Tarımı bitirmeye kararlı mısınız?
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

Tarımı bitirmeye kararlı mısınız?

06.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İçinde bulunduğumuz hafta Ege’de tarımla ilgili önemli etkinlikler vardı. İzmir’de “Tarım ve Hayvancılık Fuarı”, Ödemiş’te ise “Küçük Menderes Çiftçi Buluşması” yapıldı. Kısacası, tarım ve gıda konuları gündemdeydi. Ülkemiz çok ilginç bir dönemden geçiyor. Bir zamanlar “kendine yetebilir” olmakla övünülen, hatta birçok tarımsal üründe önemli ihracat ülkesi olan Türkiye; bu temel özelliklerini kaybediyor.

Image

Başta et ve buğday olmak üzere, birçok temel ürünü ithal eden bir ülke haline geliyor. Bunun acınası sonucu olarak da dar ve sabit gelirli tüketicinin et, süt gibi ürünlere erişmesi giderek zorlaşıyor. Daha yakın bir geçmişte marketlerde süte “alarm” takıldığı haberleri ile karşılaştık. Bütün bunlar, tarımda ve hayvancılıkta gelinen olumsuz durumu acı biçimde gözler önüne seriyor. Aynı zamanda, bir zamanlar tarım ülkesi olarak anılan bu güzel ülkenin duyarlı yurttaşları olarak, doğrusu yüreklerimizi acıtıyor! 

GIDA ENFLASYONU VE KRİZİ 

Uluslararası birçok değerlendirmeye göre, dünyada gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülkeler arasında sayılıyoruz. Avrupa ülkeleri arasında ise adeta şampiyonluğa oynuyoruz! Üstelik bu değerlendirmeler resmi veriler dikkate alınarak yapılıyor. Toplum olarak giderek bir gıda krizine doğru yürüyoruz! Gerçekte gıda enflasyonu oranlarının daha da yüksek olduğu uzmanlarca ifade ediliyor. Zaten istatistikler ne söylerse söylesin, vatandaş günlük yaşamında bu gerçeği bizzat hayatın içinde, çarşıda pazarda, markette ve mutfakta yaşıyor. 

ÇİFTÇİYİ CEZALANDIRMAK 

Tarım sektöründe ve tarımsal gıdada bu hale gelinmesinin temel nedeni, yıllardır ülkeyi yönetmekle sorumlu olan siyasal anlayışın yanlış ve tutarsız tarım politikalarıdır. Tarımın yeterince önemsenmemesi ve üretici kesimin sorunlarına çözüm bulunamamasıdır. Birçok üründe ithalata yönelerek, geçici ve günlük kararlarla sorunların geçiştirilmek istenmesidir. Üreticinin, çiftçinin kaderine terk edilmesi ve bunun sonucu olarak da çiftçinin üretime ve toprağa küstürülmesidir. Son olarak SGK borcu ve vadesi geçmiş vergi borcu olan çiftçiye, Ziraat Bankası ile Tarım Kredi’den kredi kullandırılmaması uygulaması; tam anlamıyla işin tuzu biberi olmuştur. Bir başka önemli ve olumsuz gelişme, çiftçinin en önemli tarımsal girdisi olan mazota yapılan olağanüstü fiyat artışlarıdır. Doğrusu bu uygulamalarla, adeta çiftçi cezalandırılmakta ve sanki üretme denilmektedir! 

ÇİFTÇİNİN ALACAĞI 

Kısacası ülkemizde, özellikle son dönemlerde, üreticinin ve tarımla uğraşanların mağduriyeti yaşanmaktadır. Sonuçta, para kazanamayan, maliyetlerini bile karşılamakta zorlanan çiftçi, tarımsal üretimden çekilmektedir. Buna koşut olarak tarımsal gıda üretimimiz azalıyor. Dışa bağımlılığımız da artıyor. Gıdaya ulaşmak ve erişmek daha da zorlaşıyor. Ortaya çıkan rakamsal veriler de bu gelişmeleri doğruluyor. TBMM’de görüşülüp kabul edilen 2026 bütçesinde de tarıma, üreticiye sınırlı kaynak ayrıldı. Oysa bu iktidar zamanında çıkarılan tarım kanunun 21. maddesine göre, her yıl milli gelirin yüzde 1’i oranında tarıma ve üreticiye destek verilmesi gerekiyor. Maalesef bu yasa hükmü sürekli göz ardı edilmekte ve yok sayılmaktadır. Bırakın yüzde 1 oranını, bu destek yüzde yarımı bile bulmamaktadır. Bu durum tarımın ve üreticinin kendi kaderine terk edilmesi anlamına gelmektedir. 

