Savaş karşısında çaresiz kalmak!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Savaş karşısında çaresiz kalmak!

09.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bölgemizde olup bitenler hakkında yapılan analizleri okuyorum. Çok değerli bilgiler edindiklerim olduğu gibi, popülizm bataklığından kurtulamayan yazarların metinlerine de rastlıyorum. Hangi devlet, ne düşünüyor, ne yapmalı türünden önermelerle, varsayımlarla dolu metinler karşısında çoğu zaman hayrete düşüyorum. Sanki tüm dünyayı yönetmeye hazır bilgiye, veriye sahipmiş gibi davrananlar şaşırtıyor beni. Çünkü hiçbir satırda insan yok. İnsansız metinler.

Yaşadığımız çağ için “tarihin hızlı aktığı dönem” diyorlar. Yoğun bilgi bombardımanı karşısında ezilen insanın, bu hız karşısında doğru dürüst düşünmeye, sakin kalmaya pek şansı yok. Dört yandan akan veriler, birbirinden ürkütücü senaryolar karşısında insan küçüldükçe küçülüyor. Düzen, tam da bu hissi uyandırmak ister gibi. O küçük olma hali, o ürkütücü tablo karşısında kişi kendini iyi hissetmiyor. “Nasılsa bizim dışımızda bir kurgu var ve biz sadece burada küçük figüranız” diye düşünüyor. Pek de haksız değil insan.

Söz konusu savaş olunca, bu günlerde adı konmadan sürekli yaşıyoruz, ürkmemek elde değil. Gözü kararmış birtakım tiplerin, halktan aldıkları oylarla, başka halkları öldürmek için yetki sahibi olması tuhaf! Kim barış olmasın diye birine oy verir ki? Kim askerler ölsün, yuvalar yıkılsın diye tercih yapar ki? “Devletlerin dostları olmaz, çıkarları olur” tezi ürkütücü değil mi? Dünya halklarının birbirine düşman olmasını kim akılcı, tutarlı biçimde açıklayabilir? Tanımadığı insanları öldürmek için “milliyetçi”, “dinci” kinle yüklenmiş askerlere ne demeli? Savaş karşısında insanın eli kolu bağlı. Gerçekten böyle mi?

İnsanlığın geçmiş deneyimlerinden ders aldığı tezi her gün yalanlanıyor. Eğer öyle olsaydı faşizmin ne türden sonuçları olduğunu öğrenirdik örneğin. Dünyada faşist eğilimler artıyor. Ya da kapitalizmin nasıl kan emici olduğunu, türlü krizlerle gördüğümüz halde, dünya hâlâ “serbest piyasa” anlayışının eleştirisini doğru dürüst yapmış değil. Üstelik yoksullar, ezilenler bir de ilkel dürtülerle itiliyorlar bu pis çukura. Ve savaşlar. Dünya savaşlarının ne acılar yaşattığı hem deneyimlendi hem yazıldı, çizildi. Sonuç?

Artık doğa isyan halinde. Koca bir kıta yanıyor. Nasıl sonuçları olacağını göreceğiz yakında. İnsanlık elbirliğiyle böyle bir yangını söndürmeye çalışmak yerine, tersine başka coğrafyalarda, kendi eliyle yeni felaketler yaratmaya devam ediyor. Savaş dediğimiz suçtur, cinayettir. He zaman bir çıkar çevresinin işine yarar. Bu durum karşısında ahlaki sorumluluğuyla davranmayan herkes suça ortaktır. Savaşın iyisi, haklısı olmaz. Emperyalist saldırıya direnmek görevdir. Dünyayı cehenneme döndürenlere direnmek gerekir. Elbette her halk, kendi coğrafyasında bu bilinci edinerek, örgütlenerek bunu başarabilir. Başka olanak yoktur.

Hesaplar yine Ortadoğu’da görülüyor. Gerçi dünyanın pek çok bölgesinde çatışmalar, iç savaşlar var. Ancak belirgin biçimde emperyalist hesaplaşma yine Ortadoğu’da! Bölge halkının yazık ki olan bitene verdiği tepki güdüleriyle. Doğrudur, saldırı karşısında kenetlenmek gerekir. Ama biri de çıkıp sormaz mı, “Biz insanlığa ne ürettik bugüne dek, ABD türü dev savaş makinesine nasıl direneceğiz, mücadele edeceğiz” diye. Gerçekçi olmak gerekirse şımarık savaş makinesi ABD, dünyanın her yanına kan, gözyaşı götürür ve her daim mutlaka yanında birilerini bulur.

İnsansız makalelere dönersek, evet, ilginç bilgilere rastlıyorum ve öğreniyorum. Ortadoğu birbirine benzemez onlarca gruptan oluşuyor. Farklı inanç grupları var. Bunlardan kim kimdir anlamak öyle pek kolay değil. Kendine stratejist diyen kimi isimler anlatıyor da anlatıyor. Ama bakıyorum; insan hakikati yok. Temel sorgunun uzağındayız. Hep güncel gelişmeler karşısında konum alma tutumu önerilen. Oysa bu karmaşık denklemde kimseler barış seçeneğinden söz etmiyor. Barış istemek saflık mı, düşçü bir tutum mu? Bana kalırsa, hayır. Dünya halklarının tercihini savaştan yana yaptığını sanmıyorum. Demek dayatılan düzene her yanda birileri “çomak” sokmalı.

Savaş; ezenle ezilene, zenginler yoksula farklı davranır. 

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020