‘Her şey çok güzel olacak’ mı, olabilecek mi?
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

‘Her şey çok güzel olacak’ mı, olabilecek mi?

19.08.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

23 Haziran, kendisini gidici olarak görmeyen bir siyasal hareketin gidiş sürecinin ilk ciddi adımı. Ancak sorunu “birinin gitmesi-öbürünün gelmesi” olarak algılamak büyük yanılgı olacaktır.

 

Tarihte siyasal oluşumların gelip geçtiği her dönemin simgesi olmuş savsözleri (sloganları), özlüsözleri (mottoları) vardır. Örneğin Fransız Devrimi’ninki “kardeşlik - eşitlik - özgürlük” idi. § Kurtuluş Savaşı’nınki “Ya istiklal, ya ölüm”. Çok yakın bir geçmişte de benzer bir durum yaşadık, yaşıyoruz da. “Yavuz hırsızın ev sahibini bastıramadığı”, yani “halkın kendi iradesine ortak olmak isteyenleri şamarladığı” bir süreç yaşadık. Bu süreci betimleyen savsöz, “Her şey çok güzel olacak” idi ve dileğimiz de umudumuz da o.
Burada değinmek ve sorgulamak istediğim bu savsözün gerçekleşmesi gerekliliği. Bu sözlerin arkasında duranlar pek öyle yaş tahtaya basacak gibi durmuyorlarsa da, unutmayalım ki “Dahili ve harici bedhahlarımız olacaktır.”
Savsözlerin geçerliği bir yere kadardır ve savsözden sonrasına da hazır olmak gerek. Bunu yapmaya kalkıştığımızda gördüğümüz şu: 23 Haziran, kendisini gidici olarak görmeyen bir siyasal hareketin gidiş sürecinin ilk ciddi adımı. Ancak sorunu “birinin gitmesi - öbürünün gelmesi” olarak algılamak çok olumsuz sonuçları yedeğinde taşıyacak bir büyük yanılgı olacaktır.
Ben, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının böyle bir yanılgıya düşmeyeceklerini düşünüyorum. Yine de sorun bir iç dinamikler + dış (küresel) dinamikler sorunsalına gelip dayanmaktadır. Bu sorunsalı görüp gelecek için adımlar atmaya hazırlanmanın riskleri olduğu kadar ciddi getirileri de olabilecektir.

Büyük dönüşüm
Önce dıştan (küreselden) başlamak zorundayız. Çünkü yerküre 10 bin yıllık insanlık tarihinin rastlaşmadığı kadar büyük bir dönüşüm sürecinden geçiyor ve bunun dışında kalabilecek hiçbir canlı da yok. Bu sürecin 1820’lerle başlayan Sanayi Devrimi ile benzerlikleri var. İkisinde de bir teknoloji devriminin öncülük ettiği ve üretim, yaşam ve çalışma biçimlerinin köklü bir şekilde değiştiği bir süreç egemen. Ancak, şu söylenebilir ki bugün yaşamakta olduğumuz değişim sürecinin ölçeği, boyutları ve karmaşıklığı ilkinden çok daha büyük. Dahası, bu süreç kendi içinde de evrilerek ve ivme kazanarak insan eliyle denetlenip denetlenemeyeceği sorunsalını da içinde barındıran bir özellik taşıyor.
Dijital teknolojinin öncülük ettiği bu devrim sürecinin çözümlemesini burada bırakıp getirdikleri ve getireceklerinin bizi ilgilendiren yanlarına bakalım. “Bilişim ve İletişim Teknolojileri”nin (BİT) birlikte etkileştiği küreselleşme süreci ile birlikte küresel ölçekte getirmiş olduğu ve daha da getirmesi öngörülen önemli değişmelerin dördü şunlar:
Üretim biçimi değişiyor ve daha da değişecek, bu ilk Sanayi Devrimi’nde de böyle olmuştu.
Geleceğin toplumu ağırlıklı olarak kentlerde yaşayacak.
Bu ikisi işgücünün niteliğini ve yapısını da değiştiriyor
Bunlar eğitim kesimini de etkiliyor; bugün öğrenci olan bir kitlenin edinecekleri niteliklerle geleceğin işlerinde kendilerine nasıl ve nerede yer bulacakları ciddi bir soru ve sorun.
Şimdi özellikle Sayın İmamoğlu’na ve başta CHP olmak üzere bütün siyasal partilere ve herkese anımsatmak gerek: Gelecekle ilgili bu soru ve sorunlarla ilgili etkin bir siyasi planlama yapılmazsa, 2023 bir yana 2030’da Türkiye nerede olur? Ya da alışılagelmiş siyasi alışkanlıklar ve yöntemlerle böyle bir planlama yapılabilir mi?

