Reformdan korkmak

Reformdan korkmak

18.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Öteden beri bir adalet bakanı “yargıda reform” amaçlı bir çalışma başlattıklarını müjdelese (!) benim içimde birtakım endişeler kıpırdamaya başlar. Çünkü deneyimler göstermiştir ki soruşturma, yargı, yargılama ve infazla ilgili uygulamalar konusunda şikâyetleri önlemeyi amaçlayan bir çalışma başlatılmış olsa bile, onun yanına üç-beş belki de on adet sakıncalı hüküm konacak ve o üç şikâyet konusu ortadan kaldırılıyormuş gibi yapılırken adalet sisteminin, daha doğrusu, soruşturmanın sağlıklı şekilde yürütülmesinin, yargıçların gerçekten “güvence” içinde ve “bağımsız” şekilde karar vermediğini öngören hükümler ya olumsuz yönde değiştirilecek yahut da tamamen yürürlükten kaldırılacaktır.

Uzatmadan en unutulmaz örneği anımsatayım:

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin henüz ismindeki “adalet” ve “kalkınma” kelimelerini unutturup da yerine ak kelimesini yapıştırmaya henüz çaba göstermedikleri 2010 yılında Sadullah Ergin isimli zat adalet bakanı iken büyük bir yargı reformu paketi getirdiler. O sırada anımsayacaksınız AKP iktidarı ve onun başındaki Tayyip Erdoğan, Fethullah Gülen cemaatiyle deyim yerindeyse “can ciğer, kuzu sarması” idiler. Hatta o referandumda kampanyaya destek veren Fethullah Gülen, kendi taraftarlarına talimat vererek “Gerekirse mezardaki ölülerin dahi bu reforma destek vermeleri” için çalışmalarını istemişti.

Ve o reform sonucu; yargı bağımsızlaşacak, yargıçlar yasalardan ve vicdanlarından başka şeye bakmadan karar verecek, kısaca Türkiye’de mahkemeler hem daha seri hem de adil bir biçimde hüküm kuracaklardı. Artık onların atanmasına, yükselmesine veya görevde bir kusur işlemişlerse onun değerlendirilmesine yargı dışından hiçbir güç karışamayacaktı.

Özetle Türkiye, böylece tarihinde görülmemiş düzeyde bir adalet sistemine kavuşacaktı.

Daha önceki ve sonraki “yargı reformları”na değinmiyorum. Çünkü gerçekten yüz ağartacak, yargının gerçekten adalet dağıtmasını sağlayacak hiçbir “reform (!)” anımsamıyorum. Bırakın “reform” dedikleri “katakulli” paketlerini, Yılmaz Tunç isimli “adalet (!)” bakanının, her gün gözümüzün içine baka baka “Türkiye’de yargı bağımsızdır” diyerek kamuoyuyla alay ettiği gerçeğini nasıl unutacağız?

Yılmaz Tunç’un sözünü ettiği “on birinci reform paketi” de ötekilerden pek farklı değil. İki çocuğun kendi yaştaşları bir öğrenciyi bıçaklayarak öldürmesinden alınan dersle, “çocuk yaşta suça sürüklenenler” hakkında getirilen olumlu değişiklik yanında, “23 senedir iktidardayız. Kimsenin özel hayat tarzına, özel yaşamına karışmadık ve karışmayacağız” diyerek övünen AKP ileri gelenlerini alenen tekzip etmeyi amaçlıyormuş gibi, cinsel eğilimi LGBT’lerle aynı çizgide olanları peşinen suçlu ilan etmek neyin nesi oluyor? Onlar arasında nişan veya nikâh gibi tören düzenleyenleri 4 yıla kadar hapsetmek, özel yaşamı ihlal etmenin daniskası değilse nedir?

Yılmaz Tunç döneminde birilerinin beklentileri yönünde değil de yasanın ve vicdanın emrettiği doğrultuda yetki kullanan savcı ve yargıçlardan söz etmeye bile henüz fırsat doğmadı.

Onları da bir başka yazıda ele almak üzere...

Yazarın Son Yazıları

Yeni mutabakat anlayışı

Niyetim, son aylarda tekrar ön plana çıkan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı yazmaktı.

Devamını Oku
03.10.2026
O dersler yetmedi mi?

Genç bir adam.

Devamını Oku
19.09.2026
Günah tarihte mi?

