Uğur Mumcu bizi izliyor - Av. Erol Ertuğrul
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Uğur Mumcu bizi izliyor - Av. Erol Ertuğrul

24.01.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Ankara Hukuk Fakültesi 5 Kasım 1925’te Atatürk tarafından açılmıştır. Fakültenin girişinde Atatürk’ün “Bu kurumun açılışında duyduğum mutluluğu hiçbir yerde duymadım” sözü yazılıdır. Sevgili Uğur Mumcu ile ben Ankara Hukuk Fakültesi’nden arkadaşız. Uğur Mumcu, 1963-1964 döneminde Hukuk Fakültesi Öğrenci Derneği Başkanlığı yaptı. Bu dönemde fakültede ses getiren eylemleri gerçekleştirdi. Türk aydınlarının yıllarca hapis yatmalarına neden olan Türk Ceza Yasası’nın 141- 142. maddelerini tartıştırdı. Uğur’dan sonra Hukuk Fakültesi Öğrenci Derneği başkanlığına seçimle ben getirildim. 

ATATÜRKÇÜLÜK SÖYLEŞİSİ

Uğur, katıksız bir Atatürkçü, korkusuz bir vatanseverdi. Yedek subay okulundan onu er çıkardılar. Askerliğini Ağrı Patnos’ta vatan çocukları ile birlikte er olarak yaptı. Ama hiç rahatsız olmadı. Askerlik anılarını mizahi bir dille “Sakıncalı Piyade” adlı kitapta topladı. Askerden sonra Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başladı. Kurmay subaylara “Atatürkçülük” konusunda bir söyleşi verdi. Söyleşi sonunda kurmay subaylar Uğur’u dakikalarca ayakta alkışladılar. Bu ayakta alkışlar onu yedek subay okulundan er çıkaranlara karşı en güzel yanıttı. Uğur bir yazısında “Ben Atatürkçüyüm, ben, cumhuriyetçiyim, ben laikim, ben antiemperyalistim, ben tam bağımsız Türkiye’den yanayım, ben insan hakları savunucuyum, ben terörün karşısındayım; ben yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım” diyordu. Ve bu görüşlerin ışığında araştırmalar yapıyor, suçluların üzerine gidiyordu. 

Aydın’da 14 Aralık 1990 günü insan hakları konulu bir panel düzenledik. Panel’in konuşmacıları İlhan Selçuk, Uğur Mumcu, Muzaffer İlhan Erdost ve Prof. Dr. Aydın Aybay’dı. Panele katılan konuşmacıların yol giderlerini panel sonrası kendilerine veriyorduk. Uğur’un uçak parasını da vermiştik. Panel’den birkaç gün sonra beni Aydın’da bir bankanın şubesinden aradılar. Uğur bana bir para göndermişti. Hemen Uğur’u aradım, bu para nedir diye. “Sen bana İzmir-Ankara uçak bilet ücretini tam olarak vermişsin, oysa biz gazeteciler yarım bilet parası ile uçuyoruz. Artan parayı sana geri gönderdim” dedi. Uğur o günlerde işsizdi. Bu parayı geri göndermese kimsenin haberi bile olmayacaktı. İşte Uğur’u Uğur yapan buydu. 

24 Ocak 1993 günü onu alçakça bombalı bir saldırı ile aramızdan aldılar. 25 Ocak 1993 günü İlhan Selçuk’a acımızı dile getiren ve sonu “Başımız sağ olsun” diye biten bir telgraf çektim. Telgrafı fonotelden görevliye yazdırdım. Görevli bana telefonda “Efendim hepimizin başı sağ olsun” dedi. Gözyaşlarımı yüreğime akıttım. 27 Ocak 1993’te Aydın’da demokratik kitle örgütlerinin katılımı ile bir yürüyüş düzenledik. Etkinlik Atatürk anıtına Uğur’un fotoğraflarının ve karanfiller konulması ile son bulmuştu. Gece eşimle Atatürk anıtına gittik. Anıtın önü gündüz gibi kalabalıktı. Uğur’un resimlerinin yanında mumlar yakılmıştı. Birileri, sönen mumları yanan mumlarla yeniden yakıyordu. Başörtülü bir kadın Uğur’un resmini aldı, öptü, sonra yerine koydu. O kadın Uğur’u hiç tanımıyordu, Uğur’u hiç görmemişti. Ama Uğur’un kendileri için öldüğünü anlamıştı. Eşimle hiç konuşmadan ve gözyaşlarımızı içimize akıtarak anıtın önünden ayrıldık. 

