İki 26 Ağustos ama hangisi?
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

İki 26 Ağustos ama hangisi?

22.09.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Malazgirt Zaferi’nin 952. Yıldönümü Kutlama Programı’nda yaptığı konuşmadan alıntı yapıyorum:

“Sözlerimin hemen başında Anadolu’yu bizlere vatan haline getiren tüm kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi, gönül sultanlarımızı rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Sultan Alparslan’ın ve ordusunda yer alan her bir neferin bize emaneti olan bu toprakları kanımızın son damlasına kadar koruma azim ve kararlılığımızı buradan bir kez daha ilan ediyoruz.

Bin yıllık varlığımıza rağmen bize insanlığın en eski yurdu Anadolu’yu yâr etmek istemeyenlerin sürekli birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize saldırmasının sebebi işte budur.”

Anadolu’nun Türklerin yurdu olması tarihin, coğrafyanın ve iklimin diyalektik sonucudur. Buna Erdoğan “kader” de diyebilir. Hamasete gerek yok! Yurdumuzu elimizden almak isteyen olası düşmanlar kimler? Şu anda, bildiğim kadarıyla böyle birileri yok ama bundan yüz küsur yıl önce, Anadolu’daki bin yıllık Türk varlığına, İslamcılara göre İslam varlığına son veren Sevr Antlaşması’nın uygulayıcıları vardı. Bu korkunç antlaşmayı yırtıp işgalcileri Anadolu topraklarından atan ve bu topraklara Türk ulusunun adını veren ve Anadolu’yu Türkiye yapan bir başka hareket var. Birinci hareket Osmanlı İmparatorluğu’na varan yolu açtı, ikincisi çağdaş bir Cumhuriyet kurdu ve Türk ulusunu yarattı. Osmanlı İmparatorluğu’nda Türklük yoktu.

R. T. Erdoğan devam ediyor: “Malazgirt’teki şu görüntü, bize sahip olduğumuz tarihin ve kültürün zenginliğini, derinliğini, gücünü ve en önemlisi devamlılığını hatırlatıyor. Bu topraklar bin yıldır üzerinde dalga dalga yükselen, ‘Ya Allah, bismillah, Allahuekber’ nidalarıyla feyizleniyor, bereketleniyor. Bu topraklarda yaşayan insanlar kökenlerine, meşreplerine, farklılıklarına bakmaksızın hep aynı ulvi gaye uğrunda kenetleniyor, bütünleşiyor.”

Bu topraklar üzerindeki semaya “Ya Allah, bismillah, Allahuekber” nidaları yükselirken başta halifenin başkenti İstanbul olmak üzere “bu topraklar” işgal edilmedi mi, hamile kadınların karnı süngülenmedi mi, genç kızların ırzına geçilmedi mi? 26 Ağustos 1922’de sabaha karşı düşman kuvvetlerini püskürterek İzmir’e doğru yürüyen askerin ağzından “Ya Allah, bismillah, Allahuekber” nidaları yükselmiyor muydu? Kuvayı Milliye’ye karşı savaşan Damat Ferit’in Hilafet Ordusu da “Allahuekber” demiyor muydu?

Bu küskünlüğün nedeni, 26 Ağustos günü başlayan seferin 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyeti ilan etmesi olmasın sakın?

Tarihçiler 1071’den sonra 400 bin dolaylarında Türk geldiğini yazar. 

Türkler, Anadolu’ya geldiğinde, aralarında Claude Cahen de olmak üzere tarihçiler, bu topraklar üzerinde 6-12 milyon arasında Hıristiyan nüfus yaşadığını yazarlar. Kimdir bunlar? Rumlar, Ermeniler, Süryaniler, Gürcüler ve Anadolu’nun Rumlaşmış, Ermenileşmiş, Süryanileşmiş ve dolayısıyla başta Hititler olmak üzere Hıristiyanlaşmış eski yerleşik halkları... Çoğu 300 yıl içinde Müslüman olmuş... Sadece göçebe Türkmenler değil yukarıda adını andığım dönme halklar da günümüz Anadolu nüfusunun atalarıdır. Bu halklar önce Selçuklu sonra Osmanlı oldular. Osmanlı bu nüfus sayesinde dünya imparatorluğu oldu ama Birinci Dünya Savaşı’na kadar Türklük bilincinden yoksun kaldı.

R.T. Erdoğan İslamcı bir hayalperest olduğu, bir fetih ve ganimet yandaşı olduğu için Malazgirt Savaşı’nın 26 Ağustos’unu seçiyor. İlham kaynağı Kuran’ın Fetih Suresi’nin 18. ve 19. ayetleri: “Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir.” (Diyanet İşleri Başkanlığı çevirisi)

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış nedeni bu iki ayettir. Fetih Suresi’nin buyruğunu yerine getirmek için, kendi gücü ile küffarın gücünü hesaba katmadan, tatile gider gibi sefere çıkmış ve çoğunda bozguna uğramıştır. Gerçek fetih başkalarının zenginliklerini yağmalamak değil uygarlık ve çağdaşlaşma fethidir.

Ancak R.T. Erdoğan yanılıyor: Alparslan, Anadolu’ya Fetih Suresi icabı gelmedi. Kendi çadırlarına ve sürülerine yeni bir yurt aramaktaydı. İslamı yaymak, fetih yapmak ve ganimet elde etmek için gelmemişti. Keşif yapmaktaydı. Ve Malazgirt Savaşı’nı Bizans ordusunun Yeniçerileri olan “Türkopollar” yani Hıristiyan Türkler sayesinde kazandı. Türkopollar Alparslan’IN askerlerinin Türkçe konuştuğunu duyunca onların yanına geçtiler. 

Tarihe bir dini inancın dogmalarıyla bakılmaz, akıl ve bilimin kuralları aracılığıyla bakılır. R.T. Erdoğan’ın kutsal 26 Ağustos’u Malazgirt Zaferi olabilir. Cumhuriyet için önemli olan 26 Ağustos 1922 günü başlayan kurtuluş hareketidir.

Yazarın Son Yazıları

Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025