Soru hırsızlarına içeriden kapıyı açanlar
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Soru hırsızlarına içeriden kapıyı açanlar

11.08.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sallanıyor, düşüyor, paramparça oluyor. Oysa elimizi sürmediğimiz vitrindeki vazo değil, bizim hayatımız.

Yarının bürokratlarını belirleyecek KPSS sınavı iptal oldu. Süreci Erdoğan başlattı, Erdoğan bitirdi. Gerekçe ise yine Erdoğan’ın görevlendirdiği Devlet Denetleme Kurulu (DDK) Raporu’na dayandırıldı.

Peki dün bilmiyorlar mıydı?

Önümdeki rapor yanıt veriyor. 2019 yılında ÖSYM’nin içinden yazılmış. DDK’ye gönderilmiş. Özetle, eski sistemin yoluna kaldığı yerden devam ettiğini söylüyor.

FETÖ’nün 2014 yılına kadar bütün sınav sorularını çaldığını, 400 bin kişiyi bu sayede kamuya soktuğunu, devlet resmen kabul etmişti. Bu süreçte, eski ÖSYM Başkanı Ali Demir, neredeyse her şeyin tek sorumlusu sayıldı. Ama rapor şunu anlatıyor:

“Ali Demir’in kuruma getirdiği kadrolar ve atadığı yöneticilerden bir bölümü, halen kurumda yönetici olarak çalışmaktadır. Mevcut ÖSYM Başkanı Halis Aygün döneminde, kurum adına karar mekanizması konumundadır. Ali Demir yönetimi ve atadığı kadrolar, 2015 yılında, sonraki ÖSYM Başkanı Ömer Demir döneminde, kritik noktalardaki görevlerinden alınmıştır. Ancak bu yıl gelen yeni ÖSYM Başkanı (Halis Aygün) yönetiminde, bu kişiler yeniden aktif rol üstlenmişlerdir.”

SORUMLULAR GERİ DÖNDÜ

Biz “bitti gitti” sanıyoruz ya. Rapor, 2010 KPSS’sinden sonra, olan bitenin suyun altından nasıl tersine çevrildiğini şöyle söylüyor:

“2010 KPSS sorularının sızdırılması sonrasında, (...) şaibeli oldukları gerekçesi ile kadroları lağvedilerek YÖK’e devredilen çalışanlar, Ali Demir döneminde, görevde yükselme sınavına tabi tutulmaksızın, bir geceliğine ‘Başkanlık Müşaviri’ olarak atanarak ertesi gününe şube müdürü kadrosuna transfer edilmişlerdir.”

Kısacası, ÖSYM’de sınav sorularının çalınmasından sorumlu ekibin, şapka değiştirip yürüyüşünü sürdürdüğünü söylüyor.

Yalnız soyut tespitler değil...

Raporda, ÖSYM’deki sınav şaibelerinin isim isim sorumluları yazılmış. Bazılarının FETÖ bağlantıları ortaya çıkınca firar ettiği, hatta ABD’ye yerleştiği görülüyor. Ancak rapora göre, sorumlulardan bir kısmı, kısa süreliğine uzaklaştırıldıkları görevlerine geri dönmekle kalmamış. Daha kritik yerlere getirilmiş.

KENDİNE ‘ÜLKÜCÜ’ DİYOR

Rapor, son kavgaya sirayet eden iktidar içi kliklere dair de ipucu veriyor:

“ÖSYM Başkanı Halis Aygün her fırsatta ‘ülkücü’ olduğunu vurgulamaktadır. Bizler ise devletimize gönülden bağlı ve devlet memuriyetinin kuralları çerçevesinde siyaset ile fiili bağı olmayan çalışanlarız.”

Bu sürece itiraz eden kadroların pasifize edildiğini, sürüldüğünü, mobbinge uğradığını, kendilerine randevu dahi verilmediğini anlatan ÖSYM içinden çıkmış rapor, ÖSYM’nin siyasallaştığını söylüyor:

“Bürokratların farklı siyasi görüşten olmaları, kurum içi çalışanlara siyasi ayrıştırmacılık, kişileri siyasi görüşlerine göre tecrit etme yetkisi vermez kanaatindeyiz. Ki devletin kamu kurumları siyasi makamlar değildir.”

Raporu yazan kalem temel derdini söylemiş: “Sınav sorularının çalındığı dönemlerde soruları ve sınav koordinasyonunu yürütmekle, güvenlikle görevli olan ancak bu görevlerde muvaffak olmadığı sübut bulan kişilerin ve yargılanan başkanların yakın çalışma ekiplerinin ÖSYM’de yeniden aktif rol oynaması...”

‘SORULAR YİNE ÇALINACAK’ UYARISI

Yetmemiş, tam üç yıl önce, DDK’ye, bugün olacakları da haber vermiş:

“ÖSYM sınavlarında geçmişte yaşanan ve halen aydınlatılamayan soru hırsızlıklarının yeniden baş göstermemesi için, 15 Temmuz FETÖ/PYD darbe girişimden sonra, henüz tehdit ortadan kalkmamış iken sınav kurallarının ve soru hazırlama birimlerinde yapılan görevlendirmelerde liyakat ve güvenlik kriterlerinin göz ardı edilmeye başlaması, sahada sınav koordinatörlerinin güvenlik yerine partizanlık ve ideolojik esaslara göre seçilmeye çalışılması, güvenlik açısından tehdit oluşturmaktadır. Bu endişelerimizi devletimizin en güvenilir kurumlarından birisi olan Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı’na arz etmek istedik.”

Rapor, DDK’ye gönderildi ama hiçbir şey değişmedi. Aksine öğrendiğime göre, uyaranlar kurumdan uzaklaştırıldı. DDK, o gün değil ama üç yıl sonra soru çalma tartışmalarıyla devreye girdi. Milyonlarca insanı mağdur eden sürece önceden müdahale edilemezmiş gibi, “görevimizi yaptık” dediler. ÖSYM başkanlığına, “ülkücüyüm” diyenin yerine “cemaatçiyim” diyen oturtularak sorun sanki çözülmüş gibi yapıldı.

Her bir karesini kayıtsızlıkla izliyoruz. Kendi yaşamımıza bir başkasınınmış gibi bakmadığımız gün, ne sınavları ne de hırsızlığını konuşacağız.

Yazarın Son Yazıları

Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025