Ortaya Karışık Düşünceler
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Ortaya Karışık Düşünceler

16.04.2014 02:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP iktidarının “paralel devlet” dediği cemaat, unutulmasın ki ABD’nin “ılımlı İslam projesi” dahilinde ürettiği, Türkiye’nin de güle oynaya içeri buyur ettiği Truva Atı’nın fedaileridir.
12 Şubat 2014’te bu köşede yayımlanan “İki Zahit, Bir Ahit” yazımda, Türkiye’de 17 Aralık 2013’te yapılan yargı operasyonunda düğmeye taşeronun değil, ağası ABD’nin bastığını ve İran’ın uluslararası ambargoyu delmesine artık izin vermeyeceğini ileri sürmüştüm. Gün geçmiyor ki, bu yorum doğrulanmasın...
Anımsayalım.
2013 yılının sonuna doğru, ABD ve AB, İranlı işadamı Babek Zencani’nin sahibi olduğu 50’den fazla paravan şirket aracılığıyla 20 milyar dolar dolaylarında bir parayı ambargodan kaçırdığını saptadığı İran’ı “kara liste”ye aldı. Batı bankalarında, Babek Zencani ve Rıza Sarraf’ın hesaplarına el konuldu. Ne var ki bu hesaplarda para yoktu.
Uluslararası ambargoyu delmek için kurulan tezgâh ortaya çıkınca, Babek Zencani hızla İran’a döndü, teslim oldu, evrakta sahtecilik ve rüşvet suçlarından tutuklu yargılanıyor. İran, resmi açıklamalarda, “Bunların bize 3 milyar doların üstünde borcu var. Biz de bu paranın peşindeyiz. Hatta Türkiye, Malezya ve Tacikistan’daki bağlantılarına da ulaştık!” diyor.

***

Bu açıklama, hem iz süren Batılılara yönelik bir nedamet mesajı, hem de Türkiye’deki “ilgili” makamlara gözdağı kanısı uyandırıyor.
İran, “Biz ambargodan çok zarar gördük, tamahkâr komşularımız sayesinde soluk aldık. Bedelini ödedik. Üzerimize gelirseniz, Zencani’nin ortağı Rıza Sarraf’ın, örneğin Çalık Grubu’na ait Aktifbank üzerinden yaptığı para transferlerinin incelenmesini isteyebiliriz” demek istiyor olabilir mi?
Ya da: “Zencani, Türkiye’de Kont Grup ve Sorinet gibi adlarla onlarca paravan şirket kurup kara paramı aklarken, nerelerdeydiniz” diye mi soruyordur, acaba?
Her neyse; burada ileri sürdüğüm hiçbir savı, işkembeden atmadığımı bilmenizi isterim, sevgili okurlarım. Konu, sürekli İran medyasının gündeminde ve Pers geleneklerine yaraşır bir incelikle, oya gibi işleniyor!
Örneğin İran medyası, geçenlerde Babek Zencani’nin yargıya verdiği ifadeyi yayımladı. Bu ifade tutanağında, sanığın İran’ın kara parasına ilişkin, “Uluslararası suç örgütünü ortaya çıkarabilecek bilgiye sahip olduğu” yönündeki sözleri dikkat çekti.
Derken İran milletvekilleri Ali Purmuhtar ve Abbas Sultani, Zencani’nin yurtdışındaki bazı “işbirlikçileri”nin adlarını verdiler. “Türkiye, Malezya ve Tacikistan’daki aracıların kimliklerini de biliyoruz” dediler.

***

Peki, bunlar kimlere laf atıyor ve İran, bu ifadeleri dünyaya yaymakla kime mesaj veriyor?
Elbette ABD’ye.
Eski CIA yöneticisi olup, şimdi “Demokrasileri Savunma Vakfı” FDD’nin başkanlığını yürüten James Woosley, geçen hafta Hong Kong’daydı. Salt yerel değil, yabancı basına da küçük harflerle düşen haberden, Woosley’nin hangi nedenle Hong Kong’u ziyaret ettiği anlaşılamadı.
Ama ziyaretin hemen ardından, “ABD Kongresi’nin yaptığı incelemeler doğrultusunda, İran’ın ambargoyu delerek edindiği 300 milyar doların izinin Hong Kong’da sürüldüğü ve para giriş çıkışlarında özellikle The Hong Kong and Shanghai Banking Corporation adlı kurumun öne çıktığı” açıklandı.
Kumar masasında gerek ABD’nin, gerekse İran’ın eli güçlü. Bağırıp çağıran üçüncü kumarbazın blöf yaptığını biliyorlar. Ne dersek yapacaksın, ne istersek vereceksin, diyorlar.
Öyle de oluyor, zaten.

***

Nasıl mı oluyor?
ABD’nin 6. Filosu’na ait teknoloji harikası istihbarat gemisi “Husband Ear”, yani Koca Kulak, pervanesini çarptığı gerekçesiyle, Montrö Antlaşması’nın izin verdiği 3 haftayı çok aşan bir süre için Samsun Limanı’na demirledi. Hatta Rusya, konuyla ilgili bir nota verdi Türkiye’ye.
Birkaç gün önce Çanakkale Boğazı’ndan ABD’nin en önemli füze destroyeri “Donald Cook” geçti ve Karadeniz’e gidiyor. Ertesi gün de Fransız askeri istihbarat gemisi “Dupuy de Lome” geçti, aynı güzergâha doğru… Oysa daha birkaç yıl önceye kadar Kuzey Deniz Saha Komutanlığımız, Montrö Antlaşması gereği Karadeniz’e sahili olmayan ülkelerin savaş gemilerine Karadeniz’e çıkış izni vermiyordu. Şimdi o amirallerin nerede olduklarına bakınız…
Diyeceksiniz ki NATO ülkelerine ait savaş gemilerinin Karadeniz’e girip çıkmalarıyla İran’ın kara parasının ne ilgisi var?
"Ne dersek yapacaksın, ne istersek vereceksin!” tümcesinin karşılığı, işte tam da burada, tabak gibi açık. Kabak gibi ortada. Yeni bir soğuk savaşın, yine uç NATO karakoluyuz. Rusya, bir kez daha düşmanımız.
İran’a konulan ambargoyu delmeye giderken, Türkiye’yi süzgeç haline getirmek, vallahi kolay değildi. Pes!

“Ahlak kaçınca, para peşinden seğirtir.”
JACQUES PREVERT

GNOKTASI
MERHAMETSİZ SEVGİLİM
Dünya’da on kişi kalmış ve dokuz merhamet herkese vermişler de bir sen kalmışsın benim merhametsiz sevgilim.
A.KADRİ ERGİN

Yazarın Son Yazıları

Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025