Deprem gerçeği
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

Deprem gerçeği

03.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İçinde bulunduğumuz hafta, 2023’te Hatay yöresinde ve Güneydoğu’da yaşanan 6 Şubat depreminin üçüncü yıldönümüdür. Üç yıl önceki depremde, bölgede çok acı kayıplar yaşanmış ve çok büyük yıkım oluşmuştu. Depremin yıldönümü nedeniyle bu hafta, başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere birçok siyasetçi bölgede olacak. Deprem günlerinden günümüze bölgede yaşanan acılar ve sorunlar yeniden gündeme gelecek.

Toplum olarak bu büyük depremde kaybettiğimiz tüm canlarımızı saygıyla anıyoruz. Aslında deprem üreten aktif fay hatlarının ağırlıklı olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu nedenle de ülkemizde sıkça büyük depremler meydana geliyor. Bizim, ülke ve halk olarak bu gerçekliğe uygun bir kentleşme, yapılaşma içinde olmamız gerekiyor. Ayrıca yeni depremlere de hazırlıklı olmalıyız.

6 ŞUBAT UNUTULMAZ

6 Şubat depreminde deprem bölgesinde yaşanan acılar, hâlâ bilinçlerimizde ve yüreklerimizde tazeliğini koruyor. Bölgede yaşanan ekonomik ve sosyal yıkımın izleri-etkileri çok belirgin biçimde sürüyor. Bölgeden gelen haberlerde, barınma sorunlarının devam ettiği bildiriliyor. Geçici konteynerlerin kalıcı hale geldiğinden yakınılıyor. Bölgede inceleme yapan CHP heyeti yaşanan sorunları kamuoyuna duyuruyor.

Cezaevinde tutulmasına rağmen, deprem bölgesine olan ilgisini ve duyarlılığını hiç yitirmeyen TİP’in tutuklu Hatay Milletvekili Can Atalay; konuyla ilgili hazırladığı raporu kamuoyu ile paylaştı. Raporda, deprem bölgesinde yaşanan sorunlara ayrıntılı biçimde değiniliyor. Öncelikle bölge ile ilgili verilerin güncel ve şeffaf olması gereğine dikkat çekiliyor. Sağlık, hijyen ve temiz su; güvenli okul ihtiyaçları vurgulanıyor.

ENKAZDA KALAN 

Ülkemizin birçok bölgesi-yöresi aktif deprem fay hatları üzerinde bulunuyor. Çoğunlukla da bu temel gerçek, ilgililer ve yetkililer tarafından yeterince özümsenmiyor, önemsenmiyor. Buna koşut olarak yaşanan depremler çok büyük acıları ve kayıpları da beraberinde getiriyor. Sözün özü; konut, yerleşim ve kentleşme politikalarımız, onlarla birlikte de yönetsel sistemimiz enkaz altında kalıyor.

Oysa her türlü kentsel yerleşimde ve yapılaşmada, deprem gerçeğine uygun davranılması gerekiyor. Bu konuda bilim insanlarının uyarılarına maalesef yeterince dikkat etmiyor ve değer vermiyoruz. Kaderciliği yaşam biçimine dönüştürüyoruz. Kentleşmede ve yapılaşmada önemli yanlışlıklar yapılıyor. Çoğunlukla ilgililer ve yetkililer de bu keşmekeşe ve aldırmazlığa göz yumuyorlar, sessiz kalıyorlar.

DEPREM DERSLERİ

Ülkemiz bir deprem ülkesi. Bu gerçeği hiç unutmamalı ve buna uygun olarak yaşamalıyız. Belleklerimizde unutulmaz izler bırakan 1999 Marmara ve 2023 Hatay depremlerinden bile yeterince ders çıkarılmadığı anlaşılıyor. Sık sık çıkarılan imar afları ve kentleşmede/yapılaşmada yapılan yanlışlıklarla, depreme ve afetlere karşı yeterince duyarlı davranılmadığı anlaşılıyor.

Tarımsal alanları imara açarak, gerekli denetimleri doğru/etkin biçimde ve zamanında yapmayarak adeta felaketlere davetiye çıkarıyoruz. 1999 depreminden bu yana toplanan deprem vergilerinin nerelere harcandığı bile tam olarak bilinemiyor.

‘KIRMIZI PAZARTESİ’

Bilinen gerçek ise yapılan bunca yanlışlığın, hatanın ve eksikliğin acı faturasının bir gün mutlaka halka çıkacağıdır. Hani ünlü Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’in o çok bilinen ve okunan “Kırmızı Pazartesi” romanında olduğu gibi; aslında herkes cinayetin/ depremin olacağını biliyordu. 2023 yılının 6 Şubat Pazartesi de maalesef bizim “Kırmızı Pazartesi”miz oldu!

