Yine astroloji
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Yine astroloji

21.12.2025 12:08
Güncellenme:
Takip Et:

Geçmişte astrolojinin sıfır olduğu, akıldışı, bilimdışı bir şey olduğu konusunda çok makale yazdım, konuşma yaptım. Sanırım sınırlı bir kesim üzerinde etkili oldu ama yaygın olarak insanlardaki astroloji sevdasını değiştirmedi. Yılbaşı geliyor, yine kanallara sözde astrologlar çıkacaklar yeni yılda neler olacağını anlatacaklar. Bazı televizyon kanallarında her ay düzenli olarak astrologlar çıkıyor. (Elektrik israfı)

Bazı konferanslarımda astroloji diye bir şey olmadığını anlatıyorum, kanımca ispat ediyorum, kaynaklar gösteriyorum ve kendimi iyi hissediyorum. Ancak konferans çıkışında anlattıklarımın fazlaca işe yaramadığını anlıyorum. Ben “Astroloji yoktur” diyorum, bazı değerli izleyicilerim “Hocam hiç mi yok?” diyorlar. Bazen de astrolojinin gerçekçi ve bilimsel olmadığını anlattığımı sanıyorum, çıkışta bazı izleyicilerim “Hocam burcunuz ne?” diye soruyorlar. Niçin böyle oluyor?

Psikolojide, “İnsan kognitif (bilişsel) cimridir; bir konuda bir kalıp yargı edindiğinde yeni gelen bilgilerle bu yargıyı test etme zahmetine katlanmaz, yeni gelen bilgiyi ‘yanlıştır’ diyerek reddeder” deriz. Bu insan tercihi gelişmeyi, gerçeğe yaklaşmayı engeller. Irk ayırımı, cinsiyet ayırımı, mezhep ayırımı, astroloji sevdası temelde birtakım kalıp yargılara dayanır.     

ASTROLOJİ ÇÜRÜTÜLDÜ

Lawrance Jerome tarafından yazılan “Astroloji Çürütüldü” isimli kitap TC İstanbul Kültür Üniversitesi tarafından yayımlandı.* Astrolojinin akla ve bilime aykırı olduğu bu kitapta uzun uzun anlatılmaktadır. Astroloji konusunda hâlâ şüphesi bulunanların bu kitabı okumalarını öneririm. Söz konusu kitapta astroloji diye bir şey olmadığı konusunda deklarasyon yayınlayan 192 bilim insanından söz edilmektedir. Bu kişiler arasında psikoloji camiasının yakından tanıdığı Konrad Lorenz de vardır.  

Bazen astrologlar, “Şu burçtan olanlar önümüzdeki ay yatırım yapmasınlar” diyorlar. O burçtan olan milyonlarca insan var, mensup oldukları burcun bu insanları ve onların ilişkide bulunacakları kişileri hangi mekanizmayla etkileyecekleri konusunda elimizde veri yoktur. Ayrıca böyle bir hipotezin test edilmesi mümkün değildir. 

Astrolojiyi Sümerler ortaya attı, eski Yunanlar geliştirdi. Şimdi hâlâ burçları oluşturan gök cisimlerini iki boyut üzerine yerleştirerek çiziyorlar. Çünkü Sümerler gökyüzünü iki boyutlu zannediyorlardı, yıldızların parlaklıklarını, kadir derecelerini bilmiyorlardı. Aslında yıldızlar iki boyut üzerine değil, öncelikle üç boyut üzerine yerleşmiştir. Yani yay burcunun bir yıldızı şuradaysa diğer yıldızı çok daha uzaktadır. Üç boyuttaki yıldızları iki boyut üzerinde gibi gösterirseniz ortaya ne yay çıkar ne de başak.

Üstelik gök yüzü ışık fosilidir. En yakın yıldızın ışığı dört yılda gelmektedir dünyaya, kimininki onlarca yılda gelmektedir. Yani dördüncü boyut söz konusudur.     

Astrologlar gökteki yedi yıldızı kendilerince birleştiriyorlar, ortaya avcı takım yıldızı çıkıyor. Ancak avcının kafası, eli, kolu, oku, yayı yoktur. Aynı yedi yıldızı ben birleştiriyorum, ortaya ütü masası çıkıyor. 

