Köşe Yazısı

A+ A-

Bu akşam ve haftaya bugün...

16 Haziran 2019 Pazar

Bu akşam: Sanki her şey normalmiş...
Sanki İstanbul Belediye Başkanı seçimi âdil ve eşit koşullarda yapılmış ve yapılacakmış...
Sanki Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı seçim, Binali Yıldırım kazanamadığı için haksız ve hukuksuz bir biçimde iptal edilmemiş...
GİBİ TEZGÂHLANAN...
Bir televizyon programı izleyeceğiz.
Adına “tartışma” diyorlar ama anlaşılan, arada büyük bir zekâ ve umuda seslenme farkı olduğu için, tartışma olmasını önlemek amacıyla programın biçimi (formatı), adayların birbirleriyle tartışmaları yerine, kendilerine sorulan aynı veya benzer sorulara yanıt vermeleri şeklinde düzenlenmiş.
Sadece bu olay bile Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanlığı seçimini kazandığının ve yine kazanacağının bir belirtisi olarak görülebilir:
Çünkü sürekli olarak eşit koşullarda televizyonda muhalefetle tartışmayı kibirli bir tavırla reddeden iktidar, bütün kamuoyu araştırmalarında kaybedeceği görülen bu seçim öncesinde tartışmayı kabul etmekle ve bunun “Kırılma noktasında son haftaya ışık tutacağını” yani artık sadece bu programa bel bağladığını ilan etmekle, umutsuzluğunu açıklamış bulunuyor.

***

İstanbullular, haftaya bugün...
23 Haziran 2019 Pazar günü:
Parti Devleti’nin bütün baskılarına karşın seçtikleri Belediye Başkanı’nın mazbatasının gasp edilmesine karşı oy kullanacaklar gibi görünüyor.

***

Öyle görülüyor ki, İstanbullular, gelecek pazar, Parti Devleti’nin Milli İrade’yi yok saymasına başkaldıracaklar:
Toplumun çeşitli kesimlerinin birbirlerine karşı düşmanlaştırılmasına, bazı vatandaşlara hain muamelesi yapılmasına, haksızlıklara, hukuksuzluklara, mutfaktaki yangına, İstanbul kentinin kaynaklarının, eşe, dosta, akrabay-ı taallukata peşkeş çekilmesine, iltimasa, kayırmacılığa, yolsuzluklara, arsa yağmacılığına, yeşilin tahribatına, betonlaşmaya, “HAYIR” diyecekler.

***

Öyle görülüyor ki, İstanbullular, haftaya bugün, “İstanbul, İstanbullularındır” diyecekler:
Zarfa koyup, sandığa attıkları 4 oydan üçünün geçerli sayılıp Ekrem İmamoğlu’nu seçen oyun geçersiz sayılmasının hesabını soracaklar, geçmişteki yanlışlara değil, gelecekteki umuda oy verecekler.
Gasp edilen iradelerini geri alacaklar.
“İstanbul bizimdir, bizim ailemizindir, bizim partimizindir, bizden başkasının olamaz” diyenlere karşı...
“İstanbul 16 milyon İstanbullunundur” diyen adayı, Ekrem İmamoğlu’nu seçecekler...
ÖNEMLİ NOT 1: Seçim sürecinde devlet baskısı bütün şiddetiyle devam etmekte. Dolayısıyla son dakikaya kadar çalışmaya devam edilmez ve sandığa gitmek ihmal edilirse, sonuç tehlikeye girebilir.
ÖNEMLİ NOT 2: Okullar kapandı; İstanbulluları “Haydin tatile” diye sandıktan, seçimden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Elbette tatil yapın; ama ya seçim için haftaya pazar bir günlüğüne geri gelin, ya da oyunuzu kullandıktan sonra tatile gidin!

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Binali Yıldırım