Poyraz Ali vardı, hatırlar mısınız?
Pınar Öğünç
Son Köşe Yazıları

Poyraz Ali vardı, hatırlar mısınız?

18.07.2015 21:54
Güncellenme:
Takip Et:

Şu anda bir bayram günü Poyraz Ali ne yapıyordur? Annesinin koğuş arkadaşlarıyla, her gün birinin sırayla mesuliyet üstlenen “oyun teyzeleriyle” bayramlaşmış, ceplerini çikolatalarla doldurmuştur. Üzerinde cezaevi kreşinde bayram hediyesi olarak verilen kıyafetler vardır, ayağına büyük gelse de o çok beğendiği lacivert sandaletleri asla ayağından çıkarmıyordur. Tam bugün olan açık görüş için teyzesi gelene kadar belki oyuncak vinciyle oynayacaktır, belki de geçen doğum gününde eğitim merkezinde ona hediye edilen ama ancak kuyruğu kesilerek içeri sokulan hayvancığıyla. Kuyruğunu sıkınca ses çıkarıyormuş çünkü oyuncak; yasak. Ama şu an Poyraz Ali’nin başka bir derdi var.

Teşhis cezaevinde kondu

Türkiye, sarı saçlı koca gözlü Poyraz Ali’yi tanıdığında iki yaşını sürüyordu, şimdi geldi üç buçuk yaşına. Oğlunda bir tuhaflık sezen annesi Zeynep Bakır, hastalığın adını koymaya çalıştığı günlerde tutuklanmıştı. Tartışmalı bir iddianameyle örgüt üyeliği suçundan yargılanarak altı yıl üç ay ceza almıştı Bakır. Poyraz Ali’nin teşhisi de o cezaevindeyken kondu zaten: Atipik otizm. Bu şu demek, erken yaşta yoğunlaştırılmış bir eğitim alırsa akranlarını yakalama şansı çok yüksek.

O günlerde başlatılan kampanyaya imza atan 35 bin kişi, onun gibi engelli çocuklarıyla cezaevinde kalan tüm kadın tutuklular için denetimli serbestlik talep ediyordu. Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Otizm Dernekleri Federasyonu’ndan İrem Afşin ve konuyla ilgilenen CHP milletvekili Melda Onur’la birlikte babası Emrah Bakır’la görüşmüştü. Birtakım garantiler de aldılar ama işte Bozdağ mı kaldı?

Hastalığında gerileme

O kampanyanın mühim kazanımları oldu. Biri Poyraz Ali’nin aldığı özel eğitimin gün sayısı arttı. İkincisi, bu merkezdeki uzmanların da çabasıyla sadece dört duvardan ibaret cezaevi kreşi bir miktar daha çocuk dostu hale geldi. Cezaevinin verdiği haşlanmaktan yeşermiş halde olduğundan, Poyraz Ali’ye pişmemiş yumurta talep eden Zeynep Bakır’ın bunun için bile ne kadar uğraştığı düşünülürse, bahsedilenler büyük adım.

Bir buçuk yıldır, son süreçte haftada beş gün Bakırköy’ün işlek caddelerinden birine, Martım Özel Eğitim Merkezi’nin önüne bir cezaevi aracı yanaşıyor. Bir kadın gardiyan, bir jandarma komutanı ve üç askerle birlikte Zeynep Bakır, Poyraz Ali’yle araçtan iniyor. Otomatik silahlar arasında zıplaşarak artık yolunu bildiği merdivenlerini tırmanıyor Poyraz Ali. Miray Tonbas’la özel eğitim odasına çıkacak. Duvardaki panoda Zeynep Bakır’ın bir çizimi raptiyeli; ikisi birlikte. Bu konuda maharetli Bakır, koca gözlü Poyraz Aliler çiziyor cezaevinde sıkıldıkça.

Eğitmen Tonbas, psikolog Esen Acarer bu süre zarfında zaten öğrenmeye çok açık olan Poyraz Ali’nin kelime düzeyinde konuşabildiğini, sosyal ilişkilerinde gelişim gösterdiğini söylüyor heyecanla. Artık demir kapıların önünde saatlerce daha az ağlıyor, gardiyanları daha az yumrukluyormuş bir de. Hastalığın iyileşmesinde görülür bir ilerleme sağlanmış. Merkezdekiler yeğenleri, çocukları gibi seviyorlar Poyraz Ali’yi, anlatışlarından belli.

