Samandan insanlar
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Samandan insanlar

01.11.2018 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Neşe Karaböcek, RTE’ye övgüler düzdükten sonra, TRT’de program yapmak istediğini söylemiş. Hakkıdır. Dönemin ruhu budur. İlkin Saray’a bağlılığınızı bildireceksiniz, ardından ödülü kapacaksınız. Kimler bu yolu tutup zengin olmadı ki, Neşe Hanımın ne eksiği var? Yeni bir yöntem gelişti, yandaş Sabah’a konuşuyorsun, ardından AKP’li belediyeler başta olmak üzere, televizyonlardan, radyolardan iş kapıp, malı götürüyorsun. (Lafı uzatmamak için başta Hülya Koçyiğit olmak üzere diğer örneklere yer vermiyorum. Seçim temsilidir.)
Çok tuhaf günlerden geçiyoruz, nereyi tutsanız elinizde kalıyor. Artık herkes bilmeli ki, ülkede üniversite yoktur! Rektör adı altında görev yapan Saray görevlilerinin herhangi birinden bilimsel özgürlük konusunda duyarlılık beklemek ahmaklıktır. AKP rektörlerinden biri “RTE’ye biat etmeliyiz” diyor, şaşıran var mı? En değerli üyeleri ihraç edilmiş, yurtdışına göç etmiş üniversitelerden eğitim alıp, bilimci ya da meslek sahibi olacağını sanan varsa gülünç olduğunu bilmelidir. Bu topyekûn çöküştür, çürümedir. (Elbet söz konusu rektör tek değildir. Halkın cahilliğine güvendiğini söyleyenden tutun, cihatçı kılığıyla koltuğunda oturana dek türlü örnekler var. Seçim yine temsilidir.)
Laf lafı açıyor, geçende bir film gösterime girdi, adı “Müslüm”. Baktım herkes nasıl da övgüler düzüyor filme konu olan Müslüm Gürses’e. Elbette popüler kültüre ait, acılı yaşam süren birinin yaşamı film olabilir; ancak, Müslüm’den Pavarotti yaratmaya kalkmak da neyin nesi? Arabesk sanatın çukurudur, ülkedeki kültürel tükenişin en net örneğidir. Herhangi bir estetik değeri yoktur. Bağıra çağıra söylenen o berbat sözlerle ortaya çıkan gürültüye müzik muamelesi yapmak gerçek sanatçıya/müziğe ihanet değil de nedir? (Benzer tuhaflıkları saymıyorum elbet, yine örnek temsili!)
Hep söyledim, AKP sonuçtur, neden değildir. Buraya rastlantıyla gelinmedi. Komünizm korkusuyla yaratılan kültür gün be gün siyasal İslamcıların ve adı Türkçü uygulaması ABD’ci milliyetçilerin ekmeğine yağ sürdü. Uzun yıllar düzenin bekçisi sayılan ordunun gerici olduğu bir türlü anlaşılamadı. 12 Mart, 12 Eylül derken, 28 Şubat, Türkçesi bozuk e-muhtıra AKP’yi yarattı, güçlendirdi ve zaferini ilan etmesine neden oldu. Neşe Hanım, söz konusu rektör, Müslüm güzellemesi yapan kalem sahipleri hepsi aynı düzenin evladıdır. Bunların tamamıyla mücadele etmek gerekir, yöntem bellidir, devrime gereksinim vardır. Onarılması imkânsızdır bu düzenin.
Sabahattin Eyüboğlu’nun “Mavi ve Kara” adlı deneme kitabını büyük keyifle yeniden okudum. Bu büyük adamlara dönüp bakmak gerek. Nasıl kurulmuş Cumhuriyet, dönemin insanları nelerle meşgul olmuşlar. Yurtseverlik nedir, yurttaş bilinci nasıl sağlanır, aydın topluma karşı hangi yükümlülükleri taşır, dil bilinci nasıl oluşur, çöken imparatorluğun ardından ulus nasıl yaratılır, tarih hangi ölçülerle oluşur, bilim, felsefe bizim gibi geri kalmış coğrafyada nasıl çiçeklenir, ön açar... Hepsi üstüne düşünmüş, yazmış bu insanlar. Ciddi görev üstlenmiş, emek vermişler. Şimdi ayakaltına alınan bu aydınlanma çabası, kültürüdür. Üstelik sanıldığı gibi AKP eliyle olmamıştır bu. Neo-liberal rüzgâr ne zaman esmeye başladı, hemen küresel iklime uygun tetikçiler bizde de belirdi. Seksenlerde süren tartışmalara geri dönmek gerek.
Sosyal medyada pek sevilen bir finans hocası var, paylaşımları büyük ilgi görüyor. Şöyle baktım ne söylüyor diye, inanılır gibi değil. Gençlere nasihat veriyor ama nasıl? Diyor ki; “güncel siyasal meselelerle ilgilenmeyin, beceriler edinin, her fikre saygı duyun, sağcı solcu ayrımı yapmayın.” Kısaca “ideolojilere yenilmeyin” türü cümleler kuruyor ve bol alkış alıyor. İlk bakışta haklı, sevimli duran bu cümleler son derece tehlikeli Neo-liberal söylemlerdir. Unutmayın Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” tezi, yani “ideolojiler tükendi” söylemi basbayağı ideolojik tutumdur. AKP bu temel üstüne inşa edilmiştir.
Korkut Boratav hocamız “İdeolojisi olmayan insanın içi saman gibidir” demişti. Hikâyenin özü bu, samandan insanlar çağındayız!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020