Tükenmişlik sendromu
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Tükenmişlik sendromu

08.02.2026 11:55
Güncellenme:
Takip Et:

Enerjiniz mi bitti, yoksa anlam duygunuz mu zedelendi? Pazartesi sendromundan çok daha fazlasını ifade eden tükenmişlik sendromuna karşı yaşam amaçlarını yeniden belirlemek, hobi edinmek ve fiziksel egzersizle gelen "yeniden başlama" isteği size yardımcı olabilir.

Tükenmişlik (burnout) sendromu ilk önce hekimler ve öğretmenler için ortaya atılmış, daha sonra tüm meslek grupları için düşünülmüştür. Kanımca yoğun bir şekilde sınavlara hazırlanan öğrenciler, birkaç çocuğa bakan anneler ve hasta yakınları için de tükenmişlikten söz etmek mümkündür.

Kişinin iş yerinde çok yoğun çalışması, uzun nöbetler tutması, kötü mekânlarda çalışması, kişiler arası iletişim açısından olumsuz koşullar içinde bulunması, yaptığı işi giderek anlamlı bulmamaya başlaması zamanla tükenmişliğe yol açabilir. Türkçemizde, “ayaklarım geri geri gidiyor” şeklinde bir ifade vardır. İşe giderken tükenmişlik içinde bulunanların ayakları gerçekten geri geri gider. Kendilerini zorlanma, stres içinde hissederler. 

TÜKENMİŞLİĞİN BELİRTİLERİ

Aşağıdaki belirtilerin çoğunluğuna sahip olmak çalışanın tükenmişlik hissettiği anlamına gelir:

- Kişinin enerjisi tükenmiş, motivasyonu düşmüştür;

- Kişi yeterince uyusa bile kendini sürekli yorgunluk hisseder;

- İşinde başarılı olduğu konusunda ciddi şüpheler geliştirir, yaptığı işin anlamlı olmadığını düşünmeye başlar, işinde tatminsizlik yaşar;

- Hafta sonunu iple çeker, pazartesi sabahları okula gitmek istemeyen öğrenciler gibi işe gitmemek için çeşitli mazeretler üretir ancak işe gitmek zorundadır, ayakları geri geri gitse de işe gider;

- Duyarsızlık geliştirir, işine ve çevresine ilgisi azalır;

- Uyku sorunları yaşar;

- İştah azalabilir veya artabilir;

- Grip ve benzeri hastalıklara yakalanma ihtimali artar;

- Gelecekten beklentisi azalır, umutsuzluğu artar;

- Sürekli gergindir, sık sinirlenir, öfke patlamaları yaşar, zaman zaman saldırganlık sergiler; asıl öfkesi yoğun ve sağlıksız iş ortamınadır ancak öfkesini iş arkadaşlarına, müşterilere veya aile fertlerine yöneltir. Anadolumuzda, “Davacının aptalı derdini mübaşire anlatır” denir. Tükenmişlik içinde olan kişi de derdini adeta mübaşire yöneltir. (Şüphesiz ki tükenmişlik aptallık değildir, sadece  bir zorlanma halidir.)   

ANNELERDE VE BAKICILARDA TÜKENMİŞLİK

Tükenmişliğin iş ortamları dışında da ortaya çıkabileceğini söylemiştim. Ev dışında sistematik bir çalışma yaşamları olmayan ev kadınları da tükenmişlik hissedebilirler. Özellikle evde kalıp birkaç çocuk büyütmeye çalışan ev kadınları bunalabilirler, sinirli olurlar ve tükenmişlik içine girebilirler. Bakıma muhtaç yakınlarına, engelli aile üyelerine evlerinde bakan kişiler için de aynı sorun geçerlidir. Bu kişiler bir hobi edinmeden önce sıkıldıklarını kendilerine veya bir başkasına ifade etmelidirler. 

