Kadınlara cehennem hazırlayanlar
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Kadınlara cehennem hazırlayanlar

21.11.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir cehennemin içindeyiz. Acı yanı; odunu taşıyan da ateşi yakan da çok yakınımızda.

Hani ölsen 45 saniye haber oluyorsun diyorlar ya. Belki aklınızda bile kalmadı. Oysa kadınların trajedisini anlamak için yaklaşıp bakmak, ateşi hissetmek gerekiyor.

Semra Demirelli genç bir gazeteci. Elazığ’da yerel Fırat TV’de çalışıyordu. Güleryüzlü, sevilen biriydi. Geçen cuma yaşadıklarıyla hayatı değişti.

Semra’nın, Elazığ’ın güçlü ailelerden Çetin Ailesi’nin oğlu Vahap Çetin ile gönül ilişkisi vardı. Ancak hiç de iyi gitmiyordu. Kıskançlık gerekçesiyle baskı görüyordu. Vahap, yüksek lisans yapmasını istemiyor, çalışmasına karşı çıkıyordu. Semra, sonunda Vahap’la ilişkisini bitirmeye karar verdi. Ancak Vahap kabullenmiyordu. Semra, Vahap’ın kendisine zarar verebileceğine dair endişesini çevresine anlatıyordu. Beklenen de oldu. Cuma günü, belinde silahıyla Semra’nın evine geldi. Annesinin gözünün önünde Semra’yı ensesinden vurdu. Ardından arabasına atlayıp çıkıp gitti. Bir ücrada intihar etti. Semra ise yaşam mücadelesi veriyor

DÖRT AY ÖNCE AYNI AİLE

Çetin Ailesi’nin Elazığ’da kadına yönelik şiddetle gündeme geldiği ilk olay bu değil. Sadece 4 ay önce, temmuz ayında, Elazığ, bugünkü saldırgan Vahap Çetin’in ağabeyi Halil Çetin’i konuşuyordu. Yine bir kadının katli ve yine ardından intihar ile.

Çetin Ailesi’nin İSÇ Grup isminde bir inşaat şirketi var. Kamudan başta okul inşaatları olmak üzere çok sayıda ihale alıp büyüyen bir şirket. Şirketin şantiyelerinde çalışan, 1995 doğumlu gencecik bir mühendis olan Rukiye Yıldırım, son olarak Dumlupınar Ortaokulu’nun inşaatında çalışıyordu.

Anlatılana göre Rukiye ile Halil Çetin arasında duygusal yakınlık vardı. (Konuştuğum Rukiye’nin ailesi bu iddiayı reddediyor.) Var veya yok, bunun önemi de yok. Rukiye, evli ve üç çocuklu olan Halil Çetin’le her türlü irtibatını kesmeye karar vermişti. İşten ayrılmış, telefonunu kapatmış, kendisini zaman zaman tehdit eden Halil Çetin’den korumaya çalışıyordu.

Halil Çetin önce Rukiye’yi kaçırmaya çalıştı. Ailenin araya girmesiyle durduruldu. Ertesi gün, Rukiye’nin ablasının telefonundan aranarak, şirketle ilişkisinin kesilmesi için son imzalar atılması gerektiği söylendi. Rukiye, cüzdanını bile yanına almadan, başörtüsünü takıp koşarak gitti. Gelgelelim, amaç “son imza” değildi. Halil, Rukiye’yi arabaya bindirip ortadan kayboldu. Rukiye’nin babası kızına ulaşamıyordu. Sürekli olarak Halil’in ağabeyi İbrahim Sedat Çetin’i arıyor, “Bulmaya çalışıyoruz” diyordu. Babanın ifadesine göre, ağabey İbrahim Sedat Çetin kendisine şöyle söylemişti: “Kendisi bana, ‘Biz bunları bulup kafalarına sıkalım mı’ dedi. Ben de ‘Benim kızımı getirin başkasına ne yapıyorsanız yapın’ dedim.” Belli ki Rukiye kurtarılmak istiyordu. Mesajla Sedat Çetin’e canlı konum göndermişti.

