Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.
Tam 6 yıl sürdü.
Emniyet eski İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun’un davasından söz ediyorum. Bilmeyenler için hatırlatayım. 45 yıllık polislik yaşamının 28 yılı istihbaratta geçti. Üç kez istihbarat daire başkanı olarak atandı. 1999 yılında Emniyet’teki Fethullahçılara karşı rapor hazırlanması talimatını veren isimdi. 14 Haziran 2001’de masasına FETÖ bağlantılı polis müdürü Recep Güven tarafından ilk kez Ergenekon kumpası şeması konduğunda reddetmişti. 2006 yılında aynı şema bir kez daha operasyon için geldiğinde yine kabul etmedi. Bir ay sonra tasfiye edildi. İçişleri Bakanlığı müfettişlerine 20 Eylül 2010 tarihinde verdiği ifadede, tasfiyesini şöyle anlattı: “Ben bu cemaatin (FETÖ) bir komutanla ilgili yaptığı yasadışı işi bizzat tespit edip ilgili bir makama, kişiye özel yazıyla bildirdim.” Kastettiği komutan Büyükanıt’tı.
Kısacası resmi olarak 1999’dan itibaren Uzun ile FETÖ karşı karşıya geldi. Nitekim Uzun, Ergenekon davası sürecinde de hedef alındı. Hakkında hazırlanan kumpas belgeleri dosyanın içerisine kondu. Süreç devam etse tutuklanacaktı.
Sonrasında da FETÖ mensupları tarafından hakkında tam 34 dava açıldı. 2015 yılı başında yayınlanan İN kitabı ile yapılanmayı deşifre etti. Örgütün hedefi olması nedeniyle hakkında koruma kararı vardı.
TUTUKLAYAN HÂKİM AKP’Lİ ÇIKTI
Ancak Uzun’un iktidarla da yıldızı barışık değildi. 17 Nisan 2019’da, İmamoğlu İBB seçimlerini kazandıktan sonra, şu mesajı paylaştı: “Sayın İmamoğlu, İBB başkanlığı görevin hayırlı olsun. İnşallah ‘Oğlum sıfırla’ demezsin. 750 milyon liralık saat takmazsın. 7 adet para kasan ve para sayma makinen olmaz. Allah şaşırtmasın. Terbiyeni hiç bozma. Annenizi ve eşinizi kutluyorum.”
Mesaj, İmamoğlu’na tavsiye niteliğindeydi. Belli ki bir gönderme de yapıyordu. “İma, kinaye, dolaylama suç değil ya” diyebilirsiniz. Ancak burası Türkiye! 34 kelimeden oluşan bu mesaj nedeniyle “terör örgütüne yardım etmek, terör örgütü propagandası yapmak ve cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Uzun gözaltına alındı.
“Bir tweetle bunca suç olur mu” diye düşünülmüş olacak... Uzun’un karşısına eski bir ifade çıkarıldı. İfadenin sahibi eski bir Fethullahçı olan komiser Tamer Topsakal’dı. Örgütle ters düşmüş, 2004’te Emniyet’ten ihraç edilmişti. 25 Kasım 2014’te “müşteki” olarak ifade vermişti. Güya Uzun’un da adını söylemişti. O ifade 5 yıl rafta beklemiş, Uzun mesaj paylaşınca tutuklanmasına gerekçe yapılmıştı.
Sabri Uzun, sorgusunda şöyle konuştu: “Tamer Topsakal diye birini tanımıyorum. Böyle bir ifade varsa benim bu şahısla o tarihte yüzleştirilmem lazımdı.”
26 Nisan 2019’da tutuklandı. Tutuklayan hâkim, AKP’nin eski yöneticilerinden biri çıktı. Tarafsız olması gereken hâkimlik mesleğinde, partisinin genel başkanı aleyhinde konuşanlara cezayı kesiyordu!
MİLAT 17- 25 ARALIK DEĞİLMİŞ!
Uzun’un mesajına açılan davalar ikiye ayrıldı. Terörle ilgili olanlardan Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, cumhurbaşkanına hakaret kısmından ise Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandı.
FETÖ davası, FETÖ ile Emniyet’te kavga etmiş Uzun’un suçlanmasının saçma olduğunu söyleyen delillerle geçti. Nitekim Tamer Topsakal da tanık olarak çağrıldığı davaya gelip şunları söyledi: “İfademde bize kumpas kuranların Sabri Uzun döneminde görev yapan isimler olduğunu söylemiştim. Bu ifadem yanlış aktarılmış olabilir. Şu anki beyanlarım doğrudur.”
Kimileri için “milat” 17- 25 Aralık ilan edilirken Sabri Uzun’un 1990’lı, 2000’li yıllarda FETÖ ile yeterince mücadele edip etmediği davada sorgulandı. Sanki o dönem FETÖ’ye operasyon yapsa AKP ona destek verecekmiş gibi!
GEÇEN PERŞEMBE KARAR ÇIKTI
Sonuçta...
Sabri Uzun, FETÖ davasından beraat etti. Gelgelelim... Cumhurbaşkanına hakaretten açılan diğer dava vardı. 15 Şubat 2021’de, Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesi, Uzun’un söz konusu paylaşımıyla Erdoğan’a hakaret ettiğine karar vererek 11 ay 20 gün hapis cezası verdi. İstinaf da onadı. Dosya Yargıtay’a gitti. Yargıtay, Uzun’un İmamoğlu’na yazdığı tweet üzerinden kullandığı ifadelerde cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına karar verdi. Cezayı bozdu.
Son olarak...
Geçen perşembe günü mahkeme yeniden açıldı. Türkiye’de siyasi tablo tamamen değişmişti. 6 yıl önce söz konusu mesajda kutlanan İmamoğlu bugün tutukluydu. Gerekçesi; yıllar önce Erdoğan’ın suçlandığı, Uzun’un da gönderme yaptığı, ancak Erdoğan’ın “kumpas” dediği yolsuzluk suçlamasıydı. İmamoğlu da cumhurbaşkanlığının önünün kesilmesi için kendisine kumpas kurulduğunu söylüyordu. Uzun davası iyice ironik hale gelmişti. Duruşma 5 dakika sürdü. Mahkeme Sabri Uzun hakkında beraat kararı verdi. Böylece 6 yıl önce başlayan, “İmamoğlu’nu kutlama mesajı” davası beraatla bitti. Mahkeme, devletin Sabri Uzun’a tazminat ödemesine de karar verdi.
RÜTBELERİNİ DE ALMIŞLARDI
Geçen 6 yılda, Soylu’nun içişleri bakanlığı döneminde, sosyal medya mesajları nedeniyle Sabri Uzun’un rütbeleri söküldü. Silahına el kondu. Polis evlerine girişi yasaklandı. Buna dair açtığı davaları da kazandı. Rütbesi, silahı, hakları iade edildi.
Bu arada, bunlar olurken...
Uzun, geçen yıl başında, bu kez Türkiye’nin İsrail ile ticaretini eleştiren mesajı nedeniyle bir kez daha “cumhurbaşkanına hakaret”ten gözaltına alınıp adli kontrolle bırakıldı. Yeni dava macerası 17 Şubat’ta başlayacak.
Neredeyse 30 yıldır çeşitli gerekçelerle üstü çizilen, gerekçeleri de hep tersine çeviren Sabri Uzun’un kısa öyküsü böyle. Mahkemelerin hükmü yaşamın gerçeğine apaçık yetişemiyorsa adalet diye dağıtılanı sorgulamak gerekmez mi?