Hiç kimsenin kızları...
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Hiç kimsenin kızları...

15.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi. Bazıları, “Bu kadar kolay kaçabilecekken nasıl istismara uğradığınızdan şikâyet edebilirsiniz” diye sordu. Öyle ya, eğer kirli hissetmekten hoşlanmıyorsanız asla geri dönmeyebilirdiniz. Ancak bu tutum, birçoğumuzun Epstein’le karşılaşmadan önce yaşadıklarını ve Epstein’in de yaraların ona karşı savunmasız hale getirdiği kızları ne kadar iyi tespit ettiğini göz ardı ediyor. Birçoğumuz çocukken tacize veya tecavüze uğramıştık; yoksul, hatta evsizdik. Kurbanlarından biri, Epstein’le tanışmadan önce kendi babasının sekiz yaşındaki bir çocuğu döverek öldürdüğünü görmüştü; bir diğeri erkek arkadaşı intihar ettiği sırada yanındaydı.

Bizler kimsenin umursamadığı kızlardık ve Epstein umursuyormuş gibi yaptı. Bazen gerçekten umursadığına inandığını bile düşünüyorum.

HAYDAN ÇIKIP HUYA DÜŞMEK

Başkalarının arzularını tahmin etmekte usta bir manipülatör olan Epstein; hiçbir şeyi olmayan kızlara, daha iyi olmak ve daha iyi şeyler yapmak isteyen kızlara adeta bir can simidi uzattı. Dansçı olmak istiyorlarsa onlara dans dersleri teklif etti. Eğer oyuncu olmak istiyorlarsa onlara rol bulacağını söyledi. Eğer tek arzularının resim yapmak olduğunu söylerlerse onlara tuvaller satın aldı ve sanat dünyasının önemli isimleriyle tanıştırdı. Ve sonra onlara en kötüsünü yaptı.

On yedinci yaş günümden hemen önce Epstein’le tanıştığımda tek istediğim bana bağımsız bir hayat sürmem için imkân sağlayacak bir beceri öğrenmekti. En azından kendime böyle söyledim.

BİRAZ SEVGİ İÇİN ÇOKLU İSTİSMAR 

Ancak geriye dönüp baktığımda yetişkin ben, genç halimin başka bir şey daha istediğini görebiliyorum. Epstein o ilk gece ne demişti? Benim “mükemmel bir kız” olduğumu söylemişti. Artık biliyorsunuz ki çok uzun zamandır bu tür sözleri duymayı ve değerli olduğuma inanmayı umuyordum.

İlk günlerde Epstein’in malikânesine her gittiğimde o ya da Maxwell bana para öderdi, spor çantasındaki büyük desteden iki, bazen de 300 dolarlık banknotu ayırırlardı. Ama beni onların çarpık dünyasına çeken tek şey para değildi. Yıllarca isteğim dışında cinsel istismara uğramış ve boyun eğerek hayatta kalmıştım. Kadınlığın eşiğindeki bir kız çocuğu olarak bile, başkalarını memnun etmenin bana pahalıya mal olduğu zamanlarda bile başkalarını memnun etmeye çalışan biriydim.

İLLA Kİ MASAJ, BİLLA Kİ SEKS 

On yıl boyunca erkekler bana yönelik istismarlarını sahte bir “aşk” örtüsüyle gizlemişlerdi. Epstein ve Maxwell aynı çarpık damara nasıl dokunacaklarını çok iyi biliyorlardı.

“İş görüşmemden” sonraki gün Maxwell’in istediği gibi yaptım ve yüksek duvarın arkasındaki eve geri döndüm. Maxwell’i pembe merdivenleri çıkarken, battal boy yatağı geçtikten sonra yeşil masaj masasına açılan odaya kadar takip ettim. Epstein yine çıplak yatıyordu. Yine, Maxwell bana profesyonel bir masözün izleyebileceği adımları anlattı. Ve yine, birkaç dakika sonra, kalın gri saçları ve kimilerine moda tasarımcısı Ralph Lauren’i, kimilerine ise aktör Richard Gere’i hatırlatan uzun yüzüyle Epstein yana döndü ve “masaj” sekse dönüştü.

AZGIN VE SAPKIN ÇİFT 

İkisinin neden masaj dersi numarası yapmaya devam ettiğini merak edebilirsiniz. Neden beni doğrudan yatak odasına götürmediler? Sanırım bu oyun benim dengemi bozmak içindi.

Daha sonra Maxwell, Epstein ve bana buhar odasında katıldı. Epstein kendinden bahsederken -başarılı bir finans yöneticisi olduğunu ve yeteneklerini yalnızca en seçkin müşterilerin yararına kullandığını söyledi- (Ghislaine) Maxwell bana kendi ayaklarına ve bacaklarına masaj yapmamı emretti. Önünde diz çöktüm ve itaat ettim. Görünüşe göre tek sorumluluğum Epstein değildi.

Maxwell’in ihtiyaçlarını da karşılamam gerekiyordu...*

TACİZE UĞRAYIP TACİZ BAĞIMLISI OLMAK

İstisnasız tüm taciz faili erkekler çocukken tacize uğramış kurbanlardır. Fakat kadın kurbanlar o tacizin altında kalırlar. Virginia Roberts Giuffre’un yukarıda alıntıladığım “Hiç Kimsenin Kızı”* başlıklı anı kitabı ise yaşamı yedi yaşında öz babasının “seri” taciz ve tecavüzüyle başlayan kurbanın; adeta “taciz bağımlısı” haline geldiğini ortaya koyuyor. Sayısız tecavüzden sonra Ghislaine Maxwell ve Jeffrey Epstein’in cinsel azgınlık ve sapkınlığa dayalı şantaj ağına düşen Giuffre; bu kitapta hem kendisini yargılıyor hem de tacizcilerin yargılanması için verdiği hukuk savaşını anlatıyor. Ancak cesaretle girdiği bu savaşın da iç yarasını saramadığı Virginia’ın yaşamı, 41 yaşında sona eriyor. İntihar raporuna karşın, Epstein çetesi tarafından öldürüldüğü anlaşılıyor.

---

* Kırmızı Kedi Yayınevi, 2026

Yazarın Son Yazıları

Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025