Ağır bir hayal kırıklığı

Ağır bir hayal kırıklığı

20.08.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sayın Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet’teki röportajını, itiraf ediyorum, büyük bir hayal kırıklığıyla okudum. Çünkü durumun sandığımızdan da vahim olduğunu öğrenmiş oldum.

Kılıçdaroğlu, yakın dönemimizin büyük gafı “Ekmeleddin İhsanoğlu” konusunu gündeme getirip hâlâ kendisine hak veriyor ve onun değerini anlayamadığımızı savunuyor. Atatürkçü medyada, CHP örgütlerinde, Anıtkabir ziyaretçileri ve seçmenler arasında, kendisi ile aynı görüşü savunan kaç kişi var, Sayın Başkan lütfen bir araştırsın! Bunu objektif olarak yaparsa, esasında ne kadar yalnız bir insan olduğunu kendisi de görür! İşin taze hayal kırıklığı yaratan noktası şu: Kılıçdaroğlu, hatalarından hiç pay çıkarmamış; toplumla, partisiyle ve CHP arka bahçesinin kanaat önderleriyle ne kadar ters düştüğünü algılayamamış! Aynı röportajda Kılıçdaroğlu, “Bu Abdullah Gül lafları da nereden çıktı” diye soruyor. Kendisine önerim, hafıza tazelemek için mesela Sayın Meral Akşener’in Teketek programında söylediklerini hatırlaması: “HDP, İYİ Parti, CHP, Saadet Partisi olarak bir araya gelip Sayın Gül’ü aday göstermemiz istendi bizden. Bu konuda Sayın Kılıçdaroğlu ve Temel Bey’le görüştüm.” Akşener kabul etseydi, aday Gül olacaktı...

Sayın Kılıçdaroğlu, İhsanoğlu ve içinde bulunduğu İslam İşbirliği Örgütü etrafında sevgili Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabının 188. ve 189. sayfalarından daha ayrıntılı bilgi alabilir.

Diyelim ki siyasi sahneye çok geç katıldığı için, o dönemleri bizler gibi içinden yaşamamıştı... Peki, Gül hakkındaki yorumlarına ne demeli! Kendi dönemi değil miydi? Birazcık eşelese, CHP’lilerin neden Gül’den “korktuklarını” anlayabilir. Bence, en iyisi bu konuyu başdanışmanı Tuncay Özkan’a sorsun!

Sayın Kılıçdaroğlu’nun adeta gün boyu aklından çıkmayanlar şunlar: “Aman Sayın İhsanoğlu’nu, Sayın Gül’ü, mütedeyyin seçmenleri, 10 Aralık Hareketi’ni üzecek bir yorumum olmasın... Partinin esas sahibi Atatürkçüler nasılsa gidip ‘tıpış tıpış’ oy verecekler.”

Kantin solcuları” ve “rakı masası eleştirileri” sözlerine ise hiç girmemeyi tercih ediyorum. Bir CHP Genel Başkanı, üç kuşak parti mensubunu aynı anda yaralayacak üslubu nasıl çıkarıp böylesine manşetlere malzeme yapar, anlayamıyorum. İçinde bulunduğum her siyasi grupta zaten bu sözlere yanıtlar yağdığı için, daha fazla o topa girmeyelim.

Rakı, Atatürk’ün sofrasından da eksik olmamış, yemek kültürümüzün en has değerlerindendir. Biz adabımızla rakı içerken de siyaset konuşurken de rahatsızlık duymayız, kimseleri de rahatsız etmeyiz. Bu konularda dahi muhaliflere yanıt yetiştiren Kılıçdaroğlu’ndan, yönetim biçimine yapılan somut eleştirilere ise hiçbir cevap alamıyoruz.

CHP Yüksek Disiplin Kurulu’na açık mektup

CHP Disiplin Kurulu Başkanı Sayın Uğur Bayraktutan ve sayın üyeler,

Size bu açık mektubu yazma nedenim, kamuoyuna açık yaşanan çelişkili ve CHP’nin kurumsal kimliğine hiç yakışmayan bir duruma müdahale etmeniz içindir.

Biliyorsunuz, eski CHP Parti Meclisi üyesi ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Sayın Tuncay Özkan, 6 Şubat 2020 tarihinde kamuoyuna bir açıklama yaparak CHP üyelerinin artık CNN Türk’e çıkmalarının yasaklandığını, riayet etmeyenlerin de YDK’ye verileceğini duyurmuştu. Çok antidemokratik bulduğum bu karar hakkındaki görüşlerimde CHP’lilerin kendilerini ifade edememelerinin zararlarını aktarmıştım.

