Sanatın ve sporun koruyucu etkisi
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Sanatın ve sporun koruyucu etkisi

26.10.2025 11:19
Güncellenme:
Takip Et:

Barış Çocuk Orkestrası muhteşem bir sosyal sorumluluk projesidir; geçen yıl söz etmiştim. Kısa süre önce TRT Belgesel’de sporla ilgili bir sosyal sorumluluk projesi izledim. Bu vesileyle sanatın ve sporun koruyucu etkisinden tekrar söz etmek istiyorum.

TANZANYA’DA AKROBASİ OKULU

Tanzanya’nın başkenti Dodoma’da bir spor öğretmeni gençlerin suça yönelmeleri olasılığının yüksek olduğu bir semtte sosyal sorumluluk projesi olarak bir akrobasi okulu açmış. Bu okulun gençlerin suça yönelme olasılıklarını büyük ölçüde azalttığı görülmüş. Okulu açan öğretmen, “Ben başlangıçta ülkemi hedeflemiştim ama gençlerimiz uluslararası düzeyde rekorlar kırmaya başladılar” diyor. Bu model ülkemizde de uygulanabilir. Folklor kursları açılabilir, son yıllarda ülkemizde çok popüler olan voleybol ve basketbol yaygınlaştırılabilir. Ablalarına ve abilerine özenecek gençler bu sporlara büyük ilgi göstereceklerdir. Özellikle suç açısından handikaplı semtlerde bu etkinliklerin sürdürülmesi çok yararlı, çok koruyucu olacaktır.    

VENEZÜELLA’DA ÇOCUK ORKESTRASI 

Venezüella’da çocuklarda suç işleme oranının yüksek olduğu semtlerde çocuklardan oluşan orkestralar kurulmuş, toplum ve devlet tarafından finanse edilen bu orkestraların yaygınlaşması suç işleyen çocuk sayısını önemli ölçüde azalmıştır. El Sistema adlı bu hareket Jose Antonio Abreu adlı bir müzisyen, eğitimci ve aktivist tarafından başlatılmıştı, “Sosyal değişim için müzik” sloganına dayanmaktaydı.

Bir süre önce sokaklarda yaşayan çocuk çeteleriyle başa çıkamayan bir başka Güney Amerika ülkesinde esnaf bu çocukları öldürmek -bir anlamda itlaf etmek- için kiralık katiller tutmuştu. Aynı sorun karşısında biri insani diğeri ise insanlık dışı iki çözüm karşımıza çıkmaktadır. Sosyal değişim için müzikten yararlanmak orta vadede sonuç verecek bir yaklaşımdır, çocuklardan kurtulmak için katil tutmak ise anında sonuç veren ama insanlık dışı olan bir yaklaşımdır.

BARIŞ ÇOCUK VE GENÇLİK ORKESTRASI

Barış Çocuk ve Gençlik Orkestrası, İzmir’de 2015’te opera sanatçısı soprano Selmin Günöz tarafından kurulmuştur. Günöz bu orkestrayı kurarken Venezüella’daki benzeri projeyi örnek aldığını belirtmektedir. İzmir’in sosyoekonomik açıdan dezavantajlı olan bir bölgesinde bir sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirilen bu orkestra kuruluşundan bu yana hızla gelişmiştir. Orkestraya yetenek testiyle çocuk alınmamaktadır. Orkestranın amacı suç işleme, sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımının yüksek olduğu bölgelerdeki çocuklara maddi karşılığı olmadan bir müzik aleti edindirmek ve çalmayı öğretmektir. Bu yolla bu çocukların kötü alışkanlıklardan korunmaları, suça yönelmemeleri kuvvetle muhtemeldir.      

Barış Çocuk ve Gençlik Orkestrası müzik sanatçılarının, sanat severlerin ve insan severlerin bağışlarıyla, sponsorluklarıyla çalışmaktadır. Bağışçılar müzik aletleri alarak ve orkestra üyelerinin konserlere topluca taşınmalarını sağlayarak katkıda bulunmaktadırlar. 