Koca gözlü Poyraz Aliler çiziyor

Özel eğitim merkezinin duvarındaki panoda anne Zeynep Bakır’ın oğluyla kendini resmettiği bir çizimi asılı. Zeynep Bakır cezaevinde sıkıldıkça Poyraz Aliler çiziyor.

Tüm çocukların güvenliği riskli

Poyraz Ali’nin bir derdi var ama. Zeynep Bakır, Poyraz Ali’yi uyutup cezaevinden mektup yazmış. 19 aydır yumurtadan boya kalemine içerde verdikleri mücadeleleri anlatıyor. Üç buçuk yaşında bir çocuğun cezaevlerinin usandırıcı X-Ray kontrollerine alışması acıklı, ama mesela artık ötünce kendi çıkıp tekrar geçiyormuş. Her şeye rağmen koğuştaki düzenle, eğitim rutiniyle oturmuş bir sistem söz konusu. Fakat işte dert şu ki, bir süredir Bakırköy Kadın Cezaevi’nin boşaltılıp Siliviri Cezaevi’ne taşınması gündemde. O arazi için rezidansların isimleri uçuşuyor şu an havada. Geçen haftalarda tutuklu ve hükümlü ailelerinin cezaevi kapısı önünde bir dizi eylemi de oldu.

19 Aralık kâbusu

Bu gelişmenin birkaç muhtemel sonucu var. İlki Bakırköy’deki bu düzenli özel eğitimine etkisi. Poyraz Ali alıştığı eğitmenlerini aynı sıklıkta, hatta hiç görebilecek mi? İkincisi cezaevinde anneleriyle kalan elli kadar çocuğun, bu nakil esnasında yaşanabilecek olası direnişte ve olası operasyondaki akıbetleri. 19 Aralık hatıraları bir kâbus gibi canlanıyor. Bakır, Poyraz Ali’nin ve içerdeki tüm çocukların güvenliğinden endişeli. Aslen iki yıl cezası kalan adli tutuklulara uygulanan denetimli serbestlik hakkını kendisi gibi siyasi tutuklular için de istiyor, lakin bu belirsizlikler, zaten hükümlü gibi ceza gören çocuğunun güvenliğine kilitlenmiş durumda.

Dönmemeye direniyor

İstanbul’a git-gel trafiğinde Trabzon’daki hediyelik eşya dükkânlarını ayakta tutmaya çalışan baba Emrah Bakır, bu değişimin kurumsal anlamda kazanımları bertaraf ettiği gibi, siyasi tutukluların özveriyle oluşturduğu Poyraz Ali’nin ihtiyaçlarına uygun düzenden de feragat anlamına geldiğini söylüyor. Silivri Cezaevi’ndeki hücre tipi yerleşimde hiçbiri mümkün değil. Eşi ve çocuğu Silivri’ye nakilden hariç tutulsa dahi kayıp söz konusu Bakır’a göre.

Kırk beş dakika süren seanstan sonra bu kez dönmemeye iyice direnerek yine cezaevi aracına doğru yürüyor Poyraz Ali annesiyle birlikte. Girişteki berbere dalıp akvaryumdaki balıkları izliyor bazen. Otomatik silahlı askerler ne yapsa bilemiyor Bakırköy’ün bir sokağında. Poyraz Ali’yi bekliyorlar.

(Poyraz Ali’nin fotoğrafı ve çizimler ailenin onayıyla yayımlanmıştır)

Yazarın Son Yazıları

Bugünün ‘esası’ savunmada

Bugünün ‘esası’ savunmada

Devamını Oku
28.07.2017
Hayır rüzgârında 1 Mayıs

Hayır rüzgârında 1 Mayıs

Devamını Oku
02.05.2017
Bir tava bir kepçe

YSK’nin mühürsüz pusula kararına, şaibe iddialarına karşı Beşiktaş’ta buluşanların sayısı on bine yaklaşıyordu. Kimdi bu insanlar, ne istiyordu?

Devamını Oku
19.04.2017
‘Hayır’a baskı tarihe geçecek

.

Devamını Oku
17.04.2017
Kadınlar haykırıyor: Hayat bizim senin mi sandın?