TARIMDA YENİDEN YAPILANMA 

Bu konuda defalarca yazdık ve uyardık. Bir kez daha yinelemek istiyoruz. Tarımdan, tarımsal üretimden ve gıda sektörlerinden yükselen seslere kulak verilmelidir. Çiftçi kaderine terk edilmemeli; başta girdi maliyetlerinin düşürülmesi olmak üzere, çok yönlü desteklenmelidir. Yoksa bu olumsuz gidişatın faturası, gün geçtikçe daha da ağırlaşacak ve tümüyle içinden çıkılmaz hale gelecektir. Aslında yapılması gereken, tarımın ve tarımsal alanın tepeden tırnağa ele alınıp yeniden yapılandırılmasıdır. Tarımdaki olumsuzlukların-sorunların çözümü, böylesi bütünsel yeni bir yaklaşımdan ve yapılanmadan geçmektedir. Başta ülkeyi yönetmeye hazırlanan ana muhalefet CHP olmak üzere siyasal muhalefet, tarımda yeniden yapılanma sürecine şimdiden hazırlanmalıdır.

***

Hızlı trenin yavaşlığı!

Trenin ve demiryollarının hem kişisel hem de toplumsal geçmişimizde derin izleri var. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarımızda sıkça trene binerdik. O dönemlerde tren önemli bir toplu taşım ve ulaşım aracıydı. Okullarda “Tren gelir hoş gelir” diye türküler söylenirdi.

Image

Uzun ve sıcak yaz mevsimlerinde üzüm bağlarında kalınırdı. Bağımızın önünden geçen trenlerle adeta zamanı belirlerdik. Çocukluk yıllarımızda demiryoluna çıkıp “gaste gaste” diye bağrışarak, uzun yol trenlerinin penceresinden okunmuş gazete atılmasını isterdik. Atılan gazeteleri de kapışır ve sırayla okurduk. İşte bütün bu yaşanmışlıklar bizi trene ve demiryollarına daha çok bağlıyor. Artık içinde bulunduğumuz dönemin gereği hızlı trenleri istiyor ve bekliyoruz. 

EGE’NİN HIZLI TRENİ 

Egelileri yakından ilgilendiren İzmir-Ankara hızlı tren hattı ise bir türlü tamamlanamıyor. İşler uzadıkça uzuyor. Dolayısıyla adı hızlı tren olan projenin kaderi adıyla uyuşmuyor. Bize de “Hızlı tren gelmez mi ola” demek düşüyor. Oysa gelişmiş çağdaş ülkelerde hızlı trenler kamusal toplu ulaşımda çok önemli bir işlev görüyor. Bu bağlamda, demiryolu ulaşımının kamusal ulaşım ağında önemli bir rolü var. Özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryollarına büyük önem verilmiş. Cumhuriyetin 10. yılında “Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan” diye marşlar söylenmiş. Ama sonradan kamusal toplu ulaşım ve demiryolları maalesef ihmal edilmiş. 

15 YILLIK BEKLEYİŞ 

Günümüzde büyük önem kazanan hızlı trenin Ege’de birçok kenti etkileyecek uzantısı İzmir-Ankara hattı. 2013 yılında 4.3 milyar TL’ye bitmesi hedeflenen hızlı tren projesinin maliyeti 23 kat artmış ve 101 milyar TL’yi aşmış. Oysa yola çıkılırken bu projenin 1080 günde bitirileceği söylenmişti. Projede 15 yıl geride kaldı. Üstelik projede ilerleme oranının yüzde 53 dolayında olduğu ifade ediliyor. 15 yılda projenin ancak yarısı yapılabilmiş. 

2027’DE DE ZOR 

Konuyla ilgili uzmanların hesaplamalarına göre 23 kat artan projenin maliyeti tamamen kamudan dolayısıyla halkın cebinden çıkıyor. Egeli milletvekillerin ve siyasetçilerin konunun sıkı takipçileri olması gerektiğini düşünüyoruz. Halkın kaybettiği yalnızca parasal kaynaklar da değil. Aynı zamanda hattın gecikmesi nedeniyle hizmete de erişim erteleniyor. Dolayısıyla kamu ve halk çok şeyler kaybediyor. Şimdi projenin bitimi için 2027 yılı veriliyor. Ama bugünkü hızla, 2027’de de hızlı trene ulaşmak zor görünüyor.

