Çocuk bedeni üstüne kurulan ideoloji!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Çocuk bedeni üstüne kurulan ideoloji!

21.05.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Milli Görüş” önderinin oğlu Fatih Erbakan, “15 yaşında kız cinsel olgunluğa erişmiştir, rızası da geçerlidir” diyor.

Necmettin Erbakan’ın en başarılı öğrencisi Erdoğan Cumhurbaşkanı’dır, yol arkadaşlarının partisi Saadet, “Millet İttifakı” üyesi olarak muhalefettedir, aynı tayfadan Davutoğlu ve Babacan sahte umut olarak sunuldu. Öğrencilerden Abdullah Gül eski Cumhurbaşkanıdır, yeni süreçte akil diye pazara sürülmek için beklemededir. Oğul Fatih, “nereden ne kaparım” diye çıktı meydana.

Siyasal İslam resmi ideolojidir. Yeni devlet bunun üstüne kurulmuştur.

***

19 Mayıs 1919 önemli bir tarihi kırılma olduğu için bayramdır. Maalesef geniş kalabalıklar, “Atam sen kalk ben yatam” tadında kutlama yaptılar yine. Anlıyorum bir biçimde kendilerini ifade etmek istiyorlar. Yazık ki itiraz, “Sarı saçlım mavi gözlüm neredesin nerde”, “İzmir’in dağlarında çiçekler açar” düzeyinde kalıyor. İktidar açısından bu söylemin rahatsız edici hiçbir yanı yok.

Çünkü içinde hakiki itiraz yok. Erdoğan da “bayrak”, “marş”, “millet” vurgusu yapıyor, kendini muhalif sayan kesimler de! Bu süreçte yepyeni tarih yazılıyor oysa! Artık Abdülhamit, Vahdettin ve Mustafa Kemal yan yana anılıyor.

Yeni Mustafa Kemal yaratılıyor!

***

Bu memleket insanı Atatürk’ü sever. Kimi AKP militanları, “Biz Erdoğan’a reis diyoruz, çocuklarımız Atam diyecek” düşü görse de iş o kadar kolay değil. Kurnaz siyasal İslamcılar bunu gördüğü için, yeni bir tarih anlatısıyla devrimci Mustafa Kemal’i yıkıp kendilerine uygun olanı inşa ediyor. Bunda hayli ciddi yol aldılar, çünkü işbirlikçilerini doğru seçtiler. “Kimdir bunlar?” diyeceksiniz. Tamamı iyi niyetli (!) olsa bile bu değirmene su taşıyanlardır.

Unutmayalım, “Cehenneme giden yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir.”

***

Memleket Masası” kurmaya niyetli olanlarla başlayalım. Bu nasıl bir masa ki içinde milyonlarca insanın oy verdiği partiye yer yok. İnsanlara siyaset yapma, temsil etme hakkı vermezseniz eğer, bir arada nasıl yaşayacağız? Hele bunu Atatürkçülük maskesi altında yaparsanız, 12 Eylül’cülerden ne farkınız kalır? En kötü söz silahtan iyi değil midir? Konuşma, tartışma olmayınca silahlar yerini alıyor, bu yol çıkmazdır!

***

Sabah “Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun”, öğleden sonra “Kadir geceniz mübarek olsun” diye mesaj göndermekle, hem Türkeş’i hem Deniz Gezmiş’i anma popülizmiyle olmaz!

Oturduğu yerden içi boş Atatürkçülükle sürece katkı yaparsınız sadece!

***

Siyasal İslamcılar hamasetle durumu idare etmeye çalışıyor. Buna karşı hakikati göstermek görevdir. Aydınlanmadan, laiklikten, cumhuriyetten, hukukun üstünlüğünden ödün vermemek gerekir. İslamcıların diline kapılmadan, inatla kendi tezlerini savunmak gerekir.

Önümüzde açlık sorunu var. Nasıl doyuracaksınız halkı, tarım politikanız nedir, söyleyeceksiniz. Su fakiriyiz, en büyük sorunumuz bu, nasıl çözeceksiniz ölümcül meseleyi, ifade edeceksiniz. Dünyayı yeni salgınlar bekliyor. Halk sağlığına nasıl yaklaşacaksınız, ilaç sanayiniz ne olacak, bilimsel araştırmaları hangi yolla gerçekleştireceksiniz, anlatacaksınız. En önemlisi sadaka kültürü yerine ne koyacaksınız, somut tarif edeceksiniz. Hukuk devletini yeniden nasıl inşa edeceksiniz, demokrasiden ne anlıyorsunuz, madde madde dile getireceksiniz.

***

Neo-liberalizme net tepki koymadan, patronlarla kol kola, NATO çizgisinden ayrılmadan, sınıf bilincine dayanmayan muhaliflik palavradır.

Devrim” romantik kavram değildir. Bu salgın süreci her anlamda bilgilerimizi sarstı, alışkanlıklarımızı yerle bir etti. Tam da devrimciler için görev zamanıdır. Geleceği görmek, tasarlamak ve adil, eşit dünya kurmak için çabalamak gerekir.

Siyasal İslamcılar fiilen Cumhuriyeti yıktılar. Meclis iradesi Mustafa Kemal’in temel dayanağıydı. Şimdi bir Cumhuriyet varmış gibi davranmak, içi boş Atatürkçülük yapmak, tam da yeni düzenin isteğidir. Doğrusu hakikatle yüzleşmektir. Unutmayalım Mustafa Kemal laf ebesi değildi, konforlu alanlarda gizlenmedi. Devrimciydi.

***

Genç kızların bedenlerini inatla tartıştırmanın rastlantı olduğunu sanıyorsanız yanılırsınız! Buna “siyasal İslam” denir.

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020