Deprem felaketinin acıları elbette ortaktır ve hepimizin birleşik ortaklaşa acısıdır. Ancak buradan hareketle, depremin siyasal ve yönetsel sorumluluğunun olmayacağı, bunun siyaset üstü olduğu yaklaşımı doğru değildir. Tam tersine, öncesi ve sonrası ile deprem politikası tam da siyasetin işidir.

HALKIN YUTKUNMASI!

6 Şubat depreminin ilk günlerinde bir televizyon kanalının canlı yayınında, Kahramanmaraşlı bir yurttaşımızın enkaz başında söylediklerini hiç unutamıyoruz. Tam bir “halk bilgesi” gibi konuşan bu yurttaşımız, acısını yüreğine düğümleyip yutkunduğunu ama ülkeyi yöneten siyasetçilerin bu yutkunmanın ayırdında olması gerektiğini söylüyordu.

Bu bilge yurttaşımızın söyledikleri, bir bakıma depremin ekonomi-politiğinin ve sosyolojisinin de en özlü ifadesiydi. İlgililer, yetkililer, ülkeyi yönetenler, halkın yutkunmasını ciddiye almalı ve hiçbir zaman unutmamalılar!

Yazarın Son Yazıları

Çiftçi gününde, çiftçinin durumu

Bugünlerde Ege’nin kırsalında yoğun bir devinim var. Bahar mevsimiyle birlikte toprak uyanıyor. Bağlar, bahçeler çiçeğe duruyor. Yaşanan tüm olumsuzluklara karşın toprağına sahip çıkan çiftçiler üretim alanlarına koşuyorlar.

Devamını Oku
15.05.2026
Uçurum!

Ülkemizin sosyal sorunları giderek ağırlaşıyor ve tırmanıyor.

Devamını Oku
12.05.2026
Sezon başlamadan kıyı işgali başladı!

Ege ekimizin sürekli ve dikkatli okurları ayırdındadır; deniz mevsimi yaklaştı mı kıyıların işgali konusu öne çıkar. Yaz döneminin yaklaşmasıyla birlikte Ege’de, Akdeniz’de ve daha birçok kıyı yöresinde, deniz kıyısı işgalleri başlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Umutsuzlar...

Eğer belleğimiz bizi yanıltmıyorsa ilk gençlik yıllarımızda, ünlü sinema sanatçımız Yılmaz Güney’in yazı başlığımızla örtüşen bir filmi vardı.

Devamını Oku
05.05.2026
Emeğin bayramı, emekçinin mücadele günü

İnsan yaratıcıdır, üretkendir; emek anlamlıdır, kutsaldır. İnsan ve insan emeği/üretkenliği/yaratıcılığı; hayatın olduğu gibi ekonominin de temelidir, olmazsa olmazıdır. Bilişimde ve teknolojide yaşanan onca gelişmeye ve yeniliğe karşın, işlevini ve önemini korumaktadır.

Devamını Oku
01.05.2026
Mutsuzlar ülkesi

Mutluluk konusunu önemseyenler tarafından her yıl ilgiyle karşılanan “mutluluk sıralaması”, bizi mutsuzlar ülkesi olduğumuz gerçeği ile yüz yüze getirdi.

Devamını Oku
28.04.2026
Çocuk bayramı ve çocuk yoksulluğu

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli bir yeri olan meclisin açılış günü 23 Nisan 2020 tarihi, sonraki yıllarda bayram olarak kutlandı.

Devamını Oku
24.04.2026
İlerici seferberlik

Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi ve İlerici İttifak’ın işbirliğiyle İspanya’da düzenlenen toplantı; dünyanın ilerici güçlerini bir araya getirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Anadolu Aydınlanması ve Köy Enstitüleri

17 Nisan, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüdür. Bu yıl, Köy Enstitüleri’nin 86’ncı yaşını kutluyoruz. Hasan Âli Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde, 17 Nisan 1940 tarihinde, 3808 Sayılı Köy Enstitüleri Yasası’nın çıkarılmasıyla başlayan enstitülerin tarihçesi; tam anlamıyla tarihsel bir Aydınlanma seferberliğidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Otokrasi yenildi

Hafta sonu bütün dünyanın gözü kulağı Macaristan’a çevriliydi.