Kadınlar birçok kentte ‘Hayır’ demek için sokaklardaydı. ‘Kadınların direnişi o sarayı mühürleyecek’ yazısı dikkat çekiyordu bir pankartta.

Devamını Oku
14.04.2017
Hitler'li iki tespit

Hitler'li iki tespit

Devamını Oku
04.04.2017
Evet ve hayır diye iki seçenek varsa, bu ne?

DİB, sahadan tecrübe paylaşıyor. Hayırcıların başına gelenler, Evet’in tasviri aslında.

Devamını Oku
01.04.2017
Aliyev’den Türkiye’ye başkanlık uyarıları: Yapmaz demeyin her şeyi yaparlar

Azerbaycan’da muhalif fikirleri yüzünden cezaevinde iki yıl tutulan insan hakları avukatı İntigam Aliyev, acısını çektikleri başkanlık sistemini anlatıyor, uyarıyor: “Başkanlıkları kendi arşınınızla ölçmeyin”

Devamını Oku
20.03.2017
Paker: Psikososyal dengemiz bozuldu

Derin bir toplumsal kriz yaşıyoruz

Devamını Oku
15.03.2017
Ahmet'inki bir tehdit değil sadece durum tespiti

Ahmet'inki bir tehdit değil sadece durum tespiti

Devamını Oku
22.02.2017
Kadın, göçmen, Müslüman ve Trump’a kafa tutuyor

Kasımda Minnesota Temsilciler Meclisi’ne seçilen ilk Müslüman olan Somali kökenli İlhan Omar İstanbul’daydı. Trump’ın başkanlığıyla Omar’ın işi zorlaştı ama koltuğu daha da manalı hale geldi.

Devamını Oku
05.02.2017
'Tek medya, tek akademi, tek hukuk'

'Tek medya, tek akademi, tek hukuk'

Devamını Oku
03.02.2017
‘Bu koşullarda meşru bir referandum olmaz’

Tarihinin en güçlü temsiliyle Türkiye’ye gelen PEN heyeti, ifade özgürlüğü çerçevesinde hem siyasilerle hem mağdurlarla görüştü, başkanlık referandumuna dair uyarılarda bulundu.

Devamını Oku
28.01.2017
‘Kutsal olan devlet değil, insandır’

‘Kutsal olan devlet değil, insandır’

Devamını Oku
20.01.2017
Savaşa, yoksulluğa ve israfa karşı sofra

Savaşa, yoksulluğa ve israfa karşı sofra

Devamını Oku
04.12.2016
‘Her yıkılmış ev bizim için mezar’

Avukat Ramazan Demir, 8 ay sonra sokağa çıkma yasağı kaldırılan Şırnak’ta evini, kardeşinin test kitabından buldu. Demir, yıkımı “Yıkımın büyüklüğü karşısında sen ufacık kalıyorsun. Şırnak’ta 92’yi yaşadık. Ama bu seferki başka bir şeydi” diye anlattı.

Devamını Oku
28.11.2016
Özgür Gündem nöbetçi yayın yönetmenleri yine adliyede... Suçları dayanışma!

Çağlayan’dak i Adalet Sarayı’nda dün Özgür Gündem’le dayanışma amacıyla bir günlük genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş gazeteciler vardı. Necmiye Alpay, Yıldırım Türker, Hasan Cemal, Jülide Kural, Murat Uyurkulak, Faruk Balıkçı ve birçok gazeteci daha.

Devamını Oku
25.11.2016
Bertrand: Gazeteci taraf seçmek zorunda değil

Geçen cuma Gaziantep’te gözaltına alındıktan sonra sınır dışı edilen Fransız gazeteci Olivier Bertrand, ‘Kafkaesk’ dediği o üç günü anlattı.

Devamını Oku
18.11.2016
'Otoriteryanizm yükseliyor'

Trump’ın başkan seçilmesi tartışmaları devam ediyor. Doç. Dr. Evren Balta insan haklarının, özgürlüklerin baş tacı edildiği 90’lar döneminin kapandığını söylüyor. Balta “Trump lider olarak bunların hiçbiriyle ilgilenmediğini söylüyor. Trump gibi liderlerin, Türkiye’de Erdoğan’ın, Macaristan’da Orban’ın yaptığı en önemli şeylerden biri kurumsuzlaştırma” diyor.

