Zor günler önümüzde...

Zor günler önümüzde...

14.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 18 üyeli “cumhurbaşkanlığı kabinesine”, -1982 Anayasası’nın son değişikliği ile “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” denen “acayip” düzene geçtiğimiz tarihten beri- “en stratejik” tayinler yapıldı ve adalet bakanlığı makamına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, içişleri bakanlığına da Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.

Bu tayinleri neden “stratejik önemde” gördüğümü baştan belirtmek isterim:

Bu ülkeyi 24 yıldır yöneten Tayyip Erdoğan, “Milli Görüş”çü olduğu dönemden bugüne kadar önce koyu bir “İslamcı”, sonra Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmasının beklendiği 2003-2007 arasında ateşli bir “demokrat”, 2011-2015 arasında parlamenter sistem içinde tek kişi egemenliğini kurmaya çalışan bir “otokrat”, 2016 tarihli “FETÖ darbe teşebbüsü”nden beri de “tek kişi egemenliğini” yerleştirmeye çalışan ve cumhurbaşkanlığı görev süresini -mümkün olursa- ömrü boyunca uzatmaya çalışan bir politikacıdır.

Tüm bunların ardındaki değişmeyen gerçek, Erdoğan’ın bir süre önce açıkça söylediği “şeriat devleti” özlemidir. Bu amaca ulaşmak için, “yavaş yavaş, sindire sindire hareket edeceklerini” söyleyen de kendisidir.

İşte son iki bakan tayinini “stratejik önemde” kılan gerçek de burada saklıdır:

Örneğin içişleri bakanlığına Mustafa Çiftçi’nin gelmesi, ayrıca önemliydi. Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı’nı 8 yıl boyunca işgal eden Ali Erbaş, laik Atatürk Cumhuriyeti ile ne kadar barışık idiyse Mustafa Çiftçi de o kadar barışıktı. Çiftçi, Çorum Valiliği sırasında Atatürk’ün “şapka devrimi”ne karşı “Frenk Mukallitliği (taklitçiliği) ve Şapka Risalesi” isimli kitabını yayımlayan, daha önceki yıllarda Mahmut Şevket Paşa suikastına karıştığı için hapse mahkûm edilen, Kuvayı Milliye’ye karşı çıkan İskilipli Atıf Hoca’yı ölüm yıldönümünde mezarı başında anmıştı. Atıf Hoca, İstiklal Mahkemesi tarafından yargılanarak idama mahkûm edildi. Cezası Ocak 1926’da Ankara’da infaz edildi.

İmam hatip lisesi, ardından Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Mustafa Çiftçi, ayrıca Sultan İkinci Abdülhamit’in “cülusunu”nun (tahta çıkışının) yıldönümünü kutlayan kişiydi.

Akın Gürlek’in biyografisi daha da dolu:

İstanbul cumhuriyet başsavcısı iken İstanbul CHP İl Başkanlığı’na kayyum atadı. İl başkanlığını 5 bin polisle abluka altına aldı. Daha önce İstanbul 26, 37 ve 14. Ağır Ceza Mahkemeleri başkanlıklarında bulundu. Bu görevleri yaparken HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı, HDP milletvekili -merhum- Sırrı Süreyya Önder’i, ayrıca eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu hapse mahkûm etti. Böylece Tayyip Erdoğan’ı en çok memnun eden cezaları vermekle ünlendi.

Bu iki bakanın TBMM’deki yemin töreninde onların muhalefet tarafından protesto edilmeleri anlaşılabilir tepkilerdi. Ancak bakanlar yemin ederken CHP’li milletvekilleri tarafından kürsünün sarılması ve protestonun o noktaya kadar götürülmesi, CHP’nin parlamento adabına uymayacak kadar ileri gitmesi hiç hoş olmadı.

Son olarak Gürlek ile Çiftçi’nin kabineye girmeleri “Stratejik önemdedir” demiş fakat nedenini tam olarak söylememiştim. Sebep şu:

Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye uygun gördüğü rejime kavuşmak için en uygun isimleri göreve getirdi. O nedenle başta CHP olmak üzere -neredeyse- tüm muhalefeti artık çok daha zor ve ağır günler bekleyecektir.

Hazır olalım.

Yazarın Son Yazıları

Zor günler önümüzde...

