Bütöv Azerbaycan!

30 Eylül 2020 Çarşamba

Azerbaycan Türkçesinde “bütöv”, kolayca anlaşılabileceği gibi “bütün” anlamına geliyor. 

1998 yılında Bakû’nun bir kenar semtindeki bürosunda Azerbaycan’ın eski cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’le konuşurken duvardaki harita dikkatimi çekmişti. Elçibey, bunu fark edince haritanın yanına gitti, eliyle işaret edip seslendi:

- Bütöv Azerbaycan! Güney dahil...

Elçibey’in annesi Türkiye’de, babası İran’da doğmuş, Nahçıvan’da evlenmişler. Elçibey de 1938’de burada dünyaya gelmiş. Elçibey ailesi bir bakıma “Bütöv Azerbaycan”ın fotoğrafı.

İran’daki Azerilerin yaşadığı bölgeyi de içine alan bir harita. 

Bugün Azerbaycan’ın nüfusu 10 milyon, İran’daki Azeriler ise 30 milyonun üzerinde. İran içinde dağılmamışlar, en büyük şehir Tebriz olmak üzere genel bir bütünlük içinde yaşamaya devam ediyorlar. Mustafa Denizli’nin de bir süre çalıştırdığı Tebriz’deki Traktör futbol takımının maçlarında şu sloganlar doğal sayılıyor:

Bakû-Tebriz-Ankara...

Türkçe medrese, gerekli herkese!

Bu bölge “Güney Azerbaycan” diye adlandırılıyor. 

Bakû’da bir kahve sohbetinde Azerbaycan şehirlerini sayarken Tebriz’i unutursanız kızarlar.

İran, bu uyanışın siyasallaşmaması için her şeyi yapıyor. Bunun başında Ermenistan’ı desteklemek var.

***

Gündemdeki Ermenistan-Azerbaycan konusuna dün değinmediğimiz yanından girdik.

Sıcak konu, Ermenistan’ın 27 Eylül Pazar sabahı başlattığı saldırı. Bölgeden gelen haberler, Azerbaycan güçlerinin üstünlüğü sürdürdüğü, stratejik bir bölge olan Aras Nehri çevresinde işgal altındaki topraklarını adım adım geri aldığı yönünde.

Bu tablonun devam etmesini ve 30 yıllık işgalin son bulmasını dileyelim. 1991’deki bağımsızlığa dek, bugün Ermenistan’da olduğu gibi Azerbaycan’da da Rus askerleri vardı. Azerbaycan yönetimi zaman içinde bütün Rus askerlerinin ülkeyi terk etmesini sağlayan bir siyaset izledi.

Azerbaycan ordusunun kurulmasında, oluşumunda ve bugünkü duruma gelmesinde Türkiye’nin de payı var. 

Bağımsızlık bir bütün. Ekonomiden güvenliğe, eğitimden dış politikaya her alanda birbirini tamamlayan bir bağımsızlık politikası olursa anlamı var. Azerbaycan’ın son Ermeni saldırılarından bu bilincini yükselterek çıkacağını görüyoruz. 

Türkiye ve Azerbaycan’ın son 30 yıllık dilimde zaman zaman birbirlerini kırdıklarına da tanık olduk. Bu, karşılıklı beklentinin çok büyük olmasından da kaynaklanıyordu. İçinden geçtiğimiz süreç, dayanışmanın gücünü iki kardeş ülkeye de gösteriyor.

***

Türkiye diplomatik yoğunluk bakımından dünyada ilk 10 arasında yer alıyor. Zaman zaman ilk beşe giriyor. 

Balkanlar gerilse, bir ucu Türkiye...

Ortadoğu karışsa, istesek de istemesek de “Türkiye neresinde” diye bakılıyor...

Kafkaslar’da tansiyon yükselse, nabız Türkiye’de atıyor...

Anadolu’da 15 milyondan fazla Balkan, 10 milyona yakın Kafkas kökenli yurttaşımız var. Türkiye’nin çevresinde de Avrupa’nın “Türk dilli alan” dediği bölgeler var.

Bu tablo, 1991’de Sovyetler’in çökmesini milat almak gerekirse Soğuk Savaş’ın bitiminden sonra harita üstüne çıktı.

Bugün Azerbaycan boyutu sıcaklaştı. Eski Sovyet nüfuz bölgelerini aklından çıkarmayan Rusya’nın Bakû’daki ağırlığını artırmak için de adım atabileceğini hesaplamak gerekiyor. Rusya ile düşmanlaşmanın da yararı yok. Rusya dahil bölgede gözü, eli, kulağı, maşası olan küresel aktörlerle ilişkide önerimiz şu:

Ne kafa tutalım ne çanak tutalım...

Ulusal çıkarlarımızı her şeyin önünde tutalım.


Yazarın Son Yazıları

Sırıtıyor... 22 Ekim 2020
Hukuksal soykırım! 18 Ekim 2020
Bütöv Azerbaycan! 30 Eylül 2020