Canavarı Evcilleştirmek İçin Artık Çok Geç - Damon LINKER (Çeviren: M. Birol GÜGER)
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Canavarı Evcilleştirmek İçin Artık Çok Geç - Damon LINKER (Çeviren: M. Birol GÜGER)

09.01.2021 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kelimeler kendi başlarına pek çok şey ifade eder, ancak kavramları doğru kullanmamız son derece önemlidir. Darbe, iktidara yakın insanların (genellikle kıdemli askeri temsilcilerin) hükümeti devirmek ve bir başka gücü iktidara getirmek için kanuna meydan okudukları bir seçkinler eylemidir. Bu sebeple, 6 Ocak 2021 Çarşamba günü ABD Kongre binasında yaşanan olaylar bir darbe girişimi değildi.

Silahlı Kuvvetlerin, Biden yönetiminin iktidarı devralmasını önlemek için 20 Ocak'ta yönetime el koyması bir darbe örneği olabilirdi. Neyse ki, böyle bir şeyin yakınına bile yaklaşmadık. Trump, 20 Ocak'ta kendisini iktidarda tutmaya çalışırsa ki bu bir darbe teşebbüsü olabilir; ordu, Trump'ın emirlerini yerine getirmeyi reddedecek ve kesin olarak yasal iktidar devrini destekleyecektir; fakat bu da, gelecekte böyle bir şeyin hiç gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor.

AYAKLANMA

Örneğin, Trumpizm, Trump iktidardan düştükten sonra da devam eder ve hatta Cumhuriyetçi Parti saflarında büyür ve gelişirse; bu görüşe sempatiyle yaklaşan yeterli sayıda insan da askeri hiyerarşinin üst sıralarına tırmanmayı başarırsa, bu kişiler bir müddet sonra bir darbe girişiminde bulunabilir. Ancak henüz o noktada değiliz. O halde, Çarşamba günü ülkenin başkentinde tam olarak neler oldu?

Cumhuriyetçi Senatör Mitt Romney'nin de ifade ettiği gibi bu, Birleşik Devletler başkanı tarafından, demokratik bir seçimin sonucuna karşı kışkırtılan bir ayaklanmaydı. Kongre binasına giren Trump yanlıları polisten sayıca üstündü; Meclis ve Senato üyeleri, güvenlikleri için olay yerinden sıvıştı ve sırf bu sebeplerle ayaklanma, gerçekte olduğundan çok daha tehlikeli ve kötü görünmekteydi. Fakat buna rağmen isyancılar ne ABD hükümetini devirecek ne de kaybettikleri seçimin sonucunu değiştirebileceklerdi. Bu nedenle eylemleri esasen sembolik anlamda kötüydü.

ÇÖKEN EMPERYAL HEGEMONYA

Siyasette semboller şüphesiz çok önemlidir. Öyle ki politik sembolizmin gücü, dünyanın her köşesinde anlık olarak atılan tvitler, viral olarak paylaşılan TikTok klipleri ve YouTube videoları dünyasında hiç bu kadar büyük olmamıştı. Joe Biden ve arkadaşları, "Oradakilerin bizi yansıtmadığı" konusunda teselli edici beylik laflar söyleyebiliyorlar, ancak artık dünya tam olarak kim olduğumuzu biliyor. Biz, ana demokratik kurumu olan ulusal yasama organı bizzat başkan tarafından kışkırtılan kızgın bir kalabalığın saldırısına uğramış ve birkaç üzücü saat boyunca kendisini yeterince savunamamış bir ülkeyiz. Gerçekte oldukça dik bir sarmalın içinde giderek gerileyen ve güçsüzleşen eski bir emperyal hegemonyadan farksızız. Ancak bu da tanık olduğumuz şeyi anlatmak için yetersiz...

Sağ görüşlü medya yorumcuları son otuz yılda, Cumhuriyetçi seçmenlerin bir kesimine şiddetli bir anti-liberalizm aşıladı. Söz konusu seçmen kitlesi, sosyal medya aracılığıyla sanal topluluklar içinde bir araya gelip büyüdükçe, ideolojilerini doğrulayan medyayı yarattıkları artı değer ile besledi. Donald Trump'ın 2016'daki ilk seçim zaferi ise bu anti-liberal birikimin gücünü ve yoğunluğunu büyük ölçüde artırdı. Kasım seçimlerinden bu yana tanık olduğumuz şey de şimdiye kadarki en yoğun patlamayı sembolize ediyor.

Çarşamba günü yapılan bir YouGov anketinin de ortaya koyduğu gibi, Cumhuriyetçi seçmenlerin kabaca yüzde 45'i o gün öğleden sonra Washington'da olanları onaylıyor. Ayaklananlar da şüphesiz onların bir bileşenidir. Cumhuriyetçi Parti ve onun medyadaki müttefikleri, bu canavarı kişisel çıkarları uğruna ve ülkenin özyönetiminde yol açtığı kötü sonuçlara aldırış etmeksizin yarattılar. Canavar, bir çeşit tiranlık hayalinde olan Cumhuriyetçi seçmenlerin bir hizipidir.

ABD’NİN GELECEĞİ

Pek ala, özellikle birileri politik kazanç uğruna onu kırmızı et parçalarıyla beslemeye devam ederken canavarı evcilleştirmek için çok mu geç? Söylemesi zor, ancak işlerin artık geri döndürülemeyecek bir noktaya ulaşmış olmasından şüpheleniyorum. Öyle ki Twitter, Facebook ve diğer sosyal medya platformları, Donald Trump'a yönelik kısıtlamaları genişletirse, isyancılar, Amerikan tarihinin en yetenekli ve yıkıcı demagoguna erişimden büyük ölçüde mahrum kalabilir. Ancak bir başkası da pek ala onun yerini doldurabilir. Hatta Trump taraftarları alternatif bir sosyal medya platformu bile kurabilir.

Uzun vadede neler olabileceğini söylemek şimdilik zor. Ancak Kongre'de yaşanan tüyler ürpertici baskın bizlere ABD'nin geleceğine dair güçlü bir fikir veriyor ve demokrasiye meydan okuyan sembolik jestlerin korkunç sonuçlara yol açabileceğini gösteriyor.

YAZAN: DAMON LINKER, THE WEEK

ÇEVİREN: M. BİROL GÜGER

Yazarın Son Yazıları

Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025