Virüsle mücadele sınıfsaldır!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Virüsle mücadele sınıfsaldır!

06.04.2020 06:30
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen gün değerli bir hekimle yaptığım söyleşide: “Bu tür salgınlara alışmak gerek. Değişen çevre koşulları, küresel ısınma, yeni virüslerle tanışmamıza neden olacak” dedi. Gerçi dünya uzun süredir farklı ataklar yapan salgınlarla yaşıyor, bu kez bizi doğrudan etkilediği için şaşırdık sanırım. Küçülen küre, halkları birbirine tanıtıyor, yaklaştırıyor; artık hiçbirimiz “öteki”nin sorununa kayıtsız kalamayız. “Virüs Çin’de ilk kez görüldü, bize gelmez” diyenler, kısa zamanda kendini yalanladı.

***

Dünyanın küçülmesi, sermaye ve mallar için dolaşım özgürlüğünün sınırsız olması, ilk bakışta “daha çok kazanç” diye sunuldu. Oysa hakikat “daha çok sömürü” anlamına geliyordu. İşçinin, emekçinin yalnızlaşacağı, koşullarının ağırlaşacağı gerçeği, ne kadar parıltılı paketlerle sunulmaya çalışıldıysa, kısa zamanda ortaya çıktı. Dünya para babaları için küçülüyor, dev bir alışveriş merkezine dönüyordu. Buradan eşit, adil, demokratik bir düzen çıkmayacağı açıktı. Virüsle birlikte bu durum iyice belirgin oldu. İnsanlar eşit biçimde sağlığa, eğitime ulaşamıyor. Beslenme sorunu alabildiğine artmış durumda. Sınırlı kaynaklar dar bir çevrenin elinde toplanıyor.

***

Virüsle mücadele için iki yol olduğu konuşuldu. İlkinin sert karantina koşulları olduğunu kavradık hemen. “Temas kesildikçe virüsün yayılma hızı azalacak, mücadele kolaylaşacak” denildi. “Başarılabildi mi?” Hayır. Neden? Piyasa koşulları bu türden bir önleme izin vermiyordu da ondan. Birilerinin sağlıklı olması için diğerlerinin ölmesi gerekiyor. Virüs bu sınıfsal durumu netlikle gösterdi. Bizde karantina koşulları varmış gibi sunuluyor, oysa hakikat ikinci şıkkı fiili olarak yaşadığımızı gösteriyor. Yani: Sürü Bağışıklığı!

Tabirin kendisi hayli şakacı! Büyük kitleler “sürü” olarak tanımlanıyor, deniyor ki: Günlük yaşam olduğu gibi devam edecek virüs yayılacak, zamanla toplumun büyük kısmı bunu taşıyacak ve bağışıklık kazanacak. Böylece zayıflar ölecek, güçlüler hayatta kalacak ve yaşamaya devam edecek. Buna ilk bakışta “doğa kanunu” demek mümkün. Vahşi yaşamda güçlü ile güçsüz arasında denge kurulur. Oysa insan kültür yaratan varlık ve çoktan doğal koşulların dışında yaşıyor. Başka türlü söylersek doğada para yok, sermaye biriktirmek gibi kaygıları olan hayvanlar yok. Bir an geliyor, hayvan doyuyor. Oysa insan açgözlü, saldırgan!

***

Neo-liberalizmin yöntemidir “sürü bağışıklığı”. Emek ucuzdur, işçi çoktur. Fabrikalarda, tarlalarda üretim sürmelidir. Alın teriyle çalışan insan ürettiklerine sahip olamaz, sınırlı ücretle çalışır; tükenirse, ölürse yerine başkası gelir. Böylece düzen devam eder. Virüsle birlikte bu durum daha görünür oldu da, acaba daha önce böyle değil miydi? 301 madencinin iş cinayetine kurban gittiği günler daha dün! Ucu doğrudan kendilerine dokunmadığı için, evde dizi izler gibi, acıyarak baktılar görüntülere insanlar. Şimdi bir ölçüde herkes benzer durumda. Bakmayın siz evden çalışma yalanına, yakında beyaz yakalı işçiler de kapı önüne konacak. Virüsle mücadele sınıfsaldır. Süre uzadıkça sorunlar derinleşecek, işsizlik artacak, beslenme sorunları ortaya çıkacak. Neo-liberalizmin kalesi Birleşik Krallık bundan dolayı sarsıldı. “Piyasa rahatsız olmasın” dendi önce, baktılar ölümler siyasi maliyet doğuracak, vazgeçtiler. Görünen o ki çok geç kalınmıştı. Benzer durum ABD için de geçerli. Trump: “Tecrit koşulları daha fazla süremez” diyor. Yani: “Ölen ölsün, kalan sağlarla devam ederiz” anlayışıdır bu. Kaldı ki dünyanın en acımasız sağlık düzeninin ABD’de olduğu da görüldü. Paran varsa hastane, hekim, ilaç var. Yoksa, ölüm seni bekler!

***

Bizde durum farklı mı? “65 yaş üstü, 20 yaş altı evde otursun” dendi. Çalışan kesim için “durmak yok, yola devam” yani! Dahası, 20 yaş altı emekçiler de sokağa çıkma yasağından muaf. İşçi her koşulda yükü sırtlanacak. Ucuz, sayıca çok emekçi başının çaresine bakacak. İşçi durumun farkında: “Evde oturursam açlıktan, sokağa çıkarsam virüsten öleceğim” diyor. İkinci şıkkı yeğliyor insanlar. İşsizlik koronadan daha büyük tehdit çünkü. Diyeceğim; virüs herkese eşit bulaşmıyor, bal gibi de sınıfsaldır durum. Sermaye sahibi için risk yoktur. Kriz yoktur. Salgın yoktur. Piyasa koşulları hep güçlüden yanadır.

***

Önümüzde hayli güç bir süreç var. “Bir an önce bitsin, eski günlere dönelim” diye sabırsızlananlar şunu bilmeli: Eski günler güzel değildi, özgürlük sadece sokakta aylak aylak yürüyebilmek anlamına gelmez! Birimiz aç, işsiz ölürken, ötekimiz, hiçbir sorun yokmuş gibi yaşamını sürdüremez artık!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020