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 18 üyeli “cumhurbaşkanlığı kabinesine”, -1982 Anayasası’nın son değişikliği ile “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” denen “acayip” düzene geçtiğimiz tarihten beri- “en stratejik” tayinler yapıldı ve adalet bakanlığı makamına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, içişleri bakanlığına da Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.

Devamını Oku
14.02.2026
Jeffrey Epstein

Ahlaksızlık belli ki ne “inançla” ne “statüyle”, ne “zenginlikle” ne “yoksullukla” ne de “ırkla” veya “milliyetle” bağlantılı bir durum.

Devamını Oku
07.02.2026
Nereden nereye?

Her yıl 23 Nisan günü kutlanan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı töreninde biz -o zamanki- çocuklar “10 yılda 15 milyon genç yarattık her yaştan!” derken ve “Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan!” diye haykırırken yeri göğü inletir, Türk ulusunun bir bireyi olduğumuz için göğsümüz kabarır ve “çağdaş uyarlığı yakalayıp geçme” azmimizi iliklerimize kadar hissederdik.

Devamını Oku
31.01.2026
Bu gidiş iyi (!) gidiş...

Bolu/Kartalkaya’da o facianın yaşandığı günü unutmak mümkün mü?

Devamını Oku
24.01.2026
Gün ola harman ola!

Sanıyorum dört veya beş hafta önceydi.

Devamını Oku
10.01.2026
Andımız’a ne oldu?

Hadi iktidardan beklemiyorduk ama son “açılım süreci” başlayalı beri bir buçuk sene geçti, muhalefet partileri dahil tek bir kişiden 2013 yılından bu yana “And”la başı hoş olmayanları memnun etmek adına ilkokullarda her sabah okunan “Andımız”ın kaldırılmasına itiraz duymadık.

Devamını Oku
03.01.2026
Bir kahramana...

Daha önceki yıllarda yapılan törenlere eğer Ankara’daysam ben de katılırdım.

Devamını Oku
27.12.2025
Muhasebe...

AKP dışındaki bütün partiler düne kadar “süreç komisyonu” bağlamında hazırladıkları raporları TBMM Başkanlığı’na sundu.

Devamını Oku
20.12.2025
Çorbaya düşen sinek

Adını ilk defa bir haberde okudum.

Devamını Oku
13.12.2025
Nereye?

Taraflara bakarsanız “terörsüz Türkiye” amacına ulaşmak konusunda herkes mutabık.

Devamını Oku
06.12.2025
Kadın cinayetleri...

Nedir bu kadınlarımızın 21’inci asırda değil de çağımızdan 21 bin yıl öncenin mağara adamları kafasıyla yaşayan erkeklerden çektiği?

Devamını Oku
29.11.2025
Eğitimdeki felaket...

Yusuf Tekin, biliyorsunuz Türkiye’yi çağdaş uygarlığın önüne geçirmeyi ta 3 Mart 1924’te...

Devamını Oku
22.11.2025
Bu gidişle...

İyimserlerimiz ne kadar olumlu değerlendirmeler yaparlarsa yapsınlar, gerçek artık görmek istemeyenlerin de gözüne batıyor:

Devamını Oku
15.11.2025
Yargımız...

Baştan söyleyeyim: Bugün yaşadıklarımız hiç kimseyi mazur göstermez.

Devamını Oku
08.11.2025
İkiyüzlü müyüz, yüzsüz mü?

Tamam, hepimiz biliyoruz ki bireyler daha tez canlıdır.

Devamını Oku
01.11.2025
Anlayana...

Çok değil, geride kalan pazartesi günü ülkemizde güvenilir bir adalet sistemine kavuşmayı isteyenlerin özlediği bir toplantı Diyarbakır’da yapıldı.

Devamını Oku
25.10.2025
Reformdan korkmak

Öteden beri bir adalet bakanı “yargıda reform” amaçlı bir çalışma başlattıklarını müjdelese (!) benim içimde birtakım endişeler kıpırdamaya başlar.

Devamını Oku
18.10.2025
CHP’nin siyasi adresi...

Henüz üzerinden çok vakit geçmedi. Ama bir açıklama da çıkmadı.

Devamını Oku
11.10.2025
Bir o kalmıştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD gezisi bu defa geçmişte yaptığı gezilere kıyasen çok daha büyük gürültüye yol açtı.

