Köşe Yazısı

A+ A-

23 Haziran öncesi Meclis’e saldırı

16 Mayıs 2019 Perşembe

Ekrem İmamoğlu’nun 31 Mart’ta kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin, YSK’nın haksız, hukuksuz ve mantıksız kararı ile 23 Haziran’da tekrarlanacak olması herkesi tedirgin etti.
Her gün, gerek CHP’ye gerekse doğrudan Ekrem İmamoğlu’na yönelik, akıllara durgunluk veren, saldırı, iftira ve iddiaların bir yenisi ile karşılaşıyoruz.
Elbette gündemin başında “terör örgütleriyle ilişki” suçlaması var:
PKK ile doğrudan müzakereye oturanlar, PKK ile mücadeleyi durdurarak hendeklerin kazılmasına fırsat verenler, “çadır mahkemeleri kurarak” PKK militanlarını ülkeye sokanlar, CHP’yi, yasal bir parti olan HDP üzerinden, terörist PKK ile ilişkide olmakla suçluyorlar.
Hem İmamoğlu’nu hem CHP’yi, şimdi araları bozulunca FETÖ/PDY dedikleri ama zamanında hem yargıda ve güvenlikte hem de TSK’da en üst düzeyde örgütlenmesine yardım ederek 15 Temmuz 2016 darbe girişimine yol açtıkları Gülen cemaatiyle ilişkilendirmeye çalışıyorlar.
Bunlarla yetinmiyorlar, bütün dış güçlerin İstanbul seçimlerinde kendilerine karşı olduğunu belirtiyor, utanmadan Trabzon üzerinden İmamoğlu’na Yunan yakıştırması yapıyorlar.
Daha vahim olarak: Muhaliflere yapılan şiddete yönelik saldırılar iktidar ve onun çizgisindeki yargı tarafından müsamaha ile karşılanıyor:
Kılıçdaroğlu’na Ankara Çubuk’ta yapılan toplu suikast saldırısı, gazeteci Yavuz Selim Demirağ’a evinin önünde 6-7 kişi tarafından yapılan sopalı saldırı sanıkları iktidar tarafından yeterince kınanmıyor ve yargı tarafından tutuklanmıyor.

***

“Saray Medyası” tarafından, çökmüş olan ekonominin mutfakta yol açtığı yangını ve hayat pahalılığının getirdiği geçim sıkıntısını seçim öncesinde unutturmak için, iç ve dış güvenlik sorunları, artan PKK terörü ve Suriye/İdlib meselesi gündemin ilk sırasına yerleştiriliyor.

***

Bu arada iki teröristin “ucunda jilete benzer madde sarılı kalem” ve içi boş olan “Bomba Düzeneğine Benzer Dışarısında Kablolar bulunan Bantlanmış Siyah Kutu” ile TBMM’ye bir saldırı düzenlediği haberi paylaşıldı.
Ankara Başsavcılığı’nın açıklaması şöyle:
“14.05.2019 günü saat 14:50 sıralarında Türkiye Büyük Millet Meclisi Ziyaretçi Kabulüne gelerek görevli personele ucunda jilete benzer madde sarılı kalem ile saldıran Mulla ZİNCİR ve Eylem YÜCEL isimli şahıslar TBMM Koruma Daire Başkanlığı personelince orantılı güç kullanılarak etkisiz hale getirilerek yakalanmışlardır.
Eylem YÜCEL’in yanında bulunan çanta içerisinde yapılan aramada “Bomba Düzeneğine Benzer Dışarısında Kablolar bulunan Bantlanmış Siyah Kutu” bulunmuş, Bomba Uzmanlarınca yapılan kontrolde içerisinin boş olduğu anlaşılmıştır.
Adı geçen şahısların yapılan UYAP/ARŞİV tetkikinde;
DHKP/C terör örgütü üyesi olmak, örgüt propagandası yapmak, Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama suçlarından birçok suç kaydının olduğu ve haklarında açılmış kamu davalarının bulunduğu tespit edilmiş ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile gözaltına alınmışlardır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Dün Mahmut Tanal Meclis’te bir basın toplantısı düzenleyerek olayın iç yüzünü anlattı ve asıl hedefin kendisi olduğunu belirterek şöyle dedi:
“...Dünkü hadise Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çubuk’ta şehit cenazesinde linç girişimine maruz kalmasının, partimize yönelik kumpasın ikinci ayağıdır...”
“23 Haziran İstanbul seçimlerine doğru yol alırken herkesin azami hassasiyet gösterip sorumlu davranması lazım. Provokasyonlarla bu süreci sabote etmek isteyenler, seçmene yönelik algı operasyonları başlatanlar çıkacaktır...”
“Algı operasyonlarıyla bizi terör örgütleriyle yan yana getirmek isteyenleri de kınıyorum, bu Mübarek Ramazan ayında onları Allah’a havale ediyorum.”

***

Ve bir “Saray Medyası” yayın organının bu haber için dün attığı başlık:
“CHP’li Mahmut Tanal 2 DHKP-C’li teröristin Meclis’e girişine izin vermiş”

***

Dilerim YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi için verdiği, haksız, hukuksuz, ve mantıksız kararın maliyeti sadece ekonomi alanında kalır, can ve mal güvenliği açısından başka bedeller ödenmesine yol açmaz!
KAHROLSUN FAŞİST TERÖR...
YAŞASIN DEMOKRATİK CUMHURİYET!

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Kemal Kılıçdaroğlu, Mahmut Tanal, Yavuz Selim Demirağ