Güven Baykan
Tüm Köşe Yazıları
Bir Mahallenin Unutulan Sesleri
Pencerelerden içeri süzülen sabah güneşi, fırından eve taşınan sıcak ekmek, sokakta iki taştan kurulan kaleler, akşamüstü pencereden yükselen bir anne sesi...
Devamını Oku
27.04.2026
Sıradanlaşan Haksızlık
Adaleti en çok açık zulüm değil, kanıksanan küçük keyfilikler yaralar.
Devamını Oku
20.04.2026
Okul Koridorları Karanlığa Teslim Olmasın
Bir zamanlar Amerika’dan gelen okul saldırısı haberlerine uzaktan bakıyorduk.
Devamını Oku
16.04.2026
Kitapların Arasında Memleketin Yüzü
23. Ankara Kitap Fuarı bir kez daha gösterdi ki fuarlar yalnızca kitapların sergilendiği yerler değildir.
Devamını Oku
13.04.2026
Ordu’nun hafızası kazılamaz
Ordu’da büyüyen maden baskısı, yalnızca toprağı değil bir kentin belleğini, geçimini ve geleceğini hedef alıyor.
Devamını Oku
10.04.2026
Ankara’da bir iç yolculuk: Hüsamettin Koçan’ın 'Ben Bu'su
Yıllar önce Baksı Müzesi için “Rüzgârın elleriyle yapılan müze” diye yazmıştım.
Devamını Oku
06.04.2026
ArtAnkara ve Cumhuriyet’in Barış Yüzü
İsrail-ABD-İran hattında savaş büyürken, Yemen’den Gazze’ye, Lübnan’dan Körfez’e kadar Ortadoğu yeniden ateşin diliyle konuşuyor.
Devamını Oku
30.03.2026
Notun da bir hakkı var
Notun da bir hakkı var
Devamını Oku
23.03.2026
Savaş Önce Dilde Başlar
Bazı kelimeler vardır; yalnızca bir şeyi anlatmaz, insanlığın iç karanlığını da ele verir. “War” ve “savaş” böyle kelimeler.
Devamını Oku
16.03.2026
Bebeklerin Ulusu Yok
Başlığını Ataol Behramoğlu’nun aynı adlı şiirinden ödünç alıyorum. Çünkü bazı sözler yalnızca şiirde kalmaz; bir gün gelir, çağın vicdanına dönüşür.
Devamını Oku
09.03.2026
Bir El Daha: İki Sandalye Arasında Kalan Hayat
Konken oyunu, sahnede yalnız bir eğlence değil; bir temas biçimi. Kartlar dağıtıldıkça, aslında geçmiş dağıtılıyor. “Ben böyle yaşadım” diyen bir hafıza… “Ben böyle dayandım” diyen bir yalnızlık… Her el, bir önceki elin gölgesini taşıyor. Her kayıp, yalnız oyunda değil; hayatta da bir yerden eksilmeyi hatırlatıyor. Her kazanma, bir anlık sevinçten çok, “hâlâ buradayım” demek.
Devamını Oku
02.03.2026
Mutluluk Artmış: Peki Bu Memlekette Neden Yüzler Asık?
Geçen hafta açıklanan Yaşam Memnuniyeti verilerine baktım. Kâğıt üstünde tablo düzgün: “Mutlu olduğunu” söyleyenlerin oranı 2024’te yüzde 49,6 iken 2025’te yüzde 53,3’e çıkmış. Ortalama yaşam memnuniyeti puanı ise 10 üzerinden 5,7’de kalmış. Aynı tabloda ülkenin en önemli sorunu yine hayat pahalılığı: yüzde 31,3. Arkasından yoksulluk ve eğitim geliyor. Yani rakamların yüzü gülüyor ama memleketin derdi yerli yerinde duruyor.
Devamını Oku
23.02.2026
Ganita’yı Kurtaran Akıl Nereye Gitti?