Orkestranın üyeleri kendilerine verilen kemanları, viyolaları alıp evlerine götürmektedirler. Bugüne kadar hiçbir alet zarar görmemiştir.

Orkestra çeşitli sivil toplum örgütlerinden çok sayıda ödül almıştır. Barış Çocuk ve Gençlik Korosu “Ülkem için ne yapabilirim?” diyenlere, sessiz ama çok sesli bir örnektir. 

Spor ve sanat gençleri kötü alışkanlıklardan korur, onların disiplin içinde yaşamalarına yardımcı olur. Her ikisi de çocukların özgüvenlerini, öz yeterliliklerini güçlendirir, ruh sağlıklarına katkıda bulunur, hatta öz bakımlarının kalitesini artırır. Ben dahil benim kuşağımın sağ omuzlarımız sol omuzlarımıza göre daha düşüktür. Bunun nedeni çantalarımızı sağ ellerimizle taşımamızdır. Bale kursuna giden gençleri bu durumdan korumak için öğretmenleri çantalarını biraz sağ, biraz da sol elleriyle taşımaları konusunda uyarırlar. 

HANİMİŞ ORKESTRASI

2016’da Diyarbakır’ın Hani ilçesinin Topçular Köyü Ortaokul müzik öğretmeni Ayşe Oral öğrencilerinden bir vurmalı çalgılar orkestrası oluşturmuştu. Başlangıçta vurmalı saz bağışlayan yoktu ancak tencereleri, gaz tenekelerini, kutuları kullanarak bir orkestra oluşturdular. Öğretmen yaratıcılığını kullanarak orkestraya “Hanimiş Ritim Orkestrası” adını vermişti. Muhteşemdi, Ayşe öğretmen yılın öğretmeni seçildi alkışlandı ama proje yaygınlaşmadı. Oysa bu tür yöresel projelerin yaygınlaşması müziğin koruyucu etkisini ortaya çıkaracaktır. Hanimişleri yaşatmak ve çoğaltmak hepimizin görevidir.

İlgili Konular: #Sanat #spor

Yazarın Son Yazıları

Zorbalık

Zorbalık

Devamını Oku
29.03.2026
Binek taş kadar pırlanta

Kadın cinayetlerini durdurma çabası, kısıtlı çevrelerdeki kınama seanslarından sıyrılıp İstanbul Sözleşmesi gibi hukuki güvencelere ve toplumsal bağlantısallık ilkesine dayanmak zorunda. Siyasal üsluptaki öfke dilinden televizyon dizilerindeki silah güzellemesine kadar her ayrıntı, şiddeti bir yaşam biçimi olarak meşrulaştırıyor. Gerçek çözüm ise ekonomik iyileşme ve eğitim reformuyla desteklenen topyekûn bir kültürel değişimde yatmaktadır.

Devamını Oku
15.03.2026
Çocuk çeteleri

Çocuk çeteleri

Devamını Oku
22.02.2026
Balım kız, dalım oğul

Çocukluğun o hışırtılı radyo günlerinde, radyo başından ayrılmayan bir neslin belleğinde iz bırakan bir ses: Dr. Ceyhun Atuf Kansu’nun Anadolu coğrafyasını, bitkilerini ve kültürünü destansı bir üslupla anlattığı o unutulmaz radyo konuşmaları, Cumhuriyet’i ve Anadolu’yu selamlıyordu.

Devamını Oku
15.02.2026
Tükenmişlik sendromu

Tükenmişlik sendromu

Devamını Oku
08.02.2026
Reklamlar

Birçok reklam, ürünü tanıtmakla yetinmeyip manipülatif bir dil kullanır yani tüketiciyi alttan alta o malı almaya yönlendirir. Reklam öyle olmalıdır ki tüketici o reklama bakarken kendi yaşamında bir eksiklik hissetmelidir. Pek çok reklam manipülatif davranarak tüketiciyi huzursuz etmek ve şöyle hissetmesini sağlamak ister: Eğer bu benzeri ürünler sende yoksa sen fakirsin, hatta bir hiçsin.

Devamını Oku
01.02.2026