Dünyadan uzun yürüyüşler
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Dünyadan uzun yürüyüşler

05.07.2017 09:40
Güncellenme:
Takip Et:

Hükümetler, CHP’nin Adalet Yürüyüşü gibi hareketleri şiddetle bastırmayı, itibarsızlaştırmayı veya sessizce geçiştirmeyi deniyor. Ama unutulmasın ki, “Yolculuk her zaman tahmin ettiğinizden daha uzun sürer.”

Çağdaş siyaset tarihi, şehirler arası hatta ülkeler arası pek çok protesto yürüyüşüne tanık oldu. Barış, bağımsızlık veya yasa değişikliği isteyen yürüyüşçüler Hannibal’ın ayak izlerini takip ettiler: Yol bulamayınca yeni yollar açtılar.

Kadınlar ve siyahiler en önde
Uzun yürüyüşleri siyasi bir araç olarak ilk kez feministler kullandı. “Kadınlara oy hakkı” talep eden Sufrajetler, 1912’de New York’tan Washington’a yürüdüler, mola yerlerinde toplantılar yaptılar. “Sufrajet Gezileri” farklı yöntemlerin kullanıldığı uluslararası bir hareketin parçasıydı. Sonraki on yıllarda benzer yolculuklar devam etti. 2017’de 2 milyon kişinin katıldığı “Dünya Kadın Yürüyüşü”nü bu geleneğin mirasçısı kabul edebiliriz.
Siyahiler, göçmenler ve yerli halklar dünyanın her yerinde uzun yürüyüşler düzenlediler. Yolculukları bugün de devam ediyor. Selma ve Washington en ünlü örneklerdir. Selma ‘münferit vaka’ değil, yıllar süren bir ayaklanmanın parçasıydı. Önemli adımları, tertip komitesinin kararları dışında hatta ona karşı atılmıştı. Martin Luther King, sanılanın aksine hareketin tek lideri değildi ve Malcolm X dahil pek çok kanaat önderi tarafından kıyasıya eleştirilmişti. Ancak King’in “Bir Hayalim Var” benzeri konuşmaları en az yürüyüşler kadar etkili oldu.
Siyahilerin ilk uzun ‘sivil itaatsizlik’ yürüyüşü 28 Mayıs ve 2 Temmuz 1917 tarihleri arasında Illinois eyaletinde gerçekleşti. Binlerce kişi, işçilere ve siyahilere yönelik baskıları protesto etmek için yollara düştü. Evlerin ve işyerlerinin zarar gördüğü seyahat sırasında yaklaşık 200 kişi güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. “Sessiz Yürüyüş 1917” olarak anılan olay “Amerikan Yurttaş Hakları Hareketi”nin mihenk taşlarındandır. Hareketin dikkat çekici başka bir yürüyüşü de 2-5 Mayıs 1963’te Alabama’da sadece çocukların katılımıyla gerçekleşti. “Çocukların Haçlı Seferi” polis köpeklerinin saldırısıyla son bulsa da Başkan Kennedy’yi “Yurttaş Hakları Yasası” konusunda harekete geçirdi.

Rüya gezginleri
1972 sonbaharında Kızılderililer, ABD’yi boydan boya yürüdüler. Kanada ve Avustralya’dan da katılımın olduğu “Çiğnenen Yasalar Yürüyüşü”nde yerli halkların yaşam koşullarını iyileştirecek yeni bir yasa talep edildi. Washington’a vardıklarında Başkan Nixon’un görüşmeyi reddetmesi üzerine İçişleri Bakanlığı’na bağlı “Yerli İşleri Bürosu”nu işgal ettiler ve arşivleri yaktılar. Böylece Nixon’u pazarlık masasına oturmaya ikna ettiler.
2010 yılında Hispanik öğrenciler Miami’den Washington DC’ye yürüdü. Medya onlara “Rüya Gezginleri” adını verdi çünkü “Rüya Yasası” isimli bir önerileri vardı. Göçmenlik yasasının değiştirilmesini istediler. Yasadışı göçmenler için eğitim hakkı ve burs talep ettiler. Yol boyunca kâh protestolarla kâh sevgi gösterileriyle karşılandılar. Washington’a vardıklarında yürüyüşü uzattılar. Rüyalarını Obama’ya anlatmayı başardılar.

