Sahte kanser ilacı, sahte raporlar ve sis bulutları
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Sahte kanser ilacı, sahte raporlar ve sis bulutları

03.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Başlarken

Cumhuriyet...

Bu hayatta varoluş ilkelerimizin kalesi. 

Burada olmaktan onur ve gurur duyuyorum. 

Sorumluluğumun farkındayım ve kaybedecek hiç zamanımız yok.

Bugün sizlere bedenimizi nasıl bir rant düzenine soktuklarını anlatacağım. 

Başlayalım...


Kanser günümüzün en tehlikeli ve ölümcül, kısmen çaresi olmayan hastalıklarından. Çok yönlü bir mücadele gerekir. En başta ilaç tedavisi gerekir değil mi?

Peki ya bu amansız mücadelede kullanılan ilaç sahte çıkarsa?

Nasıl sahte ilaç olur demeyin. Hem de devlet kurumları eli ile hastalara verilen sahte kanser ilacı ortaya çıktı. 

Rapor tarihi: 17.10.2019.

Rapor no: SA/13-FG/10.

Raporu düzenleyen kurum: Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Müfettişliği...

Başlık: “İclusig” isimli sahte ilaçlar hakkında suç duyurusu raporu... 

Müfettiş raporunda söz konusu sahte ilacın SGK ve TEB’e satıldığı ifade edildi.

“ICLUSIG”, lösemi yani kan kanserinin son aşamasında kullanılan “Ponatinib” etken maddeli bir ilaç. Bu ilacın geliştiricisi ARIAD adlı bir firma. TAKEDA isimli firma ise bu şirketi 2017 yılında satın alıyor. Avrupa’ya INCYTE adlı firma aracılığı ile satılıyor. İlacın Türkiye resmi satıcısı ise GEN İlaç.

Türkiye’de sistem şu şekilde işliyor...

Doktor, Türkiye’de olmayan ilacı reçeteye yazar. Hasta bu reçeteyi TİTCK’nin yetkilendirdiği TEB (Türk Eczacılar Birliği) veya SGK İbni Sina tedarik birimine sunar. Bu iki kurum reçete ve hastanın raporunu TİTCK’ye gönderir. TİTCK de ilacı araştırır, uygun görür ise yurtdışı ilaç tedarik listesine ekler. 

İlacın alım işlemleri TEB ve İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’nce yapılır. Hasta ilacı alınca geri ödeme süreci başlar. 

Sonuçta bir ilacı tedarik ederken devreye giren resmi kurumlar bunlar.

İşte bahse konu ICLUSIG adlı ilaç, izin verilmiş ve geri ödeme listesinde olan bir ilaç.

Belki de yüzlerce insanın hayata tutunmak için kalan son umudu...

SGK, 2018’de “Yurtdışından İlaç Temini” kapsamında ICLUSIG adlı ilacı almak için çeşitli firmalardan fiyat teklifi istiyor. Ancak ilacı resmi dağıtıcısı olan GEN İlaç yerine çeşitli ecza depolarından tedarik ediyor. 

SGK içerisinden bir kaynak, alınan ilaçların sahte olabileceğini yetkili firmaya bildiriyor ve bu konuda fotoğraflar gönderiyor.

Firma, fotoğrafları inceliyor.

Hemen yazışmalar başlıyor.

SGK tarafından alınan ilaçların üzerindeki “Parti No: 25A19E09” ve “Parti No: PR072875” kodlu ilaçların sahte olduğunu Kasım 2018’de SGK yetkililerine bildiriliyor.

Cevap alamayınca bu sefer 12 Aralık 2018 tarihinde TİTCK yetkilisi Fatih Tan, SGK Genel Sağlık Müdürü Mustafa Özderyol ve İlaç Daire Başkanı Dilek Yılmaz’ı ziyaret ederek durumu anlatıyorlar.

Firma yetkilileri 14 Aralık 2018 tarihinde konu ile ilgili bu sefer resmi başvuru yapıyor. 

