Ordu, İhtiras Aleti midir?

10 Nisan 2021 Cumartesi

Yarım yüzyılı aşkındır camiye de, kışlaya da, okula da siyaset bulaştırılmıştı. 

Son 20 yıldır ise artık cami de, kışla da, okul da üstelik yargı da tek parti ve tek adam devletinin birer aracı olmuşlardır.

Cami de, kışla da, okul da teokratik devlet çatısı altında kurulmuş yapılar gibi, artık tarikatlar koalisyonu tarafından yönlendirilmekte ve yönetilmektedir. 

Camide imamlar siyasi açıklamalar yapma cesaretini bulabilmekte, elinde kılıçla dolaşan Diyanet İşleri Başkanı’ysa kendisini şeyhülislam sanmaktadır.

Her okulda artık bir mescit vardır. Arapça okutulmaktadır. İktidarı oluşturan tarikatlar koalisyonunun tüm vakıf, dernek ve örgütlenmelerinin okullarda etkinlik yapmaları, hatta ders vermeleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özellikle desteklenmekte; dinci eğitim, temel eğitimden sayılmaktadır.

Yargı, önüne gelmesi olası kimi olaylar ve soruşturmalar konusunda siyasi açıklamalar yapabilmektedir.

Kışla, iktidarca bile isteye bir casusluk tarikatının sızma harekâtına bırakılmış, ordunun Cumhuriyetçi yapısı tarikat eliyle törpülenmiş, en son bir yasal düzenleme ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tarikat yuvası bir kapıkulu ordusu olmasına zemin hazırlanmıştır.

Uygulamada, görevi muhalefet milletvekillerine siyasi yanıt vermekle sınırlandırılan Genelkurmay Başkanı’nın yetkileri neredeyse tümüyle ABD tarafından liyakat nişanı ile ödüllendirilmiş emekli generale devredilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin belkemiklerine asıl darbeyi vurmuş olanların “darbe” çığlıkları arasından sıyrılıp halk önderi Atatürk’ün 1922’de söylediklerine kulak vermeliyiz:

“TBMM Hükümeti’nin ordusu istilalar yapmak, saltanatlar yıkmak veya saltanatlar kurmak için şunun bunun elinde ihtiras aleti olmaktan uzaktır. İnsanca ve bağımsızca yaşamaktan başka amacı olmayan ulusun, aynı ülkü ile duygulu ve yalnız onun emrine bağlı ve sadık öz evlatlarından oluşmuş saygıdeğer ve güçlü bir kuruldur.”

Ülkenin geleceği ve güvenliği, ihtiras sahibi sarıklı ve cüppelilere bırakılamaz....

VATAN NÖBETİ TUTANLAR

300’e yakın Saraycı örgütün oluşturduğu Milli İrade Platformu, emekli amirallerin açıklamasına karşı “vatan nöbeti” başlattı. Nöbetçi örgütlerin çalışmalarından işte size birkaç örnek: 

Akademi Derneği: Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile öğrencileri Arapça öğrenimi için yurtdışına gönderiyor. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Arapça Çocuk Şarkıları Şenliği düzenliyor. 

Ankara Hamiyet ve İrfan Vakfı: Yaz okullarında çocuklara risale-i nur eğitimi veriyor. “Talebe okuma evleri”nde “müdebbirler” öğrencilere yardımcı oluyor. 

Aydost Derneği: İlkokul çocuklarına “ev okulu” adıyla din eğitimi veriyor.

Birlik Vakfı: Maneviyat Psikolojisi Sempozyumu ile “cennette kurulan aile kurumu”nu gündeme taşıyor. 

Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı: Binlerce çiftin “izdivacına vesile olmaktan” gurur duyuyor.

Hayrât Vakfı: Memleketin “yeni bir anayasa” ile “yeni bir Türkiye’ye” yelken açacağı önemli kavşakta sosyal sorumluluk bilinciyle çalışıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile “Osmanlı Türkçesi” ve “tecvitli okuma” kursları düzenliyor. 

Hay-Der: Cübbeli Ahmed Hocaefendi’nin önderliğinde “ilmi faaliyetler” yürütüyor. 

Çeşitli bakanlık ve kamu kuruluşlarından destek alan platforma üye örgütlerin en önemli özelliğine gelince:

AKP döneminde, Bakanlar Kurulu kararlarıyla kamu yararına çalışan dernek ve de vergi muafiyeti verilmiş vakıftan sayılmışlar. Çoğu, izin almadan yardım toplama yetkisine de sahip...

Böylece vatan onlara minnet borcunu ödemiş oluyor!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları