Bu ülkede devletle işbirliği yapan gangsterler 40 yıldır aydın kalbi yerler.
Aydın derisinden ayakkabılar giyerler.
Aydınların saçları onların kemerlerini süsler.
Aydınların akıllarına ayaklarının çamuru
nu silerler.
Nihayetinde şimdi de aydın kanıyla duş yapma peşindeler.
Aydınlar zaman zaman yoldan çıksa, için için kararıp kendi bacaklarına kendileri sıksalar da, hedefte olmaktan bir türlü kurtulamazlar.
Gelmiş geçmiş tüm iktidarlar, kendilerine yalakalık yapanları bile, yeri geldiğinde sırf aydın kategorisinde gördükleri için gözlerinin yaşına bakmadan gangsterlere bir av hayvanı gibi resmi tepside sunarlar.
Onlar da aydınları, okulda, sokakta, evde, silahla, bombayla teker teker avlarlar.
Biz, tetikçilerin, azmettiricilerin, kirli bağlantılar kuranların, temiz bağlantılar yapanların, vatanseverlerin, devlete hizmet edenlerin o milliyetçi gangsterlerin yıllar süren mahkemelerde beraatla sonuçlanan dehşetengiz hikâyelerini sığındığımız mağaralardan fal taşı gibi açılmış gözlerimizle izleriz.
Ve üniversitelerin loş köşelerinde, edebiyatın kuytularında, gazeteciliğin kıyılarında onlara inatla yeni avlar yetiştiririz.
Sonra o gangsterler onları da öldürürler.
Biz, her neslin öldürülmüş ve hızla çürümüş aydınlarını dar, derin ve tek bir mezara üst üste gömeriz.
Bu ülkede değerler, inançlar, ideolojiler, özgürlük sınırları, Batı’yla ve Doğu’yla ilişkiler, anayasalar, gelenekler, görenekler, her şeyler değişir; bir tek aydınların ve aydınlığın kaderi değişmez.
Çünkü irili ufaklı cahiller her dönem iktidarın bir parçasını iştahla kemirirler ve cehalete savaş açanların ışık tutmaya çalıştığı ne varsa tekmeleyip devirirler.
Aydınların hangi kaynaktan ışık aldıkları, hangi karanlığa karşı durdukları, dillerini oluştururken neyi öne çıkarıp neyi görmezden geldikleri tartışılabilir; tartışılmalıdır.
Bilim, zaten tezler ve antitezlerle tartışma üzerine şekillenen ve bir dogmaya saplanmadan evrile evrile devamlı dönüşen, farklı açıların bir arada değerlendirilebildiği sonsuz bir alanın ikliminde var olur.
Ama cahillerin gücünü dogmalardan alan kanlı tehditleri tartışılamaz.
Onların iklimi karanlıklar ve korkularla kilitlenmiş bir kutudur.
Sarsılmaz tabudur.
Onların şüpheyle işleri olmaz.
İlahi ya da dünyevi, lider belledikleri her kimse, ondan aldıkları tek bir işaretle ne yaptıklarını düşünmeye gerek duymadan silahı patlatır, pimi çekiverirler.
Ve cehaletin coşkun şehvetiyle aydınları bazen tek tek bazen topluca devirirler.
Cahiller kırk yılın nihayetinde bu ülkede artık iktidarın en üst basamağına tırmandılar.
Şimdi zaman, cahillerin en güçlü iktidar zamanı...
Şimdi zaman cahillerin nicedir beklenen intikam zamanı...
Güçlerini hem temsil ettikleri halkın yüzde ellisinden hem de geçmişin kirli tarihinden almaktalar.
İktidarın gözbebeği bir yeni nesil gangsterin, liderinin tek bir sözüyle böyle coşması ve aydın kanlarıyla duş fantezileri kurması çanların kimin için çaldığı kadar kim tarafından çalındığının da işareti.
Aydınların kanıyla duş alma fantezisinin temelinde, her dönem aydın kanıyla yıkanan bir iktidar geleneğinin kirli hafızası capcanlı duruyor.
Askeri vesayeti kaldırma vaadiyle birtakım aydınların bile aklını başından alan bu “cehalet iktidarı” zamanında birilerinin gözüne ısrarla çok “yakışıklı” görünüyordu.
Şimdi artık onlar da anlamışlardır herhalde...
İktidarın yakışıklılığı vampir yakışıklılığı.
Ülke bugün ne bir zamanlar olduğu gibi Cumhuriyetle ne de korkulduğu gibi şeriatla yönetiliyor.
Ülke artık açıkça vampirlikle yönetiliyor.
Ve vampirler en çok aydın kanı seviyor...
Vampirlerin iktidarı... Cahillerin intikamı...
Yazarın Son Yazıları
Yanık saraylar
Patron çıldırdı
‘O kadar istiyorsan eve bir mülteci al besle’
Vatandaşın evi
Mültecinin evi
Atinalı Sokrates’ten Boğaziçili direnişçilere
Sizin hiç silahınız çalındı mı?
Uçağın kadar konuş!
Merve’nin kaderi ve bizim kaderimiz
‘Ben Aziz Nesin...’
Çocuk tacizinin önlenemeyen devamlılığı
Her şey ‘gerçekten’ çok güzel olsun diye...
O çocuklar sizi hiç sevmeyecekler
Katil belli, refleks belli, sonuç belli
Gazeteciliğin karanlık yüzü
‘Hadi’ ama kime hadi?
Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak
‘Ne oldu? Öldürdün mü?’
‘O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz!’
Neyi bekliyorsunuz?
Kimin lehi, kimin aleyhi?
Mafyanın ve iktidarın selameti, ülkenin kıyameti
Gençliğe hitabe
Sen de vaat edilmiş, ben diyeyim işgal edilmiş
Devlet, mafya ve siyaset üçgeni değil, dairesi
Çocuklarımızın ismini neden Deniz koymuştuk biz?
Temel ihtiyaçlar listesi
Beş maymun* ve bir toplum
İnsanlığın aydınlık ve karanlık yüzü
Bugün 23 Nisan, öfke doluyor insan!
Burada yazar ne demek istemiştir?
Geçmiş olsun Ahmet Altan
‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’
‘Darbe’nin kelime anlamı ve bizim için anlamı
Günün mönüsü: Emekli generaller
Geniş kalçalı ve çok memeli kadın tanrılar
Kokain cesareti
İktidarın yüzüncü yıl fantezisi belli, peki ya sizinki?
Siyasi başarısını;
Tek parti, tek akıl, tek uçurum