AYDINLAR DAVASI

“Umut Davası” adı ile Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok cinayetlerinin görüldüğü davaya Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi’nin avukatı olarak katıldım. Sanıklar gerici, İran bağlantılı kişilerdi. Çeşitli cezalar aldılar. Ama bana göre onlar gerçek suçlular değillerdi. Gerçek suçlular devlet içerisinde yuvalanmış, gladyo denilen gizli bir örgütün üyeleriydiler. Ve Uğur yazdıkları ile onların üzerlerine gidiyordu. Onu ortadan kaldırmak istediler. 

ONUN YAPTIKLARINI YAPMALIYIZ

Muammer Aksoy öldürüldüğünde Uğur en önde Muammer Aksoy’un resmini taşıyordu. Aksoy’un ölümünden sonra da Aksoy için “Kalpaksız Kuvayı Milliyeci” sözünü ilk kez Uğur kullanmıştı. Uğur gerçek bir “Kalpaksız Kuvayı Milliyeci”ydi. Yaşasaydı; Gezi davası diye açılan ve hukuka aykırı cezaların verildiği davaları eleştirir, o davalara karşı çıkardı. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını anayasaya karşı uygulamayan mahkemelerin ipliğini pazara çıkarır, bu mahkemelerin arkasında duran AKP yönetimini yaptığına pişman ederdi. Cezaevinde tutsak edilen Cumhuriyetin ordusunun kahraman generallerine yapılan hukuksuzlukları unutturmaz, onların yanında yer alırdı. Cumhuriyetimizin din kıskacı altında olmasına karşı bir düşün savaşı verirdi. Tarikatların TSK içerisine sızmış olmasına milli eğitim bakanının tarikatlara arka çıkmasına göz yummaz, tehlikenin büyüklüğünü görür, herkesi uyarırdı. “Yolsuzluk hırsızlık değildir” diyenlerin yaptıklarını tokat gibi yüzlerine çarpardı. 

Bugün sevgili Uğur Mumcu yok, bizler varız. Onun yaptıklarını yapmalıyız. Unutmayalım Uğur Mumcu bizi izliyor.

Av. Erol Ertuğrul

Yazarın Son Yazıları

İzmir İktisat Kongresi'nin 103. yıldönümü - Hüner Tuncer

Cumhuriyetin ilanından önce 17 Şubat 1923’te İzmir’de, “Türkiye İktisat Kongresi” toplanmıştı.

Devamını Oku
17.02.2026
Masumiyet karinesi - Suna Türkoğlu

Temelleri 1215’te Magna Carta Libertatum ile atılan, 1948’de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 11. maddesinde ”Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır” ifadesiyle uluslararası bir metinde kendine açıkça yer bulan ve 1950’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde, “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır” hükmüyle de “adil yargılanma hakkı”nın en önemli parçası halini alan “masumiyet karinesi”, bugün hepimizin her alandaki koruyucu şemsiyesidir.

Devamını Oku
16.02.2026
Taliban, emperyalizm ve Afganistan - Doğan Ergenç

Taliban 2021 yılında Afganistan’da yeniden iktidara geldiğinde, kısmen “ılımlı” mesajlar vermişti.

Devamını Oku
16.02.2026
Yaşlı hakları ve emekli aylığı - Ahmet Münci Özmen

Yaşlılık hangi açıdan tanımlanırsa tanımlansın, daha önce var olanların azalmasıyla, eksilmesiyle ilgili bir durumdur.

Devamını Oku
14.02.2026
Migros depo işçileri neden direniyor? - E. Haktan Altın

22 Ocak’tan bu yana Migros depolarında DGD-SEN öncülüğünde işçiler “insanca yaşayabilmek” için direniyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Hukuki güvenlik ile ‘açık hata’ arasında - Abdullah Dörtlemez

İdare hukukunun en kırılgan eşiklerinden biri, hukuki güvenlik ilkesi ile hukuka uygunluk talebi arasındaki gerilimde ortaya çıkar.

Devamını Oku
13.02.2026
İliç’te yaşanan çaresizlik - Duran Güldemir

“Tüm siyasi partilerden ve muhtarlardan ortak çağrı: Çöpler Altın Madeni açılsın!..”

Devamını Oku
13.02.2026
Asya üretim dengelerinde yeni dönem - Gözde Dizdar

Bangladeş’te bugün yapılacak genel seçimler, yalnızca iç siyaseti ilgilendiren bir gelişme değil; güney ve güneydoğu Asya’daki üretim ve ticaret dengeleri açısından da yakından izlenen bir sürece işaret ediyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Şiddet sarmalındaki çocuklarımız - Mustafa Gazalcı

Şiddete uğrayan, sömürülen çocuklara geçen günlerde bir de acımasızca öldürülen çocuklar eklendi.

Devamını Oku
12.02.2026
Başkanların serüveni… - Celal Ülgen

Ülkemizde daha önce eşi görülmemiş bir belediyeler krizi yaşanıyor.

Devamını Oku
11.02.2026
Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026