Sefo, milliler için bir rap şarkı yazmış, söylemiş. Şarkı ajitasyon dolu ve etkileyici ama sözlerin bazıları bir takımı desteklemenin ötesinde, şiddet çağıran anlamlar içeriyor. Sanki herkes düşman; milli takım saldıracak, herkesi dize getirecek, “bam bam bam” ders verecek. TFF de bu şarkıyı resmi marş yapmış. Öyleyse bundan böyle taşkınlık yapanları, sahaya girip rakibe saldıranları ayıplamayın. Aslında milli takım üzerinde total bir akıl tutulmasına kapıldık gibi. Amaç bir futbol turnuvasına giden milli takımımıza moral vermek değil de onların üzerinden dünyayla hesaplaşmak. Topumuz üç direk arasından geçerse futboldaki hatta memleketteki bütün sorunlar çözülecek. Baksanıza tarihin en başarısız ve en antipatik TFF Başkanı geleceğini milli takımın başarısına bağlamış.
Böyle olunca kazanmak her şey oluyor. Kaybetmek de felaket. Hazırlık maçlarını bile. Adı üzerinde hazırlanma maçları, sonuç değil. Ama bir kazanamamaya görün. Sabah akşam millilere ve Montello’ya ders verenler gırla gidiyor. “Montella efendi” edebiyatına girip fırça atanlar bile var. Üst üste 3. kez Avrupa Şampiyonası’na katılmak önemli başarı bizim için. Üstelik grup birincisi olarak gidiyoruz Almanya’ya. Son iki kupada gruptan çıkamadık. Şimdi çıkarsak, sonraki turda veya turlarda rakiplerle başa baş oynarsak önemli bir seviye atlarız.
Ama bu kez de olmayabilir.
Çünkü milli takım halen oluşum
ve inşa halinde. Lucescu’nun
radikal gençleştirme hareketinden
sonra Kuntz’la sürdü bu süreç.
Montella’nın göreve getirilmesi
de bu sürecin parçasıydı. Hocanın
takım oluşturmada iyi işler
yaptığına inanıyorum. Takımın ne
oynamak istediği belli. İş bunu her
maç uyumlu, esnek uygulamakta.
Bu da zaman ister. Kadro olarak
değişimde bir takımız. Ezbere
sayabilecek bir takım değiliz.
Hakan Çalhanoğlu dışında en
fazla ümit bağladığımız oyuncular
Arda Güler, Kenan Yıldız,
Barış Alper, Semih Kılıçsoy
daha yeni birlikte oynuyor.
Savunmada sakatlıklar yüzünden
hâlâ bir gençleştirme ve derinlik
yaratamadık. Hoca tabii ki en
uyumlu takımı oluşturabilmek için
denemeler yapacak. Bu denemler
kupada da sürecek. Daha da
ileri gidiyorum; Euro 2024, 2026
Dünya Kupası için bir hazırlık
maçları platformuna dönüşmeli
bizim için. Yeter ki, “final hayali”
ile “yıkıldık, bittik” ikilemi
arasında giden hezeyanımız
başarısızlık durumunda yıkıcılığa
dönüşmesin. Kim ne dersin
heyecanla izleyeceğim millilerimizi.
Ve şimdiden söyleyeyim alacakları
her sonuç kabulüm.