Ne yazık ki hemen ardından CNN Türk’e çıkan İrem Çiçek ve Ümit Kocasakal, YDK’ye verildiler ve haklarında işlem yapıldı. Yakın dönemde, eski milletvekili Dursun Çiçek’in de aynı gerekçeyle işleme tabi tutulacağını üzülerek öğrendim. Eski milletvekili Mehmet Sevigen ise bir ilçe konuşmasında, Libya konusunda yönetimle ters düştüğü için (!) YDK’ye verilmiş.

Ne kadar ilginçtir ki, tüm bu süreçte gerek duyuru yapılmadan önce gerek sonra CHP üyesi Ömer Lütfi Avşar, CNN Türk ekranlarına çıktı.

17 Temmuz 2020 gecesi Haber Global kanalında yayımlanan bir tartışma programında, yanımda oturan Avşar’a CHP üyesi olup olmadığını sordum, olduğunu söyledi. Ben de kendisine “imtiyazlı üye” olduğunu, çünkü CHP’lilerin çıkmasının sözde “yasaklandığı” CNN Türk’e sürekli katıldığını, kendisine imrendiğimi (!) aktardım. O yasağın yalnız eski PM üyeleri ve milletvekillerini kapsadığını, kendisinin ise sade üye olduğu şeklinde yanıtladı; kendisine Çiçek ve Kocasakal örneklerini hatırlatarak bunun doğru olmadığını söyledim.

Aynı programda, Avşar anlaşılmaz şekilde kendisine o programda sorularımla kumpas kurduğumu iddia etti ve beni güldürdü!

Bunun ardından kendisine PM’ye aday olup olmadığını sordum, olduğunu söyledi.

Ertesi gün bana YDK ile arasında geçen iki yazışmayı yolladı; ama bunların hiçbiri neden diğer üyelerimiz gibi ihraç edilmediğini açıklamıyordu.

Sayın Bayraktutan, CHP’de YDK Başkanlığı’na tekrar seçildiniz, sizi tebrik ediyorum. Öte yandan herkesin bildiği gibi anayasalar, kanunlar ve tüzükler, her vatandaşa veya her üyeye eşit şekilde uygulanır. CHP de, YDK de, Genel Başkan da herkese eşit davranmaya mecburdur. Şu andaki tüzük yapımızda, Genel Başkan istediğine imtiyaz tanıyarak sıfat dağıtabiliyor. Ama partinin kuralları, herkese eşit olarak uygulanır, nokta!

Avşar, CHP Kurultayı’nın ardından da ilginç bir şekilde CNN Türk’e hiçbir sorun olmadan çıkmaya devam etti. CHP’nin gururu Sayın Yılmaz Büyükerşen ise kurultay günü CNN Türk’e çıktı.

Sakın yanlış anlamayın lütfen. Sizden talebim, Sayın Avşar’ın veya Sayın Büyükerşen’in CHP’den ihracı tabii ki değildir. Çünkü zaten böyle bir antidemokratik uygulama, 21. yüzyılda sansürden her gün haklı olarak şikâyet eden CHP’ye hiç yakışmıyor. Talebim şu: Artık, bir ceza gerekçesi olarak gösterilmek istenen “CNN Türk’e çıkma” fiilinin iptal edildiği, Avşar ve Büyükerşen örneği üstünden net olarak anlaşıldığı için, CHPMYK ile de temas ederek, bu mantıkdışı uygulamadan vazgeçildiğini kesin bir karara bağladığınızı lütfen tebliğ edin.

Mesela bu hafta sizden insanların öngöremediği tamamen farklı bir gerekçelendirme çıkmazsa -ki zaten anayasanın eşitlik ilkesi doğrultusunda bunu mümkün göremiyorum- lütfen bu konu etrafında oluşmuş tüm disiplin karar ve soruşturmalarını iptal ettiğinizi kamuoyuna duyurarak CHP-YDK’yi bu zor ötesi çelişkili durumdan azat edin.

Zaten fiili olarak Avşar ve Büyükerşen “uygulamanız” daha doğrusu “uygulamamanız” da bu söylediklerimi teyit ediyor.

Atatürk’ün Cumhuriyeti’ne yakışan, daha özgür ve demokrat günlerde görüşmek üzere, saygılarımla...

Yazarın Son Yazıları

İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025