SGK ise verdiği yanıtta, “Biz Sağlık Bakanlığı laboratuvarında analiz yapacağız. İlaçları karantinaya aldık” diyor. Firma da “İlaçları verin biz analiz yapalım size” diyor. 

Ancak kurum ilaçları vermiyor.

Bu sırada ilaçlar ile ilgili yurtdışında da gelişmeler yaşanmaya başlıyor. Türkiye’de faaliyette olan Kuzey Pharma adlı bir firma İsviçre’de ruhsatlı olan ecza deposuna bahse konu ilacı satmaya çalışıyor. 

Firma ilaç hakkındaki şüpheli işlemleri bildiği için alımı yapmıyor, durumu İsviçre İlaç Denetleme Kurumu SWISSMEDIC’e bildiriyor.

30 Kasım 2018’de ise yine Türkiye’de faaliyette olan ELITE Ecza Deposu adlı firma İsviçre’deki FARMA MONDO adlı firmaya altı kutu sahte ilacı satıyor. 

İsviçre’deki firma satın aldığı ilacın bir kutusunu Arjantin’e satıyor. İlaç hakkında şikâyet oluşunca ürünü geri çağırıyor. Bunun üzerine SWISSMEDIC ilaçlara el koyuyor ve analizini yapıyor.

İşte her şey burada anlaşılıyor...


DEDEKTİF GİBİ ÇALIŞTI

SWISSMEDIC yaptığı analizinde ilacın etken maddesi PONATINIB içermesi gerekirken sadece PARASETAMOL içerdiğini tespit ediyor.

Yani kanserle mücadelede kullanılan direnç artırıcı ilaç aslında basit bir ağrı kesici çıkıyor.

TAKEDA durumu Türk yetkili makamlarına bildiriyor. Ayrıca SWISSMEDIC, 10 Ocak 2019 tarihinde Sağlık Bakanlığı’nı da bilgilendiriyor. Tüm bilgi ve belgeleri de bakanlığa ulaştırıyor.

SWISSMEDIC aynı zamanda durumu WHO-Dünya Sağlık Örgütü’ne de bildiriyor. Dünya Sağlık Örgütü sahte ilaç raporunu 31 Ocak 2019 tarihinde tüm üye ülkelere bildiriyor ve ürün hakkında “acil global uyarı” yayımlıyor.

Dünya Sağlık Örgütü uyarı yazısı yazdı. 

TAKEDA dedektif gibi çalışıyor. 

Türkiye’deki bu ilacı pazarlayan ve satan firmaların peşine düşüyor. Aynı firma, Tekiner Ecza Deposu adlı firmadan bahse konu ilacı alıyor. Kendisi de ilacı analiz ediyor ve sonuç SAHTE! 

Bu ürünü satan 10 firma tespit ediyorlar. Durumu SGK ile görüşüyor. SGK’nin sahte ilaçları RAD/SBA adlı ecza deposundan, onların da “Filamex” isimli bir İngiliz firmasından aldığı bilgisine ulaşıyorlar. Ancak bu bilgiyi güvenilir bulmuyor.

İlaç firması, firma sahiplerini ve adreslerini de araştırıyor. RAD ECZA Deposu’nun sahibinin Metin Güzel,
Sanera İlaç’ın sahibinin Barış Çetiner, şubeleri SBA’nın da Metin Güzel tarafından temsil edildiğini tespit ediyorlar.

Barış Çetiner 2011-2014 yıllarında “Ozay Ecza Deposu”nda çalışmış. Ozay Ecza Deposu 2014’te ABD’de sahte AVASTIN/ALTUZAN davasında yargılanan ve sahipleri ABD’de ceza alan firma.

2016’da Ozay Ecza Deposu’nun yüzde 60 hissesini de Ukrayna vatandaşı Bronyslava Kmhıl adlı biri alıyor.

Çok isim olduğunun farkındayım. Ama hepsi işin göbeğinde duruyor. 

Sonuç olarak... 

Bahse konu firmalar, Ümraniye/Şerifali’de, aynı adresteler.