İki boyut
Geleceğin kentlerinin gelecekteki rolünün belirleyici olacağı, kesinleşmiş sayabileceğimiz bir olgu. Burada dünyadaki kentleşmenin bizi ilgilendiren iki boyutu var: Biri “megakent” olgusu, öbürü “akıllı kent” olgusu. Bu bağlamda Türkiye’de üniversiteler ekseninde en gelişmiş bölümler arasında yer alan kent ve bölge planlamacılarının yerel seçimler sonrasında işbaşı yapan yerel yönetimlerin başta gelen başvuru adresleri olması dileğiyle soruna bir de ulaştırmacı gözüyle bakarsak, başta parasal kaynaklar olmak üzere, çeşitli engellemelerle karşılaşacaklarına kesin gözüyle bakabileceğimiz Millet İttifakı yerel yönetimlerinin önünde izleyecekleri politikalar açısından ciddi ve çıkarılabilecek engelleri aşabilme özelliklerine sahip seçenekler olduğunu söyleyebilirim:
Politika yapımı aşamasında “devingenlik (mobility) yerine erişebilirliği (accessibility)” seçen bir politika tercihinin öne çıkarılması ulaşım politikalarının temel ilkesi olmalıdır. Bu, ulaştırma politikası olarak her köşeye ve her köşeden tünel açmayı çözüm sanan, yani devingenliği erişebilirliğin önüne koyan bir yaklaşımın tersine, kısa dönemde değil, ama uzun dönemde halka hizmet götürmenin yolunun ne olduğunu gösterecektir.
Bilişim ve İletişim Teknolojileri (BİT), çoğu alanda olduğu gibi ulaştırma sorunlarının çözümünde de etkili yöntemler sunabilmektedir. Örneğin, “Nesnelerin İnterneti”nin (Internet of Things, IoT) bir yöntem olarak içinden geçmekte olduğumuz büyük dönüşüm çağının uygulamaları içinde yerel yönetimlere de yansıyan uzantıları var. Burada önemli olan, bu yöntemin (ve bütün yöntemlerin);
Her yere ve her yerde uygulanmaya hazır aygıtlar olmadığı, uygulanmalarının da konusunun uzmanı olan insan gücüne gereksindiği olgularıdır.
Türkiye dijital teknolojide insan gücü açısından uygunsuz konumda olan bir ülke değil. Ama söz konusu olan ulaştırma etkinlikleri ise durum değişiyor. Ulaştırma etkinliğindeki insan gücü açısından ülkemizin durumu ne yazık ki içler acısı.
Yine de ne yapılacağı/yapılması gerektiği bilindiğinde çözüm yolları da bulunabilecektir.
Bu yazı her şeyin güzel olması/ oldurulması için bir öneridir.

PROF. Dr. Yücel Candemir
Emekli İTÜ Öğretim Üyesi

Yazarın Son Yazıları

Yargıya anayasal blokaj - Başar Yaltı

Ulusal egemenliğin bir parçası olan yargı, yasama ve yürütmenin denetimini sağlamak ve kişiler arasındaki anlaşmazlıkları adaletli bir çözüme kavuşturmak için vardır.

