Tiyatrokare, size süper iyi günler diliyor! Bakın nasıl...

Tiyatrokare, size süper iyi günler diliyor! Bakın nasıl...

07.03.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

22 yaşında gencecik birini sahnede düşünün. Oynadığı rolün kabuğuna son derece rahatlıkla girebilen ve sahnede 17’lik otistik gencin “ta kendisi” olduğuna bizleri inandıran bu aktörün ismi, Emir Özden. Benim seyrederken aklıma gelen kıyaslamayı oyundan sonra Sibel yaptı: “Bu performans tiyatro sahnesinde olduğu için, Dustin Hoffman’ın ‘Yağmur Adam’ filmindeki oyun gücünden de zor ve büyük bir başarı.” Oyun bittikten sonra Artı Bir sahnesinde izleyicilerle yapılan söyleşiye katıldım. Orada bu konuda genç Emir’i tebrik ettikten sonra, şunu söyledim ona samimi olarak: “Gerçekten Dustin Hoffman’ın senin bu 130 dakikalık canlı, sürekli performansını izlemesini isterdim. Büyük keyif alırdı.”
Emir, dikkatle dinliyor. Özgüvenli, mütevazı, güleç, sakin, espritüel...
Pazar akşam üstü, Nedim Saban’ın yönettiği ve Tiyatrokare’nin sahneye taşıdığı “Süper İyi Günler” oyunundan söz ediyorum. Tiyatro neredeyse her seferinde bizlere keyif verir. Bizler zaten bir oyun seyrederken gülmeye çok yatkınızdır ve fırsat kollarız. Güldürü tiyatromuz da zaten çok güçlü bir gelenekten geldiği için, pek hayal kırıklığına uğramayız.
Bazen de tiyatromuz, yerleşik ifade ve tarzların ötesine geçmek için bir hamle yapar. Bu sefer ana konu komedi, trajedi veya siyaset değil, sahneye koyma teknikleri ve gerek yönetmen, gerek oyuncular ve hatta tüm ekip tarafından girişilip altına yatılan deneysel tekniklerdir. Süper İyi Günler’de harika bir işbirliği oluşmuş. Kerem Çetinel’in dekor ve ışık tasarımı, Orçun Okırgan’ın koreografisi, Arda Kemirgent’in müziği, Tufan Dağtekin’in görsel yönetmenliği ve tüm ekip sayesinde, Emir’in dışında, başta sevgili dost Celile Toyon ve tüm diğer oyuncular Ayça Erturan, Korel Cezayirli, Didem İnselel, İbrahim Can Sayan, Şebnem Seviktürk, Onur Kırat, Uğur Can Arıkan, Cem Arslan, Sevcan Aydın ve Beste Koçak oyunun başarıya ulaşmasında büyük pay sahibi oluyorlar. Bu saydığım isimlerin her birinin çok önemli olduğunu unutmamamız lazım. Çünkü seyirci de, basın da çoğu zaman bu tuzağa düşüyor ve sadece yönetmen ve başrol oyuncularını aklında tutuyor. Halbuki bir oyun, her şeyden önce ancak bir ekip başarısı ile ayakta kalır ve sürer. Bu saydığım isimler, Mark Haddon’un yazdığı ve Simon Stephens’in uyarladığı bu oyunu Türk tiyatroseverlere ulaştırmayı başaranlar...
Oyun tamamen dijital bir sahne tasarımı ile yürüyor, büyük başarıyla. Bu derinlikli ışık oyunlarıyla kâh bir merkezi tren istasyonunda, kâh Londra’da, kâh metro merdivenlerinde, kâh herhangi bir sokakta oluyoruz. Üç boyutlu animasyonlar eşliğinde, 80 metrekare dijital ekranlar, harika bir görsel tasarım oluşturuyorlar. Otistik çocuklar, dünyanın her yerinde aynen Down sendromlu çocuklar gibi, toplumun her an yüzleşmesi gereken kaçınılmaz bir gerçek olarak duruyorlar.
Otistik çocukların (ve büyüklerin) aynı zamanda yalnız dünyaları içerisinde, rakamlarla çok ilginç boyutta bir başarıya yöneldikleri de bilinen bir olgu.
Otizmde, birçok rahatsızlıkta olduğu gibi, erken tanı önemini korurken, aileler çoğu zaman bunu çocuklarına “konduramıyorlar”, bu yüzden teşhis ve tedavi gecikiyor. Bu arada “farklı” çocuklara karşı, okullarda arkadaşlarının zalimliğe varabilen tahammülsüzlükleri ve ondan da önemlisi, sınıf öğretmenlerinin bile anlayış eksiklikleriyle üzücü şekilde tavır sergilemeleri, bu konuyu toplum açısından hızla kanayan yara noktasına taşıyorlar.
Sonuçta Tiyatrokare ve Nedim Saban, büyük gelecek vaat eden gencecik bir aktörü de kullanarak, bu sosyal duyarlılık projesini, hem de ciddi bir sahneye koyma başarısıyla yaşama geçirmişler, gerçekten tebrik etmek lazım. Bu oyunun gerektiği kadar duyulmaması, izleyicilerin bu duyarlı piyesten çok az haberdar olmaları, işin üzerine gidilmesi gereken konu. Nedim Saban bu ülkede tüm olumsuzlukların ortasında “Ben kendi işimi iyi yapmaktan sorumluyum. Herkes bunu yaparsa toplum bu şekilde kendini koruyabilir ve ilerleyebilir” diye düşünenlerden. İnanın ki, sürekli şikâyet ederek ülkeyi bırakıp gitmekten söz edenlere karşı, onun bu tavrı altın değerinde...