***

Kadın Kongresi’nin 103. yılı

Tarihi “İktisat Kongresi”nin 103. yıldönümü yaklaşıyor. Bilindiği gibi, bundan 103 yıl önce, 17 Şubat-4 Mart tarihleri arasında İzmir’de tarihi iktisat kongresi toplanmıştı. Bu kongre öncesinde 2 Şubat’ta da “Kadın Kongresi” yapılmıştı. İktisat Kongresi’nin öncülü olarak yapılan Kadın Kongresi’ne Mustafa Kemal Paşa yeni evlendiği eşi Latife Hanım ile katılmış ve kadınlara önemli mesajlar vermişti. 

Image

Kadın Kongresi’ni bu yıl hatırlayan yalnızca BASİFED oldu. “Atatürk’ün 1923’te ortaya koyduğu vizyon bugün hâlâ geçerliliğini koruyor” diyen BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş; kadınların iş dünyasında, siyasette ve toplumsal yaşamda daha fazla söz sahibi olması gerektiğini vurguladı. Biz bu vesileyle, yaklaşmakta olan İktisat Kongresi’nin yıldönümüne dikkat çekmek istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin yol haritasının belirlendiği bu önemli kongre unutulmamalı ve anısı sahiplenilip geçmişten günümüzegeleceğe taşınmalıdır. Bu konuda başta yerel yönetimler, iktisadi kuruluşlar ve üniversiteler olmak üzere, İzmir’in tüm yerel dinamiklerine önemli görev ve sorumluluk düşüyor.

Yazarın Son Yazıları

Çiftçi gününde, çiftçinin durumu

Bugünlerde Ege’nin kırsalında yoğun bir devinim var. Bahar mevsimiyle birlikte toprak uyanıyor. Bağlar, bahçeler çiçeğe duruyor. Yaşanan tüm olumsuzluklara karşın toprağına sahip çıkan çiftçiler üretim alanlarına koşuyorlar.

Devamını Oku
15.05.2026
Uçurum!

Ülkemizin sosyal sorunları giderek ağırlaşıyor ve tırmanıyor.

Devamını Oku
12.05.2026
Sezon başlamadan kıyı işgali başladı!

Ege ekimizin sürekli ve dikkatli okurları ayırdındadır; deniz mevsimi yaklaştı mı kıyıların işgali konusu öne çıkar. Yaz döneminin yaklaşmasıyla birlikte Ege’de, Akdeniz’de ve daha birçok kıyı yöresinde, deniz kıyısı işgalleri başlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Umutsuzlar...

Eğer belleğimiz bizi yanıltmıyorsa ilk gençlik yıllarımızda, ünlü sinema sanatçımız Yılmaz Güney’in yazı başlığımızla örtüşen bir filmi vardı.

Devamını Oku
05.05.2026
Emeğin bayramı, emekçinin mücadele günü

İnsan yaratıcıdır, üretkendir; emek anlamlıdır, kutsaldır. İnsan ve insan emeği/üretkenliği/yaratıcılığı; hayatın olduğu gibi ekonominin de temelidir, olmazsa olmazıdır. Bilişimde ve teknolojide yaşanan onca gelişmeye ve yeniliğe karşın, işlevini ve önemini korumaktadır.

Devamını Oku
01.05.2026
Mutsuzlar ülkesi

Mutluluk konusunu önemseyenler tarafından her yıl ilgiyle karşılanan “mutluluk sıralaması”, bizi mutsuzlar ülkesi olduğumuz gerçeği ile yüz yüze getirdi.

Devamını Oku
28.04.2026
Çocuk bayramı ve çocuk yoksulluğu

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli bir yeri olan meclisin açılış günü 23 Nisan 2020 tarihi, sonraki yıllarda bayram olarak kutlandı.

Devamını Oku
24.04.2026
İlerici seferberlik

Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi ve İlerici İttifak’ın işbirliğiyle İspanya’da düzenlenen toplantı; dünyanın ilerici güçlerini bir araya getirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Anadolu Aydınlanması ve Köy Enstitüleri

17 Nisan, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüdür. Bu yıl, Köy Enstitüleri’nin 86’ncı yaşını kutluyoruz. Hasan Âli Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde, 17 Nisan 1940 tarihinde, 3808 Sayılı Köy Enstitüleri Yasası’nın çıkarılmasıyla başlayan enstitülerin tarihçesi; tam anlamıyla tarihsel bir Aydınlanma seferberliğidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Otokrasi yenildi

Hafta sonu bütün dünyanın gözü kulağı Macaristan’a çevriliydi.

