İzmir; ‘üvey’ mi, yoksa ‘hasım’ mı?
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

İzmir; ‘üvey’ mi, yoksa ‘hasım’ mı?

23.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

2026 yılı merkezi idare yatırım programı açıklandı. Bu yıl da yatırım programından İzmir’in payına sembolik rakamlar düştü. Kısacası, İzmir altyapı yatırımları ile ilgili makus talihini yine değiştiremedi. Hele son olarak İzmir belediyesine ait tarihi binalara vakıflar eliyle el konmak istenmesi de doğrusu işin tuzu biberi oldu. İzmirli muhalif siyasetçilerin merkezi iktidara yönelttikleri “İzmir üvey evlat mı” soruları bu yıl da değişmedi. Benzer söylemler ve eleştiriler yinelendi. Hatta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bu kez el yükseltti. “İktidar, İzmir’i üvey evlat değil, hasım gibi görüyor” diyerek konuştu.

Image

DERDİMİZ İZMİR

Mevcut siyasi iktidarın yıllardır İzmir’e bakışını ve yaklaşımını bilen İzmirliler için, bu son gelişmeler elbette sürpriz olmadı. Aksi olsaydı belki sürpriz olurdu. İzmirliler artık iktidar çevrelerinin bu tutumuna alıştılar. Oysa bu güzel İzmir, bütün ülkede “kurtuluşun ve kuruluşun kenti” olarak biliniyor, anılıyor. Aynı zamanda ülkemizin Batı’ya açılan kapısı, penceresi olarak tanımlanıyor. Tarihi geçmişinden gelen bir öncülük misyonu da var bu “tarihi derin” kentin. Dolayısıyla çok daha fazla ilgiyi, desteği, yatırımı hak ediyor. Yatırımsızlık kader mi? Biz böyle düşünürken hayatın gerçekliğinde ise tam tersi oluyor. İzmir’e hak ettiği gerekli yatırımlar yapılmıyor. Başta 2. Çevre Yolu, Halkapınar-Garaj Metro Hattı olmak üzere birçok proje bekliyor. Körfez kirliliğinin aşılması için de gerekli yatırım miktarları ayrılmıyor. Su kaynaklarının bulunması ve yeni barajların kurulması merkezi yönetime bağlı DSİ’nin sorumluluğundayken maalesef bu sorumluluklar da gereğince yerine getirilmiyor. Yerel yönetim ve ona bağlı İZSU idaresi adeta yokuşa sürülüyor. Yeni kuyu açma talepleri bile geciktiriliyor.

İZMİR-İZMİT FARKI

Körfez kirliliği yaşanan iki kentle ilgili tutum, iktidarın yaklaşımı konusunda adeta bir “turnusol” işlevi görüyor. CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, bu yıl İzmir Körfezi için sözde bir kaynak 18 milyon olarak ayrılırken iktidar partisinin büyükşehir yönetiminde olduğu İzmit Körfezi için 900 milyonluk kaynak ayrıldığını açıkladı. Aslında kentler arasında ayrım yapılmaması, her yere adaletli ve hakça yaklaşılması gerekiyor. Türkiye’nin 3. büyük kentine, İzmit Körfezi’ne ayrılan kaynağın sadece yüzde 2’sinin ayrılması; İzmir’e yönelik ayrımcılığı ortaya koyuyor. Sonuçta İzmirli ödediği vergilerin karşılığını hizmet olarak yeterince alamıyor.

TUGAY’IN VE CHP’NİN TAVRI

Son dönemde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bir tavır değişikliğine gittiğini gözlemliyoruz. Önceleri merkezi yönetimin ayrımcı tutumuna karşı çoğunlukla sessiz kalmayı tercih eden ya da yeterince ses çıkarmayan Tugay, son günlerde sesini yükseltiyor. Merkezi idarenin onay süreçlerini geciktirdiğini ve önlerini tıkadığını vurguluyor. Bekletilen projeleri kalem kalem kamuoyuna açıklıyor. Bu konuda başkan Tugay’ın yalnız bırakılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Başta odalar ve meslek kuruluşları olmak üzere İzmir’in yerel dinamikleri, İzmir için ortak tutum almalı ve başkanı yalnız bırakmamalıdır. Bir başka görev, İzmir’de yerel yönetimleri elinde bulunduran ana muhalefet CHP’nin il örgütüne düşüyor. CHP örgütleri ve siyasetçileri, İzmir’e yönelik olumsuz tutumları halka sergilemeli ve seslerini yükseltmelidirler. Son “toplu tövbe” görisi ya da tarikat yurtları gibi örneklerde olduğu gibi, İzmir’in siyaseten kuşatılmasına izin verilmemelidir. CHP’nin İzmir’de atıl durumda olan ve görev bekleyen çok sayıda tecrübeli siyasetçisi vardır. Bunlar organize olmalı ve hep birlikte sahaya çıkmalıdır.

***

Uğur Mumcu, toplumun vicdanıydı

Örnek devrimci, araştırmacı-gazeteci, değerli Cumhuriyetçi Uğur Mumcu’yu; katledilişinin 33. yılında saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz. Uğur Mumcu, ülkemizin dört bir yanında olduğu gibi, başta İzmir’de olmak üzere Ege’nin pek çok kentinde farklı etkinliklerle anılıyor. Değerli gazeteci yazar Uğur Mumcu, ülkemizde verilen bağımsızlık, özgürlük, demokrasi ve aydınlanma mücadelesinin mumu, ışığı ve aydınlığıydı. O, yaşamı boyunca, emperyalizme, faşizme, her türlü karanlığa ve gericiliğe karşı korkusuzca mücadele verdi. Tam anlamıyla bir Cumhuriyetçi, Aydınlanmacı ve Kuvayı Milliyetçiydi. Her şeyden önce yurtsever bir aydındı; her daim emekten ve emekçiden yanaydı. Onun izinden yürüyen bizler için de örnek bir aydın ve gazeteciydi.

Image

ÖRNEK DEVRİMCİ-GAZETECİ

Uğur Mumcu’nun mücadelesini üç ayrı alanda irdelemek mümkündür. Bunların birincisi Uğur Mumcu’yu Uğur Mumcu yapan ideolojisi, tavrı ve duruşudur. İkinci olarak, aynı zamanda bir hukukçu olan Uğur Mumcu’nun yaşamı boyunca adaletsizliklere, haksızlıklara, yanlışlıklara, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı verdiği mücadeledir. Bir diğer önemli alan da onun araştırmacı gazeteciliğidir. Bükülmez kalemi, Cumhuriyet’teki köşesi, kitapları ve makaleleri, bu mücadeledeki en önemli araçlarıydı.

MUMCU VE CUMHURİYET

Uğur Mumcu, kararlı duruşuyla, tavrıyla ve korkusuzca mücadelesiyle, aynı zamanda toplumun vicdanıydı. Bu özelliği ile geniş toplumsal kesimlerin vicdanında ve gönlünde apayrı bir yeri vardı. Uğur Mumcu, yaşamının anlamı haline gelmiş araştırmacı-gazetecilik uğraşısıyla, Cumhuriyet gazetemiz ile de bütünleşmişti. Onu, mücadelesini ve anısını, Cumhuriyet gazetesinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Bir bakıma Uğur Mumcu Cumhuriyet gazetesidir, Cumhuriyet gazetesi de Uğur Mumcu’dur. Cumhuriyet gazetesi var oldukça Uğur Mumcu’nun anısı ve mücadelesi hep yaşayacaktır. Anısı ve mücadelesi önünde saygıyla eğiliyoruz.

***

Hakkı Ülkü’yü uğurlarken

Değerli dostumuz, sevgili arkadaşımız Hakkı Ülkü’yü dün sonsuzluğa uğurladık. Üç dönem Aliağa Belediye başkanlığı, bir dönem de İzmir milletvekilliği yapan Ülkü; bizim için çok farklı anlamlar taşıyordu. Kendisiyle tanışıklığımız ve arkadaşlığımız, yarım asra uzanan köklü bir geçmişe uzanıyordu. Bugünlerde 46. yılını yaşadığımız “Tariş direnişi” günlerinde de emek mücadelesinin içinde birlikteydik. O Tariş bünyesindeki üzüm depolamada eksper olarak çalışırken, biz de üzüm işletmesinde çalışıyorduk.

