Çin modeli: Sonsuz iktidar!

07 Aralık 2021 Salı

Erdoğan hiçbir akılcı yönteme dayanmayan adımlarını ancak Türkiye’ye çok uzak bir benzetme ile anlatabilirdi:

Çin modeli!

ABD ile çanak tutma - kafa tutma mesafesinde giden ilişkilere, Putin’le “her alanda” devam eden ortaklıklara, Körfez şeyhleriyle pazarlıklara ancak Çin modeli ile açılım getirilebilirdi.

Anlaşılan bir süre de “Çin modeli nedir” sorusuna yanıt aranacak.

Kamuoyu ilk aşamada Çin’in ekonomisinden yola çıkarak yorumlar yaptı. Ancak bize göre Erdoğan’ın kafasında daha çok Çin’deki gibi “sonsuz iktidar” arayışı var.

***

Çin’e daha önce üç haftalık bir zaman diliminde Pekin, Şian, Urumçi, Turfan, Şanghay, Hong Kong’u kapsayan bir sırt çantalı gezi yapmıştık. Dönüşte “Çin’in Uzun Yürüyüşü” başlığı ile kitaplaştırmıştık.

O günden bu yana da gelişmeleri izlemeye çalışıyoruz.

Çin ekonomisinin giderek dünya liderliğine yürüdüğü herkesin dikkatinde. Bunun altında her şeyden önce uzun yıllara dayanan bir planlama, ülke kaynaklarını yabancılara vermeyip kalkınma için kullanma, başta elektrik olmak üzere üretim girdileri için olabildiğince az döviz ödeme olmak üzere kapsamlı bir strateji var.

1980’li yıllarda özelleştirmelere, seçilmiş kişileri fabrikatör yaparak başladılar.

Bugün dünyada en çok dolar milyarderi Çin’de. 2016 yılına dek ABD birinciydi. Şimdi Çin, ABD’yi üçe katladı. 2021 verilerine göre Çin’de 1058 dolar milyarderi bulunuyor. 2020’de, yani koronavirüs salgını günlerinde haftada sekiz Çinli “dolar milyarderi” sıfatı kazandı. ABD’de 696, Hindistan’da 177, Almanya’da 141, İngiltere’de 134, Rusya’da 85 dolar milyarderi var.

Buna karşın Çin’in dünyaya ihracat yapmada, yabancı yatırımcı çekmede en “çekici” özelliği şu:

Emekbank!

Yani gelişmiş ülkelere göre çok ucuz emek gücü.

Erdoğan’a böyle bir denklem cazip gelmiş olabilir ama bunun için de yukarıda vurguladığımız gibi uzun erimli bir planlama var.

Çin’in siyasal sistemi ise şöyle:

Çok partili, tek partinin sürekli iktidarda kaldığı bir halk cumhuriyeti!

Tam Erdoğan’a göre!

Çin’de dokuz parti var. İktidardaki Çin Komünist Partisi tek yönetici ve karar verici. Öteki sekiz parti danışma organı halinde. İki büyük meclis var: Halk meclisi ve danışma meclisi.

Halk meclisinde sadece Komünist Partisi üyesi olanlar yer alıyor. Yani iktidar halk meclisi! (Bu daha daha Erdoğan’a göre!)

Danışma meclisi ise öteki sekiz parti üyeleri ve meslek temsilcilerinden oluşuyor. İki meclis aynı anda toplanıyor. Danışma meclisi önerilerini sunuyor.

Devlet Başkanı Şi Cinping’in ömür boyu bu koltukta kalmasının yolu açık! Eee bu çok daha Erdoğan’a göre!

***

Yine Çin bağlamında vurgulamak gerekirse Çin’de Atatürk’ten hep “Kemal” diye söz ediliyor. Öyle yerleşmiş. 

Atatürk’ün emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık mücadelesi onlar için de rehber. Bunu Pekin’de kendilerinden dinledik. Lise kitaplarında sayfalarca yeri var!

Çin, kendi yol haritası içinde, bölgesinin gerçeklerine dayalı bir yönetim anlayışı tutturdu.

Erdoğan, biraz daha Çin’i araştırırsa Türkiye için en uygun modelin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerlerini ve ahlakını bugüne taşımak olduğunu görecek ama...

Uygulaması mümkün değil!

Kendisine her şeyi yakıştıran Erdoğan’a “Çin tipi komünist sistem” niye yakışmasın!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları