Kılıçdaroğlu ile tarih, gündem, gelecek üzerine...
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Kılıçdaroğlu ile tarih, gündem, gelecek üzerine...

23.08.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla kendi yazılarına da yer verdiğimiz “Küre-selleşme” kitabımızı paylaşmak üzere yaptığımız görüşmede konu doğal olarak güncel tartışmalara geldi.

Kitabı iletirken, “sürekli yazıyorsunuz” diye gülümseyince mütevazı karşılık vermeye çalıştık:

- Henüz 50. kitap!

Arkadaşımız İpek Özbey’e verdiği röportajın yankılarından genel olarak memnun olduğunu vurguladı ama “kantin solcuları” tanımına açıklık getirme gereği duydu:

Nadir Nadi’nin ‘gardırop Atatürkçülüğü’ tanımına benzer bir tanım olarak kullandım onu. Bana göre solculuk halkın arasında olmak, ezilenlerin sorunlarını dile getirmektir... Bunu yapmıyorsan solcu olamazsın...

CHP’nin 37. olağan kurultayının belgesi olan “Cumhuriyetin İkinci Yüzyılına Çağrı” manifestosunun gelecek için iyi bir yol haritası olacağına olan inancımızı vurgulayınca “şuna üzüldüm” dedi, devam etti:

Kurultayın ertesinde bunun kamuoyunda tartışılacağını, daha geniş yer bulacağını düşündüm ama Muharrem İnce’nin çıkışı bunu engelledi. Arkadaşlara söyledim, kesinlikle polemiğe girmeyin diye... Beklediğim gibi devam etti. Önümüzdeki günlerde o manifestoyu topluma mal etmek için çaba harcayacağız...

Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adaylığına verdiği yanıtın farklı yorumlarla tartışılmasını değerlendirirken söze, “Beni en iyi Orhan Bursalı anladı” diye başladı. Bursalı, 18 Ağustos tarihli “Kılıçdaroğlu, Gül Meselesi, Program ve Cephe” başlıklı yazısında, Gül’ün ve İnce’nin adaylık tartışmasının geride kaldığı çıkarımını yapmıştı.

Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili en azından yolyöntem konusunu netleştirmezseniz başınız çok ağrımayacak mı” sorumuza şu karşılığı verdi:

Şu anda bir ittifakın içindeyiz. Cumhurbaşkanı adaylığı gündeme geldiğinde önce ittifak içindeki partilerin genel başkanları ile konuşuruz. Burada iki yol var: Her parti kendi adayını mı çıkaracak, ortak aday mı çıkacak? Bu tercihe göre aday belirleriz. Bunun da öncesinde nasıl bir cumhurbaşkanı istiyoruz sorusuna ortak bir yanıt bulacağız. Cumhurbaşkanı devletin başı olarak birleştirici, temsil sorumlulukları alan bir konumda olmalı. Asıl icracı başbakan olmalı. Bugünkü sistemin yanlışları yaşanarak da görüldü. İyi anlatabildiğimizde toplum bizim önerimizi tercih edecektir...”

Üçüncü aydınlanma dönemi

Kılıçdaroğlu, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında kurulacak iktidarın ne yapması gerektiğini oldukça geniş bir tarihsel derinlik içinde biçimlendirdi:

Bugüne dek iki büyük aydınlanma yaşadık; ilki 13. yüzyılda Mevlana, Hacı Bektaş, Yunus Emre ile... O dönem bugüne de ışık tutan büyük bir Anadolu aydınlanması yükseldi. İkincisi Atatürkle. Mustafa Kemal’in başardıklarını bugünkü kuşaklara tam olarak anlatabildiğimizi söyleyemeyiz. Şimdi üçüncü aydınlanma dönemini gerçekleştirme sorumluluğumuz var. Bunu hiçbir ayrım yapmadan demokrasiye inanan bütün kesimlerle birlikte başaracağız.

Kılıçdaroğlu, toplumun ve siyasetin laiklik konusunda da ortak bir paydada buluşma sürecinde olduğu görüşünde. “Artık laikliğin din ve vicdan özgürlüğü olduğu, bunun dinsizlik anlamına gelmediği görüşü kabul görüyor. Atatürk’ün dine olan saygısı biliniyor. Bu konuda bir olumsuz yaklaşım toplumdan tepki görüyor. Türkiye’de laiklikle ilgili bir tartışma olsun istemem” diye değerlendirdi.