Barış ve bağımsızlık seferleri
Ghandi’nin Dandi Yürüyüşü en bilinen örnek olmakla beraber Hindistan’ın tek tuz yürüyüşü değildir. Gandhi’nin yakın yol arkadaşı Rajagopalachari, Nisan 1930’da bu kez doğu kıyısına doğru uzun bir yürüyüş düzenledi ve ardından İngiliz sömürge yönetiminin tuz yasasını çiğnedi. Binlerce kişinin tutuklandığı Dharasana Yürüyüşü, Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin önemli adımlarından biridir ve ülkenin çeşitli kentlerinde heykelleri bulunmaktadır.
1987’de Baltık Denizi’nden Dresden’e uzanan güzergâhıyla “Olof Palme Barış Yürüyüşü” Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nde muhaliflere yasal izin verilen ilk yürüyüştü. Yol boyunca özellikle kiliselerin desteğini alan kampanya Berlin Duvarı’nın yıkılışına giden süreci başlattı. Katılımcılar sonraki yıllarda Alman siyasetinde önemli roller oynadılar.

Zapatistalar ve Faslılar
Kasım 1975’te 350 bin Faslı, 20 bin askerin gözetiminde Batı Sahara’ya yürüdü. Amaç, İspanyol sömürgesinin son bulmasıydı ama “Yeşil Yürüyüş” Fas ordusu ve Batı Sahara’daki Polisario militanları arasında yıllar sürecek başka bir savaşı başlattı. 2000’li yıllarda Zapatistalar silahlarını kamplarda bırakıp Meksika’da uzun yürüyüşler yaptılar, mitinglerde Chiapas yerlilerinin taleplerini anlattılar. Aynı dönemde Avrupa’da yaşayan Kürt siyasetçiler, Belçika, Almanya ve Fransa sınırlarını aşan uzun kitlesel yürüyüşler düzenlediler.

İşsiz işçiler yürüyor
1932’de Ford, Detroit’teki fabrikasını kapatınca binlerce işçi yollara döküldü. “Açlık Yürüyüşü” boyunca 60 işçi katledildi. Cenazeler büyük gösterilere dönüşürken bazı işçiler yol kenarına defnedildi. Sendika ve şirket arasında 40 bin işçiyi kapsayan sözleşme ancak 9 yıl sonra imzalandı.
1936’da İngiltere’de Jarrow tersanesinin kapatılmasıyla işsiz kalan 200 işçi Londra’ya doğru yola koyuldu. “Hükümet bizi görmüyor, kendimizi bütün ülkeye göstereceğiz” dediler. “Jarrow Seferi”ne katılanlar işlerine kavuşamadılar. Yine de heykelleri dikildi. Aralarından milletvekili de çıktı, İspanya İç Savaşı gönüllüsü de...
İspanya’da 2012 Temmuz’unda tasarruf tedbirlerine karşı greve çıkan madenciler 18 gün boyunca Madrid’e yürüdüler. Engelleri dinamit ve havai fişeklerle aştılar. Başkentte on binlerce işçi tarafından karşılanan Asturias yürüyüşüne “Santa Barbara Bendita” marşı damgasını vurdu.