Devamını Oku
04.10.2025
Küstahlık...

Mesleki bir alışkanlık mıdır, yanlış bir göreneğin bir türlü terk edilememesi midir, bilmiyorum.

Devamını Oku
27.09.2025
Nihayet gitti...

O koltukta sekiz yıl oturdu ve gitti.

Devamını Oku
20.09.2025
Karışık kafalar

Çoğumuz gibi önceki gün benim de kafam karıştı.

Devamını Oku
13.09.2025
Bir CHP hikâyesi

Büyük Atatürk’e ve CHP’ye gönül vermiş hiç kimse önümüzdeki gibi bir karanlığı yaşayacağımızı düşünmemiştir.

Devamını Oku
06.09.2025
Cumhuriyetin iki düşmanı...

Bakanlığının yanılmıyorsam ilk ayı idi.

Devamını Oku
30.08.2025
Turp savaşı

Son mart ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başlatılan “turp savaşı”, en azından benim anımsayabildiğim 80 yıllık siyasi geçmişimiz boyunca hiç görmediğim boyutlara ulaştı.

Devamını Oku
16.08.2025
Yoğun bakımdayız...

Bir an, hafızanızdaki makarayı geri sarın.

Devamını Oku
09.08.2025
Diplomasi bu mu?

Kendisini güçlü hisseden devletlerin sesi hemen her zaman üst perdeden çıkar.

Devamını Oku
02.08.2025
Bir dosta vefa borcu...

Duygular bayatlamaz. Vefa duygusu da öyledir: Altan’ı kaybedeli bugün bir hafta doluyor.

Devamını Oku
26.07.2025
Neyimiz doğru ki!?

Adalet ve Kalkınma Partisi, kan kardeşinden daha yakın müttefiki olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin desteğiyle, uzun süredir TBMM’den geçirmek için verdiği öneriyi kabul edip yasalaştırdı.

Devamını Oku
19.07.2025
Ormanlar yanarken

Daha temmuzun ortasına bile ulaşamadık. Ama günlerdir kamuoyunu İzmir, Muğla, Antalya, Hatay, Aydın, Manisa, Sakarya’da çıkan orman yangınları işgal ediyor.

Devamını Oku
12.07.2025
Hem bağımlı hem taraflı...

Ebubekir Şahin Bey’in başında bulunduğu “RTÜK mezbahası” önceki gün yine giyotinini eline aldı ve kurbanlık koyun diye baktığı üç televizyon kanalına “Bu son! Bir kere daha canımızı sıkarsanız bu giyotin kellenize inecek” uyarısını yaptı.

Devamını Oku
28.06.2025
Biz kobay değiliz!

Gerçi hiçbir günün sabahı o günün akşamına uymayan bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
21.06.2025
Gözümüz aydın (!)

Artık sadece iç politikalarda değil, dış politikada da -biz değil, gelişmiş dünya- şeffaflık aşamasına gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
14.06.2025
Bunlar yalan mı?

Bir kısmını sevdiğim, takdir ettiğim, bazılarından hazzetmediğim 19 aydın birkaç gün önce ortak imzalarıyla kamuoyuna bir bildirge yayımladılar.

Devamını Oku
07.06.2025
Keşke sırf alay etseler...

Bağımsız bir anlayışla yayın yapan televizyon kanalları (onlar da üçü geçmiyor), akla mantığa yatmayan bir durumla karşılaşınca, siyasi iktidarı göstererek “Aklımızla alay ediyorlar” diyorlar ya..

Devamını Oku
31.05.2025
Anayasa demişken

Macaristan dönüşü Tayyip Erdoğan, uçakta gazetecilere, müjde mi vermek istedi, yoksa onların hep birlikte ayağa kalkıp “Hayır sayın cumhurbaşkanım! Bizi bırakıp da gidemezsiniz!” diye feryat etmelerine mi tanık olmak istedi, bilemiyoruz.

Devamını Oku
23.05.2025
PKK’nin palavraları

Ne tuhaf günlerden geçiyoruz farkında mısınız?

Devamını Oku
17.05.2025
Özgürlük engellenemez

Özgürlük engellenemez

Devamını Oku
10.05.2025
Nereden nereye?

Nereden nereye?

Devamını Oku
03.05.2025
İdrak olmayınca...

İdrak olmayınca...

Devamını Oku
26.04.2025