Kendi kuşağının ülkemizdeki en takdire değer gazetecileri İsmail Saymaz, Murat Ağırel, Barış Terkoğlu, Timur Soykan (Saygı Öztürk bir önceki kuşaktandır) kamuoyunu çok yaralayan Üsküdar Belediyesi’nin CHP’den AKP’ye geçme olayını birkaç gün önce bir TV kanalında enine boyuna tartıştılar.

Devamını Oku
12.09.2026
YENİ Parti ve Özel

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, iki gün önce basına yansıyan geniş bir açıklamayla siyasi yaşama yeni bir açılım kazandırdı...

Devamını Oku
05.09.2026
Bir haddini bilmez...

Bu iktidar en çok görevli yerleştirmekle eleştiriliyordu değil mi?

Devamını Oku
29.08.2026
Hiçbir farkları yok

Gözümüz aydın!

Devamını Oku
15.08.2026
Terörsüz yaşayacaksak...

“Terörsüz Türkiye” hayaliyle birçok insanın bel bağladığı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmennin Güçlendirilmsine Dair Kanun” başlığıyla kaleme alınan yasa önerisi uzun süre “devlet sırrı” gibi saklandıktan sonra TBMM Başkanlığı’na sunuldu ve metni de açık hale geldi.

Devamını Oku
08.08.2026
Çerçeve yasa

Bir Anadolu sözüdür: Bir işin sonuna çok yaklaşılınca “Yüzdün yüzdün kuyruğuna geldin” denir.

Devamını Oku
01.08.2026
TC ve CHP

Dönüp dönüp bakıyorum.

Devamını Oku
25.07.2026
İki olay ve biz...

Biri doğruca Türk kamuoyunu, öteki ise uygar ülkelerin neredeyse tamamının kamuoyunu ilgilendiren olayların yoğunluğuyla dolu bir haftanın sonuna geldik.

Devamını Oku
11.07.2026
İtibar...

“İtibar”, özellikle de “devletin itibarı” söz konusu olduğunda Türkiye’yi yönetenler ile geri kalan 86 milyon yurttaş arasında ciddi bir anlayış farkı olduğu; 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılacak NATO zirvesi vesilesiyle ülkemiz adına utanç verici görüntüler eşliğinde bir kez daha ortaya çıktı.

Devamını Oku
27.06.2026
Öğretmene dayak...

Türk toplumunun yaygın kültürü, her çocuğa önce anne babasına saygı duymayı hemen sonra da aynı saygı ve bağlılığı öğretmenine göstermeyi öğretir.

Devamını Oku
20.06.2026
Örnek olur mu?

CHP içindeki itiş kakış maalesef giderek dozunu artırıyor.

Devamını Oku
13.06.2026
Anlayana...

Kimseye yalvarmadılar.

Devamını Oku
06.06.2026
Sağduyu şimdi lazım...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Dairesi “görevsizlik” kararı verseydi sorun şimdiye kadar çoktan çözülmüş ve ne CHP ne de siyasi hayatımız bu kadar büyük bir çalkantı içine düşerdi.

Devamını Oku
30.05.2026
Geçmişten ders...

Aylardır konuşulan “Mutlak butlan kararı verilir mi, verilmez mi?” tartışması nihayet bitti.

Devamını Oku
23.05.2026
Bir çözüm var

Bir tıkanma mı var yoksa savsaklama mı, belli değil.

Devamını Oku
16.05.2026
İşte resmimiz...

Hiç hesapta yoktu.

Devamını Oku
02.05.2026
Barrack diye biri…

“Atsan atamıyorsun/ Satsan satamıyorsun.”

Devamını Oku
25.04.2026
Donald Trump

Ne şaka yapmak niyetindeyim ne de birtakım fantezilerle sizi meşgul etmeyi amaçlıyorum.

Devamını Oku
18.04.2026
Çare var!

CHP lideri Özgür Özel, toprağa tohum atan çiftçi sabrıyla koşulların olgunlaşmasını ve topraktan yeşil bir “Ben buradayım.

Devamını Oku
11.04.2026
Tomurcuklanma...

Aziz milletimizin pek bilinen bir özelliğidir: Başka ulusları hemen tepki koymaya yönelten birçok söz veya olay, bizim toplumumuzda sanki hiç yokmuş (ya da olmamış) gibi hiç tepki görmeden geçer gider.

Devamını Oku
04.04.2026
Sakin mi, duyarsız mı?