‘Kurtuluş Savaşı anılarını okuyorum...’

Kemal Bey, bugünkü iktidara karşı mücadele ederken bir kaygısının da yakın tarihin iyi bilinmemesi olduğunu vurguladı, şunları söyledi:

Cumhuriyeti kuranlar yumurta satıp fabrika yaptılar. Hem de ne fabrikalar... Etimesgut burada, Kayseri Uçak Fabrikası, Karabük, Eskişehir... Bunları zaman zaman dile getirdiğimde bana belgeler, fotoğraflar gönderiyorlar. Şeker fabrikaları, Sümerbank her birinin kuruluşu bir destan... Bugünlerde 1952 yılında basılmış, Sel Yayınları’ndan çıkan Kurtuluş Savaşı anılarını okuyorum. İçinde Yunus Nadi’nin, Celal Bayarın, Falih Rıfkının anıları var. Bunları mutlaka bugünkü kuşaklarla buluşturmak gerek...

Atatürk’e, Kurtuluş Savaşı’na saldıranlara bakışı şu:

Onlar Kurtuluş Savaşı’na karşı çıkan, katılmayan anlayışın devamı... Katılmamanın ezikliğini saldırarak gidermeye çalışıyorlar.”

Kurtuluş Savaşı’nda öne çıkan şehirlere de gönderme yaparak şöyle diyor:

Örneğin Samsun, Erzurum çok anlamlı işlevi olmuş şehirler. Bugünkü kuşaklara Cumhuriyetin kuruluşunu daha iyi anlatsaydık, bu gibi şehirlerimizde daha farklı bir siyasal iklim olurdu...

Bu noktada sözü yeniden “üçüncü aydınlanma dönemi”ne getirdi:

Bunu başaracağız. Bunun toplumsal altyapısı var. Sokakta sorsak; padişaha kulluk mu etmek istersin devletin eşit bireyi, özgür bir yurttaşı mı olmak istersin? Cevabı bellidir. Kadınlar, ikinci sınıf vatandaş olmayı mı tercih eder? Elbette hayır... Osmanlı ne yazık ki eğitime önem vermedi. Bunun ağır sonuçlarını yaşadık. Bugün de eğitimsizlik, karanlığın en önemli nedeni...”

‘Toplum önde CHP yanında...’

Kılıçdaroğlu, iktidara karşı yer yer yükselen toplumsal tepkinin, “CHP eylemi” damgası taşımamasına büyük özen gösteriyor. Şöyle dedi:

Örneğin çevre konusunda çok bilinçli bir duyarlılık var. Bir semtte, bir köyde iktidarın çevreye zarar veren adımına tepki konduğunda bizim arkadaşlarımız öne geçince eylem CHP’nin bir çıkışı gibi algılanıyor. Halbuki halkın önde olması, CHP’nin, bizim arkadaşlarımızın onların yanında olması, desteklemesi gerekir...

Kemal Bey, bu yaklaşımını siyasetin pek çok alanında ortaya koyuyor. Millet İttifakı’nın yaşaması, büyümesi için de CHP’yi dengeli bir yerde tutmaya özen gösteriyor. Barajın yüzde 50’ye çıkması bunda önemli etken. İttifakı genişletmek, CHP dışındaki “dostları” da çoğaltmayı gerektiriyor. Bunu yaparken siyaset sahası olarak “CHP’nin içi dar çevresi geniş” bir görüntünün ortaya çıkması uzun vadede CHP’nin yararına görünmüyor.

Kılıçdaroğlu’nun tarihi ve felsefi yaklaşımlarla da bezediği hedefleri sağduyulu, solduyulu tüm kesimler için büyük bir toplanma yeri olabilir. Buna CHP’nin dışından katılacaklar çok kıymetli... Bunun yanında CHP’nin içinden aktif katılacaklar, bugün görünenden çok daha fazla olabilir.