Devamını Oku
22.05.2026
Bir Cumhuriyet kadınına veda... - Gönül Pultar

Bir Cumhuriyet kadınını, değerli bir öğretim üyesini yitirdik.

Devamını Oku
21.05.2026
Bir memleket gençlerini kaç kez yitirir? - Cengiz Kuday

Türkiye’de 19 Mayıs dendiğinde çoğu insanın aklına doğal olarak Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve Milli Mücadele gelir.

Devamını Oku
21.05.2026
Görünmezleri görünür kılmak - Utku Yapıcı

Brezilyalı ünlü şair ve yazar Thiago de Mello, ABD güdümlü 1964 Brezilya Darbesi’nin ardından kaleme aldığı İnsan Yasası’nın son maddesinde yeryüzünün temel sorununu ve bu soruna dair çözüm yolunu ne güzel dile getirir...

Devamını Oku
20.05.2026
Filizlenen Çin-Türkiye dostluk ağacı gençliğin gücüyle büyüsün

Ankara’dan İstanbul’a, sahil kasabalarından Anadolu’nun iç bölgelerine kadar genç arkadaşlarla görüş alışverişinde bulundum.

Devamını Oku
19.05.2026
Samsun hâlâ bir ufuktur - Onursal Adıgüzel

Aradan tam 107 yıl geçti.

Devamını Oku
19.05.2026
Tam bağımsızlığın ilk adımı - Hüner Tuncer

1919 Mayıs’ında Anadolu’ya ayak bastığında Mustafa Kemal’in kararı şuydu: Ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız bir Türk devletinin kurulması.

Devamını Oku
19.05.2026
Kış güneşi Türkan Saylan- Gülseren Delibaş

Yaşam, bazen dondurucu bir ayazın tam ortasında açan o zayıf ama inatçı kardelene benzer.

Devamını Oku
18.05.2026
'Ateş çemberinden başarıyla çıkmanın yolu'

Toplumların ve devletlerin tarihi, yaşamın ve süreçlerin tıkandığı anlarda atılan ya da atılmayan adımlarda saklıdır; tıpkı şimdi bizim karşı karşıya olduğumuz durum gibi.

Devamını Oku
18.05.2026
Andımız erdemli nesiller yetiştirdi - Fikret Şahin

Son zamanlarda meydana gelen okul saldırıları hepimizi derinden üzdü.

Devamını Oku
16.05.2026
Demokratik Türkiye özlemi - Hüseyin Özkahraman

Tarihiyle, kültürüyle ve milyonları aşan nüfusuyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul’u yönetme sorumluluğunu taşıyan; tüm baskılara rağmen üç kez seçim kazanmış bir belediye başkanı aylardır Silivri’de, 15 metrekarelik bir odada özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumdadır.

Devamını Oku
16.05.2026
MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Devamını Oku
15.05.2026
Türk Eczacılık Günü - Avni Kurtuldu

14 Mayıs 1839 tarihinde “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” bünyesinde açılan eczacılık sınıfı, bilimsel eczacılık eğitiminin başlangıcı olarak kabul görmüş ve 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü ilan edilmiştir.

Devamını Oku
14.05.2026
Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık

Dinler tarihi ve kutsal kitaplar halkların zor dönemlerinde onları sahiplenen ve kendilerine yol gösteren peygamber gönderildiğini anlatır, örnek de verir.

Devamını Oku
13.05.2026
Milletvekili ara seçimleri - Erol Tuncer

Milletvekili ara seçimler; istifa, ölüm ya da başka nedenlerle milletvekilliklerin boşalması durumunda boşalan sandalyelere yeni üyelerin seçilebilmesi için yapılmaktadır.

