Ekonomide sıkıyönetim rakamlara gözaltı...

19 Aralık 2018 Çarşamba

Ekonomik kriz her yere girdi; bir tek Erdoğan’ın konuşma metnine girmedi. Tablo AKP tabanını da endişelendiren bir hal aldı.
Bütün mesele şu; 31 Mart’a kadar her şeyi toz pembe göstermek.

Bunun için akla hayale gelmeyecek yöntemlere başvuruyorlar. Üç yanlış yola sapmış durumdalar; rakamları gizlemek, rakamları çarpıtmak, paralel istatistik oluşturmak.
Her biri ötekinden beter.
Ekonominin iki temel altyapısı vardır; hukuk ve güven.
Her ikisi de sizlere ömür. 

***

Somutlaştırmak gerekirse; artık konkordato rakamları açıklanmıyor. Başvuru tarihinden itibaren üç aylık bir inceleme süresi gerekçe gösterilerek bilgi verilmiyor. Ne tesadüf; üç ay sonrası seçim bitimine denk gelecek!
Ekonomi Bakanı Berat Albayrak, kasım ayında bütçenin 7.6 milyar fazla verdiğini açıkladı. Oysa yıla bütün bakıldığında ocak-kasım toplam bütçe açığı 54.5 milyar lira. Kasım ayında imar affı, vergi affı ve bedelli askerlikten gelen 35 milyar lira bile ancak açığı azaltabildi.
İşsizlik rakamları uzun süre yüzde 9 civarında tutuldu. Amaç psikolojik olarak “tek hane” algısı yaratmaktı. Rakamlar indirilemeyecek hale gelince resmi açıklama yüzde 11’in üstüne çıktı. Genç işsizler yüzde 20’ye yaklaşıyor. İş bulma umudunu yitirdiği için artık iş aramayanlar bu rakama dahil değil.
Enflasyondaki gerçek de şu; ocak-kasım şarküteri yüzde 18, manav 24, beyaz et 45, bakkaliye 47, temizlik 69, ortalama yüzde 34.
Kamuoyuna yansımasa da bankalarla iktidar arasında ciddi gerilimler yaşanıyor. İş, bankaların temettü dağıtmasını kısıtlama noktasına gelince gerilim daha da yükseldi. Zira çok büyük bölümü yabancı ya da yabacı ortaklı.
Bankalardan temel istem şu:
Mart ayı sonuna kadar toz kaldırmayın!

***

Türkiye son 25 yılda üç büyük kriz yaşadı. 1994’teki temelde maliyenin kriziydi, 2001’deki bankalar merkezleriydi. Bugünkü, firmaların krizi olarak başladı, adım adım herkesin krizi olmaya doğru gidiyor.
24 Haziran seçimleri öncesi gelen işaretler, seçim sonrasına ötelendi. Temmuz, ağustos dövizdeki yükselişle geçti. Genel söylem olarak döviz artıyor deniyor ama, gerçek şu ki; Türk Lirası değer yitiriyor.
Ekimle beraber her şeyi yerel seçim sonrasına süpürme seferberliği başladı.
Gerçekleri gizlemek için gösterilen çaba sorunları çözmek için harcansa ciddi yol alınabilirdi.
Oysa ekonomi verileri öksürük gibidir, uzun süre içinizde tutamazsınız.
Rakamları gözaltına almak, insanları gözaltına almak kadar kolay değildir.
Dileriz bu yolun sonu IMF kapısı olmaz! 


Yazarın Son Yazıları

Ş-ahlanış! 17 Ocak 2021
Demoktatörlük! 13 Ocak 2021
AİHM’den Uludere’ye! 27 Aralık 2020