Devamını Oku
14.04.2026
Akbelen dersleri

Uzun süredir Muğla yöresinde örnek bir yurttaş duyarlılığı sergileniyor. Akbelenli köylüler doğayı, toprağı, ağacı; kısacası evlerini, köylerini, üretim alanlarını, yurtlarını aktif biçimde savunuyorlar. Ayrıca bu uğurda ağır bedeller de ödüyorlar.

Devamını Oku
10.04.2026
İzmir'in çiçeklerini soldurmayın!

İzmir, kurtuluşun ve kuruluşun kentidir.

Devamını Oku
07.04.2026
31 Mart’ın 2. yılı ve Ege’de CHP kırmızısı

31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrası oluşan yeni dönem, ikinci yılı da tamamladı. Bugünlerde yerel yönetimlerde bir durum değerlendirmesi yapılıyor. Belediye başkanları-meclisleri, yerel siyasetçiler; iki yıllık dönemin muhasebesini yapıyorlar.

Devamını Oku
03.04.2026
Otoriterlikle mücadele

Otoriter yönetimlerin ve liderlerin yarattığı heyula, giderek bütün toplumları girdabına almaya başladı.

Devamını Oku
31.03.2026
Meslek Fabrikası’nın unutulmaz tarihçesi

Siyasi iktidarın muhalif kentleri ve belediyeleri siyaseten kuşatma - kıskaca alma hamleleri devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB), yıllardır mülkiyetinde olan binalardan çıkarılmak isteniyor. O binalar ki her birinin oldukça köklü tarihçesi var. İşte bu nedenle, söz konusu binaları sıradan hizmet binaları olarak görmemek gerekiyor.

Devamını Oku
27.03.2026
Eşitsizliğin dayanılmaz ağırlığı!

İki hafta önceki “Ekonomi-Politik”te enflasyonun ve hayat pahalılığının günlük hayatımızla etkileşimlerini irdelemiştik.

Devamını Oku
24.03.2026
Elektrik Fabrikası ‘Sanayi Müzesi’ olmalı

İ zmir-Alsancak’ta bulunan asırlık Elektrik Fabrikası, bu kadim kentin önemli kalıtlarındandır. Hem tarihi açıdan hem de endüstriyel açıdan İzmir için büyük önem taşımaktadır. Bu alanın çok katlı yapılaşmaya açılacağı haberleri üstüne; 8 Kasım 2024 ve 9 Mayıs 2025 tarihlerinde bu köşede konuyu ele almış ve yapılaşmaya tepki göstermiştik.

Devamını Oku
20.03.2026
‘Bayram benim neyime’

‘Bayram benim neyime’

Devamını Oku
17.03.2026
Tarımda ve gıdada tehlike çanları!

Tarım sektörü, son 24 yılın en sert düşüşünü ve daralmasını yaşadı. Geçtiğimiz 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3.6 oranında büyürken, tarımda yüzde 8.8 oranında küçüldü. Buna karşın gıda enflasyonu da Avrupa’nın zirvesine çıktı. Gıda enflasyonundaki tırmanış halen devam ediyor. Gıda enflasyonu, geçtiğimiz şubat ayında aylık bazda yüzde 6.9 oranında yükseldi.

Devamını Oku
13.03.2026
En büyük banknotun dayanılmaz hafifliği!

Uluslararası siyasetin gündemi Ortadoğu’da yaşanan savaşa, iç siyasetin gündemi de siyasi davalara kilitlenmiş görünüyor.

Devamını Oku
10.03.2026
İzmir’e siyasi abluka!

İktidar çevrelerinin İzmir’i siyaseten kuşatması tüm hızıyla devam ediyor. Bu kuşatmadan en çok da yerel yönetimler ve yerel hizmetler olumsuz etkileniyor. Çünkü öncelikle yerel yönetimlerin hareket ve etkinlik alanı daraltılıyor.

Devamını Oku
06.03.2026
CHP’nin umut programı

Talihsiz biçimde savaş gündeminin gölgesinde kalsa da CHP’nin dünkü sunumu büyük önem taşıyordu.

Devamını Oku
03.03.2026
Geleceği satmayın!

Finansman sıkıntısı yaşayan siyasi iktidar, köprülerin ve otoyolların işletme hakkını özelleştirip yabancılara satmaya hazırlanıyor. Üstelik bu konuda yeterince şeffaf da davranılmıyor. Konu tüm yönleriyle kamuoyunun gündeminde olduğu ve birçok çevre tarafından tartışıldığı halde, ilgililerden ve yetkililerden kamuoyuna yönelik yeterli bilgilendirme yapılmıyor

Devamını Oku
27.02.2026
Abluka

Son günlerde “abluka” sözcüğü siyasette çok sık kullanılır oldu.