Image

HAYATIN EMEKÇİSİ

Aslında aynı coğrafyanın insanlarıydık. Salihli’de doğan ve ilk gençlik yıllarını orada geçiren Ülkü, emeğin mücadelesiyle de ilk orada tanışmıştı. Salihli’de bir tekstil fabrikasında çalışma hayatına atılmıştı. Sonra Tarişli günler geldi. Ülkü’nün siyasette adını duyurduğu yer Aliağa oldu. Önce ilçe başkanlığı sonra da üç dönem belediye başkanlığı yaptı. Ardından TBMM’de İzmir’i başarıyla temsil etti. Hakkı Ülkü’nün Aliağa’da termik santrala karşı verilen mücadeledeki emekleri unutulmaz. Çevre mücadelesinin önderlerindendi. Hem Aliağa’da hem de Bakırçay havzasında, dönemin ilerici belediye başkanlarıyla birlikte örnek işler yaptılar. Yerel yönetim alanında pek çok ilki hayata geçirdiler. Cumhuriyet dostu Yaşamı boyunca ilerici yurtsever değerleri savunan Ülkü, tam anlamıyla Cumhuriyetçi ve devrimciydi. Cumhuriyet gazetemizin de yakın dostu ve sıkı takipçisiydi. Yazılarımızla ya da haberlerle ilgili olarak sıkça bizleri arardı. Görüşlerini ifade eder ve her fırsatta Cumhuriyet’e destek verirdi. Daha kısa bir süre önce yayımlanan “Hakkı’yla Geçen Yıllar” kitabının imza gününe eşimle birlikte katılmıştık. Yıllar sonra büyük bir azimle mezun olduğu iletişim fakültesinde eşimin öğrencisiydi. O gün, kitabının yayımlanmasından ve dostlarının arasında bulunmaktan çok mutlu olduğuna tanıklık etmiş ve sevincini içtenlikle paylaşmıştık. Kendisini çok özleyeceğiz. Işıklar içinde olsun.

İlgili Konular: #İzmir #Uğur Mumcu

Yazarın Son Yazıları

Çiftçi gününde, çiftçinin durumu

Bugünlerde Ege’nin kırsalında yoğun bir devinim var. Bahar mevsimiyle birlikte toprak uyanıyor. Bağlar, bahçeler çiçeğe duruyor. Yaşanan tüm olumsuzluklara karşın toprağına sahip çıkan çiftçiler üretim alanlarına koşuyorlar.

Devamını Oku
15.05.2026
Uçurum!

Ülkemizin sosyal sorunları giderek ağırlaşıyor ve tırmanıyor.

Devamını Oku
12.05.2026
Sezon başlamadan kıyı işgali başladı!

Ege ekimizin sürekli ve dikkatli okurları ayırdındadır; deniz mevsimi yaklaştı mı kıyıların işgali konusu öne çıkar. Yaz döneminin yaklaşmasıyla birlikte Ege’de, Akdeniz’de ve daha birçok kıyı yöresinde, deniz kıyısı işgalleri başlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Umutsuzlar...

Eğer belleğimiz bizi yanıltmıyorsa ilk gençlik yıllarımızda, ünlü sinema sanatçımız Yılmaz Güney’in yazı başlığımızla örtüşen bir filmi vardı.

Devamını Oku
05.05.2026
Emeğin bayramı, emekçinin mücadele günü

İnsan yaratıcıdır, üretkendir; emek anlamlıdır, kutsaldır. İnsan ve insan emeği/üretkenliği/yaratıcılığı; hayatın olduğu gibi ekonominin de temelidir, olmazsa olmazıdır. Bilişimde ve teknolojide yaşanan onca gelişmeye ve yeniliğe karşın, işlevini ve önemini korumaktadır.

Devamını Oku
01.05.2026
Mutsuzlar ülkesi

Mutluluk konusunu önemseyenler tarafından her yıl ilgiyle karşılanan “mutluluk sıralaması”, bizi mutsuzlar ülkesi olduğumuz gerçeği ile yüz yüze getirdi.

Devamını Oku
28.04.2026
Çocuk bayramı ve çocuk yoksulluğu

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli bir yeri olan meclisin açılış günü 23 Nisan 2020 tarihi, sonraki yıllarda bayram olarak kutlandı.

Devamını Oku
24.04.2026
İlerici seferberlik

Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi ve İlerici İttifak’ın işbirliğiyle İspanya’da düzenlenen toplantı; dünyanın ilerici güçlerini bir araya getirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Anadolu Aydınlanması ve Köy Enstitüleri

17 Nisan, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüdür. Bu yıl, Köy Enstitüleri’nin 86’ncı yaşını kutluyoruz. Hasan Âli Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde, 17 Nisan 1940 tarihinde, 3808 Sayılı Köy Enstitüleri Yasası’nın çıkarılmasıyla başlayan enstitülerin tarihçesi; tam anlamıyla tarihsel bir Aydınlanma seferberliğidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Otokrasi yenildi

Hafta sonu bütün dünyanın gözü kulağı Macaristan’a çevriliydi.

Devamını Oku
14.04.2026
Akbelen dersleri

Uzun süredir Muğla yöresinde örnek bir yurttaş duyarlılığı sergileniyor. Akbelenli köylüler doğayı, toprağı, ağacı; kısacası evlerini, köylerini, üretim alanlarını, yurtlarını aktif biçimde savunuyorlar. Ayrıca bu uğurda ağır bedeller de ödüyorlar.

