1 Mart tezkeresi - Mustafa ÖZYÜREK
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

1 Mart tezkeresi - Mustafa ÖZYÜREK

01.03.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“1 Mart tezkeresinin gizli oturumundan 21 yıl geçtikten sonra tutanaklar hâlâ açıklanmadı. Ret oyu veren AKP’lilerin kamuoyunca bilinmesinden, ifade edilen görüşlerin ortaya çıkmasından korkuluyor.”

AKP iktidara gelir gelmez, ABD’nin Irak’ı işgali için topraklarımızı, limanlarımızı, havaalanlarımızı kullanmasına olanak tanıyan 1 Mart tezkeresinin hazırlıklarına başladı. 6 Şubat 2003’te kabul edilen bir tezkere ile limanlarımızın ve havaalanlarımızın ABD tarafından tamirine ve kullanılmasına izin verildi.

ABD’nin Türkiye üzerinden Irak’ı işgali, elçi Dick Cheney tarafından Başbakan Ecevit’e iletilmiş ancak Ecevit uluslararası meşruiyet yani Birleşmiş Milletler kararı olmadan uygun bulmadığını ifade etmişti.

AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün onayını da alan ABD, savaş gemilerini Akdeniz’e göndermiş, askerlerini İskenderun Limanı’na çıkarmıştı. Durumu yerinde görmek isteyen CHP milletvekilleri, limana sokulmamıştı.

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümetinin adım adım ABD askerlerinin topraklarımızda konuşlanmasının yolunu açtığını gören CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, muhalefetini ifade etmeye başlamıştı. Grup toplantısında “Türkiye Irak’a müdahalenin bir cephesi olamaz” diye karşı çıkmıştı.

AKP’nin, ABD’nin Irak’ı silahsızlandırma ve Saddam’ı devirme amacıyla başlatılan hazırlıklara destek olmasının nedeni, finansman sorunlarını aşmak ve ABD’nin yanında Ortadoğu’da söz sahibi olmaktı. Hem ABD’den doğrudan borç almaya hem de IMF başta olmak üzere finans kuruluşlarının desteğini almaya çalışıyorlardı.

CHP, muhalif kamuoyu ve medya, topraklarımıza konuşlanacak yabancı askerleri istemiyor ve barıştan yana tavır alıyordu. TBMM’de ve mitinglerde savaş karşıtı konuşmalar yapılarak halk bilgilendiriliyordu.

GİZLİ OTURUM İSTEĞİ

AKP, muhalefete ve kamuoyundaki tepkilere aldırmadan, ABD ile bir anlamda “at pazarlığı” yaparak daha çok para koparmaya çalışıyordu. Sonunda Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen tezkere 24 Şubat 2003 günü TBMM’ye sunuldu. Tezkerede 60 bin askerin ve 255 savaş uçağının Türkiye topraklarında konuşlanması ve Irak’a saldırması öngörülüyordu.

1 Mart 2003 günü tezkere TBMM’nin gündemine geldi. Oturumu, başkan Bülent Arınç yönetiyordu. AKP gizli oturum istiyordu. CHP gizli oturma karşı çıkıyor, konunun halkımızın gözü önünde tartışılmasını istiyordu.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav başta olmak üzere CHP sözcüleri, tezkerenin içeriğine ve gizli oturum isteğine karşı çıkıyorlardı. AKP’liler Bülent Arınç’ın muhalefete söz vermesine ve konuşmaların uzamasına hoşgörülü davranmasına karşı çıkıyorlardı.

Gizli oturum öncesi konuşmasında Önder Sav, “ABD’den korkmayın, Allah’tan korkun”, “ABD askerleri geldikleri gibi gitsinler” şeklinde çok alkışlanan sözler söyledi. Gizli oturumda CHP Genel Başkanı Deniz Baykal uzun bir konuşma yaptı. TBMM’ye yeni gelmiş AKP milletvekilleri de konuşmayı dikkatle dinlediler ve etkilendiler.

CHP, tezkereye muhalefetinin uluslararası meşruiyetinin olmayacağı, komşu bir ülkeye topraklarımızdan savaş açılmasının nedensiz olması ve savaş sonrasında yıkılacak kentleri ve ölecek insanları düşünerek karşı çıkıyordu.

TEZKERENİN REDDİ

Başbakan Abdullah Gül, gizli oturumda basında yer alan haberleri tekrarlayan bir konuşma yaptı. CHP grup başkanvekili olarak “Gazete manşetlerini tekrarlamak için mi gizli oturum yapıyorsunuz?” diye müdahale etmiştim.