Önce Hatay, Gaziantep, Mersin, Adana topraklarına düşen birkaç “füze artığı” buluntu nedeniyle tedirginlik yaşamıştık.

Devamını Oku
28.03.2026
Basit ama zor

Basit ama zor

Devamını Oku
22.03.2026
Hukuk öldü...

İçinde bulunduğumuz ortam tam da halk deyişindeki ifadeyle “Damda deli var” der gibi.

Devamını Oku
07.03.2026
Özel statü...

Hayretiniz büyük olunca içinizden bir “Haydaaa...” demek gelir ya, önceki gün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Türk halkından -çocuklar, kadınlar ve ihtiyar köylüler dahil- en az 40 bin kişinin ölümünden sorumlu bir kriminalin “yasal bir statü”ye ihtiyacı olduğunu söylediğini okuyunca -sanıyorum herkes gibi- ben de bir “Haydaaa!” çekmişim.

Devamını Oku
28.02.2026
Yusuf Tekin’e mektup

Sayın DİNİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Bey, size konuyu çok basitleştirerek, kolayca anlayabileceğiniz basit bir dille anlatmaya dikkat edeceğim.

Devamını Oku
21.02.2026
Zor günler önümüzde...

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 18 üyeli “cumhurbaşkanlığı kabinesine”, -1982 Anayasası’nın son değişikliği ile “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” denen “acayip” düzene geçtiğimiz tarihten beri- “en stratejik” tayinler yapıldı ve adalet bakanlığı makamına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, içişleri bakanlığına da Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.

Devamını Oku
14.02.2026
Jeffrey Epstein

Ahlaksızlık belli ki ne “inançla” ne “statüyle”, ne “zenginlikle” ne “yoksullukla” ne de “ırkla” veya “milliyetle” bağlantılı bir durum.

Devamını Oku
07.02.2026
Nereden nereye?

Her yıl 23 Nisan günü kutlanan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı töreninde biz -o zamanki- çocuklar “10 yılda 15 milyon genç yarattık her yaştan!” derken ve “Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan!” diye haykırırken yeri göğü inletir, Türk ulusunun bir bireyi olduğumuz için göğsümüz kabarır ve “çağdaş uyarlığı yakalayıp geçme” azmimizi iliklerimize kadar hissederdik.

Devamını Oku
31.01.2026
Bu gidiş iyi (!) gidiş...

Bolu/Kartalkaya’da o facianın yaşandığı günü unutmak mümkün mü?

Devamını Oku
24.01.2026
Gün ola harman ola!

Sanıyorum dört veya beş hafta önceydi.

Devamını Oku
10.01.2026
Andımız’a ne oldu?

Hadi iktidardan beklemiyorduk ama son “açılım süreci” başlayalı beri bir buçuk sene geçti, muhalefet partileri dahil tek bir kişiden 2013 yılından bu yana “And”la başı hoş olmayanları memnun etmek adına ilkokullarda her sabah okunan “Andımız”ın kaldırılmasına itiraz duymadık.

Devamını Oku
03.01.2026
Bir kahramana...

Daha önceki yıllarda yapılan törenlere eğer Ankara’daysam ben de katılırdım.

Devamını Oku
27.12.2025
Muhasebe...

AKP dışındaki bütün partiler düne kadar “süreç komisyonu” bağlamında hazırladıkları raporları TBMM Başkanlığı’na sundu.

Devamını Oku
20.12.2025
Çorbaya düşen sinek

Adını ilk defa bir haberde okudum.

Devamını Oku
13.12.2025
Nereye?

Taraflara bakarsanız “terörsüz Türkiye” amacına ulaşmak konusunda herkes mutabık.

Devamını Oku
06.12.2025
Kadın cinayetleri...

Nedir bu kadınlarımızın 21’inci asırda değil de çağımızdan 21 bin yıl öncenin mağara adamları kafasıyla yaşayan erkeklerden çektiği?

Devamını Oku
29.11.2025
Eğitimdeki felaket...

Yusuf Tekin, biliyorsunuz Türkiye’yi çağdaş uygarlığın önüne geçirmeyi ta 3 Mart 1924’te...

Devamını Oku
22.11.2025
Bu gidişle...

İyimserlerimiz ne kadar olumlu değerlendirmeler yaparlarsa yapsınlar, gerçek artık görmek istemeyenlerin de gözüne batıyor:

Devamını Oku
15.11.2025