SGK 1.3 MİLYON AVRO ÖDEDİ

Bu olaylar yaşanırken bizim kurumlar ne yapıyor diye merak ediyorsunuz değil mi?

Anlatayım.

Firmanın birçok kez yaptığı uyarı ve resmi başvurularından sonra bakanlık tarafından müfettiş görevlendiriliyor.

Yetkilendirilen müfettiş SGK’ye yazı yazarak sahte ilaçların temin edilip edilmediğini, temin edildiyse firma bilgilerini ve belgelerini istiyor. Ayrıca ilaç hakkındaki analizleri, orijinal ilaç ve sahte ilaçlardan numune de istiyor. Bu yazışmalar ve cevaplar 2019 Şubat ayına kadar sürüyor.

İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü 1 Şubat 2019’da müfettişlere cevap veriyor. Sahte diye nitelendirilen “25A19E09” ve “PR072875” parti no.lu ilaçları İlaç Denetim Dairesi Başkanlığı Analiz ve Kontrol Laboratuvarı’na teslim ettiğini bildiriyor.

11 Şubat 2019’da analiz yapılıyor. “İlaçlar sahte değil” raporu veriliyor.

Müfettişler analizlerin tamamlandığını ancak konuyla ilgili incelemenin devam ettiğini 15 Şubat 2019 tarihinde haber veriyor. 

İlaçların soruşturma bitene kadar hastalara dağıtılmaması talimatı veriliyor.

TAKEDA İlaç ise bu sefer savcılığa ve Emniyet’e suç duyurusunda bulunuyor.

SGK aldığı ilaç hakkında bilgileri müfettişlere ulaştırıyor. Fakat bir şey eksik... Müfettişlerin ısrarla istediği tedarikçi firma bilgilerinin verilmediği ortaya çıkıyor.

Günler bir bir geçiyor.

SGK İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü, müfettişlerin istediği belgeleri 22 Şubat 2019 tarihinde, ilacı satın aldığı SBA Pharma adlı firmadan talep etmiş. 8 Mart’ta da müdürlüğe ulaşan belgeleri müfettişlere ulaştırmışlar.

Yanisi şu... SBA’dan kanser tedavisinde kullanılan ilaç alınırken mevzuata aykırı şekilde, alınması gereken hiçbir belge alınmamış, istenilmemiş.

Müfettişler Kıbrıs’ta kurulu olan SBA Pharma adlı firmadan “25A19E019” ve “PR072875” parti numaralı ICLUSIG isimli ilaçların temin edildiğini, ilaçların kaynağı olarak da Kazakistan’da bulunan “KAZUNIONPHARM COM LTD” adlı firmanın gösterildiğini tespit etmiş.

Bu firma da Türkiye’de RAD Ecza Deposu tarafından temsil ediliyor. Yetkili olarak Barış Çetiner gözüküyor. Evrakların incelenmesinde SBA Pharma adlı firmanın SGK’ye ilaçları sattığı ve yetkilinin Onur Tokel gözüktüğünü tespit etmişler.

Peki... SGK, SBA Pharma ve RAD Ecza Deposu adlı firmalardan evrak ve belge görmeden ne kadar sahte ilaç almış dersiniz? 

15 Mg olandan 120 kutu, 45 Mg olandan 160 kutu. Peki ne kadar bedel ödemiş? 1 milyon 312 bin 500 Avro. Yani güncel kur ile 26 milyon Türk Lirası. Bu sadece iki ay içerisinde alınan ilaç bedeli.

Nasıl aynı isimler etrafında hep dönüyoruz. Kurulu düzen diye kastettiğim işte bu.

Devam edelim...

Bir de bunun TEB yani Türk Eczacılar Birliği kısmı var. TEB aynı firmalara 45 mg için 12 kez, 15 mg için kez beş sipariş vermiş ve toplamda 62 kutu ilaç almış. Karşılığında da 508 bin 200 Avro ödemiş.