Yakınlarına bakanlar, özellikle anneler genelde sıkıldıklarını kendi kendilerine bile ifadeden çekinirler. Eğer çocuklarından bunaldıklarını söylerlerse ayıp, günah olacağını düşünürler. Oysa kişinin sıkıntısını ifade etmesi en doğal hakkıdır. İfade edilen sıkıntı sıkıntı olma özelliğini büyük ölçüde kaybeder. Dîvânu Lügâti’t-Türk’te artık fazla kullanılmayan bir atasözü var, “Ateş demekle ağız yanmaz” diyor. Bir annenin çocuklarından bunaldığını ifade etmesi onları sevmediği, onlara bakmayacağı anlamına gelmez. Sadece söyleyeni bir ölçüde rahatlatır.   

METAL YORGUNLUĞU TÜKENMİŞLİK Mİ?

Siyasi ortamlarda metal yorgunluğu tükenmişlik anlamında kullanılıyor. Oysa metal yorgunluğu uzun yıllar çalışmaktan kaynaklanan, yaşlanmayla gelen bir sorun olsa gerek. Tükenmişlik ise her yaşta ortaya çıkabilir. 

TÜKENMİŞLİĞE KARŞI NE YAPILABİLİR?

- Öncelikle iş yerlerindeki psikologların ve psikolojik danışmanların bu konuda duyarlı olmaları, çalışanlarla tükenmişlik konusunda etkileşim (encounter) grupları yapmaları iyi olabilir;

- Kendilerini tükenmiş hisseden kişiler işleri dışında uğraşlara yönelmelidirler, hobi edinmelidirler; sınavlara yoğun olarak hazırlanan öğrencilerin sadece ders çalışmaları sağlıklı değildir. Haftada yarım gün, en azından birkaç saat ders dışı uğraşları olmalıdır. Bu uğraş arkadaşlarla gezmek veya bir folklor çalışması olabilir; 

- Tükenmişlik karşısında fiziksel egzersiz yapmak, herkesin bildiği ama yapmaya üşendiği bir şeydir;

- Dengeli beslenmek;

- Yaşam amaçlarını belirlemek, tek amaç iş ise tükenmişlik artar.

İlgili Konular: #Tükenmiş sendromu

Yazarın Son Yazıları

Köleleşme

Kölelik tarih boyunca zincirlerle ve kırbaçlarla kuruldu. Günümüzde ise tüketim alışkanlıkları, ve görünmez bağımlılıklar, özgürlük duygusunu yeniden sorgulatıyor. Kölelik düzenleri tarihe karışsa da modern yaşamın sunduğu konfor ve teknolojibireyi farkında olmadan yeni bağımlılık ilişkilerinin içine çekebiliyor.

Devamını Oku
05.07.2026
Ahlak eğitimi

Ahlak eğitimi

Devamını Oku
28.06.2026
Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Günümüzde pek çok eğitimci, aydın Finlandiya’daki eğitim mucizesini görüp öğrenmek için Finlandiya’ya gidiyor. Bence gereksiz, görüp öğrensek bile ülkemizde uygulayamayız. Atatürk Finlandiya’daki şahlanışı anlatan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” isimli kitabı Türkçeye çevirtmiş ve askeri okullarda okunmasını istemişti. Biz Finlandiya eğitim sistemini 90 yıldır biliyoruz. Biliyoruz da hayata geçiremiyoruz.

Devamını Oku
21.06.2026
Ey Türk genci

Ey Türk genci

Devamını Oku
14.06.2026
‘Sarı Zarflar’

Nazi Almanyası’ndan Sovyetler Birliği’ne, McCarthy döneminden günümüze uzanan ortak bir hikâye: Düşünceleri nedeniyle hedef alınan insanlar. “Sarı Zarflar”, bu evrensel yarayı sinema diliyle yeniden hatırlatıyor.

Devamını Oku
07.06.2026
Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık

Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık yalnızca insana özgü davranışlar değil. Ancak insanı ayıran şey, bu eğilimleri ahlak ve bilinç süzgecinden geçirebilme sorumluluğu. Doğada sahte sinyal, yiyecek isteme ve çıkar için davranış değiştirme örnekleri var. İnsanda ise bu davranışlar dil, bilinç ve ahlakla birleşince çok daha karmaşık duruma geliyor.

Devamını Oku
31.05.2026