MUĞLAK HİPOTEZLER

Bazen televizyon kanallarına bir sözde astroloji uzmanı çıkıyor, belli kişiler için yorumlar yapıyor. Genelde şu ifadeleri kullanıyorlar: “Önümüzdeki ay bu kişiyi işinde belirli zorluklar bekliyor ancak bazı kolaylıkların ortaya çıkması da mümkündür.” Bu çift uçlu bir hipotezdir, bilimde geçerliliği yoktur. Siz yazı mı tura mı atacaksınız, ne geleceğini ben bilebilirim desem bana inanır mısınız? “Sonuçta yazı gelme ihtimali yüksektir, ancak tura gelme ihtimali de göz ardı edilemez” desem bu bir çift uçlu hipotezdir. Her iki durumda da ben haklı çıkarım. Çift uçlu hipotezler bu yüzden bilimsel değildir.  

ASTROGLAR NEYİ BİLDİLER?

Televizyonlarda astrologların son pandemiyi önceden bildikleri söyleniyor. Bu bir algı yanılmasıdır. Pandemi öncesinde Uzakdoğu kökenli bir küresel salgın olabileceği dünyadaki pek çok hekim tarafından dile getirilmişti. Çünkü bu konuda emareler vardı. Astrologlar da ortaya çıkıp yakında pandemi olacak dediler. Bilmediler, hekimlerden ipucu aldılar.  

Her yıl aralık ayında dünyadaki astrologlar, kâhinler dergilere “önümüzdeki yıl doğal afet olacak, ünlü birisi ölecek” diye her ihtimale karşı röportaj verirler. Yıllarca pek çok şom ağızlı, “Paul Papa bu yıl ölecek” diye beyanatta bulundu. Ben not ettim. O yıl bitip de Papa ölmeyince kimse ortaya çıkıp da “hani Papa ölecekti” diye bu beyanatları verenlerin yakasına yapışmadı. Ancak Papa da ölümlü olduğu için bir gün öldü. Bir süre önce bunun olacağı konusunda tahminde bulunanlar ortaya çıktılar. Herkes nasıl bildiler diye hayret etti. Bence ortada toplumsal bir illüzyon vardı.   

Sonuçta astroloji akıldışıdır, bilimdışıdır. Astrolojiye inananlar, astrolojiye benzeyen pek çok akıldışı şeye de inanabilirler. 

Kaynakça

* Jerome, L. (2009). Astroloji Çürütüldü. Çev. R. Pekünlü. İstanbul: T. C. İstanbul Kültür Üniversitesi yayını.   

İlgili Konular: #Astroloji

Yazarın Son Yazıları

Köleleşme

Kölelik tarih boyunca zincirlerle ve kırbaçlarla kuruldu. Günümüzde ise tüketim alışkanlıkları, ve görünmez bağımlılıklar, özgürlük duygusunu yeniden sorgulatıyor. Kölelik düzenleri tarihe karışsa da modern yaşamın sunduğu konfor ve teknolojibireyi farkında olmadan yeni bağımlılık ilişkilerinin içine çekebiliyor.

Devamını Oku
05.07.2026
Ahlak eğitimi

Ahlak eğitimi

Devamını Oku
28.06.2026
Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Günümüzde pek çok eğitimci, aydın Finlandiya’daki eğitim mucizesini görüp öğrenmek için Finlandiya’ya gidiyor. Bence gereksiz, görüp öğrensek bile ülkemizde uygulayamayız. Atatürk Finlandiya’daki şahlanışı anlatan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” isimli kitabı Türkçeye çevirtmiş ve askeri okullarda okunmasını istemişti. Biz Finlandiya eğitim sistemini 90 yıldır biliyoruz. Biliyoruz da hayata geçiremiyoruz.

Devamını Oku
21.06.2026
Ey Türk genci

Ey Türk genci

Devamını Oku
14.06.2026
‘Sarı Zarflar’

Nazi Almanyası’ndan Sovyetler Birliği’ne, McCarthy döneminden günümüze uzanan ortak bir hikâye: Düşünceleri nedeniyle hedef alınan insanlar. “Sarı Zarflar”, bu evrensel yarayı sinema diliyle yeniden hatırlatıyor.

Devamını Oku
07.06.2026
Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık

Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık yalnızca insana özgü davranışlar değil. Ancak insanı ayıran şey, bu eğilimleri ahlak ve bilinç süzgecinden geçirebilme sorumluluğu. Doğada sahte sinyal, yiyecek isteme ve çıkar için davranış değiştirme örnekleri var. İnsanda ise bu davranışlar dil, bilinç ve ahlakla birleşince çok daha karmaşık duruma geliyor.

Devamını Oku
31.05.2026