Bahse konu Kazakistan firmasını araştırdım. Şirket faal bir firma değil. Üç kurucusu var. Jumanaliyev Talgat Orazbekoviç, Petrenko Roman Aleksandroviç ve Nurgaliev Nurlan Yermekbaeviç. Nurlan adlı kişi yetkili.

Emniyet Genel Müdürlüğü 27 Şubat 2019 tarihinde Sağlık Bakanlığı’na yazı yazıyor. Kendilerine iletilen dilekçeye istinaden savcılık-kolluk görüşme tutanaklarını sunuyor ve dilekçede yer alan hususlar ile ilgili inceleme yapılması neticesinde düzenlenecek raporun iletilmesini istiyor.

TAKEDA firması ise analizler yapılmış olmasına rağmen ilaçların sahte olduğu ile ilgili ısrarını sürdürüyor ve sahte ilaçları satan başka firmaları da tespit ettiğini resmi yazı ile bildiriyordu. 

Bu firmaların exporters.sg Facebook ve Linkedin gibi internet platformlarından bu ilaçları sattığını belgeleri ile ilgililere iletiyordu.

Müfettişler Mayıs 2019 tarihinde TAKEDA adlı firmadan iki orijinal numune istiyor firma teslim ediyor. Müfettişler, İbni Sina’ya 30 Mayıs 2019 tarihinde yazıyı yazıyor ve “Merkezin deposunda mahfuz bulunan ilaçlardan birer kutu numunenin analiz edilmek maksadıyla müfettişliğe teslim edilmesini” istiyor.

İstiyor ama dinleyen kim?

Yazının üzerinden 60 gün geçmesine rağmen SGK olumlu veya olumsuz cevap vermiyor. Bunun üzerine 2019 yılı başında konu ile ilgili ayrıca tahkikat yürüten Ankara Emniyet Müdürlüğü ile irtibata geçiliyor ve sözlü bilgi veriliyor. Bunun üzerine Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nden polisler İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü’ne gidip ilacı alıyorlar.

Düşünün değerli okurlar. Çürüme işte tam da budur.

Müfettişler tutanak ile alınan ilaç numunelerini hem donanımı hem de bilgi birikimi açısından köklü olan Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Laboratuvarı’na 5 Eylül 2019 tarihinde gönderiyor. 

Üniversite altı gün sonra analiz sonucunu açıklıyor. Yapılan analizde ilaçların Ponatinib isimli etken maddeyi hiç içermediği, sadece parasetamol içerdiği tespit ediliyor.

Yani TAKEDA adlı firmanın ve İsviçre Denetleme Kurumu’nun analiz sonuçları ile aynı çıkıyor: İlaç sahte.

O zaman bu durumda ilk analiz raporunun sahte olduğu durumu ortaya çıkıyor.

Müfettişler hemen “İlaçlar sahte değil” raporu düzenleyen kişiler hakkında açıklama istiyor. Bu konuda üç kişinin ifadesi alınıyor ve ifadeler birebir aynı.


İNSAN SAĞLIĞIYLA OYNADILAR

Bu süreç yaşanırken SABİM’e bu sefer bir başvuru geliyor. Adana’da Bülent Dokuyucu adlı bir yurttaş annesi Asiye Dokuyucu’nun lösemi hastası olduğunu, kullanması gereken ilaçları için Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne başvurduklarını, form doldurduklarını, bir hafta sonra İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’nden ilaçların geldiğini, ilaçları kullanmaya başladıklarını ve yaklaşık 10-15 gün sonra annesinde oluşan halsizlik şikâyeti ile hastaneye gittiklerini, burada yapılan incelemeden sonra yurtdışından temin edilen ve annesinin kullandığı ilaçlardan birinin sahte olduğunu öğrendiklerini, bu nedenle konunun incelenmesinin istenildiğini söylüyor.

Raporlarda Asiye Dokuyucu’nun da sahte ilacı kullandığı belirtildi. 

Ne yazık ki yurttaşlarına ilaç temin etmekle görevli kurumlar ilaç çetelerinden sahte ilaçlar almış. Kamu büyük zarara uğramış ve insan sağlığı ile oynanmış.

