlü savunmaya geçmiş. Ve Beşiktaş 3-4-2-1 şeklinde dizilmiş. Sahanın suni çim olmasının da etkisiyle özellikle ilk 25 dakika çok basit top kayıpları yapıyoruz. Üç metreden topu arkadaşına verememek, 3 pas üst üste yapamamak nasıl açıklanır bilemiyorum. Açıkçası gözlerim Gedson’u arıyor. Çünkü Kartal’ın orta alanı henüz oturmuş değil. Nihayet boş alanlar buluyor, kanatları kullanıyor ve sonra kanat beklerimizle bir de gol buluyoruz; tam da gol yemeden şu ilk yarıyı bitirebilsek derken. 2. yarı Orkun ve Ndidi ortada pas istasyonu olunca artık karşı alana örgütlü gidebiliyoruz. Tam 2. golü ararken rakibin duran topla eşitliği sağlamasına engel olamıyoruz maalesef.
Yazarın Son Yazıları
Zaten artık kadroya onu aldın bunu almadın zamanı hiç değil. Tam destek hep destek zamanı. Şans dileme zamanı. Ev sahibi ABD ile aynı gruba düşerek şimdiden şanslıyız aslında. Ama asıl zorluk da yine bu gruptan çıkabilmekte. Hele grup birincisi olarak çıkarsak yolumuz çeyrek finale kadar gidebilir. Hatta gönlüm daha da sonrasına kadar uzanıyor ama orası bende kalsın. Artık şu saatten sonra bizim buralardan yapabileceğimiz tek şey de taa oralara şans sinyalleri göndermek, iyi dileklerde bulunmak olur. Her şey umarım istediğimiz gibi olur...
Şu geçtiğimiz günlerde Türkiye “mutlak butlan” kararıyla öylesine dalgalandı ki adeta başka bir şeyin önemi kalmadı ülkede. Ama yaklaşan Dünya Kupası da vardı.
Beşiktaş’ta hoca arayışı sürüyor.
Sergen Yalçın “Taraftar isterse giderim” dedi; taraftar istedi ve o da gitti.
Herhâlde yılın esprisi buydu; TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “Avrupa’nın en az hata yapan hakemleri bizde” açıklaması…
Zaman kelimesini dillerinden düşürmeyenler sürekli “Zamana ihtiyacımız var” diyenler nedense zamanı en çok heba edenler.