Medyanın sefaleti, Cumhuriyet, TELE 1 ve 18 Dakika

Medyanın sefaleti, Cumhuriyet, TELE 1 ve 18 Dakika

31.05.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Dün iktidarın Türkiye’yi içine sürüklediği “Büyük Ahlâk Bunalımı”nı yazmıştım.
Bugün bu “Ahlâk Bunalımı”nın hem sebepleri hem de sonuçları arasında yer alan, tam 23 Haziran seçimi öncesinde yalan haberleri, montajlanmış videoları gerçek diye sunan Medyanın “Sefaleti”ne ve bu sefaletin sonuçlarına eğilmek istiyorum.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada medyanın düştüğü sefil duruma ilişkin çarpıcı iddialarda bulunmuş...
İnternet sitesi, “abcgazetesi. com”daki habere göre Özel şunları söylemiş:
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve bizzat İletişim Başkanı, şu anda basın kartlarının kime verileceğini, gazetelerin hangi manşetlerle çıkacağını, hangi siyasi parti temsilcisinin hangi gazetede, hangi televizyonda kaç dakika kalacağına bizzat karar veriyor.
Ben şunu duymak isterim: ‘Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na gazeteler baskıya girmeden önce gönderilmiyor, -3, 5 tane buna direnen muhalif gazete hariç- manşetlerini İletişim Başkanı görüp onay vermiyor, bu doğru değildir’ denmesini isterim burada.
Ama bu yalanlamayı yapabilecek durumda değilsiniz.
Hepimiz biliyoruz ki bir merkezden üretilen manşetler, bir merkezden yaratılan algı operasyonları ve mutlaka ve mutlaka ‘1’inci sayfayı bir görsün bakalım bizim başkan, ondan sonra baskıya girersiniz’ diye gece yarılarına kadar baskı makinelerinin başında bekletilen basın emekçileri ve Türkiye’nin savrulduğu durum yani ön sansür pozisyonuna gelmiş durumdayız.”

***

İktidar aslında medyanın neredeyse bütününe el koymakla, bir zamanlar çok seyredilen televizyon kanallarının ve çok okunan gazetelerin hepsini “aynı” mesajları veren Halkla İlişkiler Bülteni’ne dönüştürmekle büyük bir hata yaptı:
Halk bunlara güvenini kaybetti; bir zamanların büyük (“ana akım” denilen) medyası, toplumdaki etkileyici ve yönlendirici gücünü yitirdi.
Dolayısıyla iktidar kendi propagandası için kullanabileceği önemli bir araçtan yoksun kaldı.

***

İktidarın medyaya el koyması, birtakım bağımsız/ muhalif gazete ve televizyonların daha çok okunur ve seyredilir hale gelmesine, internetteki haber sitelerinin daha çok izlenmesine ve Twitter, Facebook, Instagram gibi sosyal medya hesaplarının daha çok kullanılmasına yol açtı.
Cumhuriyet Gazetesi de Atatürk İlkelerinin ve Demokratik Cumhuriyet uygulamasının yılmaz savunucusu ve dürüst, hızlı haberciliğin öncüsü olarak yeniden ön plana çıktı:
İktidarın, gazete yöneticilerini ve yazarlarını baskı altına almasına, haksız ve hukuksuz suçlamalarla pek çok, değerli ve suçsuz, yazar, karikatürist, avukat ve yöneticiyi hapse attırmasına...
Bu haksız, hukuksuz ve adaletsiz süreçte yöneticileri ve yazarları birbirlerine düşürme ve kışkırtma çabalarına karşın...
Cumhuriyet Gazetesi kararlılıkla:
Şimdi haksız yere mahkûm edilmiş (ve bir bölümü hapsedilmiş) bulunan dünkü yöneticiler ve yazarlar döneminde olduğu gibi...
Bugün de, Atatürk İlkeleri’nin ve Demokratik Cumhuriyet’in yılmaz savunucusu olarak, dürüst ve hızlı habercilikle yoluna devam etmektedir.

***

İktidarın medyaya el koyma sürecinde bağımsız ve Demokratik Cumhuriyetçi kimliğiyle ortaya çıkan ve hızla büyüyen bir televizyon kanalı da TELE 1 oldu.
Deneyimli gazeteci-yazar Merdan Yanardağ’ın adeta mucizevî bir biçimde, bütün maddi ve manevi olanaksızlıklara ve baskılara karşın kurduğu bu kanal birkaç aylık bir deneme döneminden sonra 9 Ocak 2017 tarihinde resmen yayına başladı.
Ben de bu açılışa, Merdan Yanardağ ile birlikte yaptığımız, “18 Dakika” adlı bir yorum programı ile katıldım.
Sabahları saat 07.00’de Can Ataklı’nın herkesi ekran başına topladığı, akşamları 19.00’da Evren Özalkuş ile en hızlı, en dürüst ve en kapsamlı Ana Haber Bülteni’nin sunulduğu ve gece 23.00’te Murat Taylan’ın günün haberlerini özel üslubuyla toparladığı bu haber kanalı, konuların sayılması buraya sığmayacak kadar çok ve çeşitli programlar ve isimleri sayılamayacak kadar çok olan değerli teknisyen, uzman ve medya mensuplarının fedakâr çabalarıyla yayınına devam ediyor.
TELE 1 Kanalı, D-Smart 273. Kanal, Digitürk 48. Kanal ve Türksat frekansı olarak 4A 12034 v 27500’den seyredilebilir.
(Beni sokakta çevirip de “Hocam sizi ekranlarda artık göremiyoruz, özledik” diyenlere, özellikle duyurulur.)
Bayramdan sonra bizim programın başlama saati de 20.05’ten 20.00’ye alınacak; böylece sevgili izleyicilerimiz, 18 Dakika gibi çok kısa bir sürede, Türkiye’nin en önemli sorunları hakkındaki yorumları iki farklı kişiden dinleme olanağına tam saat başında kavuşacaklar.

***

21’inci yüzyılda kimse Türkiye’deki temel hak ve özgürlükleri, ifade özgürlüğünü, muhalefet özgürlüğünü ve bunların ayrılmaz bir parçası olan medya özgürlüğünü tümüyle ve sürekli olarak yok edemez:
YETER Kİ BİAT’A KARŞI...
DEMOKRASİ İÇİN DİRENELİM!  

Yazarın Son Yazıları

‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025