Devamını Oku
13.11.2016
Delirmiyorsak o da inattan

Delirmiyorsak o da inattan

Devamını Oku
05.11.2016
‘OHAL hatırası’

‘OHAL hatirası’

Devamını Oku
03.11.2016
Denizde orman kanunları

Su ürünleri mühendisi Mehmet Özdinar’ın TÜİK için balıkçılardan veri toplarken ölümü, gözleri vahşi kapitalizm belgeseline benzeyen balıkçılık sektörüne, büyük balıkçıların hırsına ve rekabet arttıkça ortaya çıkan şiddete çevirdi.

Devamını Oku
31.10.2016
Devletin ‘üvey’ çocukları

Devletin ‘üvey’ çocukları

Devamını Oku
15.10.2016
'AKP, kendini OHAL’e kaptırdı'

'AKP, kendini OHAL’e kaptırdı'

Devamını Oku
01.10.2016
‘Ellerimiz yakalarında’

‘Ellerimiz yakalarında’

Devamını Oku
25.09.2016
‘İşimi bitireyim sonra öldürün’

‘Öldürün ama işimi bitireyim ondan sonra’

Devamını Oku
24.09.2016
Göbeklitepe'ye yazık

Göbeklitepe'ye yazık

Devamını Oku
28.08.2016
El yakmadan yazılmaz

El yakmadan yazılmaz

Devamını Oku
23.08.2016
Bu önlemlerle kâr özelleştiriliyor, zarar toplumsallaştırılıyor

İktisatçı Doç. Dr. Ümit Akçay, AKP’yi iktidarda tutan en önemli faktörlerden birinin her şeye rağmen ekonomik büyümenin sürmesi olduğunu söylüyor. Akçay, “Büyüme durduğunda olabilecekleri kimse bilmiyor. O nedenle “ne pahasına olursa olsun büyüme” ruhu hâkim” diyor.

Devamını Oku
19.08.2016
'Batı jetlerin sesini yeni duydu'

'Batı jetlerin sesini yeni duydu'

Devamını Oku
24.07.2016
Darbeciye işkence demokrasi getirmez

Darbecilerin cezalandırılması gerektiğini söyleyen TİHV Genel Sekreteri Bakkalcı, insanlık onurunun korunmasına yönelik değerlerin polemik konusu yapılamayacağını söyledi.

Devamını Oku
23.07.2016
Taksim'de bir 'şölen'

OHAL ilanı, Taksim Meydanı’ndaki Demokrasi Şöleni’nde canlı dinlendi. Sonra kornalarla sabaha kadar sürecek ‘olağanüstü’ bir kutlama başladı.

Devamını Oku
22.07.2016
Hepiniz aynı tanktasınız

Hepiniz aynı tanktasınız

Devamını Oku
16.07.2016
‘Kimse farklı olduğu için azap çekmesin’

‘Kimse farklı olduğu için azap çekmesin’

Devamını Oku
10.07.2016
'Taksim’in içine etmek mümkün'

Prof. Sayın’ın Bilgi Üniversitesi’yle ilişiğinin kesilmesini protesto ederek istifa eden Prof. Neumann, Batı’nın Erdoğan’ı sultan olarak göstermeyi sevdiğini, Erdoğan’ın da kendini Osmanlı motifleriyle sunduğunu söyledi

Devamını Oku
07.07.2016
‘Sadece özgürlük istiyoruz’

‘Sadece özgürlük istiyoruz’

Devamını Oku
20.06.2016
Fuarda biten umutlar

Fuarda biten umutlar

Devamını Oku
11.06.2016
Örgütlü kötülüğün davası

Kadıköy’de öldürülen Bahadır Grammeşin’in kardeşi Başak, bugünkü duruşma öncesi Cumhuriyet’e konuştu.

Devamını Oku
08.06.2016
“Asıl evlerimizin halini görünce delireceğiz”

“Asıl evlerimizin halini görünce delireceğiz”

Devamını Oku
29.05.2016
‘İnadına o evde yaşayacağım’

Yüksekova’da yatak odalarına bir özel harekâtçının “Yüksekova’da aşk başka yaşanıyor” yazdığı Uzunköprü çifti Cumhuriyet’e “Bu neyin kinidir çözemiyoruz” dedi.

Devamını Oku
27.05.2016