Devamını Oku
24.02.2026
Kurtuluşun ve kuruluşun ‘İktisat Kongresi’

17 Şubat tarihi ve içinde bulunduğumuz hafta; “Medeni Yasa”nın 100. “İktisat Kongresi”nin de 103. yılını simgeler. Ulusal kurtuluş ateşinin daha dumanı tüterken İzmir’de toplanan kongre, kurtuluştan kuruluşa uzanan sürecin çok önemli bir dönemecidir.

Devamını Oku
20.02.2026
Prekaryalar...

Son dönemde, büyük alışveriş merkezlerinde çalışan ya da oralara hizmet üreten depo işçisi, kurye ve benzeri kesimlerin hareketlenmesi dikkatinizi çekiyor mu?

Devamını Oku
17.02.2026
TİP’in ve DİSK’in tarihi önemi

Bugün 13 Şubat, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kuruluş yıldönümüdür. 13 Şubat 1961’de birinci TİP, 13 Şubat 1967’de de DİSK kurulmuştu.

Devamını Oku
13.02.2026
Elveda liberalizm!

Dünya önemli bir altüst oluşu yaşıyor.

Devamını Oku
10.02.2026
Tarımı bitirmeye kararlı mısınız?

İçinde bulunduğumuz hafta Ege’de tarımla ilgili önemli etkinlikler vardı. İzmir’de “Tarım ve Hayvancılık Fuarı”, Ödemiş’te ise “Küçük Menderes Çiftçi Buluşması” yapıldı. Kısacası, tarım ve gıda konuları gündemdeydi.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem gerçeği

İçinde bulunduğumuz hafta, 2023’te Hatay yöresinde ve Güneydoğu’da yaşanan 6 Şubat depreminin üçüncü yıldönümüdür.

Devamını Oku
03.02.2026
Tariş direnişi unutulmaz

İçinde bulunduğumuz günler tarihi Tariş işçi direnişinin 46. yıldönümüdür. Bundan tam 46 yıl önce bugünlerde, Tariş çalışanları iş ve can güvenliği için direnişe geçmişti. Biz de o yıllarda hem üniversitede okuyan ve hem de fabrikada çalışan DİSK üyesi genç bir emekçi olarak, direnişin içinde aktif olarak yer almıştık.

Devamını Oku
30.01.2026
Silivrizedeler

Silivri denince artık ister istemez akla öncelikle cezaevi geliyor.

Devamını Oku
27.01.2026
İzmir; ‘üvey’ mi, yoksa ‘hasım’ mı?

2026 yılı merkezi idare yatırım programı açıklandı. Bu yıl da yatırım programından İzmir’in payına sembolik rakamlar düştü. Kısacası, İzmir altyapı yatırımları ile ilgili makus talihini yine değiştiremedi. Hele son olarak İzmir belediyesine ait tarihi binalara vakıflar eliyle el konmak istenmesi de doğrusu işin tuzu biberi oldu.

Devamını Oku
23.01.2026
Çürümüşlük ve tükenmişlik

Günümüzde nereye el atılsa hemen her yerden ortalığa olumsuzluk saçılıyor.

Devamını Oku
20.01.2026
Ege’nin toplumcu ve muhalif damarı

Anadolu coğrafyasında yüzyıllar önce yaşanmış önemli bir toplumsal hareket var. Osmanlı’nın baskısına, zulmüne karşı eşitliğin, kardeşliğin ve dayanışmanın türküsünü söyleyenlerin öğretisi, geçmişten günümüze kadar ulaşıyor. Biz de onları ve mücadelelerini tüm yönleriyle kavramaya çalışıyoruz.

Devamını Oku
16.01.2026
Toplumsal mücadele

Hayatın o durdurulamaz akışında bir yılı daha geride bıraktık

Devamını Oku
13.01.2026
Ege’de muhalefet arayı açıyor

PİAR Araştırma, bölgelerde yaptığı siyasi parti oy tercihi anketinin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Buna göre Ege Bölgesi’nde iktidar partisi ile ana muhalefet CHP arasındaki oy farkı oranı yüzde 17.7 olarak belirlendi.

Devamını Oku
09.01.2026
Emperyalizm...

Son dönemlerde birçok siyasal çevre “emperyalizm” tanımını artık kullanmaz olmuştu.

Devamını Oku
06.01.2026
Bir Ege güzellemesi

Bir Ege güzellemesi

Devamını Oku
02.01.2026
Zor ve zorlu yıl

Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken geçmiş yılın toplu bir değerlendirmesini yapmak gelenektendir.

Devamını Oku
30.12.2025