Sahte ilaçlar, sahte analiz raporları, olayı kapatmaya çalışan kurum yetkilileri... Tüm süreç müfettiş raporu ile savcılığa 17 Ekim 2019 tarihinde teslim edildi.

Sonrasında birden soruşturmanın üzerine sis bulutları çöktü. Dava açıldı mı, takipsizlik kararı verildi mi, yoksa dosya uykuya mı yatırıldı belli değil. 

Sürecin devamını takip, yurttaşların hakkını aramaya devam edeceğim...

Yazarın Son Yazıları

Fon parası nerede? Nijerya’da mı Finlandiya’da mı?

Finlandiya’da satın alınan bir sanayi şirketi, Türkiye’de soruşturulan portföy yönetim şirketi ve Nijerya’da açığa çıkan ortaklıklar...

Devamını Oku
06.10.2026
Fonlar bir bir çökerken kimler çıkış yaptı?

Türkiye yine tarihe geçecek bir skandalla karşı karşıya.

Devamını Oku
29.09.2026
Ev hayalinden İsviçre hesabına: Devlet bu balonu görmedi mi?

Bir tarafta faizsiz finansmanla ev sahibi olmak isteyen insanlar...

Devamını Oku
26.09.2026
Vatandaşlık dediğin böyle mi verilir?

Bu köşeyi sıkı takip edenler hatırlar.

Devamını Oku
22.09.2026
SPK her şeyi biliyor, kim kazandı açıklayın

Her şeyi bilmek zorunda değiliz.

Devamını Oku
19.09.2026
Bitmeyen düğün altınları!

Haftalar önce belgeleri yayımladım.

Devamını Oku
15.09.2026
İBB davasında yer alan firma mahkeme salonunun betonunu döktü!

İBB davaları devam ediyor.

Devamını Oku
12.09.2026
‘Jokerler’ trafikte dolaşıyor: Skandal ehliyet sahteciliği

Bir iddianameye ulaştım, hayretler içerisindeyim.

Devamını Oku
08.09.2026
Gökçeklerde ikinci perde

Gökçek ailesine uzanan soruşturmanın merkezindeki şirketlerin Türkiye’deki arazi satışı ile Almanya’daki mülk üzerine konulan 6.5 milyon Avroluk ipoteğin yalnızca iki gün arayla gerçekleşmesi soru işaretleri yarattı.

Devamını Oku
04.09.2026
Melih Gökçek soruşturması: Tüm belgeleri verdim

Melih Gökçek ile ilgili önceki yazımı bitirirken “Gazetecilikte bazı sorular cevabından güçlüdür” diye yazmıştım.

Devamını Oku
01.09.2026
Ecem Alkaş neden hâlâ cezaevinde?

Futboldaki bahis ve şike soruşturmasında çok sayıda isim gözaltına alındı, tutuklandı.

Devamını Oku
29.08.2026
Gökçek ailesinin Almanya dosyası

Türkiye’nin bir Melih Gökçek sorunu vardır.

Devamını Oku
28.08.2026
Paymix iddianamesi ve Mustafa Varank’ın ziyareti

Yasadışı bahisi bıkmadan usanmadan anlatmaya devam edeceğim demiştim.

Devamını Oku
25.08.2026
Nişasta bazlı şurup: Soframıza akıtılan zehir

Önümde iki ayrı devlet raporu var.

Devamını Oku
22.08.2026
Devlet kapısını açtı, cemaatler içeri girdi

“Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyettir.”

Devamını Oku
18.08.2026
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?

Türkiye’de bugün yaşanan her operasyonun yalnızca savcılık dosyasındaki suçlamalardan ibaret olmadığını yaşayarak görüyoruz.

Devamını Oku
15.08.2026
Çerçeve yasa: 62 günde ne değişti?

Çerçeve yasa ile çözüm sürecini konuştuğumuz günlere geldik.

Devamını Oku
11.08.2026
IQ Money kapandı, sistem ‘klonlandı’

Geçen yazımda IQ Money iddianamesini anlatmıştım.

