Şam’ın Talibanlaşması görünüyor
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

05.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

“Taliban” diye söylüyoruz. “Talebe”den geliyor. Pakistan sınırındaki medreselerde öğrencilik yapanlar, 1996’da Afganistan’a iktidarla döndüler. Pakistan, 1996-2001 aralığında ilk Taliban iktidarını resmen tanıyor, terörle anılan iktidarın dünyayla ilişkilerini kuruyordu. Ardından... Taliban devrilip yerine başka hükümet kurulduğunda, Pakistan sınırı yine Taliban lehine bir eylem merkezine dönüştü. 2021’de ABD’nin Afganistan’dan çekilmesini sağlayan, iktidarı yeniden Taliban’a vermesine neden olan Doha Anlaşması’nın kolaylaştırıcılarından biriydi Pakistan. Herkes, Taliban yeniden iktidara gelirken Afganistan ile Pakistan’ın yakın müttefik olmasını bekliyordu. Bunun bir yanılgı olduğunu anlamak beş yılı bulmadı. Bu kez Afganistan-Pakistan sınırı, Pakistan’a karşı eylem yapan Tehrik-i-Taliban Pakistan (TTP) tarafından geçiliyordu. Örgütü destekleyen Taliban, Pakistan’a örtülü bir savaş başlatmakla kalmadı. Ona açık bir cephe alacak şekilde tarihsel düşmanı Hindistan ile yakınlaştı. Sonunda iki ülke, geçen hafta açık savaşa girdi.

Ortadaki soru açık: Koyunda beslenen gözü oyar mı? Yani Şam, Türkiye için bir Taliban olur mu?

Bizim İslamcı cenahın bu soru üzerine düşünmek bir yana, başından reddettiğini biliyorum. Ancak Şam ile Ankara’nın tercihlerinin arasındaki mesafenin açılması, öyle görünüyor ki belki beş yıla kalmadan bize somut bir şey söyleyecek.

Ne demek istediğimi şöyle anlatayım...

BAAS’IN YÜKSELİŞİ VE DÜŞÜŞÜ

2024 yılının aralık ayına kadar, Suriye’de, Türkiye’deki hükümetin ideolojik olarak çatıştığı Baas iktidarı vardı. Baas, sadece Suriye’de değil, bütün bölgede ana eksenini İsrail karşıtlığı üzerine kurmuştu. İsrail, Baas’ın tanımadığı ülke, adını anmadan “işgal edilmiş topraklar” diye andığı yerdi. Defalarca İsrail ile çatıştı. Ancak gücü İsrail ordusuyla, ekonomisiyle, ittifaklarıyla, teknolojisiyle boy ölçüşemedi. Buna karşın, İsrail karşıtı Filistini örgütler Baas coğrafyasını hep kuluçka olarak kullandı. FHKC’den HAMAS’a; sol ve sağ İsrail karşıtı örgütlerin beyinleri, hep Şam’da yuva kurdu.

Öte yandan...

Irak’taki BAAS iktidarının düşüşü bir başka İsrail karşıtı güce, İran’a, bölgesel güç olma fırsatı yarattı. Tahran bu fırsatı kullandı da... Tahran’dan Bağdat’a, Şam’dan Beyrut’a, Yemen’den Filistin’e uzanan, İran’ın “direniş ekseni” diye tanımladığı bir bölgesel cephe oluştu. Bu cephe, karşısında yalnız ABD-İsrail ittifakını değil, İran karşıtı İslamcı siyaseti de buldu.

Aslında Baasçılık, İran parantezine sıkıştırılamayacak, sosyalizm ile karışmış Arap milliyetçi kimliği öne çıkan bir siyasi hareketti. Ancak Sovyet düzeninin çözülüşü, Baasçılığın bölgede yükselen yıldız olmaktan çıkması, millici devletlerin etnikdinsel ideolojiler karşısında alan kaybetmesi ve elbette emperyalist kuşatma Suriye Baas’ının çizgisini İran ekseni içinde silikleştirdi.

