Güçlü tarım, mutlu çiftçi...
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Güçlü tarım, mutlu çiftçi...

04.01.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye tarımı uluslararası rekabete açıldı. Bu rekabet eşit olmayan şartlarda oluşuyor. Küçük-yetersiz alanlarda üretim yapan çiftçi, az sayıda hayvan besleyen üretici, büyük alanlarda ve teknolojik imkânlarla üretim yapanlarla rekabete zorlandığında, doğal olarak, yenik düşüyor. Yapılması gereken, kısa dönemde, gümrük önlemleri ile bu haksız rekabeti önlemek, daha uzun dönemde ise çiftçimizi rekabet edecek güce kavuşturmaktır.
Cumhuriyet kurulduğunda bu toprakların perişan hali hepimizin malumudur. Nüfusun yüzde 85’i köylerde yaşarken kendisini ve geri kalan yüzde15’i ancak besleyebiliyordu. Malını tüketiciye ulaştıracak yol yoktu, kullandığı teknolojiler bin yıl önce kullanılanlarla tıpatıp aynı idi. Cumhuriyet ile birlikte tarıma makine, teknik destek, kimyasal gübre girdi; böylece hem işlenen toprak miktarı hem de verim arttı ve Türk tarımı artan nüfusu beslemeye devam etti.
Günümüzde çiftçi nüfusu çok azaldı, tarım ile geçinemeyen ve şehir lerdeki işgücü talebini gören insanlar şehirlere göç ettiler. Çiftçi nüfusu, doğru istatistikler olmamakla birlikte, genel nüfusun yüzde 5’inin altındadır. Kırsal alanlarda yaşayan kişilerin hepsini çiftçi kabul etmek doğru değildir. Çiftçi, gelirinin tamamını veya önemli kısmını topraktan elde eden, zamanını ve gücünü toprağa harcayan kişilerdir. Kırsal alanlarda yaşayanların önemli bir kısmı geçimini emekli aylığı, inşaat veya turizm işçiliği vs. ile sağlamaktadır ve bu kişilerin verimli çiftçilik yapması beklenemez.

Tarımın iki önemli problemi
Göz önüne alınması gerekli bir olgu, kırsal alanda yaşayan insanların da tüketim ekonomisi içine girmiş olmalarıdır. Artan tüketim talepleri ile birlikte çiftçi gelirinin de artması gerekiyor ki mevcut üretim modeli ve toprak dağılımı ile bunu oluşturmak olanağı yoktur. Bu üretim modelini değiştirmez isek zamanla kırsal alanlarda sadece şehre göç etme imkânı olmayan yaşlı insanlar kalır ve tarımsal üretim düşmeye devam eder.
Türkiye tarımının iki önemli problemi gerçek çiftçilerin küçük ve dağınık topraklarla geçinmek zorunda olmaları ve teknik destekten yoksun olmalarıdır. Tarım topraklarının önemli bir kısmı çiftçiliği terk etmiş, şehirlere göçmüş insanların elindedir. Bir kısım topraklar da kırsal alanlarda yaşayan ama gelirinin önemli bir kısmını başka işlerden elde edenlerin elindedir ki bu insanların verimli tarım yapması olanaksızdır. Yapılması gereken, tarımı terk etmiş insanların topraklarını satın almak ve bu toprakları gerçek çiftçilere teslim etmektir. Bir çiftçiye gerekli olan asgari tarım alanı, bölgenin yağışına, iklimine, toprak yapısına, sulama imkânlarına göre değişir. Örnek olarak kıraç alanlarda tahıl üreten bir çiftçinin en az 100 hektar alana ihtiyacı var iken, Antalya civarında seracılık yapan bir çiftçinin toprak ihtiyacı bir hektardan fazla değildir.

Ayağını toprağa basan görevli
Diğer ürün ve bölgelerde gerekli tarım alanı 100 ile 1 hektar arasında değişecektir. Hayvansal üretim yapan çiftçilerin de büyük sayılarda hayvana sahip olması, yemin büyük kısmını kendi topraklarında üretmesi ve/veya meralardan ve yaylalardan sağlaması gereklidir. Gerçek çiftçilerin nüfusun yüzde 5’i, yani takriben 4 milyon kişi ve 800 bin aile olduğu düşünülürse Türkiye toprakları bütün çiftçilere optimum miktarlarda tarım alanı vermeye yeterlidir.
Sunduğumuz model artan miktarda teknik destek ve kredi ihtiyacı ile birlikte yürüyebilir. Bu destekler sağlandığında her çiftçi bir işadamı olacak, verim ve üretim artacaktır. Teknik destek tarım bürokrasisinin reforme edilmesi gereğini getiriyor. Günümüzde bu bürokrasinin tarıma desteği sınırlıdır. İçinde binlerce arı olan bir kovan düşünün; içerde arılar vızıldıyor, kıyamet kopuyor ama üretilen bal çok az.
Tarım bürokrasisinin durumu budur, memurlar yazışmalarla ve lisans verme işleri ile uğraşmakta, ayağını toprağa basan görevli sayısı kısıtlı kalmaktadır. Tarım Bakanlığının birincil görevi çiftçiye teknik destek vermek olmalıdır. Sayın Bakan’a tavsiyem şudur: Bakanlığınızda somut ölçme sistemi kurun ve elemanlarınızın çiftçiye verdiği desteği ölçün. Daha sonra somut hedefler koyarak bu desteği gereken seviyeye getirin. Bu iki hedefe ulaşılırsa mutlu çiftçiler görürüz ve artan üretime ulaşırız.  

AHMET A. ÖZGÜNEŞ (E. TMO Genel Müdürü)

Yazarın Son Yazıları

Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026
Cumhuriyete ‘narkoz’ diyenler - Devrim Onur Erdağ

Bazen bir cümle, yalnızca bir söz değildir; bir niyetin, bir zihniyetin ve bir hesaplaşmanın ilanıdır.

Devamını Oku
31.03.2026
Bir asırlık hesaplaşma davası - Gani Aşık

Kuran’da Yusuf peygamberin adını taşıyan surenin üçüncü ayetinde Hz. Muhammed’e hitaben “daha önce bilmediği güzel bir hikâye anlatılacağı” vurgulanır.

Devamını Oku
31.03.2026
Siyaset ve yargı çemberi - Neval Oğan Balkız

Pierre Bourdieu’nün de iddia ettiği gibi “Hukuk, daima güç ilişkilerinin kanunlaştırılmasından oluşmuştur.”

Devamını Oku
30.03.2026
Sonu gelmeyen maden arama ruhsatları - Kaya Özgen

Ülkemizde yerli ve yabancı firmalara verilen, -başta altın olmak üzere- maden arama ruhsatlarının sayısı giderek artmaktadır.

Devamını Oku
30.03.2026
'Rakibine kumpas, montaj, yalan, iftira düzeni kuran...'

“Yurtta sulh, cihanda sulh!” Atatürk’ün devletimizin aklına nakşettiği bu sözler, Cumhuriyetin dış politika anlayışının kısa ve öz fakat bir o kadar da en derin halidir.

Devamını Oku
28.03.2026
Doğalgaz savaşları - Fikret BAYIR

ABD “silah sanayisi” savaş bağımlısıdır.

Devamını Oku
27.03.2026
Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026