Devamını Oku
08.08.2026
155 milyar liralık IQ Money iddianamesi

Bir soruşturma dosyasını okurken bazen en önemli ayrıntılar suçlamaların yazıldığı bölümlerde değil, şirketin kuruluş hikâyesinde gizlidir.

Devamını Oku
04.08.2026
At yarışı bahsinde Demirören ortaklığı

Gazetecilik bazen arkadaşınla sohbet ederken duyduğun tek bir cümleyle başlar.

Devamını Oku
01.08.2026
CHP’si, iktidarı; gazetecileri rahat bırakın

Yalan, kumpas, FETÖ’vari operasyon, kurgu...

Devamını Oku
28.07.2026
Ahbap soruşturması: Cadı avı isteyenler var

Ahbap soruşturması başladı başlayalı bir cadı avıdır sürüp gidiyor.

Devamını Oku
25.07.2026
Oğuzhan Uğur ifadesinde neler söyledi

Ahbap davasının yankıları sürüyor.

Devamını Oku
21.07.2026
Ahbap soruşturması: İyi niyet, muhasebe kaydı değildir

Bir haftadır Ahbap ve Haluk Levent ile ilgili soruşturmayı konuşuyoruz.

Devamını Oku
18.07.2026
Ahbap soruşturması: Haluk Levent’e sorular

Türkiye’nin hafızasında bazı tarihler vardır.

Devamını Oku
14.07.2026
İran’dan Türkiye’ye: ‘Böbrek’ dolandırıcılığı

Bazen yaşamımızda sağlığın önemini çok kavrayamadığımızı düşünüyorum.

Devamını Oku
11.07.2026
Gözaltı, gözaltı, gözaltı... Adaletsizlik ekiyoruz

Her zaman haber, bilgi, belge anlatacak değilim.

Devamını Oku
07.07.2026
Murat Ongun savunmasında neler söyledi

İBB davasında savunmalar devam ediyor.

Devamını Oku
04.07.2026
Adaletin terazisi kimin elinde?

Bugün sizinle adalet üzerine biraz dertleşmek istiyorum.

Devamını Oku
30.06.2026
Belediyelere operasyonların içeriğini biliyor musunuz?

Adalar Belediyesi’ne, Seferihisar Belediyesi’ne, Bornova Belediyesi’ne ve Şile Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonları görmüşsünüzdür.

Devamını Oku
27.06.2026
Papel iddianamesindeki tarih

Bir süredir yasadışı bahis işlemlerinin, elektronik ödeme sistemleri üzerinden nasıl para döndürdüğünü yazıyorum.

Devamını Oku
23.06.2026
Bir Türkiye tablosu: Sadık Karayel

Şimdi size garip bir Türkiye tablosu anlatacağım.

Devamını Oku
20.06.2026
121 milyar liralık soru

Bir düşünün...

Devamını Oku
16.06.2026
Merkez Bankası ne yapıyor

Yasadışı bahis operasyonları son hız devam ediyor.

Devamını Oku
13.06.2026
Paybull dosyası: Bir şirketin değil, bir sistemin şifresi

Bir ödeme kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
09.06.2026
Çağımızın vebası: Görünür olma hastalığı

Uzun zamandır kafamda dönüp duran bir mesele var.

Devamını Oku
06.06.2026
Milyarlarca liralık PayCO iddianamesi

Bir elektronik para kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
02.06.2026
Tartışmalı araçlar: Kılıçdaroğlu ve Nafer Bey ilişkisi

CHP ile yatıyoruz, CHP ile kalkıyoruz.

Devamını Oku
30.05.2026
Kılıçdaroğlu'nun 'görevi' ne zaman bitecek

AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca “Bunu da gördük” dediğimiz o kadar olay yaşadık ki ne yaşanırsa yaşansın artık şaşırmayız diyorduk.

Devamını Oku
26.05.2026
Mesele mutlak butlandan çok daha büyük

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. olağan kurultaya ilişkin verilen “mutlak butlan” kararını herkes konuşuyor.

Devamını Oku
23.05.2026