Devamını Oku
14.04.2026
Akbelen dersleri

Uzun süredir Muğla yöresinde örnek bir yurttaş duyarlılığı sergileniyor. Akbelenli köylüler doğayı, toprağı, ağacı; kısacası evlerini, köylerini, üretim alanlarını, yurtlarını aktif biçimde savunuyorlar. Ayrıca bu uğurda ağır bedeller de ödüyorlar.

Devamını Oku
10.04.2026
İzmir'in çiçeklerini soldurmayın!

İzmir, kurtuluşun ve kuruluşun kentidir.

Devamını Oku
07.04.2026
31 Mart’ın 2. yılı ve Ege’de CHP kırmızısı

31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrası oluşan yeni dönem, ikinci yılı da tamamladı. Bugünlerde yerel yönetimlerde bir durum değerlendirmesi yapılıyor. Belediye başkanları-meclisleri, yerel siyasetçiler; iki yıllık dönemin muhasebesini yapıyorlar.

Devamını Oku
03.04.2026
Otoriterlikle mücadele

Otoriter yönetimlerin ve liderlerin yarattığı heyula, giderek bütün toplumları girdabına almaya başladı.

Devamını Oku
31.03.2026
Meslek Fabrikası’nın unutulmaz tarihçesi

Siyasi iktidarın muhalif kentleri ve belediyeleri siyaseten kuşatma - kıskaca alma hamleleri devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB), yıllardır mülkiyetinde olan binalardan çıkarılmak isteniyor. O binalar ki her birinin oldukça köklü tarihçesi var. İşte bu nedenle, söz konusu binaları sıradan hizmet binaları olarak görmemek gerekiyor.

Devamını Oku
27.03.2026
Eşitsizliğin dayanılmaz ağırlığı!

İki hafta önceki “Ekonomi-Politik”te enflasyonun ve hayat pahalılığının günlük hayatımızla etkileşimlerini irdelemiştik.

Devamını Oku
24.03.2026
Elektrik Fabrikası ‘Sanayi Müzesi’ olmalı

İ zmir-Alsancak’ta bulunan asırlık Elektrik Fabrikası, bu kadim kentin önemli kalıtlarındandır. Hem tarihi açıdan hem de endüstriyel açıdan İzmir için büyük önem taşımaktadır. Bu alanın çok katlı yapılaşmaya açılacağı haberleri üstüne; 8 Kasım 2024 ve 9 Mayıs 2025 tarihlerinde bu köşede konuyu ele almış ve yapılaşmaya tepki göstermiştik.

Devamını Oku
20.03.2026
‘Bayram benim neyime’

‘Bayram benim neyime’

Devamını Oku
17.03.2026
Tarımda ve gıdada tehlike çanları!

Tarım sektörü, son 24 yılın en sert düşüşünü ve daralmasını yaşadı. Geçtiğimiz 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3.6 oranında büyürken, tarımda yüzde 8.8 oranında küçüldü. Buna karşın gıda enflasyonu da Avrupa’nın zirvesine çıktı. Gıda enflasyonundaki tırmanış halen devam ediyor. Gıda enflasyonu, geçtiğimiz şubat ayında aylık bazda yüzde 6.9 oranında yükseldi.

Devamını Oku
13.03.2026
En büyük banknotun dayanılmaz hafifliği!

Uluslararası siyasetin gündemi Ortadoğu’da yaşanan savaşa, iç siyasetin gündemi de siyasi davalara kilitlenmiş görünüyor.

Devamını Oku
10.03.2026
İzmir’e siyasi abluka!

İktidar çevrelerinin İzmir’i siyaseten kuşatması tüm hızıyla devam ediyor. Bu kuşatmadan en çok da yerel yönetimler ve yerel hizmetler olumsuz etkileniyor. Çünkü öncelikle yerel yönetimlerin hareket ve etkinlik alanı daraltılıyor.

Devamını Oku
06.03.2026
CHP’nin umut programı

Talihsiz biçimde savaş gündeminin gölgesinde kalsa da CHP’nin dünkü sunumu büyük önem taşıyordu.

Devamını Oku
03.03.2026
Geleceği satmayın!

Finansman sıkıntısı yaşayan siyasi iktidar, köprülerin ve otoyolların işletme hakkını özelleştirip yabancılara satmaya hazırlanıyor. Üstelik bu konuda yeterince şeffaf da davranılmıyor. Konu tüm yönleriyle kamuoyunun gündeminde olduğu ve birçok çevre tarafından tartışıldığı halde, ilgililerden ve yetkililerden kamuoyuna yönelik yeterli bilgilendirme yapılmıyor

Devamını Oku
27.02.2026
Abluka

Son günlerde “abluka” sözcüğü siyasette çok sık kullanılır oldu.

Devamını Oku
24.02.2026
Kurtuluşun ve kuruluşun ‘İktisat Kongresi’

17 Şubat tarihi ve içinde bulunduğumuz hafta; “Medeni Yasa”nın 100. “İktisat Kongresi”nin de 103. yılını simgeler. Ulusal kurtuluş ateşinin daha dumanı tüterken İzmir’de toplanan kongre, kurtuluştan kuruluşa uzanan sürecin çok önemli bir dönemecidir.

Devamını Oku
20.02.2026
Prekaryalar...

Son dönemde, büyük alışveriş merkezlerinde çalışan ya da oralara hizmet üreten depo işçisi, kurye ve benzeri kesimlerin hareketlenmesi dikkatinizi çekiyor mu?

Devamını Oku
17.02.2026
TİP’in ve DİSK’in tarihi önemi

Bugün 13 Şubat, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kuruluş yıldönümüdür. 13 Şubat 1961’de birinci TİP, 13 Şubat 1967’de de DİSK kurulmuştu.

Devamını Oku
13.02.2026
Elveda liberalizm!

Dünya önemli bir altüst oluşu yaşıyor.

Devamını Oku
10.02.2026
Tarımı bitirmeye kararlı mısınız?

İçinde bulunduğumuz hafta Ege’de tarımla ilgili önemli etkinlikler vardı. İzmir’de “Tarım ve Hayvancılık Fuarı”, Ödemiş’te ise “Küçük Menderes Çiftçi Buluşması” yapıldı. Kısacası, tarım ve gıda konuları gündemdeydi.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem gerçeği

İçinde bulunduğumuz hafta, 2023’te Hatay yöresinde ve Güneydoğu’da yaşanan 6 Şubat depreminin üçüncü yıldönümüdür.

Devamını Oku
03.02.2026
Tariş direnişi unutulmaz

İçinde bulunduğumuz günler tarihi Tariş işçi direnişinin 46. yıldönümüdür. Bundan tam 46 yıl önce bugünlerde, Tariş çalışanları iş ve can güvenliği için direnişe geçmişti. Biz de o yıllarda hem üniversitede okuyan ve hem de fabrikada çalışan DİSK üyesi genç bir emekçi olarak, direnişin içinde aktif olarak yer almıştık.

Devamını Oku
30.01.2026
Silivrizedeler

Silivri denince artık ister istemez akla öncelikle cezaevi geliyor.

Devamını Oku
27.01.2026
İzmir; ‘üvey’ mi, yoksa ‘hasım’ mı?

2026 yılı merkezi idare yatırım programı açıklandı. Bu yıl da yatırım programından İzmir’in payına sembolik rakamlar düştü. Kısacası, İzmir altyapı yatırımları ile ilgili makus talihini yine değiştiremedi. Hele son olarak İzmir belediyesine ait tarihi binalara vakıflar eliyle el konmak istenmesi de doğrusu işin tuzu biberi oldu.

Devamını Oku
23.01.2026
Çürümüşlük ve tükenmişlik

Günümüzde nereye el atılsa hemen her yerden ortalığa olumsuzluk saçılıyor.

Devamını Oku
20.01.2026
Ege’nin toplumcu ve muhalif damarı

Anadolu coğrafyasında yüzyıllar önce yaşanmış önemli bir toplumsal hareket var. Osmanlı’nın baskısına, zulmüne karşı eşitliğin, kardeşliğin ve dayanışmanın türküsünü söyleyenlerin öğretisi, geçmişten günümüze kadar ulaşıyor. Biz de onları ve mücadelelerini tüm yönleriyle kavramaya çalışıyoruz.

Devamını Oku
16.01.2026
Toplumsal mücadele

Hayatın o durdurulamaz akışında bir yılı daha geride bıraktık

Devamını Oku
13.01.2026
Ege’de muhalefet arayı açıyor

PİAR Araştırma, bölgelerde yaptığı siyasi parti oy tercihi anketinin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Buna göre Ege Bölgesi’nde iktidar partisi ile ana muhalefet CHP arasındaki oy farkı oranı yüzde 17.7 olarak belirlendi.

Devamını Oku
09.01.2026
Emperyalizm...

Son dönemlerde birçok siyasal çevre “emperyalizm” tanımını artık kullanmaz olmuştu.

Devamını Oku
06.01.2026
Bir Ege güzellemesi

Bir Ege güzellemesi

Devamını Oku
02.01.2026
Zor ve zorlu yıl

Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken geçmiş yılın toplu bir değerlendirmesini yapmak gelenektendir.

Devamını Oku
30.12.2025