ABD’NİN ADAMI ŞARA 

Birer birer hedef alınan ulus devletlerde, 2010’lu yıllarda sıra Suriye’ye gelirken Türkiye’deki hükümet bir seçim yaptı. Ya ideolojik olarak sevmediği ama sınırını İsrail’den ayrı bir çizgide tutan komşusu ile düşman olmadan yaşayacaktı. Ya da Şam’ı hedef alan ABD-İsrail-Körfez çizgisine dahil olacaktı. İkinciyi seçti. Baas’ın yıkılışını, İdlib’deki HTŞ’den Şam’a uzanan iktidarın önünün açılmasını ve nihayetinde yeni iktidarın uluslararası meşruiyet kazanmasını destekledi.

Aslında Şam’daki iktidarın yeni sahipleri kendisini çarşambadan belli ediyordu. ABD’nin eski Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, “Şara’nın yükselişinin 2018’de Donald Trump tarafından atılan bir adımla güvence altına alındığını” anlatmıştı. ABD’nin eski Şam Büyükelçisi Robert Ford, çok açık bir şekilde, Şara’yı İdlib’den çıkarıp Şam’daki iktidara bizzat kendinin de çabasıyla nasıl getirdiklerini anlatmıştı. Nitekim Suriye’ye karşı Sezar yaptırımlarını kaldırıp Şara’yı Beyaz Saray’da ağırlayan Trump onu “Benim oraya getirdiğim Suriye cumhurbaşkanı olağanüstü bir iş çıkarıyor” diye tanıtmıştı.

Nitekim Şara, ABD hegemonyasına kendi topraklarında varoluş sözü verirken kendi ordusunu ABD ile aynı cephede IŞİD karşıtı koalisyonun parçası haline getirdi. Şara, sistematik olarak İsrail için tehdit olmadıklarının garantisini verirken geçen ocak ayında iki ülke ekonomik, siyasi ve askeri derinliği olan bir anlaşma da imzaladı. Böylece Şam’daki yeni iktidar; birlikte olduğu Körfez cephesinden İsrail’e uzanan el rolüne dönüştü.

ŞAM TALİBANLAŞMA YOLUNDA 

Bunun sonucu...

Üç yıl önce, Tel Aviv’den kalkıp Tahran’ı vurmaya giden bir uçak, Şam’da sirenlerle ve eskimiş hava savunma sistemleriyle karşılanacaktı. Bugün halk tabiri ile “düz ovada yürür gibi” Şam’ın üzerinden uçtu. Suriye resmi haber ajansı SANA’yı açıyorum. ABD-İsrail’in İran’a saldırısına yalandan da olsa tek bir eleştiri yok. Başından sonuna kadar, İran’ı kınadıklarını gösteren açıklamalarla dolu. Resmi açıklamaların tamamı ABD-İsrail’in İran’ı vurmasını meşru kabul ediyor. İran’ın karşılık vermesine tepki gösteriyor.

Nihayetinde...

Türkiye’deki hükümet bir seçim yaptı. Bugün karşısında olduğunu iddia ettiği İsrail’e düşman bir iktidarı ABD ile birlikte indirdi. Yerine İsrail’le kısa sürede ittifak kuran, İsrail karşıtı ülkelere açık cephe alan bir iktidarı getirdi. Türkiye, İran’a yönelik saldırıları açık bir şekilde eleştirirken Şam’daki iktidar net bir uluslararası destek verdi. Türkiye, hem İran’a hem ABD’ye “topraklarım bu çatışmada kullanılmayacak” mesajı verirken Şam açıkça saldırının önünü açtı. Türkiye, rejim üzerinde İsrail mühendisliğinin parçası olmadığını söylerken Şam İran’la ideolojik cepheleşmenin tarafı oldu.

Bölgenin yaşadığı son büyük müdahalede, Türkiye ile İsrail arasında ikincisini seçen Şam’ın Talibanlaşmasını konuşmak için belki de beş yıl beklemeye gerek kalmayacak. Çünkü milli dış politika yerine İhvancı hayalleri seçen iktidarın avucundaki anlatı, parmaklarının arasından çok hızlı akıyor.

Bu çelişki kendisini çözmek için önümüze iki yol koyacak: Ya Türkiye’yi ABD eliyle İsrail’le mecburi bir uzlaşmaya götürecek. Ya da Şam ile zorunlu bir yol ayrılığı yaşanacak.

Hayallerini gerçeğin saatine ayarlayamayanlar varoluşunun öyküsünü de kaybeder.

Yazarın Son Yazıları

Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025