ARABADA ÖLÜME GİDEN RUKİYE

O gün şoför koltuğunda oturan Halil ile yan koltuğunda oturan Rukiye arasında neler yaşandığının tanığı yok. Rukiye’nin avukatı Muhammed Zülfü Aydın, Rukiye’nin vücudundaki izlere bakarak önce boğuşmanın olduğunu, Halil’in Rukiye’yi öldürdükten sonra intihar ettiğini söylüyor.

Halil’in bir diğer ağabeyi Korkmaz Çetin ise, Halil’in Rukiye öldükten sonra kendisini görüntülü arayıp Rukiye’nin cesedini gösterdiğini, ardından “Şimdi bana bak abi” diyerek intihar ettiğini anlatmış.

Savcılık, olaya dair ne detaylı bir adli tıp incelemesi yaptırmış ne de kullanılan silahtan mukayeseye elverişli parmak izi incelemesi aldırmış, “çifte intihar” kararı vermiş.

Sonuç olarak sağ elini kullanan Rukiye’nin sol eliyle nasıl intihar ettiği, ölüm sonrasında kafasının nasıl sola yatık bir şekilde kaldığı, hayatında hiç silah kullanmamış Rukiye’nin vücuduna giren kurşunun nasıl düzgün atımlı olduğu soruları havada kaldı. Önce kaçırılmaya çalışılan, ardından kandırılarak götürülen gencecik Rukiye için “Neden intihar etsin” sorusu bile sorulmadı. Savcılık dosyayı takipsizlikle kapattı. Rukiye’nin ailesinin avukatı, savcılığın “cinayet yok çifte intihar” kararıyla, soruşturmanın derinleştirilmesinin de kendilerinin Çetin Ailesi’ne dava açmasının da önüne geçildiğini söylüyor.

KATİL İÇİN HAYIR DUASI

Dün konuştuğum Rukiye’nin babası “Savcı benim bile ifademi almadan dosyayı kapattı ama inanıyorum ki Allah’ın da adaleti var” diyerek adaleti yüce divana havale ediyor. Hastanede can çekişen Semra’nın ağabeyi ise “Kadına şiddeti gündemden düşürmeyin” diye çağrı yapıyor.

Elazığ’da devletten aldığı ihalelerle zenginleşen, iktidar partisiyle içiçe olmuş Çetin ailesi. Ailenin belinde silahla gezen, kadınları tehdit eden çocukları. 4 ay içinde ailenin iki çocuğunun iki kadını ölüme sürükleyip intihar etmesi... Soruşturmaların üzerindeki güçlü aile gölgesi. Kadınlarını koruyamayan devlet. İşin daha ilginci, Çetin Ailesi’nin Elazığ’da İyilik Çeşmesi isminde bir yardım derneği var. Milli Eğitim’in izniyle, başta okul çocukları olmak üzere etkinlikler yapıyor. “Rahmetli Halil Çetin hayrına” diye duyurulan faaliyetlerde Halil Çetin için dua ettiriliyor. Çetin’in katlinden sorumlu olduğu Rukiye’nin adı bile anılmıyor.

Öyle ki... Derneğin başkanı olan ağabey İbrahim Sedat Çetin, Rukiye’nin katledildiği günlerde, Fırat TV’de, Semra Demirelli’nin programına çıkıp ailelerinin hayır işlerini anlatmış. Öbür kardeşi programın sunucusu olan Semra’yı 4 ay sonra başından vurmuş. Kadınların katilleri de onların savunucuları da aslında çok yakınlarında!

Cehennemi hazırlayanlarla hesaplaştığımız gün kadınlara isimsiz mezar taşları dikilmeyecek.

Yazarın Son Yazıları

İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025