Kim bilir Kemal Bey belki şöyle bir cümle kurmayı da düşünür:

Dostlarımız ve evlatlarımızla iktidara geleceğiz!

İktidarda bir parti yok. Cumhuriyetin tüm kazanımlarını itinayla söküp kendisine elbise dikmek isteyen bir zihniyet var.

Bugün elbet CHP’liler de sosyal mesafeye özen göstermeli ama aralarında siyasal mesafe olmamalı...

Yazarın Son Yazıları

Adana’dan Silivri’ye!

Çarşamba Silivri’deydik, bugün Adana’dayız!

Devamını Oku
10.01.2026
AKP transfer-fer arıyor!

AKP, emekliye zam oranını artıramayınca Meclis’teki temsil oranını artırmak için harekete geçti.

Devamını Oku
08.01.2026
Kontrolsüz güç, güç değildir!

Başlık klasikleşmiş bir anlatım.

Devamını Oku
07.01.2026
Dünya söyleniyor, Trump eğleniyor!

ABD’nin Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu eşiyle birlikte New York’a kaldırması, dağa kaldırmaktan daha kaba bir operasyon!

Devamını Oku
06.01.2026
İran’da çarşı karıştı!

Yeri geldikçe vurguluyoruz, Türkiye dünya ile komşu!

Devamını Oku
03.01.2026
2026: Çoktan seçmeli!

Halının altı o kadar çok yükseldi ki 2026’yı zor görüyoruz!

Devamını Oku
01.01.2026
2025’te yitenler!

2025’in son gününde, geçen 365 güne bakınca hayıflanmadan edemiyoruz...

Devamını Oku
31.12.2025
Topraklarımızda 10 bini aşkın IŞİD’li!

Yılın son pazartesi gündemini tahmin etmek zor değildi.

Devamını Oku
30.12.2025
Çöp bidonu sofra olmuşsa...

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın 9 Aralık’ta TBMM’de mülakat eleştirileri yöneltip “Utanmıyor musunuz” sorusuna AKP’li mevkidaşının yanıtı şu olmuştu...

Devamını Oku
27.12.2025
Kevgir kubbe!

Libya Genelkurmay Başkanı Muhammet Ali el Haddad’ın Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaretten sonra ülkesine dönerken uçağının düşmesi sonucu heyetiyle birlikte ölümü, pek çok soru işaretinin doğumuna neden oldu.

Devamını Oku
25.12.2025
Kırılma-karılma süreci!

2025, 2026’ya hayli karışık, yeniden biçimlenmelere açık, seçenekleri bol bir siyasal gündem devrediyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Gündeme uyuşturucu verdiler!

Toplumda ciddi sarsıntı yaratan operasyonlar için sık kullanılan cümlelerden biri şudur: Zamanlama manidar!

Devamını Oku
23.12.2025
Utanmazlar!

9 Aralık’ta TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “ayrıcalıklı” işe girenleri sıraladı.

Devamını Oku
20.12.2025
Taht oyunları!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, son günlerde bazen konuşmuyor!

Devamını Oku
18.12.2025
Gülşah Durbay’ın bıraktığı iz...

Ne zaman, zamansız bir ölüm haberi alsam aklıma ilk Yunus Emre’nin dörtlüğü gelir...

Devamını Oku
17.12.2025
Denetim elemanları...

Gündemde asgari ücret var.

Devamını Oku
16.12.2025
Bebeerkil toplum!

TÜİK deyince aklımıza ilk enflasyon rakamları geliyor ama kurumun Türkiye’nin her alandaki verilerini derleyip toparlamak, bunları “bilgi” haline getirmek gibi önemli bir işlevi var.

Devamını Oku
13.12.2025
Trumpizm: Önce Amerika!

ABD’nin yeni strateji belgesi yayımlandı.

Devamını Oku
11.12.2025
Denk bütçe!

2026 yılı bütçesinin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlamasıyla ekonomi hak ettiği gündem önceliğini bir nebze kazandı.

Devamını Oku
10.12.2025
Suriye’nin bir yılı!

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin üzerinden bir yıl geçti. 8 Aralık 2024’te Şara ve beraberindekiler Halep’ten çıktıkları engelsiz yolculukla Şam’a vardılar. Havaya sıktıkları zafer kurşunları Esad güçlerine sıktıklarından çok daha fazlaydı.