Devamını Oku
13.05.2026
Aileden algoritmaya - Altan Kar

Bu metin, günümüzün “büyük öteki”sine dönüşen o görünmez ama her yerde olan algoritmik düzenin, yaşamımızı nasıl sessizce dönüştürdüğünü anlamaya yönelik bir çabadır.

Devamını Oku
12.05.2026
Amatör tiyatronun gücü - Serkan Fırtına

Bugün ülkemizin neredeyse her kentinde, kiminde onlarca kiminde ise belki bir tane de olsa perde açmaya çalışan amatör tiyatrolar vardır.

Devamını Oku
12.05.2026
Atatürk, Jonathan, İran ve Macaristan - Ülgen Zeki Ok

Richard Bach’ın bir döneme damga vuran “Martı” kitabının kahramanı Jonathan ile tanışıp felsefesini benimsediğimde 20 yaşlarındaydım.

Devamını Oku
09.05.2026
Atalay, Demirtaş, Kavala ve anayasa - Ziya Yergök

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) 1954’te onaylamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuru hakkını 1987’de tanımıştır

Devamını Oku
08.05.2026
Jeopolitik armağan - Nejat Eslen

1990’lı yılların sonlarında, tek kutuplu dünya düzeni içinde ABD, küresel üstünlüğünü sürdürmenin planlarını yapıyordu.

Devamını Oku
07.05.2026
Engizisyondan bugüne: Değirmenci MenocchIo’nun öyküsü - Okan Toygar

Asıl adı Domenico Scandella’ydı ancak Menocchio olarak bilinirdi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emperyalizmin değişmeyen hedefi - Hamdi Yaver Aktan

“1970 yılının nisan ayında, Türkiye’de eylem içinde bulunan ve gençlik önderi durumunda olan gençlerle bir toplantı yapmıştık.

Devamını Oku
06.05.2026
Şafağın getirdiği acı - Abdullah Yüksel

Mayıs ayının başlarında, şafağın erken söktüğü sessiz ve açık bir geceydi.

Devamını Oku
06.05.2026
Sisyphos’un bacağındaki el - Metin Devrim

18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.

Devamını Oku
06.05.2026
Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026
İşçi sınıfı yeniden - Doğan Ergenç

20. yüzyılda işçi sınıfının önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Devamını Oku
01.05.2026
1 Mayıs 137 yaşında - Engin Ünsal

Bugün İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs aslında kanla yazılmış bir emek hareketinin anılma ve sömürüye karşı evrensel dayanışmanın sergilendiği gündür.

Devamını Oku
01.05.2026
Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Maden işçilerinin zaferi üzerine - Cuma Gürsoy

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık kadar çokturlar / Mücadelemizde sadece onların destanı vardır.”

Devamını Oku
30.04.2026
Denge ve denetim krizi - Mahmut Aslan

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, özellikle muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerde belirgin bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Devamını Oku
29.04.2026
Yanlarına kâr kaldı... - Berna Özgül

Türkiye'de motokuryeler yalnızca ağır çalışma koşullarıyla değil, cezasızlıkla da mücadele ediyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Çocuk koruma mı, dijital gözetim mi? - Mehmet Utku Şentürk

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi ve VPN hizmetlerine kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu tartışmaları, yalnızca çocukların korunması meselesi değil; aynı zamanda temel hak ve özgürlükler açısından kritik bir kırılma noktasıdır.

Devamını Oku
29.04.2026
Doğum sonrası depresyonu anlamak - Ece Başak Karakaş

Doğum; ailenin heyecanla beklediği bebekle ilk karşılaşması, çoğu zaman sevinç, umut ve yeni bir başlangıç duygusuyla anlatılır.

Devamını Oku
28.04.2026
Laik, demokratik ulus devlet - Selçuk Kosa

Rönesans, 1400 ve 1700 yılları arasında Avrupa halklarının sırasıyla kilise ve monarşiye karşı başlattığı bilim ve özgürlük savaşıydı ve kazanıldı.

Devamını Oku
28.04.2026