Sonunda yapılan oylamada tezkere kabul edilmedi. 264 kabul, 250 ret, 19 çekimser oy kullanılmıştı. Ancak anayasanın 96. ve iç tüzüğün 267. maddesine göre zorunlu olan 267 salt çoğunluk bulunamamıştı. AKP’liler kabul oylarını çok sanıp sonucu

alkışlarla karşıladı. Grup başkanı olarak 267 oy çıkmadığı için tezkerenin kabul edilmediğini söyleyerek başkana itiraz ettim. Başkan, AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz ve beni toplantıya çağırdı. Arınç itirazımı dinledikten sonra tezkerenin kabul edilmediğini söyledi. AKP oylamanın tekrarlanmasını istedi, ben karşı çıkınca Arınç, oturumu açarak tezkerenin kabul edilmediğini açıkladı. Bu kez muhalefet alkışlamaya başladı. AKP’den beş’i bakan olmak üzere 100’e yakın milletvekili tezkereye “Hayır” demişti.

TÜRKİYE’NİN SAYGINLIĞI

1 Mart tezkeresinin kabul edilmemesi üzerine ABD, Türkiye’ye getirdiği silahlarını ve askerlerini alıp gitti. Sonra güneyden Irak’a savaş açarak 1.5 milyon insanın ölümüne neden oldu.

1 Mart tezkeresini savunan bazı çevreler hâlâ, ABD ile birlikte hareket etseydik PKK ile etkin mücadele edebileceğimizi iddia etmeye devam ediyorlar. Oysa ABD ile imzalanan mutabakat muhtırasında Türk askerlerinin 25-30 km sınır boyunda bile, meşru müdafaa dışında PKK yuvalarına ateş edilmeyeceği açık hükme bağlanmıştı.

Tezkerenin reddi Türkiye’nin Arap dünyasında ve Avrupa ülkelerinde saygınlığını artırdı.

ABD, tezkere lehine tavır koymayan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve tezkerenin reddini sağlayan Cumhuriyet Halk Partisi’ne her türlü kumpası uyguladı. 1 Mart tezkeresine, bir anlamda ABD’ye “Hayır” diyen 22. dönem milletvekilleri büyük bir vatanseverlik gösterdiler.

MUSTAFA ÖZYÜREK

ESKİ CHP GRUP BAŞKAN VEKİLİ

Yazarın Son Yazıları

Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026
Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026
Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026
Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Devamını Oku
20.02.2026
Sosyoekonomik yapı ve şiddet - Ayşe Atalay

Şiddet bir insanın bir başkasına ya da gruba istemediği, arzu etmediği bir davranışta bulunması için uyguladığı fiziksel olduğu kadar psikolojik, kültürel ve ekonomik boyutları da içeren bir zorlamadır.

Devamını Oku
19.02.2026
Solun büyük yol ayrımı - Kaan Eroğuz

Türkiye’de sosyalist hareketin Kemalist devrime bakışı her dönem temel ayrışmaların ve tekrarlanan tartışmaların kaynağı olagelmiştir.

Devamını Oku
19.02.2026
Okullarda eğitsel kodlar - Nusret Ertürk

Öğrencilerimizden, bizi gönendirecek haberler duymak istiyorsak, okullarda eğitsel kollara önem vermeliyiz.

Devamını Oku
19.02.2026
Tarih denen büyük yargıç - Halil Sarıgöz

Geçtiğimiz günlerde Aydın’da ve Keçiören’de yaşanan istifalar yalnızca yerel siyasetin dar gündemi değildir.

Devamını Oku
18.02.2026
Parti devletinde 'hukuk' - Erol Türk

AKP genel başkanı, başta anayasa olmak üzere tüm hukuk kurallarını askıya alan ve hukuk devleti ilkesini zedeleyen, ülkenin en tartışmalı ismi olan İstanbul cumhuriyet başsavcısını bir gece yarısı adalet bakanı olarak atadı.

Devamını Oku
18.02.2026
Türkiye ağlıyor - Gani Aşık

Vatanı için cephelerde silah ve süngülerle aslanlar gibi vuruşup kaplanlar gibi kükreyen Türkler aslında naif, ince kalpli ve tepeden tırnağa duygu yüklü insanlardır.

Devamını Oku
18.02.2026
İzmir İktisat Kongresi'nin 103. yıldönümü - Hüner Tuncer

Cumhuriyetin ilanından önce 17 Şubat 1923’te İzmir’de, “Türkiye İktisat Kongresi” toplanmıştı.

Devamını Oku
17.02.2026