Devamını Oku
10.04.2026
İzmir'in çiçeklerini soldurmayın!

İzmir, kurtuluşun ve kuruluşun kentidir.

Devamını Oku
07.04.2026
31 Mart’ın 2. yılı ve Ege’de CHP kırmızısı

31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrası oluşan yeni dönem, ikinci yılı da tamamladı. Bugünlerde yerel yönetimlerde bir durum değerlendirmesi yapılıyor. Belediye başkanları-meclisleri, yerel siyasetçiler; iki yıllık dönemin muhasebesini yapıyorlar.

Devamını Oku
03.04.2026
Otoriterlikle mücadele

Otoriter yönetimlerin ve liderlerin yarattığı heyula, giderek bütün toplumları girdabına almaya başladı.

Devamını Oku
31.03.2026
Meslek Fabrikası’nın unutulmaz tarihçesi

Siyasi iktidarın muhalif kentleri ve belediyeleri siyaseten kuşatma - kıskaca alma hamleleri devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB), yıllardır mülkiyetinde olan binalardan çıkarılmak isteniyor. O binalar ki her birinin oldukça köklü tarihçesi var. İşte bu nedenle, söz konusu binaları sıradan hizmet binaları olarak görmemek gerekiyor.

Devamını Oku
27.03.2026
Eşitsizliğin dayanılmaz ağırlığı!

İki hafta önceki “Ekonomi-Politik”te enflasyonun ve hayat pahalılığının günlük hayatımızla etkileşimlerini irdelemiştik.

Devamını Oku
24.03.2026
Elektrik Fabrikası ‘Sanayi Müzesi’ olmalı

İ zmir-Alsancak’ta bulunan asırlık Elektrik Fabrikası, bu kadim kentin önemli kalıtlarındandır. Hem tarihi açıdan hem de endüstriyel açıdan İzmir için büyük önem taşımaktadır. Bu alanın çok katlı yapılaşmaya açılacağı haberleri üstüne; 8 Kasım 2024 ve 9 Mayıs 2025 tarihlerinde bu köşede konuyu ele almış ve yapılaşmaya tepki göstermiştik.

Devamını Oku
20.03.2026
‘Bayram benim neyime’

‘Bayram benim neyime’

Devamını Oku
17.03.2026
Tarımda ve gıdada tehlike çanları!

Tarım sektörü, son 24 yılın en sert düşüşünü ve daralmasını yaşadı. Geçtiğimiz 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3.6 oranında büyürken, tarımda yüzde 8.8 oranında küçüldü. Buna karşın gıda enflasyonu da Avrupa’nın zirvesine çıktı. Gıda enflasyonundaki tırmanış halen devam ediyor. Gıda enflasyonu, geçtiğimiz şubat ayında aylık bazda yüzde 6.9 oranında yükseldi.

Devamını Oku
13.03.2026
En büyük banknotun dayanılmaz hafifliği!

Uluslararası siyasetin gündemi Ortadoğu’da yaşanan savaşa, iç siyasetin gündemi de siyasi davalara kilitlenmiş görünüyor.

Devamını Oku
10.03.2026
İzmir’e siyasi abluka!

İktidar çevrelerinin İzmir’i siyaseten kuşatması tüm hızıyla devam ediyor. Bu kuşatmadan en çok da yerel yönetimler ve yerel hizmetler olumsuz etkileniyor. Çünkü öncelikle yerel yönetimlerin hareket ve etkinlik alanı daraltılıyor.

Devamını Oku
06.03.2026
CHP’nin umut programı

Talihsiz biçimde savaş gündeminin gölgesinde kalsa da CHP’nin dünkü sunumu büyük önem taşıyordu.

Devamını Oku
03.03.2026
Geleceği satmayın!

Finansman sıkıntısı yaşayan siyasi iktidar, köprülerin ve otoyolların işletme hakkını özelleştirip yabancılara satmaya hazırlanıyor. Üstelik bu konuda yeterince şeffaf da davranılmıyor. Konu tüm yönleriyle kamuoyunun gündeminde olduğu ve birçok çevre tarafından tartışıldığı halde, ilgililerden ve yetkililerden kamuoyuna yönelik yeterli bilgilendirme yapılmıyor

Devamını Oku
27.02.2026
Abluka

Son günlerde “abluka” sözcüğü siyasette çok sık kullanılır oldu.