Şimdi seçmenin pes etme zamanı değil!
İnternette gezinen binlerce videodan birini izledim. İstanbul’un kenar ilçelerinden biri mi, yoksa Anadolu’nun bağrından bir il veya ilçemiz mi, tam detayı hatırlamıyorum.
Ama çok iyi hatırladığım, o iki yaşlı köylü kadının ağzından dökülen sözler: “Bugüne kadar hep AKP’ye oy verdim. Ama vallahi artık vermeyecem. Bizim ülkemizin bir şanı var şöhreti var ağırlığı var. Hiç normal bir ülkede, bir cumhurbaşkanı yerel seçim için propaganda yapıp çay dağıtır mı, söyleyin Allah rızası için!” Bunları söyledikten sonra da iki yaşlı teyzemiz, verip veriştiriyorlar AKP ve Erdoğan’a...
Birçok başka AKP seçmeni de, ekonomik gerekçelerle bu sefer AKP’ye neden oy vermeyeceklerini ısrarla anlatıyorlar. Seçmenin bu meşhur “beka” sorununu da, tüm samimi çabasına rağmen algılayamadığını görüyoruz. Uzun lafın kısası, AKP seçmenlerinde bir çözülme görülüyor. İlginç bir şekilde anketler de bu doğrultuda sonuçlar veriyor.
Ama bir de madalyonun diğer yüzü var. Muhalefetin oyları bu sefer yine aynı yoğunlukta bir araya gelmeyi başaracak mı? İnsanlar yine işlerini güçlerini bırakıp, seçmen kütüğüne yazılı oldukları ile, ilçeye gidecekler mi? Çevrede dile getirilen tavırlardan biri, “vallahi bu sefer hiç kimse beni sandığa götüremez!” Bu arada adayların kimliği ile halk arasında yaşanan tanımamazlıklar, çelişkiler ve kopukluklar da işin cabası...
Ben de diyorum ki, “yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik.” AKP seçmeninde de çözülme emareleri gördüğümüz bu seçim öncesinde, CHP’ye ve muhalefete küsmek pek akıl kârı değil. Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerini kazanmaya bu kadar yaklaşmışken... Düşünmeye değer...

Yazarın Son Yazıları

İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025