Geçmiş öyküleri karıştırırken Ganita Direnişi’ne rastladım. Bir şehir bir zamanlar buldozerin önüne dikilmiş; bugünse denize varmak için iki yolu aşmayı kader sanıyor.
Devamını Oku
16.02.2026
Taç Gitti, Kravat Kaldı: Gücün Yazdığı Kurallar
Bazen bir akşamüstü, günün kalabalığı çekilirken kitaplığın önünde duruyorum.
Devamını Oku
09.02.2026
İstanbul “İptal” Dedi, Sorbonne “Hayır”
Randevuyu iptal ediyoruz. Aboneliği iptal ediyoruz. İlişkiyi iptal ediyoruz. Birbirimizi iptal ediyoruz. Bir süredir de diplomayı iptal ediyoruz.
Devamını Oku
02.02.2026
Kanada Tutmadı, Grönland’a Bakıyorlar
Bu hikâyeyi “jeopolitik” diye okumak kolay: Haritalar, üsler, rotalar, güvenlik…
Devamını Oku
26.01.2026
Onurlu bir miras: Uğur Mumcu
Onurlu bir miras: Uğur Mumcu
Devamını Oku
24.01.2026
15 Ocak 1902: Nâzım’ın Doğum Gününde Aşkın Israrı
15 Ocak, takvimde sıradan bir kış günü gibi durabilir.
Devamını Oku
19.01.2026
Karakol gölgesinde renk: Fikret Muallâ
Bu haftaki yazımda, bir ressamın paletine sinmiş bir duygunun izini sürmek istiyorum: Korkunun.
Devamını Oku
12.01.2026
Bir oda dolusu Cumhuriyet
Heykeltıraş arkadaşım Ahmet Çolak'ın köydeki evini ziyarete giderken, köyün içine girer girmez itfaiyeyi gördüm.
Devamını Oku
05.01.2026
İdare Etmek… Memleketin En Yorucu Fiili
İdare etmek… Bir fiil gibi durur; oysa çoğu zaman bir hayat biçimidir.
Devamını Oku
29.12.2025
Eskişehir’de Edebiyatın Işığı
Eskişehir’e her gelişimde, kentin kendine özgü bir “kültür dili” olduğunu yeniden fark ediyorum.
Devamını Oku
22.12.2025
İnadına Utanalım
İnadına Utanalım
Devamını Oku
15.12.2025
Kötülük Örgütlü, Edebiyat ve Sanat da Öyle Olmalı
Televizyonda, sosyal medyada, gazetede her gün aynı cümleyi duyuyoruz:
Devamını Oku
09.12.2025
Dünya’nın her yerinde, dağlara ve taşlara zeytin ağaçları dikilirken, biz bu ağaçlardan ne istiyoruz?
“Şimdi zeytin dikme zamanı mı?” diye sorabilirsiniz, ülkemizde seçilmiş belediye başkanları ve emekçiler aylardır tutuklu bulunurken… Toplu yemeklerde insanlar aynı gıdadan zehirlenirken… Kadınlar yalnızca kadın oldukları için yaşamlarını yitirirken... Çocukların isimleri resmi kayıtlara geçmezken… Barınaklarda ve sokak aralarında hayvanlar toplu yok edilirken…
Devamını Oku
01.12.2025
Köy Enstitülü öğretmenin öyküsü
Cumhuriyet’te ilk köşe yazıma nereden başlayacağımı uzun uzun düşündüm. İnsan ilk cümlesini bir kapı eşiği gibi kuruyor; içeriye neyi alacağını, ardında neyi bırakacağını tartarak. Ben o eşiği, babamla yaptığımız Köy Enstitüsü sohbetlerinden birinde duyduğum bu yaşanmışlıkla geçmek istedim. Çünkü hem benim öğretmenliğe, eğitime, Cumhuriyet fikrine bakışımın kökleri orada, hem de Öğretmenler Günü’ne yakışır bir hatırlama taşıyor içinde.
Devamını Oku
24.11.2025