Toz dumandan görünmeyen değişim
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Toz dumandan görünmeyen değişim

26.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Son günlerde tanıdığım tanımadığım herkeste bu his var. Hem her gün aynı dünya düzenine uyandıklarına inanıyorlar hem de adını koyamadıkları bir başkalığa doğru gittiğimizi düşünüyorlar. “Havası mı, suyu mu” demiyorum tabii. Ancak kesin olan bir şey var ki bütün dönüşümlerin en hızlı yaşandığı ve herkesin duruma en kolay uyum sağladığı ülke Türkiye. Son bir yılda ABD ile ilişkilerden Suriye’den başlayan sürece, şirket el koymalarından siyasete yapılan operasyonlara kadar olan bitene baksanıza. Sanki hepsi aynı havuza doğru akıyor. Ülke bir yerden başka bir yere doğru giderken dönen dişliler kimini öğütüyor kimini ise sonraki sabaha taşıyor. 

GÖZLERİN ÇEVRİLDİĞİ KURUM 

İşte tam da bu hissin ortasında Habertürk’ten başlayıp ünlülere uzanan operasyonlar geldi. Her gün bir magazin figürünü tartıştık. Ancak arka planda gördük ki aslında kurumların hikâyesi de yeniden yazılıyor. 

Örnek mi? 

Hemen aklıma Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı geliyor. Devletin iletişim stratejisini çizen kurum, son dönemin operasyonlarında çok konuşuldu. Hatırlayın: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmalarda Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Furkan Torlak’ın adının geçtiğini, kendisinin istifasını beklediğimi yazmıştım. Gerçekten de aynı gün Torlak istifasını duyurdu. Ardından kurumdan iki ay önce yolu ayrılmış bir isim gözaltına alındı. Cumhurbaşkanlığı uçağına binen kimi isimlerin adı dosyaya girdi. 

Geçen günlerde sosyal medyayı açıp iktidara yakın isimlerin “İletişim Başkanlığı’nda bir değişim olması gerekir” diye özetlenebilecek yorumlarını okuyunca işin peşine düştüm. Acaba Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda toz duman arasında bir şeyler değişti mi? 

Bir dizi kaynağı taradıktan, bir kısım isimle konuştuktan sonra ilginç bir tablo ortaya çıktı. 

GİDENLER-GELENLER 

Şöyle özetleyeyim: 

-İlkini söylemiştim. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Furkan Torlak istifa etmişti. Yerine Deniz Demir geldi. 

-Kriz Yönetimi Daire Başkanı Bora Bayraktar gitmiş. Yerine Kasım İleri gelmiş. 

-Destek Daire Başkanı Eyüp Tok gitmiş. Yerine Mehtap Kaya gelmiş. 

-Basın Daire Başkanı Oğuz Göksu gitmiş. Yerine Zeynep Zelan gelmiş. 

-Strateji Daire Başkanı Abbas Ölmez gitmiş. Yerine Fatih Pekşen gelmiş. 

Liste uzayıp gidiyor. 

Bütün kritik koltuklarda değişim yaşanmış. Başkan yardımcıları, marka ofisi koordinatörü, Ar-Ge koordinatörü ve süreli yayınlar koordinatörü bile bu süreçte görevinden ayrılmış. Yerlerine yeni isimler getirilmiş. Hatta alt yönetici kadrolarında bile değişiklik yapılmış. 

SURİYE KRİZİNİN ORTASINDA 

İşin ilginç yanı... 

Neredeyse baştan sona İletişim Başkanlığı değişirken süreçten doğrudan etkilenecek medyanın hiçbir kanadı gelişmeleri fark etmemiş. 

Elbette yukarıdaki tabloyu aşağı yukarı herkes aynı biçimde okuyordur. Bütün bu değişim süreci, Fahrettin Altun’dan boşalan İletişim Başkanlığı koltuğuna Burhanettin Duran’ın oturmasıyla gerçekleşti. Belli ki en kritik adım o gün atıldı. 

Elbette koltuk değişiminin başka dönüşümlerin habercisi olup olmadığını merak ettim. Zira Burhanettin Duran uzun yıllar Sabah’ta yazarlık yapmıştı. (Önceki başkan Altun’un Turkuvaz grubuyla arasından soğuk nehirler aktığı herkesçe biliniyor.) Duran’ın gazeteyi bırakma nedeni, yaklaşık iki yıl önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yardımcılığına atanmış olmasıydı. Bu da tam da Suriye meselesinin alevli günlerinde yaşanan dönüşümü anlamlı kılıyordu. Öte yandan Burhanettin Duran’ın adı genel koordinatörü olduğu SETA ile özdeşleşmişti. (Önceki başkan Altun’un bir zamanlar görev yaptığı SETA ile yaşadığı gerilim de herkesçe biliniyor.) 

MEDYA İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM Mİ 

İsim isim yazdım. Karşılaştırma ve analiz ettim. Geriye dönüp İletişim Başkanlığı kaynaklarına “Ne oluyor” diye sormak kaldı. 

Önce şunu söyleyeyim. Altun-Duran karşılaştırması üzerine sorduğum tüm sorular karşılıksız kaldı. Belli ki yeni yönetim bu karşılaştırma üzerinden yapılacak yorumlarla bir polemiğin içine girmek istemiyordu. 

“Yeni yönetim ne yapacak” diye sorduğumda aldığım yanıt, sanki beklediğim cevapların ipuçlarını içinde barındırıyordu: “Burhanettin Duran sesini yükselten bir isim değil. Önce düşünüp sonra konuşan biri. Onu öfkeli görmemişsinizdir. Siyasi görüşü açık olmasına rağmen farklı ideolojik mahallelerle kavga etmez. Öte yandan, Türkiye gibi ülkelerde iletişim kazalarının siyasi maliyetinin yüksek olduğunu biliyor. İlk ve en büyük sınaması Suriye krizinde oldu. Bu kriz sırasında devletin iletişim stratejisindeki yön değişikliği belirgin olarak görüldü. Tartışmayı yükselterek değil, anlamsızlaştırarak bitirme stratejisi izliyor. Kurumsal yapıdaki görev değişimi kurumdaki zihni dönüşümle alakalı.” 

Sadece bu kadar değil... 

“Medyada neler oluyor” diye tartıştığımız son günlerde, kurum kaynaklarından aldığım şu yanıtı özellikle not ettim: “Kurumda, devlet adına konuşmanın ağırlığını bilen bir anlayış inşa edilmeye çalışılıyor. Devlet-medya ilişkilerinde tansiyonun değil, aklın belirleyici olduğu bir dönem bekliyoruz.” 

İnsanlar kendi kaderlerini kendi eylemleriyle yaratıyor. Ancak koşulları çoğu zaman kendisi belirleyemiyor. Haliyle, koşullar değişmeden zihniyet nasıl değişecek, bunu bilmiyorum. Ancak kesin olan bir şey var ki fazlasıyla magazin konuştuğumuz bugünlerde iktidarın vitrinini ve söylemini kuran kurumlarda bir strateji değişikliği yaşanıyor. 

Bir değişimin adını koymak için önce onun sonuçlarıyla karşılaşmak gerekir.

Yazarın Son Yazıları

Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025