Devamını Oku
24.02.2026
Kurtuluşun ve kuruluşun ‘İktisat Kongresi’

17 Şubat tarihi ve içinde bulunduğumuz hafta; “Medeni Yasa”nın 100. “İktisat Kongresi”nin de 103. yılını simgeler. Ulusal kurtuluş ateşinin daha dumanı tüterken İzmir’de toplanan kongre, kurtuluştan kuruluşa uzanan sürecin çok önemli bir dönemecidir.

Devamını Oku
20.02.2026
Prekaryalar...

Son dönemde, büyük alışveriş merkezlerinde çalışan ya da oralara hizmet üreten depo işçisi, kurye ve benzeri kesimlerin hareketlenmesi dikkatinizi çekiyor mu?

Devamını Oku
17.02.2026
TİP’in ve DİSK’in tarihi önemi

Bugün 13 Şubat, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kuruluş yıldönümüdür. 13 Şubat 1961’de birinci TİP, 13 Şubat 1967’de de DİSK kurulmuştu.

Devamını Oku
13.02.2026
Elveda liberalizm!

Dünya önemli bir altüst oluşu yaşıyor.

Devamını Oku
10.02.2026
Tarımı bitirmeye kararlı mısınız?

İçinde bulunduğumuz hafta Ege’de tarımla ilgili önemli etkinlikler vardı. İzmir’de “Tarım ve Hayvancılık Fuarı”, Ödemiş’te ise “Küçük Menderes Çiftçi Buluşması” yapıldı. Kısacası, tarım ve gıda konuları gündemdeydi.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem gerçeği

İçinde bulunduğumuz hafta, 2023’te Hatay yöresinde ve Güneydoğu’da yaşanan 6 Şubat depreminin üçüncü yıldönümüdür.

Devamını Oku
03.02.2026
Tariş direnişi unutulmaz

İçinde bulunduğumuz günler tarihi Tariş işçi direnişinin 46. yıldönümüdür. Bundan tam 46 yıl önce bugünlerde, Tariş çalışanları iş ve can güvenliği için direnişe geçmişti. Biz de o yıllarda hem üniversitede okuyan ve hem de fabrikada çalışan DİSK üyesi genç bir emekçi olarak, direnişin içinde aktif olarak yer almıştık.

Devamını Oku
30.01.2026
Silivrizedeler

Silivri denince artık ister istemez akla öncelikle cezaevi geliyor.

Devamını Oku
27.01.2026
İzmir; ‘üvey’ mi, yoksa ‘hasım’ mı?

2026 yılı merkezi idare yatırım programı açıklandı. Bu yıl da yatırım programından İzmir’in payına sembolik rakamlar düştü. Kısacası, İzmir altyapı yatırımları ile ilgili makus talihini yine değiştiremedi. Hele son olarak İzmir belediyesine ait tarihi binalara vakıflar eliyle el konmak istenmesi de doğrusu işin tuzu biberi oldu.

Devamını Oku
23.01.2026
Çürümüşlük ve tükenmişlik

Günümüzde nereye el atılsa hemen her yerden ortalığa olumsuzluk saçılıyor.

Devamını Oku
20.01.2026
Ege’nin toplumcu ve muhalif damarı

Anadolu coğrafyasında yüzyıllar önce yaşanmış önemli bir toplumsal hareket var. Osmanlı’nın baskısına, zulmüne karşı eşitliğin, kardeşliğin ve dayanışmanın türküsünü söyleyenlerin öğretisi, geçmişten günümüze kadar ulaşıyor. Biz de onları ve mücadelelerini tüm yönleriyle kavramaya çalışıyoruz.

Devamını Oku
16.01.2026
Toplumsal mücadele

Hayatın o durdurulamaz akışında bir yılı daha geride bıraktık

Devamını Oku
13.01.2026
Ege’de muhalefet arayı açıyor

PİAR Araştırma, bölgelerde yaptığı siyasi parti oy tercihi anketinin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Buna göre Ege Bölgesi’nde iktidar partisi ile ana muhalefet CHP arasındaki oy farkı oranı yüzde 17.7 olarak belirlendi.

Devamını Oku
09.01.2026
Emperyalizm...

Son dönemlerde birçok siyasal çevre “emperyalizm” tanımını artık kullanmaz olmuştu.

Devamını Oku
06.01.2026
Bir Ege güzellemesi

Bir Ege güzellemesi

Devamını Oku
02.01.2026
Zor ve zorlu yıl

Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken geçmiş yılın toplu bir değerlendirmesini yapmak gelenektendir.

Devamını Oku
30.12.2025