İki koldan başkente
Pakistan Ağustos 2014’te eşzamanlı iki hicret hareketine sahne oldu. İmran Khan öncülüğündeki Pakistan Adalet Hareketi Partisi (PTI), seçimlerde hile yapıldığını iddia ederek 126 gün süren Özgürlük Yürüyüşü’nü başlattı. Talepleri Başbakan Nawaz Şerif’in istifası ve seçim sisteminin değişmesiydi. Aynı günlerde eski milletvekili ve dini lider Muhammed Tahir ul Kadri’nin yönettiği Pakistan Halk Hareketi Partisi (PAT) de İnkılap Yürüyüşü için çağrı yaptı. Kadri, iki yıl önce de başka bir yürüyüş düzenlemiş ve yolsuzluklarla ilgili soruşturma açılmasını sağlamıştı.
Yürüyüşler sırasında hayatını kaybedenler ve tutuklananlar oldu. Sporcular ve sanatçılar ön saflarda yer alırken ülke dışında destek gösterileri düzenlendi. Düzenleyiciler, yürüyüşleri birleştirmek istemese de destekçiler ortak eylemler yaptılar. Hedef, İslamabad’a varınca 1 milyon kişiyle oturma eylemi düzenlemekti. Ancak 16 Aralık’ta Tehrik-i Taliban örgütünün, Peşaver’de askeri okula saldırarak 141 kişiyi öldürmesini üzerine yürüyüşler iptal edildi. Hükümet, seçim sisteminde bazı reformlar yapmayı kabul etti.
Farklı coğrafyalarda ve farklı amaçlarla düzenlenen uzun mesafe siyasi yürüyüşlere baktığımızda çoğunun, bazen yıllarca süren toplumsal hareketlerin parçası olduğunu görüyoruz. Yürüyüşler başka yürüyüşlere, yeni örgütlere ve daha büyük kampanyalara ilham veriyor. Hükümetler hareketleri şiddetle bastırmayı, itibarsızlaştırılmayı, karşıt grupları kışkırtmayı veya sessizce geçiştirmeyi deniyor. Her yürüyüş kendi medyasını, sanatını ve simgelerini yaratıyor. Bazı yürüyüşçüler yolun sonunda siyasette öncü görevler alıyorlar. Farklı kesimleri kapsayanlar ve somut talepleri öne çıkartanlar başarıya ulaşabiliyor. Son sözü uzun yürüyüş denince akla gelen ilk isme Mao Zedong’a bırakalım: “Geri dönmeyin, yolculuk her zaman tahmin ettiğinizden daha uzun sürer.

KIVANÇ ELİAÇIK DİSK Uluslararası İlişkiler Direktörü

Yazarın Son Yazıları

Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026
Cumhuriyete ‘narkoz’ diyenler - Devrim Onur Erdağ

Bazen bir cümle, yalnızca bir söz değildir; bir niyetin, bir zihniyetin ve bir hesaplaşmanın ilanıdır.

Devamını Oku
31.03.2026
Bir asırlık hesaplaşma davası - Gani Aşık

Kuran’da Yusuf peygamberin adını taşıyan surenin üçüncü ayetinde Hz. Muhammed’e hitaben “daha önce bilmediği güzel bir hikâye anlatılacağı” vurgulanır.

Devamını Oku
31.03.2026
Siyaset ve yargı çemberi - Neval Oğan Balkız

Pierre Bourdieu’nün de iddia ettiği gibi “Hukuk, daima güç ilişkilerinin kanunlaştırılmasından oluşmuştur.”

Devamını Oku
30.03.2026
Sonu gelmeyen maden arama ruhsatları - Kaya Özgen

Ülkemizde yerli ve yabancı firmalara verilen, -başta altın olmak üzere- maden arama ruhsatlarının sayısı giderek artmaktadır.

Devamını Oku
30.03.2026
'Rakibine kumpas, montaj, yalan, iftira düzeni kuran...'

“Yurtta sulh, cihanda sulh!” Atatürk’ün devletimizin aklına nakşettiği bu sözler, Cumhuriyetin dış politika anlayışının kısa ve öz fakat bir o kadar da en derin halidir.

Devamını Oku
28.03.2026
Doğalgaz savaşları - Fikret BAYIR

ABD “silah sanayisi” savaş bağımlısıdır.

Devamını Oku
27.03.2026
Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026