Devamını Oku
09.12.2025
Mr. Tom Barrack... Bu üslubu bırak!

Sayın Büyükelçi, göreve geldiğiniz günden beri Türkiye ve bölge üzerine tezler ortaya atıp geçmişten geleceğe aklınıza geleni söylüyorsunuz.

Devamını Oku
06.12.2025
İktidar, halkın İMF’si oldu!

Dün sabah saat 10.00’da enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte art arda buna paralel haberler döküldü:

Devamını Oku
04.12.2025
Tarım ‘şap’a otururken!

Uzunca bir süredir tarımdan gelen olumsuz haberler zincirine sonunda iktidarın TÜİK’İ de katıldı.

Devamını Oku
03.12.2025
Papanın ziyareti!

Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti sona erdi, tartışmaları devam ediyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Yeni siyasal yelpaze ve CHP!

CHP’nin 39. olağan kurultayı Ankara için sık kullandığımız şu tanımın gölgesinde başladı...

Devamını Oku
29.11.2025
İtirafname!

İBB iddianamesi İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

Devamını Oku
27.11.2025
Parçalar birleşmiyor!

Uzun süre tartışıldıktan sonra ansızın gerçekleşen İmralı görüşmesinin yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu dün vurgulamıştık.

Devamını Oku
26.11.2025
Süreç yeni başlıyor!

Kritik haftalardan bir hafta daha başladı.

Devamını Oku
25.11.2025
CHP milleti dinledi...

Son birkaç gündür uzun süredir konuşamadığımız, Anadolu’nun pek çok yerinden eski-meyen dostların sesini duyduk.

Devamını Oku
22.11.2025
İşi İmralı’ya sürdüler!

Kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” diye bilinen komisyonun tam adı şöyle...

Devamını Oku
20.11.2025
Erdoğan’la Bahçeli’nin Öcalan sorunu!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün partisinin grup toplantısındaki konuşması bir süredir kulislerde dalgalanan pek çok olasılığın doğruluk payını arttırdı.

Devamını Oku
19.11.2025
Akdeniz’de ABD kuşatması!

Güney yelpazemizde birbirinden farklıymış gibi seyreden gelişmeleri birleştirince ortaya Türkiye’nin etrafını saran bir yay çıkıyor.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianamenin satırları!

Satır sözcüğünün ikinci anlamı şu...

Devamını Oku
15.11.2025
AKP’nin bitmeyen Atatürk zikzakları!

Bir 10 Kasım’da daha Mustafa Kemal Atatürk’ün unutulmaz, unutturulamaz olduğunu yaşadık.

Devamını Oku
13.11.2025
Bana her şey Ergenekon’u hatırlatıyor!

Dün sabah iktidar medyasının haber vermesiyle gündeme düşen İmamoğlu iddianamesi saat 15.00 sıralarında kamuoyuna ulaştı.

Devamını Oku
12.11.2025
45. yıl…

7 Kasım 1980 Cuma günü. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde günün sonuna yaklaşıyoruz.

Devamını Oku
11.11.2025
Hukuksuzluk Tayfun’u!

1293 gündür hapiste olan Tayfun Kahraman’la ilgili Anayasa Mahkemesi’yle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi arasındaki asimetrik çatışma Türkiye’nin hukuksuzlukta geldiği noktanın yeni bir ivmesi oldu.

Devamını Oku
08.11.2025
New York’ta sosyalizm!

Dünyanın Trump krampına girdiği bir süreçte ABD’nin kalbi New York’ta belediye başkanlığı seçimlerini Müslüman kökenli sosyalist Zohran Mamdani’nin kazanması, içinde büyük umutlar taşıyan önemli bir başlangıç olabilir!

Devamını Oku
06.11.2025
Pazarlık!

Her şeyin pazarlığa tabi olduğu bir dönemdeyiz.

Devamını Oku
05.11.2025
Anayasa oyunları!

Dün AKP iktidarının 23. yılıydı. Çeyrek asra yaklaşan süreci şöyle özetlemek mümkün:

Devamını Oku
04.11.2025